1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Adalet Mitingi sona erdi

Adalet Mitingi sona erdi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Adalet Miitingi'nde konuştu.

A+A-

Adalet Yürüyüşü'nün son gününde Maltepe'deki miting meydanı doldu. Milyonlar Maltepe'de... İlk belirlemelere göre alanda bir buçuk milyonun üzerinde yurttaş var. Yurttaşlar hala akın akın Adalet Mitingi'ne ilerliyor. Kemal Kılıçdaroğlu kürsüye çıktı. Kılıçdaroğlu mitinge katılan yurttaşlara slogan attırarak sözlerine başladı. 

Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satırbaşları 

"Aziz vatandaşlarım, benimle birlikte 450 kilometreyi kat eden sevgili yol arkadaşlarım. Sevgili adalet arayışçıları. Televizyon başında izleyen vatandaşlarım, Maltepe’den tüm İstanbul’a tüm Türkiye’ye gönül dolusu selamlar, sevgiler, muhabbetler gönderiyoruz.

15 Haziran 2017’de sabah saatlerinde Ankara Güven Park’ta başlattığımız yürüyüşü Maltepe’de noktaladık ama kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş bizim ilk adımımızdır.

Herkes şunu çok iyi bilsin, 9 Temmuz yeni bir adımdır, yeni bir iklimdir, yeni bir tarihtir. 9 Temmuz yeni bir doğuştur. Ankara’da yürüyüşe başladığında bir grup yurttaşımızla beraber ilk gün 21 kilometreyi 10 dakikalık arayla bitirdik. 10 dakika bir yerde mola verdik ve 21 kilometreyi tamamladık. Yol boyunca bizi yüreklendiren, destek veren Ankara, Kahramankazan, Kızılcahamam, Mulak, Gerede, bolu, Kaynaşlı, Düzce, Hendek, Adapazarı, İzmit, Gebze ve İstanbul’a yürekten teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Yol boyunca yürürken araç kullanıcıları bazen kornayla, bazen elleriyle bizi yüreklendirdiler, selam verdiler. Onlara da buradan Maltepe Meydanı’ndan şükranlarımı ve saygılarımı gönderiyorum. Bize sofrasını açan, ayranını ikram eden, çayını ikram eden, yemek gönderen, yiyecek gönderen, topladığı kır çiçeklerini sevgiyle bize veren, hayır dualarım seninle diyen annelere, babalara, dedelere her zaman, her yerde şükran borçluyum, yine buradan teşekkürlerimi gönderiyorum.

VEYSEL AMCA GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

Yol boyunca birlikte yürüdüğümüz, büyük bir kısmında beraber yürüdüğümüz, harp okulunda tutuklu oğlu olan Veysel Amca’ya selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. 

veysel1-002.jpg

CHP lideri oğlu için adalet isteyerek yol boyunca kendisine destek olan Veysel Kılıç'a teşekkür edince, Veysel Kılıç gözyaşlarını tutamadı

Ve tabii yolda gelirken bizi protesto eden sevgili vatandaşlarımız da vardı. Hiç kimse unutmasın, Kemal Kılıçdaroğlu herkese saygılıdır. Protesto eden vatandaşlarımıza onun da bir hak olduğunu söylüyorum. Bu ülkeye birinci sınıf demokrasiyi mutlaka getireceğiz. Bir teşekkürüm de güvenlik güçlerimize… Ankara’dan İstanbul’a bütün güvenlik güçleri bizim sağlıklı bir şekilde bu meydanda toplanması için olağanüstü çaba gösterdiler. Halkın polisine, halkın jandarmasına buradan sevgilerimi, saygılarımı gönderiyorum.

Hiç kimse unutmasın, taşkınlık yapacağımızı, yürürken vurup kıracağımızı düşünüyorlardı. Dünyanın en barışçıl yürüyüşünü yaptık. En barışçıl eylemini yaptık. Bütün 80 milyona sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Bir acı kaybımız oldu; Hasan Tatlı kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Allah’tan rahmet diliyoruz. Ailesine, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. İki güzel kızı yine yürüyüşe geldiler, babalarının vasiyetini yerine getirdiler. Hem başsağlığı diliyorum, hem şükranlarımı sunuyorum.

