1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. CHP lideri MYK üyelerini nasıl uyardı?
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP lideri MYK üyelerini nasıl uyardı?

A+A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, salı günü öğlen saatlerinde başlayan "Yeni MYK''nın ilk toplantısında tüm üyeleri sert bir tonda uyardı. Basına kapalı gerçekleştirilentoplantının açış konuşmasını yapan Kılıçdaroğlu, "Artık dedikodu istemiyorum. Parti içi kavga istemiyorum. Kimin kiminle ne derdi varsa, odalarında halletsin ve MYK'ya öyle gelsin" dedi. 

CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun sert bir tonda söylediği bu sözler, yeni dönemin ilk işaretlerini de veriyor. Belli ki; Kılıçdaroğlu yeni dönemde birbirini şikayet eden, arkadaşının kuyusunu kazan,çalışma arkadaşının arabasını tekmelettikten sonra partinin kasasından beş bin lira yollayan kişilere taviz vermeyecek. Umarız Kılıçdaroğlu bu kararlı tutumunu sürdürür ve "kaos" görüntüsüne yol açan etkenleri ortadan kaldırır. 

CHP lideri Kılıçdaroğlu, aslında yeni dönemde "Parti İçi Disiplin"e ağırlık vereceğini, 26-27 Şubat'ta gerçekleştirilenTüzük Kurultayı'ndaki tercihiyle ortaya koydu. Partinin disiplin altına alınacağının ilk işaretleri, kurultayın divan başkanı tercihiyle birlikte ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, yakın çalışma arkadaşı Gürsel Erol'un önerisini değerlendirdi ve kurultayın divan başkanının Denizli Milletvekili Adnan Keskin olmasını kabul etti. 

Gürsel Erol'la yakınlığı bilinen Adnan Keskin, bir anlamda tüzük kurultayında "görücü"ye çıktı. Kılıçdaroğlu, Keskin'in otoritesi, parti tüzüğüne hakimiyeti ve partililerin kendisine yönelik yaklaşımını kurultayda test etme imkanı buldu.Keskin'in 2. adamlığa gelişinin öyküsü de böylece başlamış oldu. 

Tabii; Keskin'in eski adıyla Örgüt ve Örgütlenmelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı'na gelmesi kolay olmadı. Kılıçdaroğlu, Gürsel Erol'un önerisi üzerine test ettiği Keskin'in bazı değerlendirmelerinden hiç hoşnut değildi. Ancak; bunlar zaman içinde aşıldı. Kılıçdaroğlu, örgütleri emanet edeceği ismi bulduğunu düşündü... Düşündü düşünmesine ama, yakın çalışma arkadaşları Erdoğan Toprak ile Nihad Matkapkendisiyle aynı fikirde değildi. Toprak, yeni kurultayda partinin 2. adamı olmayı tasarlıyordu. Bu yüzden; Adnan Keskin isminin ortaya atılmasına tepki gösterdi. Gürsel Erol'la ilişkileri biraz da bu yüzden bozuldu. 

Gürsel Erol'un örgütlerin Keskin'e teslim etmeyi önermesine bozulan Toprak'a Matkap'ın da destek vermesi üzerine, CHP Genel Merkezi'nde büyük bir ayrışma yaşandı. Matkap - Toprak ve Erol, genel merkezde sert bir şekilde tartıştı. Bu tartışma, Matkap ile Toprak'ın pasifize edilme sürecini hızlandırdı.Matkap ve Toprak'ın Erol'la tartıştığını duyan Kılıçdaroğlu, her iki yardımcısına diplomatik bir yolla mesaj verdi. Büyük Kurultay öncesi Gürsel Erol'u basının önüne çıkması için görevlendiren Kılıçdaroğlu, Toprak ile Matkap'ı böylece by-pass etti. 

Bu sıralarda, Gürsel Erol ile Gürsel Tekin'in yakınlaşmaları da hızlandı. Tekin'in istifasının ardından bir kez İstanbul, bir kez de İzmir'de bir araya gelen ikili, "CHP'nin geleceğine ilişkin kaygıları" ve "yapılması gerekenler"i masaya yatırdı. Erol, Gürsel Tekin'in yeni MYK'da olması gerektiğini, her iki sohbette de açıkça dile getirdi. Erol'un, düşüncelerini Kılıçdaroğlu ile paylaştığı da biliniyor...

Salı günü ilk kez toplanan MYK, biraz da bu yüzden gergindi...MYK'daki dört ayrı kaynaktan edindiğim bilgiye göre, alanları değiştirilen ve pasif görevlere çekilen Matkap ile Toprak, MYK'da hiç konuşmadı. Yeni dönemde en azındanİdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini tekrar isteyen Toprak, bu isteği gerçekleşmediği için gergindi. Yeni görevinin parti içindeki etkinliğini sınırlayacağını bilen Toprak'la aynı duyguları yaşayan diğer kişi ise Matkap'tı. Kader; Büyük Kurultay'a kadar yediği - içtiği ayrı gitmeyen Toprak ile Matkap'ı bir kez daha buluşturdu. 

