1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. CHP kurultayı neyi gösterdi?
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP kurultayı neyi gösterdi?

A+A-

Kılıçdaroğlu, ortaya koyduğu listeyle uyarıları ciddiye aldığını gösterdi ve yüzünü örgüte çevirdi.

Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası başlayan kurultay tartışmaları nihayet sonuçlandı. CHP'nin Ankara'da topladığı 18. Olağanüstü Kurultay, 91 yıllık tarihine yakışır bir şekilde bitti. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, rakibi ve çalışma arkadaşı Muharrem İnce'yi kürsüye davet ederek ''demokratik bir jest'' yaptı. Keza; Muharrem İnce de bu jeste karşılık verdi. "Bir saat önce rakiptik, Kemal Bey yine genel başkanımdır'' dedi. İşte o an, kürsünün önüne yığınak yapan gençlerin tümü, "Birleşe birleşe kazanacağız'' sloganını atmaya başladı.

BİRLİK VE KARDEŞLİK HAVASI

Kurultayın ilk günü, bu atmosferin yarattığı olumlu havayla bitti. Aslında biraz gergin başlayan kurultay, Kılıçdaroğlu ve İnce'nin sağduyulu tutumuyla ''birlik ve kardeşlik'' havasında geçti. Tabii bu bağlamda, Kurultay Divan Başkanı Engin Altay'ın salona yansıttığı tecrübesinin payının olduğunu da söylemek gerekir...Altay, her iki adaya ve taraftarlarına ''eşit bir mesafede'' durarak, seçimin demokratik bir şekilde yapılmasına ve kargaşa çıkmasının engellenmesine önemli bir katkı sundu...

Halkın büyük bölümü ise kurultayda yaşanan ''birlik'' havasını ekranlarından takip etti ve CHP'ye ilişkin ''olumlu'' bir yargıya sahip oldu. Demokratik başlayan yarış, demokratik bir şekilde bitti.

GÖZLER LİSTELERDEYDİ

Ertesi gün ise aynı olumlu havanın izlerini gördük kurultay salonunda... Parti Meclisi'ne seçilebilmek için ter döken 500'e yakın CHP'li, standlarda delegelere ve CHP seçmenine kendisini anlatma fırsatı buldu. Tabii bu arada herkesin gözü, PM listelerindeydi. Listelerde kimin olacağı, kimin 'çizik yiyeceği' ya da listeyi kimin deleceği merak ediliyordu.

Benim en çok merak ettiğim ise Kılıçdaroğlu'nun ''dışarıdan'' kaç ismi PM'ye taşıyacağı ya da taşımak isteyeceğiydi... Zira; tam bir aydır hem bu köşede, hem de katıldığım radyo ve TV programlarında "Kılıçdaroğlu PM'sini mutlaka örgüt ağırlıklı oluşturmalı'' diyordum. Aksi takdirde, seçmende başlayan kırılmanın derinleşeceğini söylüyordum. Çünkü; CHP tabanının bir bölümü,''değişim'' denilen uygulamaları ''başkalaşım'' olarak algılıyor ve CHP'ye yabancılaşmaya başlıyordu.

MESAJ YERİNE ULAŞMIŞ

Neyse ki; korktuğum olmadı... Kılıçdaroğlu, bir gün önce yapılan genel başkanlık seçiminden gerekli mesajı aldığını gösterdi. Cumartesi günü saat 18.00 sularında salona gelen liste, Kılıçdaroğlu'nun yüzünü tamamen örgüte döndüğünü ve tabanın taleplerine daha çok kulak vereceğini ortaya koydu.

Kılıçdaroğlu'nun listesinin salona gelmesinin ardından katıldığım TV ve radyo programlarında, "Ben bu listeyi beğendim. Bu liste örgütün taleplerini karşılayan ve örgüte kendisini daha değerli hissettiren bir anlayışla oluşturulmuş. Bu listeye kimsenin itiraz edeceğini sanmıyorum'' dedim.

DELEGE, LİSTEDE ÖRGÜTÜ GÖRÜNCE...

