1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. 28 Şubat ve gerçekler
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

28 Şubat ve gerçekler

A+A-

Yazıya, merak edenler için bir bilgi notuyla başlayalım:
Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Bekir Coşkun, twitter hesabından bir açıklama yaptı ve "Dava açmaktan vazgeçtiğini'' söyledi. Bu mesele de böylece kapanmış oldu...

28 ŞUBAT NEDİR?

AKP iktidarı, Fethullah Gülen Hareketi ve onların destekçisi medya, uzun bir süredir 28 Şubat kazanını kaynatıyor. Bu çevrelere göre, 28 Şubat 1997 tarihinde dönemin hükümeti olan Refah - Yol'a askerler tarafından darbe yapılmış! Ve yine aynı iddialara göre, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan ile koalisyon ortağı Tansu Çiller, silah zoruyla hükümetten indirilmiş.

AKP ve Fethullah Gülen Hareketi, bunları dile getirirken, Erbakan ve Çiller'in, 28 Şubat 1997 tarihinde yapılan MGK'da alınan kararların tümüne imza attığını ve o kararların uygulanması için yüzlerce yönetmelik çıkardığını ise görmezden geliyor.

DARBEYSE NEDEN DİRENMEDİNİZ?

Unutmayın; Refah - Yol Hükümeti, 28 Şubat 97'de yapılan MGK'dan sonra tam altı ay boyunca hükümette kaldı ve Türkiye'yi yönetti. Erbakan ve Çiller, MGK kararlarının tümünü yasal hale getirdi. Ne Erbakan, ne de Çiller askere karşı direndi! İsteseler, komutanları görevden bile alabilirlerdi. Ya da en azından; istifa eder ve sine-i millete dönerlerdi. Bunları yapmayı akıllarının ucundan dahi geçirmediler...

Geçen hafta BEYAZ TV'de de anlattım:

Bu nasıl bir darbedir ki; hükümet altı ay boyunca ülkeyi yönetiyor? Refah - Yol MGK kararlarını uygularken, koalisyon ortağı Tansu Çiller o sırada askerlerle irtibat kuruyor ve "İktidarı bana verdirtin'' diye mesaj yolluyor.

12 EYLÜL'E NE DİYECEĞİZ?

Rasim Ozan Kütahyalı'nın sunduğu Adalet Masası programına katılan AKP'li milletvekilleri bu sorulara cevap veremedi. Cevap veremedikleri bir diğer soru ise şuydu: "28 Şubat sürecine darbe diyeceksek, 12 Eylül ve 12 Mart faşizmini nasıl nitelendireceğiz?''

Askerlerin geçmişte yaptığı hatalar üzerinden siyaset devşiren AKP iktidarı, 28 Şubat ve benzeri davaları bir siyasal rövanşa çevirdi. Özel Yetkili Mahkemeler aracılığı ile iktidarın güncel ihtiyaçlarını karşılayacak davalar peş peşe açıldı. 28 Şubat davası da bunlardan biri... ''Ucu açık'' olarak nitelendirilen davalar, toplumun geniş kesimlerinin sindirilmesi ve ''siyasal islama uygun dönüşümlerin gerçekleştirilmesi'' için bir manivela olarak kullanılıyor.

ERDOĞAN'A KİM CEZA VERDİRTTİ?

Bunun en somut kanıtı ise şu:

Beyaz TV'deki programı kaçıranlar için yeniden hatırlatmak istiyorum: 28 Şubat Davası'nın açılması için, acaba Erbakan'ın ölümü mü beklendi? Bu soruşturma, o sürecin ''mağduru'' Erbakan hayattayken neden yapılmadı? Erbakan'ın "Bu bir darbe değildir'' demesinden mi korkuldu?

Biliniyor ki; Erbakan sağlığında kendisine bu süreçle ilgili yöneltilen tüm soruları yanıtsız bırakmış ve "Onlar geçmişte kaldı'' demişti.

ASKERLERİN GÜNAHLARININ BEDELİNİ TOPLUM ÖDÜYOR

28 Şubat süreci, askerin içindeki bir kısım unsurun, devleti "laik temele yeniden oturtma'' girişimidir. Aynı süreçte, farklı yapılar ise Refah Partisi'ni ikiye bölerek, bu partiyi küçültebileceği yanılgısına kapılmıştır.

Bir kısım asker ise, ABD'ye yakınlığıyla bilinen Recep Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarını RP'den kopartarak "Ilımlı İslam''ı hayata geçirme ve "şeiratın önünü kesme'' hesabını yapmıştır. Sonuçta, askerin hesabı tutmamış, RP'den ayrılmak zorunda kalan Erdoğan ve arkadaşları AKP'yi kurmuştur. Asker, masa başı hesaplarıyla toplumu daha büyük bir felakete sürüklemiştir.

Zira; siyasal alanda mühendislik yapmaya çalışan ve her şeyi yüzüne gözüne bulaştıran askerler, merkez sağın çökmesine ve muhafazakar görünümlü partilerin siyasal arenaya hakim olmasına yol açmıştır.

SAHTE MAĞDURLAR TÜREDİ

Bugün Türkiye'de yaşanan temel sıkıntıların kaynağı, askerin siyasete dışarıdan müdahale etmesidir. 28 Şubat bu bağlamda, 12 Eylül'ün eksik bıraktığını tamamlamıştır. Bu süreçten faydalanan ise topluma "Biz farklıyız, mağduruz, eziliyoruz'' mesajını veren AKP olmuştur.

28 Şubat meselesi, bir köşe yazısına sığmayacak denli karmaşık bir süreçtir. Recep Tayyip Erdoğan'ın ceza alması için uğraşan asıl kişi ve kurumların Refah Partisi içinde siyaset yapanlar olduğu biliniyor. Erdoğan'ın siyaseten büyümesini istemeyenler, Yargıtay'ın kapılarını o süreçte çokça aşındırmıştır. Erdoğan bunu bilmesine rağmen, cezayı askerlerin verdirttiğini söylüyor.

KAPİTALİZME TAM ENTEGRASYON

Tabii bunları anlatırken, 28 Şubat'ın ekonomik yönünü de es geçmemek gerekir:

28 Şubat süreci, Türkiye'nin askerler eliyle "kapitalist sisteme tam entegrasyonu''nu sağlamıştır. Erbakan'ın dış borcu azaltması, havuz sistemine geçmesi ve D - 8 gibi alternatif kuruluşlara yöneltmesi ABD ve İsrail'i kızdırmıştır. Erbakan, bu kızgınlığın bedelini İsrail'le büyük çaplı askeri malzeme alımlarına imza atarak ödemiştir.

GÜLEN HAREKETİ O SÜREÇTE NE YAPTI?

Dediğim gibi, 28 Şubat süreci bir köşe yazısına sığmayacak denli derin bir konudur. Bu süreç, şimdi siyasal iktidarın ihtiyaçlarını karşılayacak bir araca dönüştü. AKP ve Fethullah Gülen Hareketi, sonu gelmez operasyonlar aracılığıyla istedikleri dönüşümü sağlamaya çalışıyor. Gülen Hareketi bunu yaparken, 28 Şubat sürecine açıktan destek verdiğini ise unutturuyor.

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 522 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.