1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. AKP paramızı böyle batırıyor!
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

AKP paramızı böyle batırıyor!

A+A-
AKP'nin keyfi uygulamaları Hazine'deki kara deliği büyütüyor. Muhalefetin gündemi ise değişmiyor.

28 Şubat 2014'te hem bu köşede hem de Halk TV'deki ''Nereye Gidiyoruz?'' adlı programda, AKP'nin Türkiye'yi nasıl bir ateş çemberine sokmaya hazırlandığını duyurmuş ve şunu söylemiştim:

"AKP, yandaşlarına kaynak yaratabilmek amacıyla ortaya koyduğu hiçbir projeye ''mali kaynak / destek / kredi'' bulamıyor. Üçüncü Köprü, Üçüncü Havalimanı ve Kanal İstanbul projeleri hayata geçirilemiyor. Projeler mali kaynak olmadığı için sekteye uğruyor.

AKP bu tıkanıklığı aşmak için, yabancı sermayeyle tehlikeli bir oyuna giriyor: TC'nin Hazine'si, kredi verebilecek güçteki finansörlere ''ipotek'' ettirilmeye hazırlanıyor. Yani; Hazine'ye ''ipotek'' koyduruluyor. Devlet, bu saçma projelere ''kefil'' oluyor.

Türkiye'nin çok uzun yıllar önce terk ettiği bu tehlikeli uygulama, AKP eliyle yeniden devreye sokuluyor. Bu, Hazine'ye her an haciz konulabilmesi anlamına geliyor... Henüz muhalefet partilerinin de bilmediği bu gerçek, AKP'nin yaratacağı en büyük yıkım olma özelliği taşıyor.''

Tam altmış gün önce Türk medyasında ilk kez deşifre ettiğimiz bu gelişme tamamlandı. AKP iktidarı, ''çılgın projeler''i hayata geçirmek için, Hazine'yi yandaş şirketlerine ''kefil'' yaptı. Böylece, Türkiye'nin kamu dış borcu birden bire arttı. Kısacası, her Türk vatandaşı, eskisine göre daha çok borçlandı ve risk altına girdi...

Altmış gün önce dile getirdiğimiz bu uyarıya kulak asmayan muhalefet, şimdi meseleye ilişkin ''analizler'' patlatıyor. İş işten geçtikten sonra söylenen sözlerin, toplumda hiçbir karşılığı olmuyor...

Türkiye'deki muhalefet partileri, nedense ''halkın cebini doğrudan ilgilendiren'' meselelerin üzerine gitmekte yetersiz kalıyor... Oysa ki; tüm araştırmalar gösteriyor ki; seçmenin yüzde 76'sı, "ekonomideki gelişmeleri yakından izliyor ve hayatını bire bir etkileyecek adımlara göre'' yönünü belirliyor.

28 Şubat'ta dile getirdiğimiz gelişme de bunun en önemli örneklerinden biriydi... Türkiye'yi gerçek anlamda ateş çemberine sokacak bir adıma gözlerini kapayan, görmezden gelen ve üzerine gitmeyen bir muhalefetin başarılı olmasını beklemek sanırım hayal dünyasında yaşamak anlamına geliyor...

Bakın; AKP iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi hiçbir kuralın işlemediği bir ülke haline getirdiler. Öyle ki; artık ''liyakat'' gitti, bunun yerine "keyfilik'' hakim oldu. ''Keyfilik'' kural tanımazlık demektir. Keyfiliğin bedeli ise ağırdır... Bedeli kamu öder...

Nasıl mı?

İşte son örnek:

Biz yine kimse duymadan yazalım ve muhalefet partilerini uyaralım... Bakalım, kamunun parasının ''keyfilik'' yüzünden çarçur edilmesine kim karşı çıkacak? Bakalım kamunun yağma edilen parasının izini hangi siyasetçi sürecek?

Biliyorsunuz, Ankara - İstanbul arasında bir süredir devam eden adına da ''Hızlı Tren'' denilen bir proje var... Bu proje, "Milletin ...na koyacağız'' diyen kişinin şirketi Cengiz İnşaat tarafından yürütülüyor.

Cengiz İnşaat'ın yürüttüğü projeye, bir süre önce Belen İnşaat da dahil edildi. Üstelik; Belen İnşaat ihaleye bile girmemişti...

Dedik ya; ''keyfilik'' her şeye egemen olunca, ne kural kalıyor, ne de gelenek...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın çok yakını olmasıyla tanınan Belen İnşaat, ihalenin hiçbir evresinde olmamasına rağmen, projeye birden bire eklemlendi. İdialara göre, Belen'in bu büyük çaplı çalışmaya dahil edilmesini bizzat Başbakan istedi. Cengiz İnşaat da bunun üzerine, "tünel açma'' işini Belen'e verdi...

Ancak bir sorun vardı: Belen İnşaat adlı firma, hiç bu çapta bir iş üstlenmemişti... Kendisine verilen ''tünel açma'' işini yapacak makine parkından da yoksundu...

Bunların ne önemi var!!!  Başbakan'ın isteği üzerine Hızlı Tren Projesi'nin inşaatına dahil edilen Belenler, yurt dışında büyük bir ''delici'' yaptırdı ve kolları sıvadı... Tünel açmak için getirilen makine, belirlenen hat üzerinde birkaç kilometre gitti. Ancak kısa bir süre sonra, milyon dolarlık araç tünelde önce kayalıkların arasına şıkıştı, ardından da bozuldu.

Şimdi sıkı durun:

Belen İnşaat'ın milyon dolara yaptırdığı tünel delme aracı, haftalardır aynı yerde duruyor. Yani; tünelin içinde... Araç, tamir edilemediği gibi, tünelden de çıkarılamıyor... Bu yüzden, Hızlı Tren Projesi aksıyor...

Projenin durma noktasına gelmesi ve Belen İnşaat'ın da soruna bir çözüm bulamaması üzerine, konu "her şeyin tek etkili ve yetkilisi''ne açılıyor... Yani; Başbakan'a...

Başbakan, meseleyi öğrenir öğrenmez ateş püskürüyor... Cengiz İnşaat'a talimat veriyor ve "Belen'le tüm ilişkinizi kesin'' diyor. Talimat hemen yerine getiriliyor...

Haklı olarak soracaksınız...

Peki, "Proje ne alemde? Tünel ne oldu? Hızlı Tren rafa mı kaldırıldı?''

Hiç olur mu! Proje devam ediyor: Ancak küçük bir farkla...

Yurt dışından getirilen tünel açma makinesi, sıkıştığı yerden çıkarılamadığı için, Başbakan Hızlı Tren Projesi'ne ''yeni bir hat'' çizdi... Evet evet yanlış duymadınız... Başbakan, tıpkı bir mühendis gibi projeyi yeniden ele aldı ve "projeyi sekiz - dokuz kilometre'' yana kaydırdı... Anlayacağınız, Hızlı Tren Projesi, iş bilmezlik, keyfilik ve yandaşa rant aktarma merakı yüzünden, dokuz kilometre daha uzadı...

Dün görüştüğüm konunun uzmanları, anlattıklarıma önce inanmak istemedi. Ardından ise bu keyfiliğe isyan etti.

Başbakan'ın kendi eliyle dağıttığı ihalelerin tamamı, toplumun üzerinde bir kambura dönüşüyor. Keyfilik yüzünden harcanan milyon dolarlar ise halkın cebinden çıkıyor. AKP Türkiye'yi işte böyle yönetiyor...

Bu yazı toplam 437 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.