1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. AKP bu kez kendi seçmenini ikiye bölebilir

AKP bu kez kendi seçmenini ikiye bölebilir

Seçimin kazananı olması dolayısıyla muhalefet, Cumhur İttifakı’nı seçim sonuçlarını olgunlukla kabullenmeye davet ediyor.

A+A-

31 Mart gecesinden beri gündemin birinci sırasında İstanbul yerel seçimleri var. Seçimin kazananı olması dolayısıyla muhalefet, Cumhur İttifakı’nı seçim sonuçlarını olgunlukla kabullenmeye davet ediyor. Bunun tek nedeni kazanmış olmaları değil. Aynı zamanda özellikle ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve politik kırılganlık nedeniyle, seçim sonuçlarına müdahale edilmemesi gerektiğini savunuyorlar. Seçim tartışmasının tamamlanmasının ülke yararına olduğu doğrudur. Ama üzerinde durulmayan bir konu var, aslına bakılırsa seçim sonuçlarını kabullenmesinin AK Parti’nin de yararına olacağı savunulabilir.

Muhalif basında ve yurttaşlarda aksi yönde bir kanaat olsa da AK Parti seçmeninin homojen olmadığını hatırda tutmakta fayda var. Yerel seçim süreci öncesinde, 2018 Ekim ayında, İstanbul’da yaptığımız bir çalışmanın ilk sonuçlarında dikkat çeken bir şey vardı. AK Parti seçmeninin daha eğitimli ve kentli bir bölümü, ekonomik krizin yarattığı bir endişe ile tereddütlü bir profil sergiliyordu. Bu seçmen grubu o tarihli raporda “endişeli muhafazakarlar” olarak nitelenmişti.

İstanbul’da AK Parti seçmeninin yaklaşık üçte birinin kendisini muhafazakar olarak nitelediğini, kendisini İslamcı olarak niteleyenlerin AK Parti seçmeninin beşte birinden daha az olduğunu belirtmek gerekir. AK Parti seçmeni içinde kendine demokrat, liberal, Atatürkçü ve hatta sosyalist olduğunu söyleyenler de var ama anlamlı bir ağırlık oluşturmuyorlar. Zira AK Parti sonuçta bir kitle partisi.

AK PARTİ’YE İLİŞKİN TEREDDÜDÜ ARTAN SAĞ SEÇMEN ALTERNATİFLERE YÖNELEBİLİR

Bu seçimde açığa çıkan faktörlerden birisi bu endişeli muhafazakarın yani AK Parti’ye ilişkin tereddüdü artan sağ seçmenin, alternatiflere yönelebileceği idi. Yalnızca kimin kazandığına bakmak tüm tabloyu görmemizi sağlamayabilir. Örneğin Fatih’te CHP’nin oyu, İyi Parti ayrı aday göstermesine rağmen önceki yerel seçime göre 5 puan artmış. İyi Parti ise %4.4 almış. Diğer tarafta Cumhur ittifakı önceki yerel seçimlere göre 6 puan, 24 Haziran milletvekili seçimlerine göre 1 puan kaybetmiş. Şimdi 24 Haziran’daki oy oranına bakmadan AK Parti’nin, önceki yerel seçimlerle kıyaslayarak oyunu arttırdığını söylemenin hiçbir geçerliliği yoktur çünkü 31 Mart’ta alınan oy, MHP seçmenini de içermektedir.

Eyüp’te CHP’nin oyu önceki yerel seçime göre 7.5 puan artmış. Buna karşın Cumhur İttifakı 3 puan kaybetmiş. 24 Haziran’daki Cumhur İttifakı oyu esas alınırsa kayıp, %2,5 seviyesindedir.

Ümraniye’de CHP’nin artışı 8 puana yakın, Cumhur İttifakı’ndaki kayıp önceki yerel seçime göre 5, 24 Haziran’a göre 2 puan civarında.

Cumhur İttifakı 24 Haziran’a göre Tuzla’da %2, Bahçelievler’de %3, Zeytinburnu’nda %3 oranında oy kaybetmiş. Haritaya bakarsak bu ilçelerin hepsi sarı renkte ama haritada görünmeyen bir eğilim var ve o eğilim, AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın güçlü olduğu bu bölgelerde bile oy kaybı olarak sandığa yansıyor.