Evet Kılıçdaroğlu'nun listesi salona geldiğinde, herhangi bir itiraz sesi yükselmedi. Olumsuz bir hava oluşmadı...  Çünkü; listede yer alan 60 kişiden 54'ü, bizzat örgütün temsilcileriydi. Ve liste, bölgesel dengeleri de dikkate alarak, Türkiye'nin her yerinden temsilcileri içinde barındırıyordu. Örneğin, Amasya İl Başkan Yardımcısı Serpil Öztürk de vardı listede, Kadın Kolları eski MYK Üyesi, Sinema Oyuncuları Sendikası'nın Avukatı Sera Kadıgil de... Keza aynı listede Cumhuriyetçi Kadınlar Derneği'nin Avukatı - insan hakları savunucusu, aydınlanma savaşçısı - 40 yıllık CHP'li Şenal Sarıhan da yer bulmuştu, Sivas'ta katledilen şair Metin Altıok'un kızı, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Zeynep Altıok da...

LİSTEDE HERKES KENDİSİNİ BULDU

Yine aynı listede, Kılıçdaroğlu kotayı da aşarak yedi gence yer verdi. Bilecik Gençlik Kolları'nın emektar Başkanı Didem Gültekin'in yanı sıra, CHP Diyarbakır Üyesi İrfan Önal da PM'de yer buldu kendisine...

Listenin son hali önüme geldiğinde, şöyle hızlıca bir göz attım ve listede yer alan isimlerin neredeyse tamamını yakından tanıdığımı gördüm. Sıcağı sıcağına analiz yapmak yerine, hemen delegelerin yoğunlaştığı salona gittim. Delegelerin memnuniyeti gözlerinden belliydi. Bir delege, "Barış Bey, sayın genel başkanımız dengeli bir liste yapmış. Bu listede bir iki çizik atarım, diğerlerine dokunmam'' dedi. Diğer delgelerin tavrı da buna benzerdi...

DELEGE NEYİ TERCİH ETTİ?

Delegelerden edindiğim izlenim sonrası Halk TV'deki yayına katıldım. İlk tespitim, "Bu listeden en fazla dört ya da beş kişi çıkamaz. Listeyi dört ya da beş kişi deler. Büyük bir sarsıntı olmaz'' tespitini yaptım. Ki öyle de oldu; listeyi sadece dört kişi deldi.

CHp liderinin istemesine rağmen parti içi dengelerden dolayı listeye giremeyen  ancak buna rağmen listeyi  ''delen'' dört isim de aslında Kılıçdaroğlu'na yakın ve ''muhalif olmayan''lardan oluşuyor... Fikri Sağlar, Özgür Özel, Aykut Erdoğdu ve Ali Özcan, Kılıçdaroğlu'nun yakın çalışma arkadaşları olarak tanınıyor... ''Cinsiyet kotası'' dolayısıyla yedeklerin birinci sırasına düşmesi beklenen Ali Özcan, 2011'de bizzat Kılıçdaroğlu'nun isteği üzerine Elazığ'da seçimlere girmiş ve büyük bir başarı sağlamıştı. Kısa bir süre sonra, PM'ye girmesini bekliyorum Özcan'ın... Zira; Muharrem İnce'den boşalan Grup Başkanvekilliği'ne Özgür Özel gelir ise şaşırmayalım... Kılıçdaroğlu'nun TBMM'de Özgür Özel'le çalışmak istediği biliniyor...

MERCEK TUTALIM...

Kurultaya ilişkin ''isim isim'' analiz yapabilirim... Ancak buna vaktimiz de yerimiz de yetmez... Ancak; kurultayda ortaya çıkan PM listesi üzerine kısa bir değerlendirme yapmak ve birkaç isme mercek tutmak gerekiyor.

Cumartesi günü yapılan seçimde ortaya çıkan PM listesi, aslında herkes açısından derslerle dolu...

