1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 2019da maç o zaman biter

2019da maç o zaman biter

CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, referandum sonucuna ilişkin "Maç daha bitmedi, 2019'da görülecek hesabımız var. Maç 2019'da bitecek" dedi.

A+A-

Baykal, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “1-0 ya da 5-0 kazanmışsın önemli değil, önemli olan maçı kazanmaktır” sözlerine yanıt vererek “Bu tablo maçın bittiği tablo değil. Ofsayttan gol atıldığı iddası var ama maç bitmez maç devam ediyor. Daha ikinci devre var. Daha 2019’da görülecek hesabımız var. Maç 2019’da bitecek” diye konuştu.

“DEĞERLENDİREREK BU KONUDA ÇOK SOĞUKKANLI, GEREKİRSE KENDİMİZE KARŞI ACIMAZSIZ, ALÇAK GÖNÜLLÜ, KUCAKLAYICI YORUM YAPMAMIZA İHTİYAÇ VAR”

Deniz Baykal, “Gerçekten büyük bir sonuçtur bunu bilelim. Ama bunu doğru okuyalım. İlk yapılması gereken iş bu tablonun doğru algılanması, doğru değerlendirilmesi, anlaşılmasıdır. Elbette böyle gergin bir siyasi mücadele içine girip, böyle bir sonuç ortaya çıkınca hepimizin refleksi bu tabloya sahip çıkmak, kendi adımıza övünülecek sonuçlar çıkarmak, buna tezahür etmek, el koymak, sahip çıkmak eğilimidir. Siyasetçi refleksi budur. Ama bizim içinde bulunduğumuz kritik ortamı değerlendirerek bu konuda çok soğukkanlı, gerekirse kendimize karşı acımazsız, alçak gönüllü, kucaklayıcı yorum yapmamıza ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

“BU SONUÇ, OLAĞAN, DEMOKRATİK BİR REFERANDUM OYLAMASININ SONUCU DEĞİLDİR”

Baykal konuşmasında şunları söyledi:

“Referandum alınan sonuç, tarihi bir sonuçtur. Türkiye bakımında çok önemli gelişmelerin ilk işaretini veren bir sonuçtur. Bu oylamaya en büyük katkıyı yapan örgütlerimizin başında İstanbul il örgütümü geliyor. İstanbul’da sağlanan başarı bütün Türkiye için, Türkiye’nin ötesinden dünya için bir umut olmuştur. Bunu bilemenizi istiyorum. Bu duygunun bize yüklediği sorumluluğu hep beraber bir kez daha hissedelim istiyorum. Bu sorumluluktan çıkarılması gereken görevleri düşünelim istiyorum. Ve bundan sonrasına böyle bir noktadan yürümekte olduğumuzu unutmayalım istiyorum. Bu bir son değildir başlangıçtır. O çok önemli bir başlangıçtır. Büyük bir sonuçtur, Türkiye için büyük bir sonuçtur. Parti olarak konuşmuyorum bunu, Türkiye bakımından her türlü gücü olanağı, yetkiyi, devletin günlük siyaset dışında tutulması gereken bütün olanaklarını acımasızca seferber edilerek yürütülen bir referandum mücadelesi karşısında toplumumuzun çeşitli kesimlerinin, ideolojik olarak, sosyolojik olarak, birbirinden farklı kesimlerinin ‘yeter artık’ derecesine birbiri ile dayanışma içerisine girerek, bu tepeden inme, dayatmacı, baskıcı girişimi frenleme konusunda yüksek iradeyi sergilediğine tanık olduk. Özlediğimiz buydu. Bu çok önemlidir, ben ülkem adına da, partim adına da iftihar ediyorum. Buna katkı yapan bütün partililerimi, bu sürece destek veren bütün vatandaşlarımı, hangi siyasi görüşten olursa olsun tümünü yürekten kutluyorum. Çok büyük bir iş başardınız. Hepinizi kutluyorum, bunları ifade etmek için buradayım” dedi.

