1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. CHP İstanbul'da 'ABİ' formülü...
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP İstanbul'da 'ABİ' formülü...

A+A-

Pazar günü sabah saatlerinde yazdığım yazıyı, okurlarımın''baskısı'' sonucu güncelleyerek ve Kılıçdaroğlu'nun kafasındaki ismi de ekleyerek yeniden paylaşıyorum. Yazıyı sabah saatlerinde okuyanlar, son paragraflara yeniden göz atttıkları taktirde, ismi ilk kez gündeme gelecek olan İstanbul İl Başkan Adayı'nın kim olduğunu göreceklerdir. 

CHP İSTANBUL'DA 'ABİ' FORMÜLÜ!

CHP'nin 26 - 27 Şubat 2012 tarihinde peş peşe yaptığı iki tüzük kurultayının hemen ardından kaleme aldığım yazıya "Hiç kimsenin bahanesi kalmadı" başlığını koymuştum. Yazıyı bir de uyarıyla bitirmiştim: "CHP önümüzdeki üç ayı, il - ilçe başkanlığı, PM ve genel başkan seçimi için heba ederse, azalmaya başlayan kredinin tükendiği görülecek."

''Uyarı''mız sonuç vermedi. CHP örgütleri, tüzük kurultaylarının hemen ardından içe döndü. Enerji, ilçe ve il başkanlıkları seçimlerine harcanmaya başlandı. Ve ne yazık ki; CHP her geçen gün sokaktaki ve dolayısıyla siyasetteki etkinliğini kaybetmeye başladı. Delege - il ve ilçe başkanlığı seçimine kilitlenen CHP örgütleri, elektrik ve doğalgaza gelen zamma bile tepki gösteremedi. AKP, başta 4+4+4 Yasası olmak üzere istediği tüm değişiklikleri yaptı. Çünkü; sokaktan ciddi bir itiraz gelmiyor, ana muhalefet partisi zamları ''yazılı açıklama''larla kınıyordu! Zamları mahkemeye taşıyan ve iptalini isteyen Gürsel Tekin de ''muhalefeti''ni bununla sınırlı tuttu. Yeni bir adım atmadı...

KİŞİSEL ÇEKİŞMELER BIKTIRDI

CHP seçmeni, bu tabloyu ve parti örgütlerinin "görevini yerine getirmeme"sini hak etmiyor. Yıllardan bu yana iktidar olamadığı halde partisine sadakatle bağlı olan CHP seçmeni, partisine sınırsız destek veriyor ama örgütteki alışkanlıklar ve"küçük olsun benim olsun" mantığı değişmiyor. Kişisel çekişmeler, ayak kaydırma çabaları, entrikalar seçmeni CHP'den uzaklaştırıyor. (CHE'nin Ankara'daki açılışını engellemeye çalışan milletvekili ile genel başkan yardımcısının yaptıkları ise ayrı bir rezalet... Bu ihaneti daha sonra ayrıntılarıyla yazacağım.)

Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin... Bir CHP seçmeni olarak soruyorum: Bunu hak edecek hangi suçu işledik! 

AKAYDIN NE YAPMAYA ÇALIŞIYOR?

Elinizi vicdanınıza koyun ve öyle konuşun: Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın'ı izleyen bir seçmen,CHP'ye neden oy versin? Belediye Başkanı olmanınsorumluluğunu taşıyamadığı açıkça belli olan Akaydın'danhesap sormayan / soramayan ve soramayacağı ortaya çıkan bir partiye halk neden güvensin? 

Belediye Başkanı olabilmek için Deniz Baykal'a göndermediği aracı kalmayan, odasında genel merkezden gelecek telefonusabırsızlıkla bekleyen, aday olana dek Baykal'a binbir methiye dizen, başkan seçildikten sonra o günleri ''çabuk unutan''Akaydın'daki ahde vefasızlığı gören seçmen, ilk seçimde gösterilecek adayın kendisini mahcup etmeyeceğine neden inansın?

TARİHE NASIL GEÇECEK?

Bu ve buna benzer sorular çoğaltılabilir. Ancak buna gerek yok... "Ulusalcı" olduğunu her fırsatta sergilemeye çalışanAkaydın'ın ahde vefasızlığı ve sorumsuzluğu, CHP'nin içinde bulunduğu durumu anlatması açısından yeterli... AKP'nin elinden binbir güçlükle alınan belediyeyi AKP'ye teslim etmek için elinden gelen her şeyi yapan Akaydın'ı tarih affetmeyecektir... O'nu "ulusalcı" makyajı da kurtaramayacaktır... 

