1. HABERLER

  2. BİLGİ

  3. Aşırı Terleme

Aşırı Terleme

Her insan özellikle yaz aylarında terden şikayet eder.

A+A-

• Terleme ile hassas kişiler, en ufak bir rüzgar veya soğuk hava akımında çabuk hastalanıyor: Fibromiyalji, farenjit, idrar yolu enfeksiyonlarına daha rahat yakalanıyor.
• Terin asidik etkisi ile sık sık pişik oluşumu gözleniyor.
• Yine aynı bölgelerde ( koltuk altı, kasıklar vb.. kıvrımlı vücut bölgeleri ) uzun süre nemli ve havasız kalma sonucu mantar enfeksiyonları sıkça yaşanıyor.
• Siğil oluşumu ( HPV infeksiyonları ) sık görülüyor.
• Ter genelde, biraz bekleyince kötü kokuyor ( bakteri üremesine bağlı olarak ), hem bireyin kendisini hem yakınındakileri rahatsız ediyor.
• Terleme sonucu ıslanan kıyafetler, ütülü ve şık görünümünü kaybediyor.Kişinin siyah vb. koyu renkli giyinmesi ile belirginleşen tuz izleri, durumu daha da vahim bir hale getiriyor.
• Yapılan makyaj genelde akıyor ve bakımsız bir görüntü oluşturuyor.
Vücudun ısı regülasyonunu ayarlayan bu mekanizma, görüldüğü gibi aşırı olduğunda, büyük bir sorun haline gelebilmektedir. Her bireyde vücudunda ortalama 3 - 5 milyon ter bezi mevcuttur, Günde toplam olarak 0,5 – 1 lt kadar ter üretirler ve bu ter bezlerinin 3′ te ikisi avuç içlerinde bulunmaktadır.
 Dolayısıyla en sık olarak avuç içleri, bunun yanında koltuk altları, ayak tabanları ve baş bölgesinde aşırı terleme gözlenebilmektedir. Böylece, buharlaşma yolu ile vücut ısı kaybetmekte ve soğumaktadır.
Ter bezleri vücudun “vejetatif sistem” denilen otonom sinir sistemine bağlı bir birim tarafından yönetilir. Aşırı terleme; bazı kişilerde, sıcak ortam veya stres varlığına; aspirin gibi antiromatizmal ilaçların veya antidepresiflerin  kullanımına bağlı gelişebilir; bazılarında ise sebepsiz şekilde, bu ter bezleri gerektiğinden çok fazla çalışır. Sebepsiz ( idiyopatik, genetik ) aşırı terleme, genelde buluğ çağında başlar; ömür boyu devam eder ve sıklıkla gündüzleri izlenir.

Aşırı terleme tipleri

Aşırı terlemeyi 2 ana grupta gözleyebiliriz:
• Bölgesel ( lokalize ) terleme: Vücudun sadece 1 -2 bölgesinde aşırı terleme izlenir ( el, ayak tabanları, koltuk altları, baş gibi… ).
• Genel ( generalize ) terleme: Tüm vücutta terleme izlenir. Bu tip aşırı terleme daha seyrektir.
Terleme hangi hastalıkların belirtisi olabilir?

• Hipertiroidi, diyabet, hipoglisemi benzeri endokrin hastalıklar,
• Obezite,
• Menopoz,
• Tümöral hastalıklar
• Psikiyatrik bozukluklar…

Bazı meslek gruplarında aşırı terleme daha sık gözlenir


• Pazarlamacılar,
• Kuaförler,
• Elektrik teknisyenleri,
• Müzisyenler,
• Cerrahlar,
• Hasta bakıcılar,
• Politikacılar,
• Fotoğrafçılar…
Aşırı terleme tedavisinde yaklaşımlar

• Alüminyum klorür içeren pomadların kullanımı: Dermatolog önerisi ile bu tedavi haftada 2-3 kez olmak üzere uygulanır ve oluşabilecek yan etkiler gözlenir; böylece kontrol altında tutulabilir.

• Antiseptik solüsyonların kullanımı: Bunlar sayesinde terleyen bölgelerde bakteri üremesi, dolayısıyla kötü koku önlenebilir.

• İyontoferez tedavisi: Avuç ayaları ve ayak tabanlarından elektrik geçirilerek uygulanan bir tedavidir. Düzenli terapiler sonucu fayda görülebilir, ancak deriyi fazla kurutması istenmeyen yan etkilerdendir. Evlerde kullanılabilen formları mevcuttur. Fiyatı “ 350 – 400 Euro “ civarındadır. Kalp pili olanlar, metalik protez takanlar, gebeler, 10 aylıktan küçük çocuklarda kullanılması kontrendikedir.

• Psikoterapi: Davranışçı tedavi yöntemleri ile, kişi heyecanını ve kalp atışlarını kontrol altında tutmayı öğrenebilir. Özellikle strese bağlı terlemelerde etkin bir çözüm olabilir.

• İlaç kullanımı: Yine strese bağlı terleme tedavilerinde doktor kontrolünde, propranolol benzeri preparatlar, antidepresanlar, anksiyolitik ilaçlar uygulanabilir.

• Diyet bazlı yaklaşımlar: Kahve, neskafe, sütlü kahve, bira ve benzeri aşırı alkol kullanımı terlemeyi arttırmaktadır. Kısaca aşırı soğuk veya sıcak içecekleri fazla kullanmamak gerekir. Biber ve acı baharat alımlarının kısıtlanması ile de terleme bir ölçüde azaltılabilir. Adaçayı ve yer elması endokrin sistem üzerinde düzenleyici bir etki yaptığından tüketimleri tavsiye edilmektedir.
 Kötü kokuyu azaltmak açısınan, sarımsak, soğan gibi ter atılımı ile kokan yiyeceklerin az tüketilmesi de tavsiye edilir.

• Cerrahi tedavi: Son çare olarak tercih edilebilir. Aşırı koltuk altı terlemelerinin tedavisi amacı ile “ endoskopik torasik sempatektomi ” uygulanabilir. Ancak bu operasyon yan etkilerinden dolayı ( ameliyat sonrası bacaklar ve sırttan terleme, kronik yorgunluk… ) çok tercih edilmemektedir. Bir başka cerrahi tedavi de, sorunu yaratan ter bezlerinin çıkarılmasıdır.

• Botoks tedavisi: Son yıllarda sıkça gündemde olan tedavilerden biridir. Botulinum toksininin cilt altına enjeksiyonu ile; koltuk altı, eller, ayaklar ve baştaki aşırı terleme sorunu bir süreliğine de olsa tedavi edilebilmektedir. Botulinum toksini, ter bezlerine giden sinirleri bloke ederek etki etmektedir. Lokal anestezi altında uygulama yapılır ve olumlu etkileri yaklaşık 4 ay boyunca sürer. Ancak Kanada’ da, botox enjeksiyonları sonrası, nadiren de olsa, kas zayıflamaları, yutkunma zorlukları, zatürre, konuşma bozuklukları, solunum zorlukları gibi problemlerin görülebildiği yayınlanmıştır.

• Antikolinerjik ilaç kullanımı: Asetil kolin etkilerini engelleyen ilaçları ağız yolu ile kullanımı günümüzde çok tercih edilmeyen bir yöntemdir. Çünkü uzun süreli kullanımlarında; ağız kuruluğu, kabızlık, tad alma duyusunun kaybı, gibi yan etkiler sıkça gözlenmektedir. Tüm vücutta görülen aşırı terleme vakalarında bazen uzman doktorlar tarafından tercih edilir.

Bu haber toplam 92 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.