• BIST 73.726
  • Altın 132,579
  • Dolar 3,5394
  • Euro 3,7653
  • Gaziantep : 10 °C
  • Adana : 18 °C
  • Ankara : 2 °C
  • İstanbul : 8 °C
  • İzmir : 12 °C

Beklenen işaret geldi mi?

Barış Yarkadaş

Türk siyaset hayatının klişeleşmiş sözlerinden biri hiç kuşku yok ki; "İstanbul'u alan, Türkiye'yi alır...''dır. Bu söz, şu günlerde en çok CHP'liler arasında kullanılıyor. CHP İstanbul İl Başkanlığı seçimi öncesi hızlanan kulis faaliyetleri, bu sözün etrafında dolanıyor. 180'e yakın Büyük Kurultay Delegesi'yle Türkiye'nin en çok delegesine sahip olan CHP İstanbul'da kıyasıya bir yarış sürüyor. 13 Mayıs'ta Abdi İpekçi Spor Salonu'nda yapılacak olan İl Başkanlığı seçimi, CHP içinde bu yüzden hayli önem taşıyor. Çünkü; 180 delegeyi etkilemek ya da kontrol altında tutmak, CHP'de hatırı sayılır bir güç olmak anlamına geliyor. Kılıçdaroğlu'nun kurmayları bu yüzden mesailerinin neredeyse tamamını İstanbul'da geçiriyor. Yaklaşan seçim öncesi ''işi şansa bırakmak istemeyen'' kurmaylar, Oğuz Kaan Salıcı'nın seçilebilmesi için faaliyet yürütüyor.

Salıcı'yı destekleyen kurmaylar arasında, başı Erdoğan Toprak çekiyor. Genel Başkan Yardımcısı Nihad Matkap ile Milletvekilleri Aydın Ayaydın, Süleyman Çelebi de Salıcı'nın seçilebilmesi için kulis yapıyor. Genel Başkan Yardımcısı Toprak, kendisine yakın gördüğü ilçe başkanlarına "Oğuz Bey, Kemal Bey'in adayıdır. Bu dönemi de Oğuz Bey'le götürmek istiyor" diyor.

CHP'nin ikinci adamı Nihad Matkap da görüştüğü ilçe başkanlarına Oğuz Kaan Salıcı hakkında övgü dolu sözler söylüyor. Son bir haftadır hızlanan görüşme trafiğinde dile getirilen sözlerin tamamı, Kılıçdaroğlu adına sarf ediliyor.

Oysa ki; CHP lideri Kılıçdaroğlu, çok değil, daha birkaç gün önce İstanbul Etiler'deki Le Meridien Otel'de ilçe başkanlarıyla yaptığı toplantıda, söz il başkanlığı seçimine geldiğinde şöyle konuşmuştu:

"Arkadaşlar, önce şunu söyleyeyim. Beğenmediğiniz, bu görevi yapamayacağına inandığınız kişiye oy vermeyin. Aklınıza yatanı seçin. Özgür iradenizi kullanın. Önümüzdeki günlerde ortaya bir sandık konulacak. O sandıktan kim çıkarsa, ben elini tutar kaldırırım. Seçim sürecinde birliğinizi beraberliğinizi bozmadan başkan seçin."

Kılıçdaroğlu 39 ilçe başkanı ile altı genel başkan yardımcısının önünde bu sözleri söylemiş olsa da Matkap, Toprak, Ayaydın, ve Çelebi mevcut İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı için açıktan çalışma yürütüyor. Ve bu çalışma genel başkan adına yapılıyor.

Edindiğim bilgiye göre, bu çalışmalara iki gün sonra bir başka isim daha katılıyor. CHP Ankara İl Başkanlığı seçimlerini ''dizayn'' ettiği için gündeme gelen GÜRSEL EROL da sahaya iniyor. İşadamı Gürsel Erol, cuma günü İstanbul'a gelerek çalışmaları hızlandırmak ve İstanbul'u ''koordine etmek'' için kolları sıvıyor. Kılıçdaroğlu'na yakın kaynaklardan edindiğim bilgiye göre, CHP lideri salı gecesi Gürsel Erol'a talimat verdi ve "Oğuz Bey'in seçilmesi için çalışın, bu süreci kırmadan dökmeden Oğuz Bey'le götürelim" dedi.

