1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. AKP, o anketi görünce düğmeye bastı!
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

AKP, o anketi görünce düğmeye bastı!

A+A-

CHP'ye yönelik operasyonun ayrıntıları ortaya çıkıyor...

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yaklaşık on gün önce dile getirdiği “İktidar, MİT içindeki bir grup aracılığıyla partimizi bölmek istiyor'' sözleri, yandaş medya tarafından küçümsenmeye, itibarsızlaştırılmaya ve gündemden düşürülmeye çalışıldı. Yandaş medya, gazetecilik yerine kalemşorlük yaptığı için, doğal refleks gösterdi ve soru sormak, gerçekleri açığa çıkarmak yerine, iktidarın yanında saf tuttu...

Oysa ki; gazetecilik diye bir dertleri olsa, “Kılıçdaroğlu bu açıklamayı neden yaptı? Hangi bilgiye ya da belgeye dayalı olarak konuştu?'' diye merak eder, bu soruların peşine düşerlerdi...

Neyse ki; Gerçek Gündem var da; hiçbir soru cevapsız kalmıyor...

Geride bıraktığımız günlerde kaleme aldığım '' CHP'ye Fethullah Gülen tuzağı ve MİT operasyonu '' başlıklı yazım, olağanüstü bir ilgi gördü. Yazıyı kaleme aldıktan sonra buluştuğum AKP'li bir kaynağım, “Yaşananlardan ben de sizin kadar rahatsızım'' diyerek başladı söze... Ki; kendisi “Kaçak Saray'ın maliyeti bir değil, beş katrilyondur'' bilgisini de bana vermişti... Kaynağımın verdiği bilgiyi araştırmış ve kamuoyuna Kaçak Saray'ın maliyetinin aslında beş katrilyon olduğunu duyurmuştum...

GELİŞMELERDEN RAHATSIZ OLUNCA...

AKP içinde siyaset yapan ancak gelişmelerden rahatsız olan aynı kaynak, bu kez söze “Yazınızı okudum, bilgilerin tamamı doğru ancak eksik'' diyerek devam etti. Hemen ardından ise sözlerine şöyle devam etti:

“CHP'ye yönelik yeni operasyon, aslında Silivri Camiisi'nden başladı. AKP'nin çok üst düzey bir yetkilisi, siyasi davalardaki bazı tutukluları dışarı çıkarmak için onlarla Silivri Camisi'nde görüştü. Karşılığında ise Cemaat ve CHP'ye yönelik kesintisiz muhalefet şartı konuldu. Plan ise şuydu: Bazı kişiler dışarı çıkarılacak, bu kişiler hedeflerine sadece CHP ve cemaati koyacak. İkisinin arasında sanki bir işbirliği varmış havası yaratılacak...

Böylece hem cemaat hem de CHP vurulacaktı... Söz konusu davalarda AK Parti'nin ismi dahi geçmeyecek ve kumpası cemaatin yaptığı söylenecekti... Bu plan işliyor... Planın ikinci ayağı ise CHP içinden en az iki parti çıkarmaktı... Bunu tam olarak beceremediler ve bu yüzden AKP ile bozuştular...''

Kaynağım, Silivri Camisi'nde kimin, hangi tarihte kimlerle görüştüğünü de isim isim anlattı. Ancak, bunları şimdilik bir kenara not ettim ve yazmadım...

PERDE ARKASI AYDINLANIYOR...

AKP'de hala siyaset yapan kaynağım, Kılıçdaroğlu'nun dile getirdiği son plan için ise şunu söyledi:

“Kılıçdaroğlu'na bazı duyumların gittiği belli... Ben Kılıçdaroğlu'nu meşru siyaset yaptığı için beğenirim.. Fikirlerine katılmam mümkün değil. Ancak meşru bir siyasi partinin, toplum mühendisliği ile dizayn edilmesini de kabul edemem. Evet, o plan AK Parti'nin en üst düzey birkaç yetkilisinin ve istihbaratta çalışan üst düzey bir bürokratın olduğu bir ortamda konuşuldu. CHP içinden yeni bir partinin çıkarılıp çıkarılamayacağı konuşuldu. İstihbarat birimine de görev verildi.