Antalya böyle de İstanbul, Ankara, İzmir çok mu farklı sanki? 

DÖN BABA DÖNELİM!

Bakın; CHP'nin Ankara, İzmir ve İstanbul İl Örgütü, 26 / 27 Şubat'tan beri tüm enerjisini İl Başkanlığı seçimine harcıyor. İl Başkanlığı'nın tüm yöneticileri, gününün önemli bir kısmını ilçe başkanlığı ve delegeliğini dizayn etmeye ayırıyor. 

Oysa ki; en çok seçmene sahip olan İstanbul alev almış yanıyor! Kentsel Dönüşüm adı altında yoksulların sürgüne uğrayacağı günler git gide yaklaşıyor. Çevreyi mahvedecek olan 3. Köprü için tüm adımlar sessiz sedasız bir şekilde atılıyor. Tarihi Haydarpaşa Garı'nın çevresini boşaltma ve yedi yıldızlı otellere pazarlama stratejisi hayata geçiyor. Beyoğlu ve Okmeydanı çevresi, ''insansızlaştırma'' projesi çerçevesinde adım adım yağmalanıyor. 

Ya Şehir Tiyatroları'ndaki rezalete ne demeli? İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Şehir Tiyatroları'nın yönetmeliğini değiştirerek, kurumu İmam Hatip mezunu Abdurrahman Şen'e teslim ediyor. Tiyatro dünyası ayakta ama CHP'dendestek için tek bir alkış dahi duyulmuyor!

Çünkü; 45 gün önce yaptığımız uyarının hiçbir işe yaramadığı anlaşılıyor. CHP yönetimi, sokakta siyaset yaparak var olmak yerine, eski ve klasik alışkanlığı sürdürerek, delegeye hakim olarak siyaset yapmayı tercih ediyor. CHP bu yüzden her geçen gün silikleşiyor, görünmez hale geliyor... 

SALICI'YA SINIRSIZ DESTEK VERDİK...

Bunu; CHP'nin mevcut İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı'yı eleştirmek için söylemiyorum. Gerçek Gündem, Oğuz Kaan Salıcı atandığı ilk günden beri kendisine ve yönetimine destek veriyor. Yaptıkları etkinlikler, etkinlik öncesi ve sonrasıgeniş bir şekilde duyuruluyor. Resmi twitter ve Facebooksayfamızdan da paylaşılarak geniş kesimlere ulaştırılıyor. Ama ne yazık ki; bu etkinlikler kamuoyunda sarsıcı bir ''etki''yapmıyor. 

Sanırız sadece biz değil, CHP içinde siyaset yapan birçok kişi de böyle düşündüğü için, Mayıs ayında yapılması beklenen kongre öncesi 10'un üzerinde aday çıkıyor. Oğuz Kaan Salıcı'nın yanı sıra, Mustafa Kul, Bülent Kerimoğlu, Seyfullah Beysülen, Cemal Canpolat, Cemal Özdemir, Çetin Soysal,Ali Özcan, Rıdvan Budak, Ercan Karakaş ve Ethem Cankurtaran'ın isimleri 13 Mayıs'taki kongre öncesi kulislerde dolaşıyor. 

Bu denli çok ismin ortaya çıkması, bir açıdan "demokratik yarışın güzelliği" olarak adlandırılabilir. Başka bir açıdan ise, şöyle yorumlanabilir: "Taban CHP yönetimini başarılı bulmuyor. Bu düşünce o denli yaygınlaştı ki; 10'un üzerinde aday ortaya çıkıyor ve görev istiyor."

GENEL MERKEZ ŞİKAYET DİNLEMEKTEN BIKTI

Sanırız genel merkez de bu mutsuzluğun farkında... Çünkü; hemen hemen her gün bir il başkan aday adayı CHP Genel Merkezi'nin kapısını aşındırıyor. "İstanbul'da işler yolunda gitmiyor" diyen aday adayları destek istiyor. Genel merkez bir yandan atadıkları Oğuz Kaan Salıcı ve ekibini korumaya çalışırken, diğer yandan ise yükselen seslere kulağını tıkayamıyor. 