Yürüyüşümüze destek veren pek çok kişi oldu. Milletvekillerine, genel başkanlara ve yöneticilere, sendikalara, sanatçılara, muhtarlara, engellilere, Ergenekon, Balyoz, KHK mağdurlarına, taşeron işçilere, kadınlara, meslek kuruluşlarına, barolara, çiftçilere, emeklilere ve mağdur ailelere yürekten teşekkürlerimi sunuyorum verdikleri destek için.

NEDEN YÜRÜDÜK?

Neden yürüdük? Bu sorunun cevabını izin verirseniz vereyim. Olmayan adalet için yürüdük, mazlumun ahı için yürüdük, hapisteki milletvekilleri için yürüdük, hapisteki gazeteciler için yürüdük, Sözcü muhabiri Gökmen Ulu’nun doğum günü. Hapistesin kardeşim biliyorum ama unutma Maltepe Meydanı senin yanında, gazetecilerin yanındadır.

Üniversiteden atılan hocalar için yürüdük, KHK ile üniversite hocalarının kapının önüne konması tam bir demokrasi ayıbıdır. Geçmişte bunu 1402’leri hatırlarsınız sıkıyönetim döneminde paşalar yapıyordu, Hitler Almanya’da yapıyordu, Almanya’dan gelen hocalara Gazi Mustafa Kemal Atatürk kapılarını açtılar. Şimdi Kaboğlu gibi ünlü isimler kapının önüne kondu, yurt dışına yasak kondu. Yasaklayanları Maltepe Meydanı’ndan kınıyorum.

Haksız yere kamudan atılanlar için yürüdük, çocuklar için yürüdük, taşeron işçiler için yürüdük, mevsimlik işçiler için, orman köylüleri için, linç edilen askerler için, hapisteki öğrenciler için yürüdük. Tek adam rejimine, FETÖ’ye karşı olduğumuz, 20 Temmuz’a karşı olduğumuz için yürüdük. IŞİD, PKK, El Nusra’ya karşı olduğumuz için yürüdük. Devlette liyakat sistemi kalmadığı için yürüdük. 15 yılda 13 kez üniversite ve KPSS soruları çalındı, bunun için yürüdük. Şiddet mağduru kadınlarımız ve çocuklarımız için yürüdük, Mavi Marmara şehitleri için yürüdük. Onursuz bir anlaşmayla hakları elinden alındığı için yürüdük. Terörist ilan edilen, hapis edilen, hak aramak açlık grevindeki kardeşlerimiz Nuriye ve Semih için yürüdük.

Korku iklimi içinde konuşamayan iş dünyası için yürüdük. Siyasi ayak ortaya çıksın diye yürüdük. 249 şehidimiz ve gazilerimiz için yürüdük. Şehitler ve gaziler arasında ayrım yapılamaz, ayrım yapılmasın diye yürüdük."

Konuşmanın bir yerinde dedim ki niçin yürüyoruz? FETÖ'nün siyasi ayağı ortaya çıksın diye yürüyoruz dedim. Gerçekler ortaya çıksın diye yürüyoruz dedim. 20 Temmuz sivil darbeden sonra. FETÖ olayının ayrıntılarını ortaya çıkarmak için savcıların önce dosyaları elinden alındı. Sonra başka yere sürüldüler. FETÖ iddianameleri önce Adalet Bakanlığı'na gidiyor, Adalet Bakanlığı'nda gözden geçirildikten sonra savcılara gidiyor. Hepiniz adalet saraylarına giderken görmüşünüzdür. Bir kadın vardır eli bağldır elinde terazi vardır. Hakim ve savcılara sesleniyorum. Eğer siz adalete inanıyorsanız. Bizi birleştirdiğin güveniyorsanız. Size şunu söyleyelim. Aadalet heykelinin gözleri açık.Vatandaşın gerçek adaletini sağlayacak sizlersiniz. 