“DEĞERLENDİREREK BU KONUDA ÇOK SOĞUKKANLI, GEREKİRSE KENDİMİZE KARŞI ACIMAZSIZ, ALÇAK GÖNÜLLÜ, KUCAKLAYICI YORUM YAPMAMIZA İHTİYAÇ VAR”

Deniz Baykal, “Gerçekten büyük bir sonuçtur bunu bilelim. Ama bunu doğru okuyalım. İlk yapılması gereken iş bu tablonun doğru algılanması, doğru değerlendirilmesi, anlaşılmasıdır. Elbette böyle gergin bir siyasi mücadele içine girip, böyle bir sonuç ortaya çıkınca hepimizin refleksi bu tabloya sahip çıkmak, kendi adımıza övünülecek sonuçlar çıkarmak, buna tezahür etmek, el koymak, sahip çıkmak eğilimidir. Siyasetçi refleksi budur. Ama bizim içinde bulunduğumuz kritik ortamı değerlendirerek bu konuda çok soğukkanlı, gerekirse kendimize karşı acımazsız, alçak gönüllü, kucaklayıcı yorum yapmamıza ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

“BU SONUÇ, OLAĞAN, DEMOKRATİK BİR REFERANDUM OYLAMASININ SONUCU DEĞİLDİR”

Baykal, “Bu sonuç, olağan, demokratik bir referandum oylamasının sonucu değildir. Bu bir anayasayla ilgili referandumdur, bir anayasa oluşturma aşamasıdır. Anayasa mecliste oluşturulamamıştır. Bugüne kadar pek çok değişiklik mecliste yapılmıştır. Ama bu anayasa mecliste oluşturulamamıştır. Şimdi bu mecliste oluşturulamamış anayasayı milletten onay alarak ortaya çıkmıştır. O mecburiyet dolayısıyla konu referanduma gelmiştir. Keyfe keder bir referandum değildir bu. Anayasayı inşa etmesi beklenen bir referandumdur. Mecliste oluşturulamadı. Ne oldu? Doğru dürüst müzakere edildi mi? İmzalayanlar bir boş kağıdı imzaladılar. Komisyon aşaması, genel kurul aşaması, olupbittiye getirildi. Türkiye’nin dikkatle izleyebileceği, katılabileceği bir süreç olmadı. Meclis dışında Türkiye platformları anayasa yapma sürecine dahil edilmedi, tam tersine engellendi” şeklinde konuştu.

“YÜZDE 50 ARTI 1 İLE ANAYASA OLMAZ. OLUR DA, OLMASI GEREKEN ANAYASA DEĞİLDİR. BİR ANAYASA KRİZİDİR O”

Deniz Baykal, “Referandumda hepinizin yakında bildiği gibi eşit, demokratik bir mücadele olmadı. OHAL kararnamesi ile referandum çalışmalarının eşitliksiz olmasını öngören kararlar alındı, düzenlemeler yapıldı. Yani referanduma girerken, RTÜK’e ‘aman sakın ha televizyonlara eşit fırsat verme, anlayışını bırak kardeşim, eşitlik falan yok burada’ diye düzenleme yapıldı. Basın baskı altında, kimler konuşabildi? Ne ölçüde konuşabildi biliyorsunuz. Referandum çalışması doğru olmadı. Sonuç yüzde 50-50. Ayrıntıya girmiyorum. Kaba hatlarıyla bu. Bir anayasa yapacağız. ‘Yüzde 50 artı bir ile iktidar oluyor’. Türkiye’de de oldu, dünyada da oldu. Doğrudur iktidar olur. Ama anayasa olmaz. Yüzde 50 artı 1 ile anayasa olmaz. Olur da, olması gereken anayasa değildir. Bir anayasa krizidir o. Türkiye’de yüzde 50 ile bir anayasa biçimsel olarak, demin söylediğim handikaplarıyla, eksiklikleriyle, mahcubiyetleriyle…” dedi.

“BAŞBAKAN ‘HERHALDE OHAL’DE BUNU OYLAMAYIZ’ DEMİŞTİ. SÖZÜNÜN ARKASINDA DURABİLDİ Mİ?”