CHP'Yİ PARÇALAMA OPERASYONU

Bunun için AK Parti'nin propaganda bölümündeki EO'nun gizli ortağı Y. Bey ile reklamcı eski ANAP'lı LC devreye sokuldu. Onlar, merkez sağdan birkaç isimle irtibat kurup (ulusalcı yeni bir parti) için kulis yürüttüler. Kısmen başarılı da oldular. Ancak, bekleneni veremediler. Partinin genel başkanı hanımefendi bu işlerin tamamen dışında. O bu isimleri bilmez, tanımaz, ilişkilerinden haberdar bile değildir... Ki; oy oranları iddia edildiği gibi yüzde sekiz değil, binde 2... Yani İşçi Partisi'nin oy oranı kadar... Bu yüzden AK Parti yönetimi çok kızgın... Çünkü bu oran, büyük parçayı koparmayı engelliyor.''

Kaynağım, anlattığı tüm olay ve olgularda isimleri açık açık söylüyor ve söylediklerini de irtibatlandırıyor. Karaleri yan yana koyunca, CHP'ye yönelik operasyonun büyüklüğünü daha net bir şekilde görebiliyorsunuz.

Ki; az sonra yazacaklarım, CHP'nin genel seçimlerde nasıl bir yol izlemesi gerektiğini de gösteriyor:

“CHP'ye yönelik operasyonun ilk ayağı, Deniz Baykal'ın kasetle devrilmesiydi.Hedef, CHP'yi paramparça etmekti. Bu oyun tutmadı. CHP buradan tek parça halinde çıkmayı başardı. Zaten siz de bunu yazınızda yazmışsınız...

CHP'LİLER OYUNU NASIL BOZDU?

O operasyon, devletin göreve yeni atadığı bazı bürokratlarının, iktidar yetkililerine kendisini kanıtlama ve güven kazanma operasyonuydu. Bu yüzden düğmeye bastılar ve CHP'yi parçalamak için harekete geçtiler. Sizin de belirttiğiniz üzere, Baykal, Kılıçdaroğlu, Önder Sav ve Ali Topuz bu oyunu bozdular.. İkinci ayak ise Silivri Camiisi'nde yapılan görüşmedir... Üçüncüsü iseCumhurbaşkanlığı seçimi öncesi gelen anketler üzerine başlatılmıştır... CHP içinden parti çıkarma fikri, burada daha da olgunlaşmıştır... Bu planın içindeAlevileri suni tartışmalar yaratarak CHP'den koparma da vardır.''

Kaynağımın anlattıklarını dinleyince, kendimi bir macera filminin içindeymişim gibi hissettim... Zira; Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran parti, sandık yerine masa başı operasyonlarla tasfiye edilmeye çalışılıyor ve geniş kapsamlı bir plan bizzat iktidar eliyle yürütülüyordu.

Nasıl mı?

Kaynağımın anlattıklarına kulak verelim:

'ARAŞTIRMA...' DEYİP GEÇMEYİN...

“Cumhurbaşkanlığı seçim süreci devam ederken, çeşitli anketler geldi. Bunlardan biri de CHP SEÇMENİNE yönelik yapılan ÖFKE ANKETİ'ydi... AK Parti, CHP seçmeninin neye kızdığını, neden hoşlandığını, neden etkilendiğini araştırtıyordu. Anketlerde, CHP seçmeninin en çok FETHULLAH GÜLEN CEMAATİ'ne kızdığı ve arasına mesafe koyduğu görüldü. Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığı da CHP seçmenini öfkelendirmişti... CHP tabanının İhsanoğlu'nu benimsemediği görüldü. Yine aynı anketlerde CHP tabanınınSelahattin Demirtaş'a yönelik ilgisinin arttığı tespit edildi.

