1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. AKP yeni ittifaklara neden ihtiyaç duyuyor?
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

AKP yeni ittifaklara neden ihtiyaç duyuyor?

A+A-

Türkiye 2011 yılının Haziran ayında yapılacak olan seçimlere hazırlanırken, bu köşede Demokrat Parti (DP) eski Genel Başkanı Süleyman Soylu ile HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş'un AKP listelerinden milletvekili adayı olma ihtimalini gündeme getirmiştik. AKP kurmaylarının o dönem üzerinde durduğu bu ihtimal, daha sonra rafa kaldırıldı. Bunun sebebi ise Başbakan'ın öngörüsüydü... Başbakan Erdoğan, "AK Parti'ye şimdi katılmaları partimiz açısından zaafiyet görüntüsü doğurur. İttifaka ihtiyacımız varmış gibi bir hava yayılmasın'' deyince proje ertelendi. 

Kurtulmuş ile Soylu'nun AKP'ye katılacaklarına ilişkin iddialar seçim sonrası gündemden düştü. Ta ki; bir ay öncesine kadar... Bir ay önce yapılan AKP MKYK toplantısından basına sızdırılan bilgilere göre, Kurtulmuş ile Soylu'nun AKP'ye katılmaları ele alınmış, Başbakan Erdoğan, kurmaylarının fikrini sormuştu. İşin ilginç yanı ise şuydu: AKP MKYK toplantısında konuşulanları basına sızdıranlar, Fethullah Gülen Hareketi'ne yakın isimlerdi. AKP içinde siyaset yapan Fethullah Gülen Hareketi'ne yakın isimler, Kurtulmuş'un ismini polemik malzemesi haline getirerek projeyi engellemeye çalıştı. 

Öyle ki; Gülen Hareketi'ne yakınlığıyla bilinen Hüseyin Çelik, gazetecilerin sorusu üzerine yaptığı açıklamada, Numan Kurtulmuş'a adeta "Gelme" dedi. Çelik, Numan Kurtulmuş'un AKP'ye yönelik ''eleştirileri'' hakkında özür dilemesi gerektiğini bile söyledi. 

Hüseyin Çelik'in, HAS Parti Genel Başkanı Kurtulmuş'a ilişkin"engelleme'' çabası hayli anlamlıydı. Çelik, Kurtulmuş'un AKP'ye katılmasını engellemeye çalışarak Tayyip Erdoğan'ın planını boşa çıkarma gayretine girişti. Yaşanacak keskin bir ayrışmada, Gülen Hareketi'nin saflarını tercih etmek zorunda kalacak olan Hüseyin Çelik, bu tavrıyla yakın olduğu Hareket'in politikasını yürüttü. Ancak; gücü de nefesi de buna yetmedi!

Peki, Recep Tayyip Erdoğan, Kurtulmuş'u AKP'ye neden almak, Hüseyin Çelik ve Gülen Hareketi ise bunu nedenengellemek istiyor? 

Sebebi çok basit: 

Recep Tayyip Erdoğan, Fethullah Gülen Hareketi'nin yakın bir süreçte AKP'ye desteğini tamamen çekeceğini biliyor.Çünkü; aralarındaki çelişkiler artık ''uzlaşmaz'' bir hal aldı. Erdoğan, Gülen Hareketi'ne yönelik bakışını uzun bir süre önce değiştirdi. Gülen Hareketi'ni önündeki engellerden biri olarak görmeye başladı. 7 Şubat'ta patlayan MİT krizi sonrası yaşadığı öfkeyi ise yenemedi. Yakın çevresine, "Hakan Fidan'ı almaya çalışmasalardı, yine bir şey demezdim. Ama Hakan Fidan'ı almaya çalışmak, beni almak demektir"ifadesini kullandı.

Daha önce sıraladığımız birçok olay ve olgu, Erdoğan ile Hareket arasında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağınıgösteriyor. Erdoğan, bu yüzden, yeni ittifaklar kuruyor ve bir anlamda sahayı temizliyor. Başbakan Erdoğan, bunun en önemli adımı olarak da Kurtulmuş ile Süleyman Soylu'yu partisinin bünyesine katarak yapıyor. Erdoğan biliyor ki;Hareket AKP'den koptuğunda, mutlaka destekleyeceği bir parti arayışına girecek. Kurtulmuş'un başında olduğu HAS Parti'nin Hareket ile ittifak yapması, Erdoğan'ı zora sokardı.HAS Parti, para, kitle ve medya desteğiyle kısa sürede ''alternatif" haline gelebilirdi. Erdoğan, bu ''tehlike''yi sezdiği ve Hareket ile Kurtulmuş arasında yakınlaşma olabileceğini gördüğü için, Kurtulmuş'u bünyesine alarak çürüttü. Kurtulmuş, perşembe günü Başbakan Erdoğan'ın ayağına giderek, liderlik iddiasını tamamen sıfırladı.Büyük umutlarla kurulan ancak, son seçimde sadece 374 bin oy alan HAS Parti, o görüşmeden sonra AKP'ye fiilen olmasa da ''ruhen'' katılmış oldu. 

Bakmayın siz Kurtulmuş'un zevahiri kurtarmak adına"Birleşiyoruz" sözlerine... Ortada bir ''birleşme'' değil, AKP'ye ''katılım'' vardır. Üstelik; bu katılımın daveti, nezaket kurallarına da aykırıdır. Eğer ortada bir katılım olsa; Numan Kurtulmuş Başbakan Erdoğan'ın ayağına gitmez, başka bir mekanda buluşurlardı. Kurtulmuş, bu haliyle AKP ve Erdoğan'a teslim olmuş, kişisel ikbali için siyasal iddialarını tarihin çöplüğüne atmıştır. 

