1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Bahçeli'ye: Asıl Teyyo Pehlivan sensin!..

Bahçeli'ye: Asıl Teyyo Pehlivan sensin!..

Başbakan Erdoğan Erzurum'dan CHP Lideri Kılıçdaroğlu'na yüklenirken dün kendisine laf atan MHP Lideri bahçeli'yi de es geçmedi...

A+A-

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan :
-"Gazi Mustafa Kemal kendi halkını, kendi ülkesini gidip de başka ülkelere şikayet eden, oralarda ağlayan, başka ülkelerle kirli ittifakların içine giren bir lider değildi. Bu genel müdür bizi Almanya'ya şikayet ediyor, bizi Hollanda'ya şikayet ediyor. Eğer zerre kadar ferasetin varsa millete git millete"

-"İşte bakın, 'müftü eşiyim' deyip ortaya çıkan şahsın CHP ilçe başkanının eşi olduğu, bar işletmecisi olduğu, tahrik etmek için, tahkir etmek için böyle bir rol üstlendiği ortaya çıktı. Maskesi anında düştü. Dedim ya, yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Foyası anında meydana çıktı. Karanlık ilişkileri, irtibatları, tek tek ortaya dökülmeye başladı. Göreceksiniz, ortalık duruldukça, ortalık sakinleştikçe bunların başka irtibatları, başka ilişkileri, başka tezgahları da tek tek ortaya çıkacak. Bunların hepsinden hukuk içinde hesabımızı soracağız"

-(MHP Genel Başkanı Bahçeli) Dün bizi Teyyo Pehlivan'a benzetmiş. Teyyo Pehlivan sensin. Çünkü bugüne kadar girdiğin hiçbir müsabakadan netice alamadın. Yenildin, yenildin, yenildin"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Gazi Mustafa Kemal'in kendi halkını, kendi ülkesini gidip de başka ülkelere şikayet eden, oralarda ağlayan, başka ülkelerle kirli ittifakların içine giren bir lider değildi. Bu genel müdür bizi Almanya'ya şikayet ediyor, bizi Hollanda'ya şikayet ediyor. Eğer zerre kadar ferasetin varsa millete git, millete" dedi.

Erdoğan, partisince İstasyon Meydanı'nda gerçekleştirilen "Milli İradeye Saygı" mitinginde, Almanya eski Başbakanı Gerhard Schröder'in kendisine, "Türkiye'deki CHP'den sosyal demokrat olmaz. Gerçek sosyal demokrat sizsiniz aslında" dediğini, kendisinin ise bunun üzerine, "Biz sosyal demokrat değiliz, sosyal adaletçiyiz. Muhafazakar demokratız" karşılığını verdiğini bildirdi.

Bu sırada alandakiler CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu aleyhine sloganlar attı. Erdoğan, bunun üzerine, "Değmez. Niye yorulalım ya, ne gerek var? O daha genel müdür, genel başkan olamadı. Değmez. Sakın benim devletimin, o asil, yürekli genel müdürleri bundan alınmasın. Bu SSK'yı batıran genel müdürlerden. Bunu iyi bilin" ifadelerini kullandı.

Maskelerin düşmeye, foyaların ortaya çıkmaya başladığını söyleyen Erdoğan, "Bidon kafalı, koyun, makarnacı, kömürcü' dedikleri, 'oyunu parayla satar' dedikleri millet Ankara'da, İstanbul'da, Kayseri'de, Samsun'da, bugün Erzurum'da, Türkiye'nin 81 vilayetinde bunlara karşı sesini yükseltti. Millet bunlardan illallah ediyor. Millet sabrediyor, millet itidalli hareket ediyor. Ama bunlardan yaka silkiyor. Daha da sabredeceğiz, itidalden hiç taviz vermeyeceğiz. Bu millete yaraşan ağırbaşlılıktır. Dadaşa yaraşan ağırbaşlılıktır. Ağırbaşlılıktan vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin dünkü mitingini, "Dün işte burada bir partinin genel başkanı vardı, değil mi?" diyerek hatırlatan Erdoğan, "Ağzından çıkan ifadeleri kulağı duymuyor. Bu ülkenin başbakanını seversin, sevmezsin. Ama, hakaret etmek, o bir insani ağza yakışmayacak ifadeleri kullanmak asla bir siyasetçiye yakışmaz. Ama ben onlara, onların ağzıyla cevap vermeyeceğim. Çünkü Erzurumlu dadaşım bilir, kem söz sahibinindir. Günü gelecek, vakti, zamanı gelecek, sandıkta bunlardan hesap soracağız. Burada dün bizi Teyyo Pehlivan'a benzetmiş. Teyyo Pehlivan sensin. Çünkü bugüne kadar girdiğin hiçbir müsabakadan netice alamadın. Yenildin, yenildin, yenildin. Asıl Teyyo Pehlivan sensin. Demek ki hikayeyi ona yanlış anlatmışlar" dedi.

-"Deşifre edeceğiz"

Erdoğan, üç haftadır ağız birliği içinde polis şiddetinden bahsedildiğini ancak yeni görüntülerin ortaya çıkmaya başladığını anlatarak, şöyle konuştu:

"Bu gözü dönmüşlerin, polisimize nasıl azgınca saldırdıkları, polisimizin sabırla, sadece sabırla savunmada kaldığı görüntülerle çok açık ortada. Siz hiç merak etmeyin, bunları en küçük detayına kadar deşifre etmeye devam edeceğiz. İnternette nasıl tertipler kurduklarını deşifre edeceğiz. İçerdeki medyayla, uluslararası medyayla nasıl bir tertip hazırladıklarını deşifre edeceğiz. Tüm yalanlarını, tüm iftiralarını, tüm ahlaksızlıklarını tek tek deşifre edeceğiz.

İşte bakın, 'müftü eşiyim' deyip ortaya çıkan şahsın CHP ilçe başkanının eşi olduğu, bar işletmeceğisi olduğu, tahrik etmek için, tahkir etmek için böyle bir rol üstlendiği ortaya çıktı. Maskesi anında düştü. Dedim ya, yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Foyası anında meydana çıktı. Karanlık ilişkileri, irtibatları, tek tek ortaya dökülmeye başladı. Göreceksiniz, ortalık duruldukça, ortalık sakinleştikçe bunların başka irtibatları, başka ilişkileri, başka tezgahları da tek tek ortaya çıkacak. Bunların hepsinden hukuk içinde hesabımızı soracağız."

Gösterilere katılanların en başından beri, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" dediklerine işaret eden Erdoğan, "Şimdi orada duracaksın, Kurtuluş Savaşı'nın kahramanlarına, yiğitlerine, şehitlerine, gazilerine biz bu hakareti ettirmeyiz" ifadesini kullandı. Erdoğan, şöyle devam etti:

"Kurtuluş Savaşı'nın askerleri camiye ayakkabıyla girip içki içmiyordu. Bilakis, camiye ayakkabıyla girip içki içenleri denize döküyordu. Şimdi bunların hepsinin görüntülerini tek tek çıkarıyoruz, hesabını soracağız. Eğer biz o şehitlerin, o gazilerin torunuysak, bunun hesabını soracağız. Kurtuluş Savaşı'nın kahraman yiğitleri başörtülüye el uzatmıyor, tam tersine başörtüsüne uzanan elleri kırıyordu. Kahramanmaraş'ta böyle olmadı mı? Sütçü İmam 'Harimi namusumuza el uzandı diye ben size namaz kıldırmam, cumayı kıldırmam' demedi mi? Biz onların torunlarıyız ya. Bunun hesabını soracağız. Kurtuluş Savaşı'ndaki askerler Türk bayrağı yakmıyordu. Tam tersine, kanlarıyla Türk bayrağı yapıyor, Türk bayrağı için canlarını ortaya koyuyor, hatta Yunan bayrağını bile yerden alacak kadar vakar gösteriyordu. Biz böyle bir ecdadın torunlarıyız. Kurtuluş Savaşı'nın askerleri kendi halkına savaş açmıyor, halkı için savaşıyordu. İstiklal Savaşı'nın askerleri kendi polisine saldırmıyor, halkıyla, milletiyle, kardeşiyle istiklale ve istikbale yürüyordu. Kurtuluş Savaşı'nın askerleri kendi ülkelerini, kendi şehirlerini yakıp yıkmıyor, vandallık etmiyor, tam tersine yakıp yıkanlarla, kırıp dökenlerle mücadele ediyordu."

Erdoğan, "Şu Taksim Meydanı'na çıkanlar, Türkiye'nin değişik yerlerinde, başkentimiz Ankara'da, İzmir'de, parti teşkilatlarımıza varıncaya, esnafımıza varıncaya kadar kamu binalarını yakıp yıkanlar bunlar değil mi? Bu vandallar değil mi? Bu barbarlar değil mi? Bu insanlıktan nasibini almamış olanlar değil mi?" diye sordu ve gençlerin "çok kötü oyuna geldiğini" söyledi. Gençlerin "çevre", "yeşil" diye aldatıldığını kaydeden Erdoğan, bu gençlerle ilgili, "Siz de bu tezgahın içine düştünüz. Ve sizi kullandılar, kullandılar" dedi.

Miting alanının karşısında binlerce genç bulunduğunu belirten Erdoğan, "Şimdi karşımda benim binlerce genç var. Bu gençler nerenin genci? Bu gençler bu ülkenin genci değil mi? Kızlarıyla erkekleriyle bu gençler kimin genci? O tweet atanlar, Facebook'larda dolaşanlar, televizyonlarda yorum yapanlar, bu gençleri nereye koyacaksınız, söyler misiniz? Oralara yürüyen halk, peki burada yaklaşık yüz bin insan var. Burası halk değil mi, burası millet değil mi? Dadaşlar bunların adresini şaşırttı" diye konuştu.

-"Gazi Mustafa Kemal, başka ülkelerle kirli ittifakların içine giren bir lider değildi"-

Erdoğan, İstiklal Savaşı'ndaki Türkiye'nin kahraman neferlerinin hiçbir zaman işgalcilerin yanında durmadıklarını, milletiyle birlikte işgalcilere karşı canlarını ortaya koyduklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Kurtuluş Savaşının aziz şehitlerine, aziz gazilerine çok büyük hakarettir bu yaptıkları. Sevgili kardeşlerim, sevgili Erzurumlular, Gazi Mustafa Kemal kendi halkını, kendi ülkesini gidip de başka ülkelere şikayet eden, oralarda ağlayan, başka ülkelerle kirli ittifakların içine giren bir lider değildi. Bu genel müdür bizi Almanya'ya şikayet ediyor, bizi Hollanda'ya şikayet ediyor. Eğer zerre kadar senin ferasetin varsa millete git, millete. Bakalım millet sana ne diyor. Onun için de 8 ay var. 8 ay sonra sandıkta her şey meydana çıkacak. Ne diyeceksen orada de.

Şimdi ne diyor CHP, 'Biz Atatürk'ün partisiyiz. Biz Cumhuriyetin en eski partisiyiz' diyor. Peki yaptıkları ne? Her fırsatta Türkiye'yi bazı ülkelere şikayet etmek. Türkiye'nin düşmanı olan rejimlerle işbirliği yapmak. 'Atatürk'ün partisi' dedikleri partiyi getirdiler, Türkiye düşmanlarıyla işbirliği yapan bir parti konumuna düşürdüler. 'Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu parti' dediler, en azılı terör örgütlerine kol kanat gerdiler. Taksim Meydanı'nda Atatürk Kültür Merkezi vardır. Atatürk Kültür Merkezi'nde teröristlerin pankartlarıyla, illegal örgütlerin, legal örgütlerin ve Başbakana hakaret içeren o paçavralarla ne yazık ki onu yan yana koydular. Bitmedi, Cumhuriyet Anıtı, Atatürk Anıtı'na aynı şekilde, bölücülerle Atatürk'ün posterini ve Türk bayrağını yan yana koydular. Nerede ulusalcılar? Nerede bu CHP'liler? Niye bunları indirmediler? Orada üç gün, dört gün, beş gün bunlar kaldı. Yurtdışından döndüm, baktım ki hala orada duruyor. Artık tahammül sınırlarını aşmıştı. İçişleri Bakanıma şunu söyledim, 24 saat içinde AKM'yi temizleyeceksiniz. 24 saat. Meydanı temizleyeceksiniz ve anıtı temizleyeceksiniz. Arkasından da Gezi Parkı'nı temizleyeceksiniz dedim. Diyorlar ki, Polise talimatı kim verdi. Ben verdim. İşgal kuvvetlerini mi izleyecektik? Dünya zil takıp oynasın diye bunu mu seyredecektik. Oralar temizlendi. Anıt temizlendi. Taksim Meydanı temizlendi. Gazi Parkı temizlendi."

Erdoğan, şu anda Gezi Parkı'nın ağaçlar ve çiçeklerle donatıldığını belirterek, parkı bütün vatandaşların gezebileceğini ifade etti. Erdoğan, "Belli bir grubun, illegal örgütlerin orası karargahı değil. Benim gençliğim, çocukluğum oralarda geçti. Oraları çok iyi bilirim. Oralar belli bir grubun parkı değildir, tüm halkındır" dedi.

Bu haber toplam 510 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.