Baykal, “Başbakan ‘herhalde OHAL’de bunu oylamayız’ demişti. Sözünün arkasında durabildi mi? Tartışma adil değil, OHAL, devletin bütün gücü, imkanları parası pulu hukuka aykırı biçimde seferber, son anda da seçimde garip usulsüzlükler. Mühürsüz oy pusulaları, zarflar… Başka neler neler… Doğuda, Güneydoğuda, valileri, muhtarları, kaymakamları çağırıp gerekli talimatları verip, baskılar yapması. Bu şartlar altında geçtik değil mi? Bunlarda bir çarpıtma, bir abartma var mı? Bu gerçeğin yumuşak ve sade bir ifadesi değil mi bu, yalın bir ifadesi değil mi gerçeğin? Gerçek bunun da ötesinde değil mi? Sonuç ne? Yüzde 50-50, ne, ‘anayasa yaptık’. Bizim bütün anayasalar yüzde 90’ın üzerinde oy aldı. Bir anayasa yapıyoruz, böyle olur mu? Üstelikte anayasada sıradan bir düzenleme yapmıyoruz. Yüz yıllık, bir asra yakışan anayasal köklü geleneklerimiz, başarıyla Türkiye’yi bu güne taşımış, dünya çapında takdirle izlenen bir anayasal düzeni, yapılaşmayı tahrip eden, kişisel bir yönetim anlayışını ön plana çıkaran düzenlemeyle geçirdik diyoruz ve şimdi bununla iş tutacağız. Bu tabloyu bilelim diye söylüyorum” diye konuştu.

“Bu süreç; Türkiye’yi iftihar edeceğimiz, sahip çıkacağımız, bizi geleceğe güçlü bir şekilde taşıyacağına inandığımız bir Anayasa’ya sahip kılmadı” diyen Baykal, “Tam tersine bir Anayasa problemini kucağımıza koydu bu süreç. Bizim önümüzde bir Anayasa problemi var. Durum bu arkadaşlar. Bu iş bitmedi. Bu iş olmadı. Dünyanın pek çok yerinde yüzde 50 ile Anayasa’ya göre Anayasa değiştirilemez. Yani 3’te 2 koyar, daha yüksek bir oran koyar; yüzde 70, yüzde 80 der. Böyle bir şey olacak Anayasa canım. Yüzde 50’yi geçerek hükümet olursun. Yüzde 30’la da hükümet olursun. Hükümet belli bir yapının içinde bir yönetim sorumluluğunu devralır yapar. Ama yüzde 50 ile Anayasa olur mu arkadaşlar. Olabilir mi? Vicdanın olur diyor mu sana? Aklın, mantığın, siyaset olur diyor mu sana? Böyle olursa iyi olur Türkiye huzur içinde yönetilir diyebiliyor musun? Diyemiyoruz. Kucağımızda böyle bir kriz var. Anayasa kriziyle karşı karşıyayız” ifadesini kullandı.

“DAHA BİRİNCİ DEVREDEYİZ, İKİNCİ DEVRE VAR”

Baykal, “Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki; ‘Maç 1-0 alınmış, 5-0 alınmış fark etmez 3 puanı aldık.’ Bir dakika Sayın Cumhurbaşkanı, maç bitmedi. Maç bitmedi arkadaşlar. Bu hiçbir şekilde maç bitti anlamını taşımaz. Bu tablo maçın bittiği tablo değil. Şimdi bir tartışma var. Ofsayttan bir gol atıldı iddiası var. Ofsayttan gol atıldı diye takım, hakem, trübünler karıştı. Sakinleşir; ama maç bitmez, maç devam ediyor. Daha birinci devredeyiz, ikinci devre var” diye konuştu.

“MAÇ BİTMEDİ DEMEK İÇİN BURADAYIM”

Deniz Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:

“Partime ve Türkiye’ye maç bitmedi demek için buradayım. Sayın Cumhurbaşkanı’na da bunu söylemek için buradayım. Maç bitmedi. Yok 1-0 da olsa aynıymış, 5-0 da olsa aynıymış. Ne olacağını göreceğiz. Daha gerisi var. Yeter ki biz gerisi olduğunu unutmayalım. Maçın gerisi için neyin gerektiğini aklımızdan çıkarmayalım. Ve onun gerektirdiği özveriyi, iş birliğini, yeniden yapılanmayı içimize sindirelim. Gereğini yapalım. Eğer bütün bunları yapabilirsek ben inanıyorum Türkiye sonunda bu maçı kazanacaktır. Şimdi tabi çok taze tartışmalar. YSK’ya itirazlar, o öyle dedi, işte Anayasa Mahkemesi.  Onları biraz daha yaşarız. Dikkat edin, ‘2019 Kasım’ıdır hedef’ diyorlar. 2019 Kasım’daki hedeflerine ulaşamadıkları takdirde bunun hiçbir anlamı olmaz. Ve Türkiye’nin önündeki hedef 2019’u teslim etmemektir” dedi.

Bu haber toplam 715 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.