1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. AIDS'İN KORKUNÇ YÜZÜ...

AIDS'İN KORKUNÇ YÜZÜ...

Dünya genelinde 56 milyon kişinin, AIDS hastalığına yol açan HIV virüsüyle yaşadığı belirtilirken

A+A-

 Türkiye'de ise, 2000 yılı sonu itibariyle bin 141 olan AIDS'li sayısının, geçen yıl sonunda 184 kişi artarak bin 325'e çıktığı bildirildi. Birleşmiş Milletler HIV/AIDS Raporu'ndan derlediği bilgilere göre, 14. yüzyılda Avrupa'yı kıran veba hastalığından daha tehlikeli duruma gelen AIDS, dünyada bugüne kadar 56 milyon kişiye bulaştı ve bunların yüzde 95'i gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor. Bu sayının, 2005 yılında 100 milyon olacağı tahmin edilirken, aynı yıl dünyadaki her 4 yetişkinden birinin AIDS'ten öleceği öne sürülüyor. Dünyada her 5 saniyede, çoğunluğu 25 yaşın altındaki gençler olmak üzere bir kişinin HIV ile enfekte olduğu tahmin ediliyor. 22 MİLYON KİŞİ ÖLDÜ BM Raporu'na göre, bugüne kadar, 4.3 milyonu çocuk olmak üzere 22 milyon kişi, AIDS sebebiyle hayatını kaybetti. Yalnızca son bir yıl içerisinde AIDS'e yakalananların sayısı 5.3 milyona ulaştı ve 2000 yılında AIDS'ten ölenlerin sayısı 3 milyon kişi oldu. Virüs her ay ortalama 440 bin kişiye bulaşıyor. 15 yaşından küçük 1.5 milyon çocuk virüs taşıyor. Hastalığın en çok ölümlere sebep olduğu Afrika'da, Sahra Çölü'nün güneyinde kalan bölgelerde, hastalığın bulaşma oranı yüzde 46'lara kadar çıkıyor. Afrika'nın güneyinde ise virüs taşıyan kişi sayısının 25.3 milyon olduğu belirtiliyor. Güney ve Güneydoğu Asya'da 6 milyon kişi HIV virüsü taşırken, bu rakamın yüzde 35'ini kadınlar oluşturuyor. Hastalık özellikle Çin'de büyük artış gösteriyor. Latin Amerika ve Karayipler'de ise hastalığın bulaştığı kişi sayısı yaklaşık 1.8 milyon. Salgının daha sonra ulaştığı Doğu Avrupa ve Orta Asya'da virüs taşıyan kişi sayısı şimdiden 700 bin dolayında. Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya ve Yeni Zelanda'da 1.5 milyon, Kuzey Afrika ve Orta Doğu'da 400 bin kişi virüs taşıyor. Hastalık, Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu'na bağlı ülkelerde de hızla yayılırken, 2001 yılı sonunda Rusya ve eski Sovyet bloğu ülkelerinde yaklaşık 1 milyon kişinin HIV virüsü taşıyıcısı olduğu belirtiliyor. TÜRKİYE'DE AIDS İHA muhabirinin, Sağlık Bakanlığı verilerinden derlediği bilgilere göre de, Türkiye'de 2000 yılında bin 141 olan AIDS'li sayısı, geçen yıl sonunda 184 kişi artarak bin 325'e çıktı. İlk olarak 1985 yılında 1 hasta ve 1 taşıyıcıda görülen AIDS hastalığı, o yıldan bu yana artarak devam ediyor. Geçen yıl sonu itibariyle 40 yeni AIDS hastası, 144 taşıyıcı belirlenirken, 1985 yılından bu yana toplam 404 AIDS hastası, 921 taşıyıcı olmak üzere toplam bin 325 AIDS vakası tespit edildi. Erkeklerde daha fazla görülen hastalığa yakalananların 406'sını kadınlar, 919'unu ise erkekler oluşturuyor. Hastalığa yakalananların yaş gruplarına