DELEGE GEMİYİ ROTASINA ÇEKTİ

Bir kere; yeni PM listesinin ''sosyal demokrat'' ve ''Atatürkçü'' isimlerden oluştuğunu; merkez sağı da içinde barındırmasının yanı sıra,   ''parti - örgüt içi dengeleri gözettiği''ni söylemek gerekir. Bu liste, CHP'nin yeni dönemde hangi rotayı izleyeceğini de göstermiştir. Listeye oy veren delege, tabanın isteği üzerine CHP'nin rotasını da belirlemiştir. Kılıçdaroğlu da ortaya koyduğu seçeneklerle, artık ''örgüt ağırlıklı'' çalışacağını göstermiştir. Bunların hepsi olumlu gelişmelerdir ve CHP'ye gönül verenler açısından umutların yenilenmesini sağlamıştır. Keza; ben Ankara'dan bu duyguyla döndüm. Katıldığım yayınlarda da bu duygumu ifade ettim..

Peki CHP delegesi hangi rotayı çizmiş hangi mesajı vermiştir:

Aslında her şey çok açık ve basit:

Bakın, CHP delegesi, ''dışarıda aranan mucize''nin aslında içeride ve çok yakınımızda olduğunu göstermiştir. Emekli Müftü, Beyoğlu ve Üsküdar Belediye Başkan Adayı, CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes'in seçimlerde birinci sıraya oturması, ana muhalefet partisine yönelik oluşturulmaya çalışılan ''dinsiz partisi'' algısını kırmakta önemli bir etkin olmuştur.

TEMEL KRİTER

Cumhuriyet değerlerine ve Atatürk ilkelerine sıkı sıkıya bağlılığıyla tanınan İhsan Özkes, PM listesinde en çok oyu almıştır. ''Dindar'' kimliğiyle tanınan Mehmet Bekaroğlu ise ''tüzüğün yarattığı fırsatlar'' sayesinde PM'ye girebilmiştir. Kimsenin Bekaroğlu'nun ''dindar'' kimliği ile bir sorunu yoktur. Ki; Bekaroğlu hakkını yemeyelim, insan hakları mücadelesinde hatırı sayılır bir konumdadır... Ancak; Atatürk'e yönelik söylediği iddia edilen ve benim de köşeme taşıyarak eleştirdiğim bir söz, CHP delegesi için ''temel kriter'' haline gelmiştir.

Ki; Bekaroğlu bana daha sonra yolladığı mektupta "Ben Atatürk'e hakaret etmedim. Sözüm çarpıtıldı. 28 Şubat sürecinde açılan bir dava yüzünden yargılandım. Ama beraat ettim'' demişti.

'DİNDARA EVET AMA...'

CHP delegesi, Özkes'i birinci, Bekaroğlu'nun sonuncu yaparak, ''dindarlarla bir sorunum yok. Beni temsil edecek ve parti politikamı belirleyecek kişi, Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmalıdır'' demiştir. Kılıçdaroğlu'nun bu uyarıyı da dikkat alması gerekir.

Bir başka örnek: Yolsuzluğa karşı verdiği mücadaleyle tanınan Aykut Erdoğduile Soma katliamı sonrası yıldızlaşan Özgür Özel'i de delege bağrına basmıştır. Delege, "çalışan, mücadele eden ve emek veren isimler''i partinin ana kumandasında görmek istediğini söylemiş, emeğin karşılığını vermiştir. Bu sonuç da CHP'de siyaset yapan herkes açısından ders niteliğindedir...

KÜRT SORUNUNDAKİ KIRMIZI ÇİZGİ

Aynı delege, ''çözüm sürecinin mimarlarından olan'' diplomat Murat Özçelik'i de liste dışında bırakarak, kırmızı çizgisini koymuştur.

Kürt sorununa kafa yoran Fikri Sağlar ve Ercan Karakaş'ı seçtiren delege, aynı desteği CHP'yle uyum sağlayan ve kırmızı çizgilerin dışına çıkmayan Sezgin Tanrıkulu'na da vermiştir. Murat Özçelik ise liste dışı bırakılmıştır. Diyarbakırlı Tanrıkulu'na özellikle Karadeniz'den yüksek oy çıkması da üzerinde durulması gereken bir noktadır. Karadeniz delegesinin ve dolayısıyla seçmeninin Kürt sorununa bakışının değiştiği görülmektedir. Ki; bu işaretler Cumhurbaşkanlığı seçiminde de ortaya çıkmıştı.

Gelelim bir başka isme:

SAĞDAN GELENLERLE SORUN YOK

Merkez sağdan gelen, Cumhuriyetçi Aytun Çıray da üzerinde tartışma olmayan bir siyasetçidir. CHP tabanının ''sağdan gelenlere değil'' Cumhuriyetle sorunu olanlara rezerv koyduğu Çıray örneğinden görülmektedir. Çıray, kısa sürede CHP tabanının desteğini almıştır. Delege, Çıray özelinde kriterini göstermiştir.

TOPRAK NEYİN KURBANI?

PM'ye giremeyen Erdoğan Toprak ise diğer Alevi adayların kurbanı olmuştur.''Beni yaz onu çiz'' rekabeti en çok Toprak'ı vurmuştur. Tabii Kılıçdaroğlu'na yakın çalışmanın bedelini de ödedi Toprak... Kılıçdaroğlu'nun talimatlarını yerine getirdikçe, bunların bazıları ''kendi kararı''ymış gibi yansıdı.. Bu da tepkileri çekmesine sebep oldu...

Toprak'la ilgili olarak, bir de Fethulah Gülen'le yakın olduğuna yönelik haksız algının etkisi  var kuşkusuz... Toprak aleyhinde uzun yıllardır ''Gülen Hareketi'yle CHP arasındaki bağı kuruyor'' şeklinde tevziratlar yapılıyordu... Toprak bu algıyı bir türlü kıramadı ve biraz da bu yüzden liste dışı kaldı.. Parti içi çekişmelere ise değinmeye gerek bile yok.. Onlar zaten biliniyor...

CHP delegesi, oy verdiği ve şekillendirdiği PM'yle, partisinin ''sosyal demokrat''bir çizgide olması gerektiğini gösterdi. PM'ye giren isimlerin birkaçı dışında hepsi bu çizgide... Delege bir de CHP için emek verenleri ödüllendirdi.

Örneğin, Süheyl Batum paraşütle CHP'ye indiği için 2011'de milletvekili seçilemeyen; Batum'a yer açmak için 2. sıradan 3. sıraya indirilen  Prof. Dr. Gaye Usluer, bu seçimde BYKP'den PM'ye girdi ve en yüksek oyu aldı.''Paraşütçü'' Batum ise 197 oyda kaldı. Gaye Usluer'e 876 oy veren delege, Süheyl Batum'u ise 197 sınırında bıraktı. Delege, milletvekili yapılmayan ancak buna rağmen küsmeyen ve çalışmaya devam eden Usluer'i birinci yaparak, emeğe verdiği değeri yeniden hatırlattı. 

'PARAŞÜTÇÜLER' SALONA İNEMEDİ

Batum'un paraşütçü vekil arkadaşlarının bir kısmı yarışa girmeye dahi cesaret edemedi ve aday dahi olmadı. Medya önünde ''tabanın sesi'' gibi konuşan o vekiller, böylece tabanda hiçbir karşılıklarının bulunmadığını da tescil etti. CHP de bu kurultayla birlikte aslında büyük bir dertten kurtulmuş oldu. Keşke her fırsatta CHP'yi İşçi Partisi çizgisine çekmeye çalışan o kişiler de aday olsa ve tabandaki karşılıklarının ne olduğunu görebilselerdi.

YENİ GELEN İSİMLER KATKI SUNACAK

Bu PM listesinde aslında sadece 6 kişi ''dışarıdan'' getirildi. Bunların biri PM'ye giremedi. ''Dışarıdan'' getirilen PM adayları konusunda da bir şeyi söylemek gerekir:

Genel başkanlar tabii ki her dönem birlikte çalışmak istedikleri kişileri seçme hakkına sahiptir. Ancak bu; örgütü yok sayan bir anlayış haline gelmemelidir. 'Kontenjan'' belli bir çizgide ve sayıda tutulmalıdır. Kılıçdaroğlu bu kez, doğru bir çizgide durdu. Sayıyı yüzde on barajında tuttu. Örgüt de bunu gördü ve tavrını buna göre belirledi. Listede yer alan 60 kişiden 54'ü örgüt emekçisi olunca, kimse sesini çıkarmadı. Öyle ki; İnce'nin taraftarları bile Kılıçdaroğlu'nun listesini eleştirmedi.  

