1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. Bunu yapmaya hakkınız var mı?
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Bunu yapmaya hakkınız var mı?

A+A-

AKP ve BDP, PKK'nın istekleri doğrultusunda Türkiye'yi büyük bir felakete sürükleyecek adımlar atıyor. ABD ve İsrail, Ortadoğu'yu yeniden dizayn çalışmalarını tam gaz sürdürüyor. Laikliğin kırıntılarını dahi bırakmayacak uygulamalar hayata geçiriliyor. CHP milletvekilleri ise birbirini yiyor!

CHP'nin basına kapalı grup toplantısında söz alan ''Ulusalcı'' milletvekilleri Şevki Kulkuloğlu ile Dilek Akagün Yılmaz, Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu'nun 2008 yılında bir gazeteye verdiği demeci ''mal bulmuş mağribi gibi'' gündeme taşıyor. Tanrıkulu'nun Veli Küçük ve Levent Ersöz'e ilişkin düşüncelerini ağır sözlerle eleştiren Uşak Milletvekili Yılmaz, Genel Başkan Yardımcısı'na "Senin için de CIA ajanı diyorlar'' diye bağırıyor.

Sonrası ise tam bir rezalet! Milletvekilleri birbirini üstüne yürüyor, ağza alınmayacak sözler sarf ediliyor.

Rezalet bununla bitmiyor! Sözde ulusalcı milletvekillerinden biri, salondan çıkar çıkmaz Ulusal Kanal'ın Ankara Haber Müdürü'nü arıyor ''içeri''de olup biteni anlatıyor. Peşinden de ekliyor: "Bunu akşam ana haber bültenine yetiştirseniz iyi olur."

Bu sözler, Meclis kulisinde onlarca kişinin önünde sarf ediliyor.

CHP'li milletvekilleri içeride kavgaya tutuşmuşken, AKP ile BDP, PKK'nın isteği üzerine gündeme getirilen ''Barış Süreci Komisyonu''nun alt yapısını hazırlıyor. CHP'liler birbirleriyle kavga etmekten, dışarıda olup bitenleri dahi görmüyor. AKP, siyaseten sıkışmış ve çıkış bulamazken, CHP'lilerin medyaya sızdırılan kavgası, iktidarın imdadına yetişiyor. AKP'ye yakın tüm siteler ''CIA ajanı'' sözlerini manşete taşıyor. Gündem, AKP - PKK ortaklığından, bir anda yine CHP'ye dönüyor. Medya, CHP'de yaşanan kavgayı, tüm ayrıntılarıyla sayfalarına taşıyor.

CHP'ye ilişkin "Bunlar birbirini yemekten başka bir iş yapmıyor'' algısı böylece daha da kökleşiyor. Bu tutum, CHP'ye yönelik güveni sıfırlıyor. Halk güven duymayınca, o partiyi alternatif olarak da görmüyor. AKP işte bu yüzden yüzde 40'ların altına inmiyor.

''Ana kademe'' adı verilen CHP içi siyasette durum böyle de gençlik kollarında farklı mı sanki! Gençler de büyüklerinden ne görse onu tekrar ediyor. Vizyon daraldıkça, tek amaç ''parti içi iktidar olarak kalma''ya dönüşüyor.

Biliyorsunuz, CHP Gençlik Kolları MYK'sının 14 üyesi, olağanüstü kurultay kararı aldı. 20 üyenin 14'ünün isteği üzerine alınan karar sonrası, kurultay çalışmaları başladı. Tabii ki kağıt üzerinde! Zira; mevcut genel başkan Emre Doğan, kendisine oy vermeyeceğini düşündüğü yaklaşık elli delegeyi ''Bu kişiler AKP'ye de üye olarak görünüyor'' diye ''hazirun listesi''nden düşürdü. Bunu da PM Üyesi Umut Akdoğan ile birlikte yaptı.

Doğan'a muhalif olan ekip, Emre Doğan'a "Yaptığın doğru değil, bu kişileri düşürme hakkın yok'' dese de değişen birşey olmadı.

