1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. 4 + 4 + 4 neyi örtüyor?
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

4 + 4 + 4 neyi örtüyor?

A+A-

AKP iktidarı, adına ''yaygın medya'' da denilen basın kuruluşlarını teslim aldı ve bir taşla birkaç kuşu birden vurdu. Aşırı ticarileşen medya kuruluşları, iktidara olan bağımlılıkları yüzünden soru soramaz hale getirildi. Kamu adına soru sorması ve siyasileri denetlemesi gereken medya, bu görevini unuttu! Medya görevini yap(a)maz hale gelince, toplumsal refleksler de git gide kaybolmaya başladı. Araştırmayan, sormayan, sorgulamayan, bunun yerine "kendisine verileni yansıtmakla yetinen" gazeteciler, toplumsal duyarsızlığı yaratan araçlardan biri haline geldi.

İşte medyanın sorgulamadığı ve kamu adına hesap sormadığı son iki örnek:

AKP iktidarı, adına 'Kademeli Eğitim' de denilen 4+4+4 modelini toplumsal kesimlerin tartışmasına dahi izin vermeden, TBMM'deki çoğunluğuna dayanarak komisyondan geçirdi. AKP'nin kaba kuvvete dayanarak ve hukuku ayaklar altına alarak geçirdiği maddeler içinde, bir üniversiteye Recep Tayyip Erdoğan'ın isminin verilmesi de var... Ancak; bundan daha vahim olan bir madde daha var ki; birkaç kişinin dışında kimse bunun üzerinde durmuyor.

AKP iktidarı, her zaman yaptığı üzere, dini inançları kendisi için siyasi kalkan haline getirirken, cebini de ihmal etmiyor. Halkın geniş kesimlerini "dini inanç istismarı"na yönelik politikalarla oyalayan AKP, adına FATİH denilen projeyi de 4+4+4 paketinin içine koyarak yeni rant kapıları açıyor.

4+4+4'e ilişkin yasal düzenlemeye eklenen (Eğitimde) Fırsatları Artırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi gibi zorlama bir isimle duyurulan kampanya, kamuoyunda "Her çocuğa tablet bilgisayar verilecek" şeklinde pazarlanıyor. İlk bakışta kimsenin itiraz edemeyeceği bu proje, 9 milyara mal oluyor.

Tabletler, akıllı tahtalar ve FATİH'in altyapısının oluşturulmasındaki temel sıkıntı ise, bu harcamaların Kamu İhale Kurulu'nun kapsamının dışına alınmış olması... Kısacası; hükümet FATİH Projesi için 9 milyar liralık harcamayı, ihale kanunu kapsamının dışına çıkardı. AKP böylece, 9 milyar liralık ''yatırım'' için öngörülen harcamayı istediği gibi yapabilecek. Bütçeden ayrılan para, bu projeyi gerçekleştirebileceği düşünülen kişi ya da şirkete aktarılabilecek...

''Normal'' bir ülkede, hiçbir iktidara, hükümete, siyasi partiye böyle bir yetki verilmez! Kamu İhale Kurumu'nun adeta by-pass edildiği ve etkisizleştirildiği bu "yeni model" ne yazık ki; medya tarafından da eleştirilmiyor. Oysa ki; İhale Kanunu kapsamının dışına çıkarılan bu harcama, hepimizin kazancından alınan vergilerden yapılıyor. ''Kamu'' denetiminin dışına çıkarılan 9 milyar liralık alışveriş, daha en baştan şaibeli bir hale geliyor. İktidar, kendisine aşırı ve inanılmaz yetkiler vermekte ve denetimden kaçmakta hiçbir sakınca görmüyor!

İşte "Dini eğitim vereceğiz" adı altında yapılan ayak oyunlarından yalnızca biri bu... Halkımız ne yazık ki; dini inançlarının bir sömürü ve rant alanı haline getirilmesine itiraz etmiyor. "Din" deyince akan sular durduğu için, AKP bu alanı sonuna kadar istismar ediyor.

Oysa ki; demokrasilerde bu tür ''kurnazlıklar'' ve "ayak oyunları"na yer yoktur. Demokrasilerde, herkes hesap verir, denetimden kaçmaz.

Ancak ne yazık ki; AKP iktidarı, demokrasinin kurallarını yeniden belirliyor. Kendisine uygun bir ''demokratik düzen'' yaratıyor. Örneğin; medya hiç sorgulamadığı için ''normal bir gelişme'' gibi algılanan ve üzerinde durulmaya gerek bile görülmeyen bir skandal yaşandı geçen hafta.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın teyzesinin oğlu İbrahim Er, Danıştay 1. Dairesi'nin Başkanlığı'na ''seçildi.'' Danıştay 1. Dairesi'nin güncel önemi şuradan kaynaklanıyor:

Başta MİT mensupları olmak üzere, soruşturulmaları Başbakan'ın iznine tabi hale getirilen devlet yetkilileriyle ilgili kararlar, Danıştay 1. Daire'de görüşülüyor. Bu dairenin başkanı ve üyeleri, bir ya da iki hafta önce değiştirildi. Daire'nin başına Başbakan'ın öz teyzesinin oğlu İbrahim Er getirildi. Başbakan'ın yargıdan kaçırmaya çalıştığı MİT'çi Hakan Fidan'la ilgili kararı verecek olan daire, böylece emin ellere teslim edildi.

4+4+4 hengamesi gündemi meşgul ederken, AKP bir taşla birkaç kuşu birden vurdu. 9 milyarlık ihale denetim dışına çıkarıldı, MİT'çilerin yargılanıp yargılanmayacağına karar verecek olan daire, Başbakan'ın teyzesinin oğluna teslim edildi.

Şimdi AKP'nin yarattığı 4+4+4 kavgasının neyi örttüğünü gördünüz mü?

AKP, bir yandan kendisi için ''arka bahçe'' oluşturmaya çalışıyor, bir yandan da cebini dolduracak yeni rant kapıları yaratıyor. Yargıyı, ihaleyi, eğitimi tek adamın iki dudağının arasına teslim eden AKP ve yandaşları, bize tüm bunları hala "İleri Demokrasi" diye yutturmaya çalışıyor.

Bunun adına demokrasi değil, talan, yağma ve keyfilik düzeni denir!

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 842 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.