EKONOMİDEKİ BOŞLUK DOLDURULUYOR

Kılıçdaroğlu bu kez, ''dışarıdan'' getirdiği isimler konusunda da hassas davrandı. Örneğin, Türk Tabipleri Birliği’nin en sevilen genel başkanlarından birisi olan merhum Füsun Sayek’in kızı Selin Sayek Böke de PM'de yer aldı. Önemli bir ekonomist olan Selin Sayek Böke'nin CHP'ye olumlu katkısının olacağını düşünüyorum. Ki; önümüzdeki süreçte CHP ekonomiyi daha çok konuşacak. Bir dönem IMF'de de çalışan Böke, yeni dönemde deneyimlerini CHP'ye aktaracak. Keza; 2011 yılında CHP İstanbul Milletvekili adayı olan ekonomist Yasemin Öney Cankurtaran da CHP'yi zayıf olduğu ekonomi alanında güçlendirecek projelere imza atacak.

MEDYANIN SAYGIN İSMİ

Keza, hepimizin meslek büyüğü Enis Berberoğlu da CHP için önemli bir fırsat... Meslekteki saygınlığı, ekonomi alanındaki birikimi, dış politikaya hakim olması Kılıçdaroğlu'na güçlü ve önemli bir destek haline dönüşecek. Berberoğlu, yeni dönemde CHP'nin ''yüzlerinden biri olarak'' öne çıkacak. 1980 öncesi CHP Gençlik kolları Üyesi olan ve Boğaziçi Üniversitesi CHP Temsilciliği görevini üstlenen Berberoğlu, kısa süre içinde örgütle de uyum sağlayacaktır. CHP'nin ruhunu, dokusunu, ilke ve geleneklerini bilen ancak mesleği dolayısıyla CHP'yle belli bir mesafeyi korumak zorunda kalan Berberoğlu ''aranan taze kan''lardan biridir.

İKİ ADAYIN ALDIĞI OY ORANI HANGİ MESAJI VERDİ?

CHP delegesi, bu kurultayda Kılıçdaroğlu'na çok önemli bir mesaj daha vermiştir.Hüsamettin Özkan'a yakınlığıyla bilinen Altıok sitesinin gizli sahibi Cenk Küpeli 35 oy almıştır. Bu 35 oy, Hüsamettin Özkan'ın CHP'deki karşılığıdır. Kılıçdaroğlu, bu 35 oyu dikkate almalı ve Hüsamettin Özkan'ın CHP tabanında hiçbir karşılığının olmadığını, içinde Hüsamettin Özkan geçen cümleleri kimsenin sonuna kadar bile dinlemediğini görmelidir.

Keza, Kılıçdaroğlu'nu garip fikirleriyle etkilemeye çalışan, CHP'nin bir panelinde"Kemalizm bitmiştir'' dediği için adeta derdest edilen Radikal Yazarı Koray Çalışkan da 50 oy almıştır. Delege, Koray Çalışkan'a 50 oy vermiş, CHP üzerindeki "fikri ağırlığı''nın hangi oranda olduğunu göstermiştir.

YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR

Sandık sonuçları, Kılıçdaroğlu'nun yeni dönemde nasıl davranması gerektiğini tartışmasız bir şekilde ortaya koymuştur. Kılıçdaroğlu, tabanının taleplerini politik söylemlere çevirmeli ve yeni bir sinerji yaratmalıdır. PM listesi, bunu yapabilecek fırsatı vermiştir. Yeni PM listesi, uyumlu bir çalışma olanağı yaratacaktır.

Az önce de dediğim gibi; ben bu listeyi beğendim ve yeniden umutlandım... Ankara'dan da bu duygularla döndüm... Kılıçdaroğlu CHP'yi yeniden iktidar hedefine odaklamalıdır. Görülüyor ki; mevcut koşullar, CHP'yi en azından iktidar ortağı haline getirecektir. CHP kendisini buna göre hazırlamalıdır. 12 milyon okura hitap eden Gerçek Gündem de bu süreçte CHP'yi destekleyecektir. Tabii yanlışlarını söylemek ve uyarmak koşuluyla...

Bu yazı toplam 480 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.