Hatırlarsanız, bir kaç gün önce "Gürsel Erol, işaret bekliyor" demiştim... Belli ki; beklenen işaret salı gecesi geldi. Kılıçdaroğlu, İstanbul ziyaretinin ardından Oğuz Kaan Salıcı'nın desteklenmesi için talimat verdi. Nihad Matkap ile Erdoğan Toprak bu yüzden İstanbul'da kamp kurdu. Kampa "koordinatör" olarak ise Gürsel Erol'un gönderilmesi kararlaştırıldı. Genel merkezdeki hesaplara göre, Gürsel Erol, Ankara'dan sonra İstanbul'u da ''dizayn'' edecek ve İstanbul'daki 180'e yakın delege Kılıçdaroğlu'nun kontrol edebileceği bir yapı haline getirilecek. Kılıçdaroğlu da böylece 8 Temmuz'da yapılması planlanan genel başkanlık seçimlerini "sıkıntı yaşamadan'' atlatacak...

Bazı okurlarımın, bunları okuduktan sonra kafasının karıştığını hissediyorum. Çünkü; Kılıçdaroğlu yakın çevresine ve kendisini ziyaret edenlere CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı'dan memnun olmadığını söylüyor, mevcut yönetimi başarısız bulduğunu ifade ediyordu. Bunların arasında, milletvekilleri, ilçe başkanları ve belediye meclis üyeleri de bulunuyordu. Kılıçdaroğlu'nu ziyaret ettikten sonra "Kemal Bey'le konuştum, Oğuz Kaan'ı desteklemiyor'' diyen o kadar çok CHP'linin ismini verebilirim ki, şaşarsınız...

Ancak belli ki; artık CHP'de olan bitene şaşmamak gerekiyor. Dikkat ederseniz, yukarıda sıraladığım gelişmeleri "hiç yorum katmadan" yazıyor ve sadece "olayın fotoğrafını çekiyorum." Çünkü; yaşananlar yoruma gerek bırakmayacak kadar net... Bu yüzden, yorumu size bırakıyorum...

Şimdi ise "olay yeri inceleme" ekibi titizliğiyle toparladığım bilgileri paylaşmaya devam ediyorum:

CHP İstanbul İl Başkanlığı seçimi yaklaşırken, adaylıktan çekilen Cemal Canpolat ile Rıdvan Budak'ın örgüte verdiği mesajlar hayli dikkat çekti. Her iki aday da yarıştan çekilirken, "Sayın Kılıçdaroğlu, Oğuz Kaan Salıcı'dan yana tercih kullandı. Bu tercihe saygılıyız" dedi.

Budak ile Canpolat'ın gazeteler ve internet sitelerinde yer alan bu sözü, şu ana dek yalanlanmadı. Kılıçdaroğlu, "Hayır, ben kimseyi desteklemiyorum, bu ifadeleriniz doğru değil" demedi. Cemal Canpolat ile Rıdvan Budak'ın sözlerinin ''tekzip edilmemesi'' örgütteki kuşkuları da giderdi. Örgütün önemli bir kesimi, "Kemal Bey, Oğuz Kaan'ı destekliyor'' diye düşünmeye başladı.

Bazı delegeler ise, "Kemal Bey Oğuz Kaan'ı desteklemez. Biz kendisiyle görüştüğümüzde (Ankara'da yaptığımız müdahale hatasını İstanbul'da tekrar etmeyeceğiz) demişti. Kemal Bey kimseyi desteklemiyor'' argümanını dile getirmeye devam ediyor. Ancak Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerin; yani Toprak, Matkap, Ayaydın, Çelebi ile Gürsel Erol'un İstanbul'da kamp kurması ve Oğuz Kaan Salıcı için çalışması bu argümanı yetersiz kılıyor.

Belli ki; Kemal Kılıçdaroğlu özellikle Bosna gezisi sürecinde yapılan kulis faaliyetleri sonrası fikrini değiştirdi ve eğilimini Oğuz Kaan Salıcı'dan yana belirledi. Belki, biz bu yazıyı yazdıktan sonra Kılıçdaroğlu çıkar ve "Hayır ben kimseyi desteklemiyorum" der... Böylece, CHP delegesi de "Destekliyor, Desteklemiyor" falı açmaktan kurtulur...

Kuşkusuz delegenin daha ne kadar fal açıp açmayacağı biraz da Gürsel Tekin'in tavrına bağlı... CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, İstanbul'da yapılan ilçe başkanlığı seçimlerine müdahil olmadı. Kendisini sürecin dışında tuttu. Genel merkezin ilçe başkanlıkları seçimine yönelik tavrını doğru bulmadığını, seçimlerin doğal süreç içinde yapılması gerektiğini savundu. Ancak; mevcut İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı ile onu destekleyen genel merkezdeki kurmayların başarısız olduğunu düşündüğünü de saklamadı. Tekin, ilçe delegeliği ve ilçe başkanlığı seçimlerine müdahil olmaktan kaçınsa bile sürece kayıtsız da kalamadı. Eleştirilerini partinin yetkili kurullarında yüksek sesle dile getirdi.

Uzun bir süre İstanbul İl Başkanlığı görevini yürüten Gürsel Tekin'in 13 Mayıs'a ilişkin hangi tavrı alacağı bilinmiyor. Bilinen tek şey; Tekin'in Oğuz Kaan Salıcı'nın birlikte hareket ettiği genel merkezdeki ekibe mesafeli durduğu... Tekin, CHP İl Başkanı Salıcı'yı değil, arkasındaki ekibi ''eleştiriyor." Ekibin "İstanbul'u CHP'ye kazandıracak çalışmalar yapmak yerine, küçük hesaplar peşinde olduğu"nu söylüyor. Salıcı'yı ise sokağa çıkmamak ve partiyi kucaklayamamakla itham ediyor.

Gürsel Tekin, 13 Mayıs yaklaşırken, İstanbul İl Başkanlığı seçimine ilişkin henüz kamuoyu önünde ''net bir tavır koymuş'' değil. Tekin'in, Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile görüştükten sonra İstanbul'a ilişkin bir tasarrufta bulunması bekleniyor. Şu ana dek hiçbir adayı desteklemeyen Tekin'in, hem kendisinin hem de genel merkezin "bu sürece karışmaması gerektiğini düşündüğü" biliniyor. Ancak; olan - biten Tekin'in düşüncelerinin tam tersi yönde seyrediyor. Tekin, bu sürece müdahele eder mi, yoksa kenara çekilir bekler mi bilmiyoruz... ''Müdahale'' kuşkusuz; sadece aday çıkarmak olarak algılanmamalı... Farklı bir tavır da süreci tersine çevirir ve taşlar yerinden oynar...

Bunların hiç birini bilmiyoruz... Bildiğimiz tek şey ise şu:

Kılıçdaroğlu'nun çevresindeki yakın kurmayları, İstanbul'u Oğuz Kaan Salıcı'nın yönetmesi için Kemal Bey'i ikna etti! Kemal Bey de ''el altından'' Oğuz Kaan Salıcı'ya vize verdi... Şimdi bu ''vize''nin etkisi ve süresinin ne kadar geçerli olduğunu hep birlikte göreceğiz... 13 Mayıs, Kemal Bey için yeni bir sınav olacak...

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 950 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
mustafa düzenli
04 Mayıs 2012 Cuma 10:13
ıst il başkanliği
çelebi işçiye ne verdiki c h p ye ne vere bilir bunu bi düşunmek lazim ama normal kimin gemisi hizlıysa ona binmek gerek diye düşünüyo anap kokenli birısi chp içine mudahale edebilıyosa bütün bunlarin olmasi normal sayin başkana saygilarla barişabi biz biliyoz en az senin kadar
94.122.114.110
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Haber 27 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Türkiye Reklam Ajansı Telefonu:0 553 586 14 77 | Faks : Mail Adresi: ucarhaber@yahoo.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim