1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. CHP İzmir'de 'düşük enerji'
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP İzmir'de 'düşük enerji'

A+A-

İZMİR - CHP İzmir İl Başkanlığı Kongresi'ni izlemek için Akşam Gazetesi Yazarı Gürkan Hacır'la İzmir'e gittik. Kongreden bir gün önce CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray'la buluştuk. Doğma - büyüme İzmirli olan Çıray, bize kente ilişkin düşüncelerini İzmir'in geleneksel pastanelerinden birinde anlattı. Biz İstanbulluların pek de alışık olmadığı pastane kültürü, İzmir'de yaşatılmaya devam ediyor. Öyle ki; gittiğimiz ilk pastanenin önündeki kuyruğun uzadığını görünce, yönümüzü başka bir mekana çevirmek zorunda kaldık.

Çıray, kente ilişkin ufuk açıcı tespitlerini sıralarken, "Büyükşehir Belediyesi'ni yeniden kazanırız. Bunda en küçük bir şüphem yok. Ancak AKP de buraya tüm gücüyle yüklenecek. Buna ilişkin önlemler almamız da gerekiyor" dedi. AKP'nin iş dünyasına baskı yaptığını ve korkutmaya çalıştığını ifade eden Çıray, "Bu korkuyu boşa çıkaracak politikalar üretmemiz şart" ifadesini de kullandı.

Çıray'dan ayrıldıktan sonraki durağımız ise İzmir'in meşhur Deniz Restaurant'ıydı. Adı son dönemde CHP Kongreleri'ni dizayn etmesiyle öne çıkan Gürsel Erol, CHP İstanbul İl Başkanı Oğuz Kaan Salıcı, CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, CHP İstanbul Milletvekili Adayı Seyfullah Beysülen ve CHP İzmir Büyükşehir Belediyesi Grup Sözcüsü Murat Bakan'la akşam yemeğinde bir araya geldik. CHP İzmir İl Başkan Adayı Ali Engin de yemeğe 20 dakika gecikmeli olarak katıldı. Engin'e "Başkan yemeğe vakit bulabiliyorsan, seçimi garantiye aldın galiba" diye espri yaptım. Engin, seçime yaklaşık 12 saat kala kendinden emin görünüyordu...

Cumartesi gecesi son durağımız ise İzmirlilerin akın ettiği Pasaport bölgesiydi. İzmir'in tanınmış işadamlarından olan ve CHP'liliğiyle tanınan Serdar Koç'un davetinden dönen Gürsel Tekin, yaklaşık 30 kişilik bir grupla güncel siyasal gelişmeleri konuşuyordu. Sohbet, Tekin'i görüp yanına gelen ve konuşan İzmirliler yüzünden kesintiye uğrasa da gece geç saatlere dek sürdü. Masada bulunanların bir kısmının Ali Engin'i bir kısmının ise Levent Eyipişiren'i destekleyen delegeler olması ise ilginç bir tablo oluşturuyordu. Masadaki genel eğilim, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile Milletvekili Alaattin Yüksel'in açık desteğini alan Ali Engin'in seçimi göğüsleyeceği yönündeydi.

Pazar günü ise benim açımdan ilginç bir gün oldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Nihad Matkap'la kahvaltı yaptık. Özellikle Hatay'daki tutumunu eleştirdiğim Matkap, biraz da esprili bir dille "Bazen yazılarında dozajı çok artırıyorsun" dedi. Kemal Kılıçdaroğlu'nun çok çalıştığını ve CHP'nin kabuğunu değiştirmesi için çaba gösterdiğini belirten Matkap, "Hatay'da biz barışı sağlamaya çalıştık. O yüzden farklı yöntemler denedik" dedi. Çok uzun süredir gitmediğim CHP Genel Merkezi'ne davet etme nezaketini de gösteren Matkap, "Arada sırada sohbet etmekte fayda var" dedi.

Siyasi partilerin kongre ve kurultayları biz gazeteciler açısından her zaman "bol malzeme" bulma yeridir. Gazeteciler bu yüzden kongre ve kurultaylara tıpkı delegeler gibi ilgi gösterirler. Bunun meyvesini de toplarlar... Bu bağlamda, İzmir Kongresi de benim açımdan hayli faydalı oldu. Matkap'la yaptığımız kahvaltının ardından, Gürsel Erol ve Gürsel Tekin'le birlikte kahve içme imkanı da buldum. CHP'nin iki önemli ismi, uzun bir aradan sonra yeniden bir araya geldi. Sohbetin ardından, Gürsel Erol'un aracıyla kongre salonuna gittik. Salonun önünde bekleyen partililer, Tekin ile Erol'un aynı arabadan inmesi üzerine kısa bir şaşkınlık yaşadı.

İzmir Kongresi'nin başlamasını bekleyen partililer, CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin'e olağanüstü bir ilgi gösterdi. Tekin, yanına gelen, fotoğraf çektiren, elini sıkan, öpen, soru soran partililer yüzünden salona girmekte zorlandı. Aynı ilgi, Tekin'in salondan ayrılışı sırasında da yaşandı. Hatta, bu ilginin biraz daha arttığını söylersek, abartmış olmayız... Zira; Tekin'in kongre salonuna Kılıçdaroğlu ile birlikte girmesi de ilginin artması açısından önemli bir faktördü...

CHP İzmir İl Başkanlığı Kongresi ne yazık ki; beklentimin çok altında bir kitleselliğe ve coşkuya sahne oldu! 30 ilçeden 28'inin CHP'li belediyelerce yönetildiği bir kentte, kongre salonu olarak 2 bin kişilik Celal Atik Salonu seçilmişti. Üstelik, Büyükşehir Belediyesi'nin de CHP'de olduğu gerçeği hatırlandığında, kongrede ortaya çıkan tablonun İzmir'e yakışmadığının altını çizmek şart oldu...

İzmir halkının kongreye ilgisi o denli azdı ki; bir ara "Acaba bu küçük salon bile dolmayacak mı?" diye düşünmeye başladım. Neyse ki; Kılıçdaroğlu'nun salona girmesiyle birlikte sandalyeler dolmaya başladı. Ancak bu bile coşkunun artmasını sağlayamadı. Kılıçdaroğlu ise hayli uzattığı konuşmasında, CHP İzmir'de yaşanan parti içi mücadeleye ilişkin satır arası mesajlar verdi. Kılıçdaroğlu, Kocaoğlu'nu şikayet eden ve "İl Başkanlığı seçimlerine çok fazla müdahil oluyor" diyen ilçe belediye başkanlarına Aziz Kocaoğlu'na sınırsız destek vererek mesajını iletti. Bu bir bakıma, Kocaoğlu'nun arkasında durduğu Ali Engin'e de dolaylı bir destekti.

Kılıçdaroğlu'nun Kocaoğlu'na verdiği bu destek, diğer aday Levent Eyipişiren'in canını sıktı. "İstanbul'da oturduğu halde İzmir'de başkan olmaya çalışıyor" eleştirisiyle sık sık karşı karşıya kalan Eyipişiren'in bir ara moralinin bozulduğu gözlendi. Nihad Matkap'ın Yardımcısı Eyipişiren, Kılıçdaroğlu salondan ayrıldıktan sonra eşiyle birlikte bahçeye çıktı. Mevcut İl Başkanı Tacettin Bayır ise kaybedeceğini düşünüyor gibiydi. Bayır, "Mahallelere sandık koymasaydık, bu tablo ortaya çıkmazdı" diyerek hafif bir pişmanlık belirtisi gösteriyordu.

3 adayın yarıştığı 623 delegenin oy kullanacağı İzmir Kongresi'ndeki bir diğer ilginçlik ise kuşkusuz ki; Kılıçdaroğlu ile Gürsel Tekin'in kongreden 30 dakika önce yaptığı görüşmeydi. Tekin ile Kılıçdaroğlu'nun ne konuştuğu bilinmiyor... Ancak; bu görüşme kulislere dalgalandırmaya yetti de arttı bile...

İlginçlikler sadece bununla sınırlı değildi... Matkap'ın Yardımcısı İzmir İl Başkan Adayı Levent Eyipişiren, Divan Başkanlığı için İl Başkanı Tacettin Bayır'la birlikte hareket etti. Eyipişiren ve Bayır, Birgül Ayman Güler'in divan başkanı olması için teklif verdi. Ali Engin'in gönlü ise Nihad Matkap'tan yanaydı. Eyipişiren, Matkap'ın divan başkanı olmasına itiraz ettiği için, Ali Engin de çok fazla üstelemedi. Kocaoğlu'yla birlikte hareket eden Engin, "güçlerinin ortaya çıkmaması için" divan başkanlığına "delege imzalı teklif sunmadı."

CHP sözcüsü Birgül Ayman Güler'in divana çıkması ve Kılıçdaroğlu'nu sahneye davet edilmesiyle birlikte, bugüne kadar CHP'de rastlamadığım bir görüntüye de tanık oldum. Birgül Ayman Güler, Kılıçdaroğlu kürsüde konuşurken ayakta durdu. Divan Üyeleri'ni de ayağa kaldırdı. Oysa ki; CHP geleneğinde de tüzüğünde de Divan Başkanı'nın ayakta durma zorunluluğu yoktur. Aksine, Divan Başkanı o an için herkesin başkanıdır. Bu görüntü, CHP'ye yeni gelen Birgül Ayman Güler'in partiyi tanımamasına bağlandı...

Aslında CHP İzmir İl Kongresi'ne ilişşkin anlatılacak çok şey var... Ancak biz anlatacaklarımızı son bir paragrafla bitirelim:

CHP'nin İzmir'de çok büyük bir potansiyeli var. Ancaaaak; insana güven veren ve umudunu diri tutmasını sağlayan bu potansiyeli yönetecek bir yerel lideri yok! Bu tablo, CHP'de siyaset yapanları düşündürmesi gereken bir gerçek olarak önümüzde duruyor. Büyük bir potansiyele rağmen "düşük enerji" ile siyaset yapmak, "iktidarı isteyen bir parti"nin hedefine ulaşmasında engel haline geliyor.

Bu yazı toplam 1278 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.