AK PARTİ SEÇMENİNİ İKİYE BÖLEBİLİR

Cumhur İttifakı’nın, 31 Mart yerel seçimlerinde HDP seçmeninden hiç oy almadığı varsayılsa ve HDP seçmeni anılan bölgelerde tek bir fire vermeden Millet İttifakı’nı desteklemiş olsa dahi, bir kısım AK Parti / Cumhur İttifakı seçmeninin, CHP adaylarına oy vermiş olduğunu kabul etmek gerekir. Aslında bu aşamada bu kaymanın niceliği o kadar önemli değildir. Önemli olan, eğitimli ve kentli sağ seçmen grubunun AK Parti’ye destek vermekte bir tereddüt yaşadığını, henüz haritanın rengini değiştirecek oranda olmasa bile muhalefet adaylarına oy verebildiğini görmektir.

Özellikle bu kesim, yani daha önce AK Parti’ye oy vermiş olmakla birlikte bu seçimde CHP adaylarını destekleyenler, seçim sonrası yaratılan duruma, eski CHP seçmeninden daha öfkeli. Sanki bir tür mafyaya katılmışlar da şimdi ayrılmalarına izin verilmiyormuş gibi bir ruh hali içinde, geçmiş seçimlerde kullandıkları oy nedeniyle tüm iradelerini devretmiş gibi görülmekten rahatsız. Çünkü bu seçmen profili AK Parti’ye bir davaya adanarak oy vermedi. AK Parti’nin diğerlerine göre daha iyi bir seçenek olduğunu düşünerek oy verdi. Şu anda nüvelerini gördüğümüz bu ruh halinin yaygınlaşması, bu kez memleketi değil ama AK Parti seçmenini ikiye bölebilir.

AK PARTİ KURMAYININ ÖNCE BU BÖLÜNMEYİ GİDERMEYE ÇALIŞMASI ZORUNLU GÖRÜNÜYOR

Pazar günü seçim sonuçlarını ve ardından yaşanan tartışmaları İstanbul seçmeninin nasıl değerlendirdiğini anlamak için yaptığımız araştırmada, Binali Yıldırım seçmeninin %44’ünün, seçimlerde usulsüzlük yapıldığını düşünmesine rağmen, yalnızca %27.5 civarında bir yeni seçim talebi olduğu ortaya çıkmıştı.

İlk olarak, Cumhur İttifakı’na oy vermiş olmakla birlikte, seçimlerde sonucu etkileyecek bir manipülasyon yaşandığını düşünmeyen %56’lık kesim, endişeli muhafazakar denebilecek profile yakınlık gösteriyor. Onlar “seçim oldu bitti bunu kabul etmek gerekir” düşüncesine yakınlar. İkinci olarak, manipülasyon olduğunu düşünenlerin de üçte birinden fazlası yeni seçim istemiyor. Bu izaha daha muhtaç bir gösterge. Muhtemelen hile yapılmış bile olsa yeni seçimin kazanmayı garanti etmediğini düşünenler ile “lanet olsun bu kez de böyle olsun yeter ki -ekonomi başta olmak üzere- ülkenin öncelikli sorunlarına dönelim” diyenler bir arada bulunuyor bu grupta.

Şu anda bile AK Parti seçmeninin birden fazla tutum ve davranış grubuna ayrıldığını görmek mümkün. AK Parti kurmayının, önce bu bölünmeyi gidermeye çalışması zorunlu görünüyor. Bu ihtiyaç, Cumhur İttifakı seçmeninin bütün eğilimlerinin kabul edeceği ortak düşman algısı ile giderilebilir. Ama o kadar kolay değil. Çünkü rıza üretimi, bazı gerçeklerden destek almadan işlemez. Hiçbir iletişim teknolojisi, dünyanın herhangi bir kısmında Marslılara karşı birlik inşa edemez örneğin. Pazarda soğanı gramla almaya çalışan seçmenlerin, Marslılardan önce dert etmesi gereken konular vardır.

Seçim sonuçlarının ilanının geciktirilmesi, yeni seçim talep edilmesi gibi tutumlar bir takım AK Parti seçmenini militanlaştırabilir ama o militanlığa ikna olmayan kesimdeki tereddütü de derinleştirir. Şu sıralar ve ilerleyen zamanlarda, muhafazakar muhitlerde, eski ve halen AK Parti seçmeni olan kişiler arasında hararetli tartışmalar yaşandığını/yaşanacağını öngörmek kehanet sayılmamalıdır.

Ulaş Karakul - Mediar Genel Koordinatörü

Odatv.com

Bu haber toplam 2652 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.