TABAN KİMLERİ BEĞENİYORSA, ONLAR HEDEFTE...

Bu anketler önemli verilerle doluydu. CHP'lilerin hangi milletvekillerini beğendiği, hangi gazetecilere güven duyduğu, hangi gazetelerden ve TV'lerden etkilendiği gibi onlarca veri vardı. CHP'li beş milletvekilinin çok sevildiği ortaya çıktı. Bu beş milletvekilinin ikisinin ismini hatırlıyorum. Bunlar Aykut Erdoğdu ile Özgür Özel'di... İsmi ortaya çıkan vekillerin itibarsızlaştırılması ve CHP'den koparılmaları için talimat verildi. Aynısı gazeteciler için de yapıldı. Gazetecilere yönelik algı operasyonları da yapılıyor ve yapılacak...''

ÖFKEYİ TESPİT EDİP TAKTİK BELİRLEDİLER

Kaynağım, bu bağlamda, CHP tabanının Ekmeleddin İhsanoğlu'na yönelik öfkesinin, Selahattin Demirtaş'a sempatiye çevrilmesi için AK Parti medyasının görevlendirildiğini belirtiyor. Peşinden de şöyle diyor:

“Hatırlar mısınız, Demirtaş için bir anda (Türkiye partisi oluyorlar) gibi sözler edildi. Amaç tamamen CHP tabanını Demirtaş'a yönlendirmek, özellikle Alevileri CHP'den koparmaktı. Bu plan medyanın desteğiyle yarı da olsa gerçekleşti. CHP yönetimi, gelen tehlikeyi göremedi ve İhsanoğlu yanlışında ısrar etti. Bu da AK Parti'nin işini kolaylaştırdı.''

DERSİM TARTIŞMASI VEVE ALEVİ PAKETİ NEDEN AÇILDI?

AKP'de siyaset yapan ancak özellikle Kaçak Saray'dan dolayı rahatsızlık duyduğunu ve vicdanının rahatsız olduğunu söyleyen kaynağım, CHP'nin nasıl bir operasyona maruz kaldığını somut örneklerle anlatmayı da sürdürdü:

“Aksaray, AK Parti'nin başını çok ağrıtıyor. Anketler ve kamuoyu araştırmaları bunu gösteriyor. Beyefendi, (RTE'yi kast ediyor) AK Partili gazetecilere gündemi değiştiremedikleri için çok kızdı. Yabancı medyanın sürekli Aksaray'ı yazması rahatsızlık yarattı. Bu yüzden, Dersim meselesini gündeme attılar. Peşinden ise Alevi paketini açtılar. CHP içinde bu oyunu göremeyenler tuzağa hemen düştü. AK Parti, medya kanalıyla tartışmayı tersine çevirdi. Aksaray unutuldu, herkes Dersim'i tartışmaya başladı. Bir toplantıda, (CHP'nin önüne bir oyuncak atacağız, oyalanıp duracaklar) dedi etkili bir isim.... Sonra da bu tartışma başladı. ''

YENİ VE BÜYÜK YALAN

Kaynağım, CHP'ye yönelik algı operasyonunun önümüzdeki günlerde artarak süreceğini de işaret etti ve yeni planın ilk ipuçlarını da verdi:

“Yakın bir zamanda, AK Parti'ye yakın yayınlar şunu işleyecek. Ergenekon ile Balyoz Davası için, cemaat ile CHP birlikte hareket etmiş ve operasyon CHP'li kadroların onayıyla yapılmış... Buna CHP'nin ulusalcılarını inandırmaya çalışacaklar. Böylece, genel seçim öncesi ulusalcıları CHP'den tamamen koparmaya çalışacaklar. Göreceksiniz, bunu bile söyleyecekler...''

Doğrusunu söylemek gerekirse, bu söylemin altını nasıl dolduracaklar ben de merak ediyorum...

ÇÖZÜM: TABANA KULAK VERMEK

Kaynağım, CHP, HDP ve MHP'ye yönelik operasyondan, Star Gazetesi'nin bütçesinden Suriye'deki bazı gruplara aktarıldığı iddia edilen paraya dek, birçok bilgi verdi... Ancak bunlar bir köşe yazısının hacmini aştığı için, şimdilik bu kadarıyla yetinelim diyorum...

Anlatılanlar içinde, CHP yönetiminin en çok ders çıkarması gereken nokta, kuşkusuz ki; tabanın hassasiyetlerine yönelik politika yapılması...

Ekmeleddin İhsanoğlu'nun aday yapılması, ''parti yönetiminin merkez sağdan getirilen eskimiş isimlerle doldurulması'' gibi olgular, CHP tabanındaki kırılganlığı artırıyor ve tabanı operasyona açık bir hale dönüştürüyor... İnsanların öfkeleri, duyguları, hayalleri ve beklentileri karşılanmadığı takdirde, ''duygusal kopuş'' hızlanıyor, ''aidiyet duygusu'' ise zayıflıyor... Bu da AKP'nin medya üzerinden yaptığı operasyonların gerçekleşmesini kolaylaştırıyor...

İHSANOĞLU TEPKİSİNİ GÖZARDI ETMEYİN

Kaynağım, CHP'yi aynı tehlikenin yine beklediğini gösteriyor ve şunu söylüyor:

Mehmet Bekaroğlu, çok yanlış bir zamanda CHP'ye getirildi. Kendisi çok dürüst ve iyi bir insandır. Ancak, Kemal Kılıçdaroğlu'na Bekaroğlu'nu öneren isimler yanlış yaptırdı. Ekmeleddin İhsanoğlu yenilgisinin ardından üstüne üstlük bir de Bekaroğlu'nu partiye getirmek, CHP tabanını daha da öfkelendirdi. Bunların tamamı kamuoyu araştırmalarında ve anketlerde görünüyor. Siz Bekaroğlu'na yönelik kızgınlığı bir de Rize yerine İstanbul'dan aday olunca görün... Bugün Radikal'de  okudum... Galiba İstanbul'dan aday olacakmış... Doğrusu CHP bu kadar hatayı göz göre göre nasıl yapıyor anlamıyorum...''

Bana bugüne dek verdiği hiçbir bilgi yanlış çıkmayan AKP'li kaynağım bile CHP'ye dışarıdan bakıp bazı gerçekçi tespitleri yapabiliyor... CHP yönetimi ise peş peşe aynı hatalarda neden ısrar ediyor, doğrusu ben de anlayamıyorum...

YALOVA: SAVUNULACAK YANI YOK

Neyse; yazıyı bu hataların affedilmezlerinden biri olan ''Yalova skandalı'' ile bitirelim... Yalova Belediye Başkanı sevgili dostum Vefa Salman'ın ağaçları kestirmesi, bunun hangi politik sonuçlara yol açacağını tahmin edememesi ve CHP yönetiminin gereken tavrı bir türlü alamaması, biz seçmenleri üzüyor, hayal kırıklığına uğratıyor... Salman'ın yaptığının savunulacak hiçbir tarafı yoktur... Unutulmasın ki; CHP'ye yönelik ''güven duyma algısı'' bu tür yanlışlar yüzünden aşağılara doğru çekiliyor...

AKP iktidarının CHP'yi güçten düşürmek, bölmek, parçalak için her türlü planı devreye koyduğunun aşikar olduğu şu günlerde, hiç kimsenin hata yapmaması gerekiyor...

NOT: Geride bıraktığımız haftayı, CHP Belçika Birliği Başkanı Zuhal Kayhanve arkadaşlarının davetlisi olarak Brüksel'de geçirdim. Buna ilişkin haberi dün okudunuz... CHP Belçika Birliği, üye sayısını kısa bir zamanda 1700'den3000'e çıkarmayı başarmış... CHP'lileri, Brüksel'de birlik – beraberlik içinde gördüm ve umutlanarak döndüm...

Bu yazı toplam 1480 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.