Kılıçdaroğlu, bu yüzden CHP İstanbul İl Yönetimi'ne bir ay önce verdiği ''katıksız desteği" yumuşatma eğilimine giriyor. Farklı alternatiflere ilişkin önerileri dinliyor, İstanbul'u yerel seçime taşıyabilecek değişik isim ve önerileri de gözden geçiriyor. Yaklaşık 30 gün önce kendisini ziyaret edenlere"Mevcut il yönetiminden memnunum" diyen Kılıçdaroğlu, artık bu denli kesin ifadeler kullanmıyor. 

Peki bu neyi gösteriyor?

CHP genel merkezi, İstanbul'da çok farklı bir çıkış yapabilir... Genel merkezdeki birkaç isim buna ilişkin bazı çalışmalar yürütüyor. Dün gece konuştuğum bir aday adayı,"Genel merkez kulislerde adı dolaşan hiçbir adaya destek vermeyecek. Ben de dahil" diyor. Aynı aday adayı şöyle devam ediyor: "Delege seçimlerinde İstanbul örgütü çok hırpalandı. Genel merkez şimdi ayrışmış yapıyı toparlayacak bir adım atmaya çalışıyor.'' 

SALICI'YA KARŞI KİMİ ÖNERDİLER?

CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı da bunu bildiği için, yani; genel merkezin başka bir adaya da kapıyı araladığını fark ettiğinden dolayı, yakın çevresine "Bunu hak etmedim"diyerek sitem ediyor. Erdoğan Toprak'ın desteklediği Oğuz Kaan Salıcı'nın genel merkezin karşısına "İlçe Başkanları'nın tam desteği"ni gösteren bir deklarasyonla çıkma çabası da sonuç vermiyor. İstanbul'un ilçe başkanlarının bir çoğu, "Salıcı'yı istiyoruz" yönündeki metne imza atmıyor. Birçok ilçe başkanı "Genel merkezin tavrını görelim" diyor. 

KILIÇDAROĞLU NE DİYOR?

Yukarıda özetlediğimiz tabloya göre, CHP İstanbul İl Başkanlığı seçimi önümüzdeki günlerde yeni bir sürprize gebe... İlçe başkanlarının tam desteğini alamayan Salıcı'nın işi zor. Kılıçdaroğlu, kendisini ziyaret ederek "Başkan adaylığı için işaret isteyen" aday adaylarına "Gidin ilçe başkanlarının tam desteğini alın" ifadesini kullanıyor. 

Bu demektir ki; genel merkezin 30 gün önceki düşüncesi bugün değişmiş durumda... İstanbul'a ilişkin projeksiyonu önümüzdeki günlerde netleşecek. Yukarıda yazdıklarımız bu satırları kaleme aldığımız gün itibariyle değerlendirilmeli. Kılıçdaroğlu, İstanbul'a ilişkin tabloyu analiz ettikten sonra,düşük bir ihtimal de olsa; "Mevcutla devam edelim" deyipSalıcı'yı işaret edebilir. Öngürülebilirliği hayli zor olan Kılıçdaroğlu'nun ne yapacağı ve kimi işaret edeceği en geç birkaç gün içinde netleşir...

HİKMET ÇETİN FORMÜLÜ DEVREDE

Ancaaaak; daha önce de yazdığım gibi; Kılıçdaroğlu İstanbul'da işi şansa bırakmak istemez... Yani; ''zar atmaz."Bu yüzden, ''ayrışmış ve delege seçiminde hırpalanmış olan" örgütü yeniden bir araya getirecek bir isme yönelebilir. Bu isim HİKMET ÇETİN'den başkası değil... Kılıçdaroğlu, partinin "ağır abileri"nin İSTANBUL İL BAŞKANLIĞI için kendisine önerdiği HİKMET ÇETİN ismine hayli sıcak bakıyor. Kendisini ziyaret eden çok yakın dostlarına "İstanbul'da HİKMET ABİ formülünü devreye sokmak istiyorum" diyor. Dostlarının görüşlerini alan Kılıçdaroğlu, kafasındaki projeyi önümüzdeki günlerde MYK'daki arkadaşlarıyla da paylaşmayı düşünüyor. Edindiğim bilgiye göre, Hikmet Çetin de genel merkeze, kendisine gelen aracı vasıtasıyla "Göreve hazır olduğu" yönünde mesaj yolladı. Ancak ''ihtiyatı'' da elden bırakmadı. Çekincelerini ve düşüncelerini detaylı olarak paylaştı. Çetin de kararını önümüzdeki günlerde netleştirecek.

