1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. CHP heyeti İmralı'ya mı gidiyor?
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP heyeti İmralı'ya mı gidiyor?

A+A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, geride bıraktığımız salı günü yaptığı konuşmada partisinde yaşanan sorunların faturasını medyaya kesti. Medyaya çok ağır sözlerle yüklenen Kılıçdaroğlu, medyayı partisinin içini karıştırmaya çalışmakla suçladı. Kılıçdaroğlu'na göre, ''parti içinde sorun yoktu, bunların tamamı medyanın abartısı''ydı.

Birçok konuda olduğu gibi, bu konuda da Kılıçdaroğlu ile farklı düşünüyoruz. CHP genel başkanı, parti içindeki disiplinsiz davranışları görmek ve engellemek yerine, topu medyaya atarak sorumluluktan kurtulmaya ve tabanını ikna etmeye çalışıyor. Oysa ki; medya olan biteni yazıyor. Kılıçdaroğlu ise parti içinde disiplini sağlayamadığını örtebilmek için medyayı hedefe oturtuyor.

O halde Kılıçdaroğlu'na Ulusal Kanal'da katıldığım ve canlı yayında paylaştığım bir öyküyü anlatayım. Öyküyü okuduktan sonra siz karar verin: Medya mı CHP'nin içini karıştırıyor, yoksa CHP'liler mi partileri hakkında medyaya olumsuz malzeme veriyor?

23 Ocak tarihinde yapılan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı henüz sürerken, Ulusal Kanal'ın internet sitesine bir ''haber düştü.'' Haberde şu yazılıydı:

"CHP'nin basına kapalı yapılan MYK toplantısında ilginç öneri. Sezgin Tanrıkulu, CHP heyetinin İmralı'ya giderek Öcalan'la görüşmesini önerdi.''

Bu haberi okuduktan hemen sonra MYK toplantısından çıkan Sezgin Tanrıkulu'nu aradım. Tanrıkulu'na "CHP heyetinin İmralı'ya gitmesini önermişsiniz. Bu doğru mu?" diye sordum. Tanrıkulu şaşırdı. "Bu da nereden çıktı?" dedi. Tanrıkulu'na "Ulusal Kanal'ın sitesinde yazıyor'' cevabını verdim.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu, "Benim ne böyle bir önerim oldu, ne de kafamdan böyle bir düşünce geçti. Ben hangi partide siyaset yaptığını bilen ve tabanın hassasiyetlerine saygı duyan bir siyasetçiyim'' dedi.

Tanrıkulu'nun bu sözlerinin ardından konuştuğum dört MYK üyesine de aynı soruyu yönelttim. Hüseyin Aygün'e ilişkin durumun masaya yatırılmasının beklendiği MYK toplantısında, "İmralı'ya gitme önerisinin konuşulup konuşulmadığını" sordum. Tanrıkulu dışındaki dört MYK üyesi de "Kesinlikle böyle bir öneri gelmedi. Böyle bir konu konuşulmadı'' dedi.

Birbirine benzeyen bu beş cevap üzerine, iddianın üzerine gitme gereği duymadım.

Şimdi sıkı durun!

Bu iddia ve o ''haber''in yer aldığı internet sitesinin kupürü, ertesi gün, yani 24 Ocak'ta CHP'li tüm vekillerin masasındaydı. Fotokopiyle çoğaltılmış olan o ''haber''i CHP'lilere hiç üşenmeden dağıtan kişi ise kendisine ''ulusalcı'' diyen CHP'li bir milletvekiliydi...

"Ulusalcı vekil'' , yememiş - içmemiş, partisinin genel başkan yardımcısı hakkında doğru olmayan bir haberin kupürünü tüm vekillerin odasına tek tek dağıtmış/dağıttırmıştı.

Kemal Bey, şimdi söyler misiniz, siz gazeteci olsanız, bunu haber yapmaz mısınız? Sizce bu haber değil midir?

Demek ki; kürsüye çıkıp gazetecilere, medyaya, basın kuruluşlarına öfkeli sözler söylemek yerine, önce partinizdeki disiplini sağlayacaksınız. Bunu yapamayıp basına yüklenmek, hiçbir sorunu çözmüyor.

Ve bunu yapmadığınız için; Grup Başkanvekiliniz Akif Hamzaçebi'nin SMS'li uyarılarına rağmen milletvekilleriniz mikrofon ve kamera görünce dayanamıyor. Kameralar önünde saçmaladıkça saçmalıyor. Çünkü; o vekiller, partide disiplin mekanizmasının işletilmeyeceğinden emin... Bu yüzden, perşembe gecesi tüm vekillere SMS çekildiği halde, cuma günü sabah saatlerinde Birgül Ayman Güler kameralar karşısına geçiyor ve bilindik sözlerini tekrarlıyor. Üstelik bunu Eskişehir Belediyesi'nin basıldığı gün yapıyor... Birgül Ayman Güler, "Bir süre ekranlara çıkmayın, partiyi kamuoyu önünde tartışmayın" uyarısına rağmen, bildiğini okuyor...

Kemal Bey, şimdi söyler misiniz? Birgül Ayman Güler, kameraları talimatlarınıza rağmen çağırdığında, gazetecilerin "Parti içinde sorun yaratmayın, sizin basın toplantınıza gelmeyiz'' demesini mi bekliyorsunuz?

* * * *

NOT: Okurlarıma ''Kısa yazacağım'' sözünü verdiğim için mevzuyu burada bitiriyorum...

2. NOT: Büyük ilgi gören Çoban Ateşi adlı belgeselimizi 6 Şubat günü Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi'nde saat 14.00'te göstereceğiz. Ücretsiz gösterime hepinizi bekliyoruz.

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 472 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.