CHP lideri, bu kırgınlığı bildiği için toplantıya girer girmez, "Artık kavga istemiyorum, odalarınızda sorunlarınızı çözün gelin" demişti. Zira; kırgın insanların ne yapabileceğini bilen Kılıçdaroğlu, önlemini şimdiden alıyordu. 

Tabii bu bağlamda, CHP'deki meşhur "oda üzerinden prestij oluşturma" kavgasına değinmeden geçmek olmaz...

CHP MYK üyeleri için, ''oda''nın sembolik anlamı büyüktür! Kılıçdaroğlu'nun ilk MYK'sında oda yüzünden hayli gerilim yaşanmıştı. Süheyl Batum, tüzük değişmesine rağmen, Önder Sav'ın eski odasını Gürsel Tekin'e vermemek için hayli uğraşmıştı. Odaların paylaşımını yapan Hurşit Güneş, Batum'u başka bir odaya taşınmaya ikna etmekte zorlanmıştı. "Oda"tartışması Kılıçdaroğlu'nu o dönem hayli yormuştu. 

Bu kez aynısı yaşanmadı. İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, ilk dönem Hurşit Güneş'in ortaya koyduğu çizelgeyi masaya yatırdı. Bina krokisi üzerinden odaları paylaştıran Oran, Erdoğan Toprak'ın hayli büyük olan 9. kattaki odasına yerleşti. Toprak'ı ise 10. kata yolladı. Görev alanı gibi odasının boyutu da küçülen Toprak, şimdi yeni yerine alışmaya çalışacak. 

Odasının yeri değişen isimlerden biri de Nihad Matkap oldu. 10. katta bulunan ve boyutu hayli büyük olan oda, bu kezAdnan Keskin'e verildi. Odayı daha önce Önder Sav, Süheyl Batum ve Gürsel Tekin kullanmıştı. Kılıçdaroğlu her ne kadar,"Artık 2. adam yok" dese de Sav - Tekin ve Matkap'ın kullandığı odanın Keskin'e verilmesi, "geleneğin izleri"nin kolay yok edilemeyeceğini gösteriyor. CHP'liler, "Örgütten Sorumlu" Genel Başkan Yardımcısı'na en büyük odayı veriyor. 

Tabii odasının yeri değişen Matkap'a da yedinci kata alışmakdüşüyor. Matkap, bundan sonra Kadın ve Gençlik Kolları'nın bulunduğu katta çalışacak. Matkap'a bu katta Şafak Paveyde eşlik edecek. Gülseren Onanç ise sekizinci kattaki çalışma ofisinde start verecek. 

Yaklaşık üç ay önce genel başkan yardımcılığı görevinden istifa eden Gürsel Tekin'in "oda konumu"nda ise bir değişiklik yok. Tekin, hem eski görevine döndü, hem de 11. kattaki eski odasına yeniden yerleşti. Kılıçdaroğlu'nun, Tekin istifa ettikten sonra odayı kapattırdığı ve kimseye neden verdirtmediği de son atamayla birlikte netlik kazandı. Kılıçdaroğlu, yakın çalışma arkadaşının odasını kimseye kullandırtmayarak, aslında ne yapmak istediğinin mesajını vermişti. 

Bu mesajı, bazı kişilerin anlamadığı ve Toprak ile Matkap'ındolduruşuna geldiklerini Büyük Kurultay salonunda gördük. Matkap ve Toprak'a yakınlığıyla bilinen isimler, salonda "Gürsel Tekin'e oy vermeyin" diye adeta dört döndü. Çünkü; onlara"Gürsel Tekin artık bitti, sandıktan çıkamayacak"denilmişti. 

Siyaseti doğru okuyamayanlar, genel merkezdeki odanın neden kimseye verilmediğini anlayabilseydi, , CHP'nin bu güçlü ismine karşı yürütülen çirkin kampanyanın piyonu olmaktan da kurtulacaktı. 

Neyse; siyaset dünyası da böyle işte... "Bitti" dediğiniz bir kişi; bir an'da karşınıza eskisinden daha güçlü çıkıyor. Matkap ve Toprak, bu gerçeği göremedikleri ve dünyayı CHP'nin 14 katlı binasından ibaret sandıkları için pasifize edildiler.Oysa; hayat dışarıda bambaşka akıyor ve yalanın perdesi orada hiçbir işe yaramıyor. 

Gürsel Erol'la tartışan, Gürsel Tekin'i ise siyaseten tasfiye etmeye çalışanlar, ilk dersi hem görev alanlarının hem deodalarının yerlerinin değişmesiyle alıyor. Kılıçdaroğlu bu yüzden, "Ne derdiniz varsa odanızda halledin gelin" diyor. Demek ki; siyaset yapmak, Ankaralı gazetecileri maniple etmek ve istediklerini yazdırmakla olmuyor. Umarım; Ankaralı BAZI meslektaşlarımız da son süreçte yaşananlardan biraz olsun ders alır ve artık yalan - yanlış haberlere imza atmaktan vazgeçerler. 

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 645 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.