Muhalif ekibin, "Bu kişiler AKP'ye bilgileri olmadan üye yapılmış. Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil'in bu konuda genelgesi var. AKP'ye sahte bir şekilde yapılan üyelikler geçersiz sayılacak. O kişiler hala CHP üyesidir'' itirazı da bir işe yaramadı.

Emre Doğan, seçimi kaybedeceğini anladığı için, Bihlun Tamaylıgil'in genelgesini bile hiçe saydı. Seçimi kazanabilmek adına, kendisine oy vermeyeceğini düşündüğü elli kişiyi hazirun listesinden attı!

Tartışmanın büyümesi üzerine, kurultay isteyen 14 kişi, "Olağanüstü MYK yapalım ve durumu orada ele alalım'' çağrısında bulundu. Doğan buna da yanaşmadı. Doğan'la konuşan muhalif ekip "Delege arkadaşlarımız nerede kalacak? Otellerle irtibat kurulmadı. Neden buna ilişkin çalışma yaptırmıyorsunuz? Bir araya gelelim ve MYK'da görev bölüşümü yapalım'' deseler de Doğan burnundan kıl aldırmadı.

Gençlik Kurultayı'na dört gün var. Ortada en küçük bir çalışma dahi yok. İddiaya göre, Doğan kendisine oy vereceğini düşündüğü 150 kişi için otellerle görüştü. Oy vermeyeceğini düşündüğü 370 üyeye ilişkin ise herhangi bir çalışma yapılmadı. İrfan İnanç Yıldız ve arkadaşları şu sıra 370 delegeye kalacak yer aramakla meşgul.

Tabii rezalet bununla sınırlı kalsa iyi!

CHP yöneticileri ağızlarını açtıklarında "İktidara yürüyoruz, iktidara gelmemiz an meselesi'' diyor ama ortaya koydukları vizyon onları yalanlıyor. İktidara geleceğini söyleyen bir parti, Gençlik Kurultayı'nı 600 kişilik salona hapseder mi?

Evet evet, yanlış duymadınız. CHP'nin Gençlik Kurultayı, 14 Nisan günü genel merkezdeki 600 kişilik salonda yapılacak. 520 delegenin kurultaya geldiğini düşünürsek, salonda sadece 80 kişilik yer kalacak. Onları da PM üyeleri ve milletvekilleri dolduracak. Emre Doğan ve arkadaşları, kurultayı ''basına kapalı'' yapmayı düşündüğü için, basın mensuplarına yer ayırma zorunluluğu olmayacak. (Bu da ayrı bir rezalat tabii) Hal böyle olunca; delegelerin dışındaki hiç kimse, hiçbir CHP'li ya da CHP'ye ilgi duyan herhangi bir kişi, kurultayı izleyemeyecek.

Şimdi söyler misiniz? ''Ana kademe'' ve "gençlik siyaseti'' bu halde olan bir parti, AKP'nin karşısında nasıl alternatif olacak? Kitlelere nasıl güven verecek?

Bir düşünün, güya Gençlik Kurultayı yapılıyor ama ''hazirun listesi'' hiç kimseye gösterilmiyor. Adayların, delegelerle irtibat kurması, listeyi kimseye göstermeyen ve kurultayı 600 kişilik salona hapseden Emre Doğan tarafından engelleniyor.

Bununla kalsa iyi! Birkaç işgüzar genel başkan yardımcısı ile işgüzar milletvekili, il başkanlarını arayıp Emre Doğan için baskı kurmaya çalışıyor. Üstelik, Genel Başkan Kılıçdaroğlu ''Bu kurultaya kimse karışmasın, gençler kendi kararlarını kendileri verecek'' demesine rağmen...

O milletvekilleri, bu enerjilerini keşke AKP'ye karşı harcasa ve faşizan politikaların önünde bir set olabilselerdi. Demek ki; artık onların da iktidar olacaklarına inançları kalmadı. Bu yüzden, işi gücü bırakmış, gençlik kurultayına müdahale ediyorlar.

Yazık; bir halkın inancı, vizyonsuz ve çapsız kişilerin elinde un ufak ediliyor. Bizler onları AKP'ye karşı mücadele etsinler diye görevlendirmişken, onlar birbirlerini yemekten başka hiçbir işe yaramıyor!

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 513 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.