göre dağılımına bakıldığında ise, AIDS en çok 30-34 yaşları arasındaki erkeklerde görülüyor. Verilere göre, AIDS en çok heteroseksüel (karşı cinsle) ilişki yoluyla bulaşıyor. Muhtemel bulaşma yolları incelendiğinde, hastalığın 102 erkeğe homo/biseksüel ilişki yoluyla, 89 erkeğe madde bağımlılığı sebebiyle bulaştığı belirlenirken, 374 erkek ve 301 kadının heteroseksüel ilişki sebebiyle bu hastalığa yakalandığı belirtiliyor. AIDS'li sayısının bildirildiği illere göre, hastalık en çok İstanbul, Ankara ve İzmir'de görülüyor. İLK VAKA 1981'DE GÖRÜLDÜ İHA muhabirinin edindiği bilgilere göre, dünyada ilk AIDS vakalarından biri, 1981 Ocak ayında boğaz ve yemek borusu mantarla kaplanmış olarak çok ağır durumda acil servise yatırılan 31 yaşında eşcinsel mankendi. İlk vakalarda, temel bulgu olarak sebebi bilinmeyen bir bağışıklık yetersizliği veya bağışıklık yokluğu tespit edildi. Bu sebeple hastalık, 'Acguired İmmune-Deficiency Syndrome (Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu) veya kısaca 'AIDS' diye adlandırıldı. Human Immunodeficiency Virus (HIV), vücudun bağışıklık sistemini çökerten bir virüs olarak tanımlanıyor. HIV, vücudu enfeksiyonlara karşı koruyan akyuvarların, yeterli miktarda yapımını engelliyor. Dolayısıyla vücut, bakteri ve virüslere karşı savaşamaz hale geliyor. Enfeksiyon teşhisi koymak için en önemli yöntemin ise Elisa testi olduğu belirtiliyor. Test sonucunun pozitif çıkması, vücutta virüsün varlığına işaret ediyor. Ancak bu sonuç, kişinin AIDS olduğunu göstermiyor. Eğer test sonucu kişi HIV+ çıkarsa, başka tahliller yaptırmak gerekiyor. Test sonucu negatifse, riskli son zamandan 6 ay sonra testi yenilemek gerekiyor. Bağışıklık sisteminin çökmesi, AIDS sendromuna sebep oluyor. AIDS hastalığı, cinsel ilişki yoluyla (gerek eşcinsel gerekse heteroseksüel ilişkilerde), kan yoluyla (kan nakli, enfekte şırıngaların kullanımı veya yaralarla temas), anneden bebeğe (annede HIV virüsü pozitifse, hamilelik, doğum ve emzirme sırasında) bulaşıyor. AIDS, TOKALAŞMAKLA GEÇMİYOR Birçok kişinin halen, AIDS'i 'homoseksüel hastalığı' olarak bildiği için test yaptırmaktan kaçındığına dikkat çeken uzmanlar, "Sadece cinsel ilişki ve kan yoluyla geçen AIDS, yalnızca homoseksüel hastalığı değil. Karşı cins ile ilişki de belirgin geçiş yollarından biri" diyor. AIDS'in, kişiler arası normal temaslarla, kapı kollarından, yatak çarşaflarından, havlulardan, paradan, sabundan, ortak kullanılan banyo, sauna, kaplıcalar ve plajlardan bulaşmadığını ifade eden uzmanlar, 'AIDS ter, idrar ve dışkı ile yayılır ve bulaşır' şeklindeki inanışın da yanlış olduğunu kaydediyor. Sivrisineklerin AIDS bulaştırmadığını da vurgulayan uzmanlar, AIDS virüsü taşıyan bir kimsenin kullandığı iğnenin, herhangi bir sebeple paylaşılmasının virüsü bulaştırdığı uyarısında bulunuyor.

Bu haber toplam 411 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.