AYM'YE SESLENİYORUM

Anayasa Mahkemesi'nin başkan ve üyelerine seslenmek istiyorum. Korkmayın, dik drun, daha önce verdiğiniz kararların arkasında durun. Neden Saray'ı ürkütürüz diye düşünüyorsunuz. AYM'üyeleri sizin adaleti korumanız, sizin Saray'ın değil ülkenin çıkarlarını savunmanız size, Türkiye'ye güç katar. Korkmayın. Saray ne yaparsa yapsın. Yarın çocuklarınızın, torunlarınızın yüzüne bakacaksanız. Saray öyle istedi diye karar vermeyin.

Yürüyemez dediler. Türkiye için yürüdüm. 80 Miylon için yürüdüm, herkesi kucakladım. Korku gömleğini çıkartıp çöp sepetine attık. Hepimiz Türkiye'nin geleceği için umutluyuz. Umut bulaşıcıdır. Maltape Meydanı umutluysa, İstanbul umutludur. Herkes umut tohumlarını yeniden eksin. Konu adalet olunca tüm farklılıkalrımızı bir kenara bırakıp kenetledik. Bir tarih ve destan yazdık. Bunu yazan sizlersiniz. 

NE İSTİYORUZ?

Yürüyüş yaptık ne istiyoruz: OHAL kalksın istiyoruz, Adliyeye, kışlaya siyaset girmesin. Yargı bağımsız olsun. Hapiste gazeteciler olmayan Türkiye istiyoruz. Özgür medya istiyoruz. Üniversiteleri susturulmuş değil üniversiteleri konuşan bir Türkiye istiyoruz. Milletin seçtiği vekillerin tutuklanmasını değil TBMM'de görev yapmalarını sitiyoruz. FETÖ ile mücadelenin göstermelik değil gerçekten yapılmasını ve bu darbe girişiminin sisyasi ayağının ortaya çıakarılmasını istiyoruz. Tek adam rejimi değil parlementer sistem istiyoruz. Gerçekten kadın erkek eşitliği istiyoruz. Gençlere saygı istiyoruz. Gençler potansiyel suçlu olarak gösterilmesin istiyoruz. 

Biz sadece adalet istiyoruz. Sadece bizi destekleyenler için değil herkesi için adalet istiyoruz. Siyasete ve toplumasal yaşama adalet yürüyüşümüzdeki barışçıllığın yansımasını istiyoruz. Cennet gibi bir ülkede yaşıyoruz. 450 kilometreyi yürürken ormanları, yeşillikleri fark ettim, yağmuru gördüm, sisi gördüm, gölleri gördüm. Cıvıl cıvıl hayatı gördüm. Bu cennet gibi ülkeyi cehenneme çevirmeye kimin hakkı var?

Kılıçdaroğlu'nun yürüyüş sonrası talepleri:

 

1. 15 Temmuz darbe girişimini bir kez daha açık ve kesin bir dille lanetliyoruz. 15 Temmuz gecesi TBMM’nin kararlı, onurlu duruşu ve halkımızın sokağa çıkarak FETÖ darbe girişimine karşı direnmesi ülkemizin anayasal ve demokratik kazanımı olmuştur. Biz buna sokağın/halkın 15 Temmuzu diyoruz. Ancak bu darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkarılması iktidar tarafından bilinçli olarak engellenmektedir. 249 şehidimizin aziz hatırası ve 2301 gazimiz için Fetullah Gülen Terör Örgütünün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı ve gerçek darbecilerden hesap sorulmalıdır. 

2. İktidar tarafından 15 Temmuz darbe girişimi fırsat bilinerek, 20 Temmuz darbesi yapılmıştır. 20 Temmuz’da OHAL ilan edilmiş ve TBMM’nin yetkileri gasp edilmiştir. Biz buna Sarayın 15 Temmuzu diyoruz. Bir sivil darbeye dönüşen OHAL uygulamaları yasama, yargı ve yürütme gücünü tek kişide toplamıştır. OHAL derhal kaldırılmalı ve hukuk düzeni evrensel ilkelere uygun olarak yeniden tesis edilmelidir. 

3. Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Dolayısıyla demokrasinin, can ve mal güvenliğinin vazgeçilmez kuralı olan yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı sağlanmalıdır. Adil yargılanma hakkı eksiksiz bir şekilde uygulanmalıdır. “Kolektif suç” gibi insan haklarına aykırı uygulamalardan vazgeçilmelidir. 

4. Bugün, OHAL uygulamalarıyla mağdurların yargıya erişim ve sosyal güvenlik hakları ellerinden alınmıştır. OHAL mağdurları adeta “sivil ölüme” terkedilmiştir. Mağdurların yargıya erişim ve sosyal güvenlik haklarını kısıtlayan tüm uygulamalara hukuk devletinin gereği olarak son verilmelidir.

5. 20 Temmuz sivil darbesinden sonra, 15 Temmuz darbe girişimiyle veya onun arkasındaki örgütle hiçbir ilişkisi bulunmayan, ama sırf Hükümete muhalif görüldüğü için bütün haklarından yoksun kılınan akademisyenler ve diğer kamu görevlileri görevlerine iade edilmelidir. Anayasa Mahkemesinin içtihatları dikkate alınarak, tutuklu milletvekilleri derhal serbest bırakılmalıdır.

6. 150’nin üzerinde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbest bırakılmalı, medya üzerindeki tüm baskılara son verilmelidir. Düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

7. OHAL koşullarında, serbest tartışmanın yapılamadığı bir ortamda ve üstelik “devletin bütün imkânları seferber edilerek” gerçekleştirilen Anayasa değişikliği gayrimeşrudur. Toplumun ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan anayasa yerine, bir kişinin beklentilerine yanıt veren bir Anayasa değişikliği Yüksek Seçim Kurulu’nun yasadışı kararıyla yürürlüğe konulmuştur. Bu bir “mühürsüz seçimdir.” Türkiye gayrimeşru bir anayasa ile yönetilemez, yönetilmemelidir.

8. Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır. Din ve vicdan özgürlüğünün güvencesi olan, insan haklarına dayalı demokratik, laik, sosyal hukuk devleti güçlendirilmeli, liyakat esası kamuda göreve başlama ve yükselmede esas alınmalıdır. Eğitimde laiklik ilkesinin aşındırılmasına son verilmeli ve toplumsal adaletsizliği yeniden üreten eğitim politikaları değiştirilmelidir.

9. Sadece hukuk alanında değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında yaygın bir adaletsiz düzen devam etmektedir. İşsizlik, yoksulluk, insanca yaşam ücretinden yoksunluk, örgütsüzlük, ayrımcılık, yaygın şiddet, terör gibi çok geniş bir yelpazede yaşanan toplumsal adaletsizliklerin giderilmesi için ortak irade geliştirilmelidir. Toplumsal barışımızı bozan tüm antidemokratik uygulamalara eşit yurttaşlık temelinde son verilmelidir. Toplumsal adaletsizliğin en vahim görünümlerden biri olan kadınlara karşı ayrımcılığın önüne geçilmeli, kadınların özgürlük alanları korunmalı, kadın hakları toplumsal hayatın her alanında uygulanmalıdır.

10. Son zamanlarda uygulanan saldırgan dış politika ülkemizin içindeki adaletsizlikleri de kökleştiren bir kısırdöngü yaratmıştır. Adalet sadece iç politikaya ve toplumsal yaşama değil uluslararası ilişkilere de hâkim olmalıdır. Türkiye coğrafyasındaki tüm halklara, tüm kimliklere kardeşçe, adilane yaklaşan, barışçıl ve uluslararası hukuka saygılı bir dış politikaya dönüş yapmalıdır. Türkiye yüzünü insan haklarına, hukuk devletine, adalete önem veren milletler ailesine çevirmelidir.

Hukuka ve Anayasaya saygı, adaleti sağlamanın ilk koşuludur. Hukuk güvenliğinin olmadığı ve adaletin gerçekleşmediği bir toplumda, kamu düzeni ve toplumsal barış sağlanamaz. Adaletsiz toplum ise, insan haysiyetinin zedelendiği bir toplumdur.

Bu “Adalet Çağrısı”; adaletin, insan haysiyetine saygının ve toplumsal barışın temeli olduğu inancıyla hazırlanmıştır.