Öte yandan, bu yazıyla birlikte, MYK üyeleri deKılıçdaroğlu'nun kafasındaki ismi öğrenecek ve buna göre tavır alacak... Tabii sadece MYK üyeleri değil, adaylar da... Kılıçdaroğlu, CHP'nin eski Genel Başkanı Hikmet Çetin'i işaret ettiği taktirde, il başkan aday adayları da pozisyonlarını belirleyecek...

HİKMET ÇETİN'İN KARŞISINA KİM ÇIKAR?

Kuşkusuz, genel merkezin işaretine rağmen aday olmayı düşünen ve Hikmet Çetin'in karşısına çıkacak isimler de olacaktır... Onlar; demokratik haklarını kullanarak yarışa girecek ve delegeden destek isteyecek. İsmi geçen 11 adaydan kaçı genel merkezin işaretine rağmen aday olur bilinmez... Ancak bilinen bir şey var ki; tüm adaylar, mevcut delege yapısına göre hesap - kitap yapacak. Bu yüzden tüm adaylar, ilçelerde seçilen delegelerin demografik yapısına ilişkin analiz raporunu elde etmeye çalışıyor. 

ADAY ADAYLARININ ARADIĞI LİSTE...

Aday adaylarına Gerçek Gündem.com olarak bu katkıyı da biz yapalım... Aşağıda bugün itibariyle seçilmiş 498 delegenin nereli olduğu yazılı... Bu tablo hangi siyasi sonucu elde etmeye yarar bilmiyoruz. Ancak bildiğimiz bir şey var ki; delege içinde birinci sırayı 103 kişiyle İstanbullular alıyor. İkinci sırada ise Sivaslılar 58 kişiyle temsil ediliyor. Tunceli 43, Erzincan 34, Tokat 21, Elazığ 11, Malatya 24, Erzurum ise 10 kişiyle temsil ediliyor. Ardahanlılar 13 delege olarak yer alırken, Kars ise 8 delegeyle hayli gerilerde kalıyor. 

Diğer illerin ''İl Başkanı'nı Seçecek Delegeler'' tablosundaki dağılımı ise şu şekilde: 

Adana 4, Adıyaman 3, Ağrı 1, Almanya 3, Amasya 3, Ankara 5, Antalya 3, Artvin, Aydın 1, Balıkesir 5, Bingöl 3, Batman, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çanta 1, Diyarbakır 2,Eskişehir 1, Gaziantep 4, Giresun 5, Grostica 1,Gümüşhane 3, Hatay 2, İzmir 3, K. Maraş 2, Karabük 1, Kastamonu 5, Kayseri 2, Kırklareli 5, Kilis 1, Kocaeli 3, Konya 1, Köprülü 1, Manastır 2, Manisa 1, Mardin 2, Mersin 2, Muğla 1, Nevşehir 2, Ordu 6, Osmaniye 1, Rize 7, Sakarya 2, Samsun 6, Şanlıurfa 4, Tekirdağ 3, Trabzon 6, Uzunbelen 1, Yozgat 1, Yugoslavya 1, Zonguldak 1... 

BİLGİLERİ KİM VERMEDİ?

35 delegenin hangi kentin nüfusuna bağlı olduğu ise İl Başkanlığı'na bildirilmediği için, bu kişilere ilişkin somut bir veri bulunmuyor. 35 delegenin 18'ine ilişkin tek bilgi, bu delegelerin Esenyurt üyesi olduğu... Diğer 17 kişi ise,Arnavutköy, Başakşehir, Bakırköy, Çekmeköy, Esenler, Fatih, Sultangazi, Şişli, Ümraniye, Üsküdar ve Zeytinburnuüyesi... Bu delegelere Gaziosmanpaşa ve Büyük Çekmece'nin pazar günü yapılan seçimleri sonrası katılan kişiler eklendiğinde de tabloda fazla bir değişiklik beklenmiyor. 

HEYECANLI BİR YARIŞ OLACAK

13 Mayıs 2012'de yapılacak İstanbul İl Başkanlığı seçimindekoltuğa oturacak kişiyi ise çok şey bekliyor. Dedik ya; İstanbul AKP iktidarı yüzünden alev alev yanıyor. İstanbul, kendisine sahip çıkacak bir ana muhalefet partisini dört gözle bekliyor. Bakalım o koltuğa HİKMET ABİ mi oturacak, yoksaOğuz Kaan Salıcı mı? Yoksa adı geçen diğer adaylar mı? Hep birlikte izleyip göreceğiz..

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 687 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.