Hoş; Kurtulmuş'un AKP ile "gönül bağı" yeni değil, eskidir. Kurtulmuş, Saadet Partisi Genel Başkanı iken; AKP'lilerin telkinleriyle Necmettin Erbakan'dan koparak HAS Parti'yi kurmuştur. AKP medyası da ''Hoca''nın gücünü bölmek için, Kurtulmuş'a sınırsız destek vermiştir. Kurtulmuş, rolünü tamamladığı için, şimdi gerçek yuvasına dönüyor. Ama gücünü kaybetmiş ve sakatlanmış bir halde... 

Yukarıda yazdıklarımızın bir bölümü Süleyman Soylu için de geçerlidir. Demokrat Parti Genel Başkanı seçildikten sonra hem Gülen Hareketi'nin hem de AKP'nin gönlünü hoş tutan Soylu da misyonunu seçimlerde yerine getirdi. Merkez sağ seçmeni AKP politikalarına yedeklemeye çalışan Soylu, bunun için çok uğraştı. Fethullah Gülen ve AKP medyasının sınırsız desteğini alan Soylu, Süleyman Demirel'in sürece müdahele etmesiyle, yüzde 1'lik DP'nin koltuğunu koruyabilecek yetenekten yoksun olduğunu gösterdi. Tayyip Erdoğan, Gülen Hareketi'nin siyasal arenaya sürerekparlatabileceği Soylu'yu da partisine kattı ve bir alternatifini daha etkisizleştirdi. Soylu'yu, bir düğünde, Başbakan Erdoğan'ın karşısında neredeyse el pençe - divan dururken görmüş ve "Ruhu AKP'de'' demiştim. Süreç bizi yanıltmadı. Erdoğan, Soylu ile Kurtulmuş'u siyasal tartışmaların içine attı ve Gülen Hareketi'nin parlatabileceği iki ismi devre dışı bıraktı. 

Erdoğan'ın tavrı kuşkusuz sadece Gülen'e yönelik değil...Bilindiği üzere, Başbakan Erdoğan, Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını hiçbir zaman istemedi; olduktan sonra da hiç sindiremedi... İkilinin yoları, önümüzdeki yıllar içinde yeniden kesişecek... Her iki isim de Cumhurbaşkanlığı koltuğunu istiyor. Erdoğan'ın sadece Cumhurbaşkanlığı değil,Başkanlık koltuğunu istediği de biliniyor. Erdoğan bu yüzden,tek bir oyun dahi önemli olduğunu düşünüyor. Milliyetçilerin gönlünü fethedecek olan icraatler yapması, Bahçelievler katliamı hükümlülerinin serbest kalmasını sağlayacak olan yasal düzenlemenin jet hızıyla geçmesi boşuna değil... Üstelik; Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, bu düzenleminin bizzat Başbakan'ın emriyle yapıldığını medyaya açıklıyor. Böylece, milliyetçi oyların yedeklenmesi planı yeniden devreye sokuluyor. 

Tabii Erdoğan, bu bağlamda sadece HAS Parti gibi marjinal partileri yedeklemekle yetinmiyor. Siyasi kulislerde BBP'nin deAKP'ye katılacağı konuşuluyor. Bunun başkanlığın zeminini yaratacak olan ''iki partili sistem''in ayaklarını oluşturmak için yapıldığı ise gün gibi ortada duruyor. 

Erdoğan'ın adı geçen parti ve kişileri ''etki alanına alması''nın bir sebebi de Abdullah Gül'ün zeminini boşaltmak...Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçiminde karşı karşıya geleceği Gül'ün ''kitle tabanı''nı kendi safına çekerek muhtemel rakibinin hareket alanını kısıtlıyor. Bir düşünsenize; Gül'e destek verecek olan BBP ve HAS Parti Erdoğan'ın yanında... Gül, oyları toplamda yüzde 1'e tekabül eden, ancak sembolik değerleri olan iki ittifakını kaybederek, Cumhurbaşkanlığı yarışına biraz daha zayıf girmek zorunda kalır. 

Başbakan Erdoğan, Kurtulmuş ve Soylu'yu partisine katarak, hem Gül'ün hem de Gülen Hareketi'nin oyun alanını daraltıyor. Bu durumda, Gül ve Gülen Hareketi'nin bir araya gelerek yeni bir ittifak yapması kaçınılmaz görünüyor. 

Tayyip Erdoğan, önümüzdeki aylarda yaşanacak olan siyasal dalgalanmalara karşı yeni ittifaklar kurarak önlem alıyor. Cumhurbaşkanlığı makamına çıkmayı başardığı taktirde, AKP'nin iktidarda ve kendi denetiminde kalması için çaba gösteren Erdoğan'ın hesapları tutacak mı hep birlikte göreceğiz! Tabii;Gül ve Gülen Hareketi buna hangi hamleyle karşılık vereceğini de...

NOT: Başbakan Erdoğan, bu bağlamda Erbakan'ın çocuklarını da AKP'ye katmaya ve Saadet Partisi'nin de tarihe karışmasına gayret edecektir. Buna ilişkin ilk adım, ''miras kavgası''na müdahalede atıldı. Erdoğan, miras yüzünden kavga eden kardeşleri bir araya getirerek barıştırdı.''Yakınlaşma'' mutlaka sürecektir. 

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 500 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.