1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. CHP MYK'yı bekleyen zor görev
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP MYK'yı bekleyen zor görev

A+A-

CHP'nin yeni PM ile MYK'sının uyum içinde çalışacağı görülüyor. Yeni dönemde MYK üyelerine çok iş düşüyor... Neler mi?

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile maceracı Dışışleri BakanıAhmet Davutoğlu'nun, Türkiye'nin başına açtığı belalar, yeni yeni fark edilmeye başlandı. Muhalefetin neredeyse son dört yıldır, "Yapmayın, etmeyin''yönündeki çağrılarına uymayan ve kendilerini ''bölgenin lideri'' havasına iyiden iyiye kaptıran RTE, Davutoğlu ve Hakan Fidan üçlüsü, belayı kapımızdan içeri kendi elleriyle soktu.

TÜRKİYE, AKP YÜZÜNDEN ZOR DURUMDA

Bu belanın adı IŞİD ve bölgedeki bilumum terör örgütleridir... El Kaide'den bile daha vahşi bir örgüt haline gelen IŞİD'in büyümesi ve bölgede kök salmasının sorumlularından biri de AKP'dir. AKP kurmayları, ABD ve AB'nin politikaları doğrultusunda Suriye'ye dağıtmak için seferber olmuş, bu sırada "selin önünden kütük kapmaya çalışma kurnazlığı'' yüzünden, Türkiye'yi terör örgütlerinin baş destekçisi haline getirmiştir.

AKP'YE UYARI

ABD ve AB, şimdi bu beladan kurtalmaya çalışıyor. Zira; IŞİD misyonunu doldurdu; Kürt bölgesini uluslararası pazara açtı. Türkmenleri bölgeden''temizledi.'' Sıra şimdi IŞİD'in ''kontrollü tasfiyesi''ne geldi. ABD, sıcak kestaneyi eliyle tutmak istemiyor ve görevi Türkiye'ye vermek istiyor. Türkiye'yi temsil eden AKP ve RTE ise "karmaşık ilişkiler içine girdikleri'' IŞİD'e yönelik herhangi bir adım atamıyor. Zira; attıkları takdirde, IŞİD'in nasıl bir tepki göstereceğini kestiremiyor... AKP bu yüzden ipe un seriyor ama ABD oralı bile olmuyor. "NATO ülkesiysen, istenileni yapacaksın, rica etmiyor, emrediyoruz'' deniliyor ve AKP'ye ''Haddini bil'' deniliyor.

O DÖNEMİ DEĞERLENDİRDİLER AMA...

AKP, dönemin hükümetinin iki ''zaafı'' üzerine iktidar olmuştu. Bunlardan biri ekonominin kötü yönetimiydi. Diğeri ise, Ecevit'in tarihsel bir tavır alışı sonrası yaşanan gelişmelerdi. Ecevit, ABD'nin Irak'a ve bölgeye yönelik operasyonunda"maşa olmayacağı''nı söylediği için ipi çekildi. AKP, bu sırada ''Biz her türlü göreve hazırız'' deyince, iktidara getirildi. O günden bugüne ne istenirse fazlasıyla yapıyor... Ancak bu kez, sıkıntıdalar... O dönem, ekonomi ve dış politikada yaşanan konjonktürü değerlendiren AKP, yine aynı konjonktürün baskısı altında ve çıkış yolu arıyor.

CHP MYK, işte böyle bir dönemde start alıyor... Kemal Kılıçdaroğlu'nun pazar günü kamuoyuna duyurduğu yeni MYK, deneyimli isimlerden oluşuyor. Medya ilişkilerinin teslim edildiği Enis Berberoğlu'nu CHP'nin içine sıklıkla düştüğü''iletişim kazaları''na son verme görevi bekliyor...

EN ÖNEMLİ ALANLARDAN BİRİ...

Keza; ekonominin teslim edildiği Selin Sayek Böke de aynı dönemde zor bir görevle karşı karşıya... CHP'nin uzun süredir ihmal ettiği ekonomi alanı,Böke'nin varlığını hissetmeyi bekliyor. Böke'den beklenen ilk şey; ekonomideki gelişmeleri ve CHP'nin nasıl bir tutum izleyeceğini ''halkın anlayabileceği'' bir dille anlatmak olsa gerek... Zira; CHP ve ekonomi birbirinden uzak iki olgu gibi duruyor... Böke, halkın geniş kesimlerine ''CHP ekonomiyi yönetebilir''duygusunu verebildiği takdirde, iktidarın yolundaki önemli bir engel daha ortadan kalkmış olur.

BEKAROĞLU'NUN DURUMU...

Geride bıraktığımız gece, TGRT Haber TV'de sevgili dostum Gürkan Hacır'la birlikte CHP Kurultayı'nı değerlendirdim. Ziya Osman Açıkel'in sunduğu programda, en çok soru Mehmet Bekaroğlu'na ilişkindi... TGRT'de Bekaroğlu'na ilişkin düşüncelerimi anlatırken, "Yiğidi öldür ama hakkını da ver'' sözünü kullandım. