1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. 'Beyefendi'yi rahatsız etmenin cezası...
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

'Beyefendi'yi rahatsız etmenin cezası...

A+A-

Gazeteci dostumuz Ahmet Şık gözaltına alınırken, "Dokunan yanar arkadaşlar" demişti. Bu söz, zaman içinde AKP iktidarını özetleyen klişelerden biri haline geldi.

Ahmet'in de dile getirdiği üzere, iktidarı rahatsız edecek her türlü düşünce ve eylem, "yanma riski"ni beraberinde getiriyor. Gazetecilik yapmak her geçen gün zorlaşırken, iktidarın tutumunu eleştirmek, hele hele Başbakan Erdoğan'ı siyasal eleştirilerin hedefine oturtmak; risk katsayınızı artırıyor. Hakan Şükür'ün deyimiyle, ''Beyefendi''yi rahatsız edenler cezasız kalmıyor!

İşte son ve somut örneklerden biri daha:

Ferhat Tüzer ve Berna Yılmaz adlı iki öğrenci, ''Beyefendi''nin konuşmacı olduğu Roman Çalıştayı'nda "Parasız Öğrenim İstiyoruz" yazılı bir pankart açtıkları için tam 19 ay cezaevinde yattı. Ferhat ve Berna'nın 19 ayı, çileyle geçti. Her iki öğrenci de 19 ay boyunca her türlü eziyet ve kötü muameleye maruz kaldı.

Ferhat ve Berna'nın açtıkları pankart yüzünden uzun bir süre cezaevinde kalmasına yönelik tepkiler biraz olsun artmaya başlayınca, gözler duruşmalara ve savcının mütalaasına çevrildi. Davanın Savcısı Kasım İlimoğlu, mahkeme heyetine şu yorumu yaptı:

“Anayasa’da düşünceyi açıklama özgürlüğü ile gösteri düzenleme hakkı ayrıntılı olarak anlatılıyor. Eylemler silahsız ve saldırısız toplantı ve yürüyüşler önceden izin almadan dahi yapılabiliyor. Dernek ve sivil toplum örgütlerinin eylemlerine katılan sanıklara sırf katılımlarından dolayı ceza sorumluluğu yüklenemez.”

İlimoğlu'nun heyete sunduğu mütalaa 6 Ekim 2011'de sonuç verdi. Ferhat ve Berna, 19 ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı.

Bu sırada, davaya bakan savcı ''değişti." Savcı İlimoğlu'nun yerine Adem Özcan atandı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Savcısı Adem Özcan, her iki öğrencinin tahliyesini isteyen İlimoğlu'nun tam tersi yönünde bir görüş ortaya koydu. Davaya bakmakla görevlendirilen Savcı Adem Özcan, gençlerin eylemi DHKP-C'nin bir kolu olan Halk Cephesi ve Gençlik Federasyonu adına düzenlediğini iddia etti. Savcı Özcan, davaya ilişkin mütalaasında gençleri ''terör örgütü üyesi olmak''la itham etti. Peşi sıra da ceza istedi. Ferhat Tüzer, Berna Yılmaz ve eyleme yardım ettiği öne sürülen Utku Aykar'ın 15'er yıl hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Ferhat Tüzer, Berna Yılmaz ve Utku Aykar, şimdi pankart açtıkları ve "Parasız Öğrenim İstiyoruz" dedikleri için belki de hapse girecek ve en az 11 yıl daha "yatacaklar."

"İyi de bunun neyi suç, pankart açtılar diye bu kadar ceza mı olur? Belki beraat ederler" dediğinizi duyuyorum...

''Beyefendi''nin huzurunu bozmak, canını sıkmak, konuşma yaparken karşısında pankart açmak; sizce de suçların en büyüğü değil mi!

Yoksa bilmiyor musunuz; ''İleri Demokrasi''nin ''suç ve ceza'' kriterleri çoktaaan değişti...

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 622 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.