Bu mücadele bizim mücadelemiz. Ve biz Türkiye’yiz. Adalet isteyen, barış isteyen, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve kardeşlik isteyen Türkiye’yiz. Biz dünyadan kopmak değil, dünya ile barış içinde kardeşçe yaşamak isteyen Türkiye’yiz. Biz kavga değil huzur isteyen Türkiye’yiz. Biz halkız. Bu yol bizim yolumuz, bu meydanlar bizim meydanımız. Bu memleket bizim memleketimiz.

Bu mücadele adalet mücadelesi… Bu yürüyüş bizim yürüyüşümüz. Bu çağrıdaki tüm taleplerimiz karşılanıncaya kadar durmayacağız. Bu yürüyüş artık başladı. Korku duvarlarını yıkacağız. Adalet yürüyüşümüzün bu son günü yeni bir başlangıçtır… Yeni bir ilk adımdır.

Bu bağlamda Yasama/yürütme ve yargı erklerini kullanan bütün yetkililere bu uyarılarımızı iletirken, siyasal partileri, toplumun farklı kesimlerini, sivil toplum örgütlerini ve bütün yurttaşları, bildirinin hedeflerini sahiplenmeye ve hayata geçirmek için mücadeleye çağırıyoruz.

Ayrıntılar geliyor...

Miting alanına girenlerin ağırlıklı olarak Türk bayrakları, 'Adalet' yazılı pankart, flama ve Atatürk posterleri taşıdıkları görülüyor. 

Kılıçdaroğlu'nun 3 kilometrelik yürüyüşünün ardından miting 18.00'da başlayacak. 

KILIÇDAROĞLU'NDAN 'ERDOĞAN'I NASIL YENMEYİ PLANLIYORSUNUZ?' SORUSUNA YANIT

Bu arada Kılıçdaroğlu, yürüyüşün son etabına başlamadan önce Spiegel Online'a konuşan Kılıçdaroğlu "İki yıl sonra (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip) Erdoğanı nasıl yenmeyi düşünüyorsunuz?" sorusuna "Biz, demokrasi ve adalet üzerine bir kampanya yürüteceğiz. Şunu söyleyebilirim: Biz kazanacağız" yanıtını verdi.

CANPOLAT: ALANDA BİR BUÇUK MİLYON DIŞARIDA BEKLEYEN BİR MİLYON KİŞİ VAR

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, kürsüye çıkarak konuşma yaptı. Miting alanında iki buçuk milyon kişi bulunduğunu, 1 milyon kişinin ise miting alanına girmeye çalıştığını belirten CHP’li Başkan Canpolat, “Hepinize teşekkür ediyorum, hoş geldiniz Genel Başkanım. Şimdi iktidar zamanı” dedi.

Güncelleme: Adalet Mitingi için Maltepe'ye doğru harekete geçen temizlik işçileri süpürgeleri ile yürüdü.

Güncelleme: - Geniş bir katılımla Adalet Mitingi'ne destek veren Birleşik Haziran Hareketi, renkli görüntüler eşliğinde ve kalabalık bir kitle ile miting alanına yürüyüşe geçti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kartal Belediyesi tarafından hazırlanan “Büyük Adalet Yürüyüşü Sergisi”ni ziyaret etti.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’li vekil Enis Berberoğlu’nun tutuklanması sonrasında Ankara Güvenpark’tan başlattığı “Adalet Yürüyüşü”nün 24. günü sona erdi. Adalet Yürüyüşü’nün 9. gününde Bolu yakınlarında korteje dahil olan, İstanbul’a kadar yürüyen Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, 24. günün son etap yürüyüşünü Kartal Dragos’ta sonlandıran CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na Kartal Belediyesi Basın Yayın Müdürlüğü’nün Kartal Dragos’ta hazırladığı ‘Büyük Adalet Yürüyüşü Fotoğraf Sergisi’ni gezdirdi.

24 günde 432 kilometrelik Adalet Yürüyüşü’nün temasını oluşturduğu fotoğraf sergisi, Kartal Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlandı. Adalet Yürüyüşü’nün başladığı günden bu yana çekilen yaklaşık 200 karenin bulunduğu sergide Adalet Yürüyüşçüleri Bursa Milletvekili Dr. Ceyhun İrgil, Ziya Köseoğlu, Nejdet Kala, Ali Rıza Akkaş, Ali Uluşahin, Haydar Koçak ve Kartal Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü muhabirlerinin fotoğrafları yer aldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere tüm adalet yürüyüşçülerinin yol hikayesini gözler önüne seren sergi, gelen konuklar tarafından büyük beğeni topladı. 24 günün fotoğraflara yansıyan kareleri, sergiyi gezenleri de Adalet Yürüyüşü’nün içerisine dahil etti.

Öte yandan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve Adalet Yürüyüşçülerini karşılamaya gelen yüz binlerce vatandaşa, Kartal Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanan sergideki fotoğrafların yer aldığı video filminin gösterimi Kartal Meydanı’na kurulan led ekranlarla yapıldı. Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz ile birlikte sergiyi gezen Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sergiyi çok beğendiğini ifade ederek, hazırlayanlara teşekkür etti.

MİTİNG ALANI HAZIR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ankara'dan başlattığı ve bir mitingle noktalayacağı "Adalet Yürüyüşü" için Maltepe Parkında hazırlıklar tamamlandı.

 1 milyondan fazla katılımın olması beklenen mitingi alanında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuşma yapacağı platformun yapımı biterken, alanın çevresine dev led ekranlar yerleştirildi. Alanın çevresi Türk bayrakları ve "ADALET" yazan flama ve dövizlerle çevrildi.

 Öte yandan alan içinde yapımına dün başlanan uzun tutukluk süreçleri, sağlık sorunları olup da cezaevlerinden tahliye edilmeyenlerle ilgili dev dilekçe "İlgili makama" şeklinde yazıldı. Dilekçenin yanında ise adaleti simgeleyen Themis Heykeli"nin resmi yer alıyor.  Alanda yapılan bomba aramasının ardından izleyiciler aramadan geçirilerek içeri alınmaya başlanacak.

İŞTE, O DİLEKÇEDEKİ İFADELER

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun miting yapacağı Maltepe'deki alana getirilen "İlgili makama" başlıklı dev dilekçede şu ifadeler yer alıyor: "Pek çok devlet memuru, gazeteci ve akademisyenin yaygın ve muğlak kanıtlara dayalı tutuklanmaları, gereğinden uzun yargı süreçlerine maruz kalmaları ve açlık grevi, insanlara bile reva görülen vicdan yaralayıcı insani değerlerden uzak uygulamalar derhal son bulmalı. Yargının bağımısızlığına, siyasi erklerin iyi niyetlerine, adaletin tecelli ve tesis edeceğine inanmak için OHAL'in bitirilmesini, KHK sürecinin sonlandırılmasını, haksız ve hukuksuz yargı kararlarının derhal gözden geçirilmesini ve sağlık sorunları yaşayan tutukluların durumlarının iyişleştirilmesini toplum vicdanı adına talep ediyoruz." Dilekçenin altında Türkiye haritası ve "TürkiyeyiZ" yazısı yer alıyor.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun miting yapacağı Maltepe'deki alana getirilen "İlgili makama" başlıklı dev dilekçede şu ifadeler yer alıyor: "Pek çok devlet memuru, gazeteci ve akademisyenin yaygın ve muğlak kanıtlara dayalı tutuklanmaları, gereğinden uzun yargı süreçlerine maruz kalmaları ve açlık grevi, insanlara bile reva görülen vicdan yaralayıcı insani değerlerden uzak uygulamalar derhal son bulmalı. Yargının bağımısızlığına, siyasi erklerin iyi niyetlerine, adaletin tecelli ve tesis edeceğine inanmak için OHAL'in bitirilmesini, KHK sürecinin sonlandırılmasını, haksız ve hukuksuz yargı kararlarının derhal gözden geçirilmesini ve sağlık sorunları yaşayan tutukluların durumlarının iyişleştirilmesini toplum vicdanı adına talep ediyoruz." Dilekçenin altında Türkiye haritası ve "TürkiyeyiZ" yazısı yer alıyor.

Bu haber toplam 202 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.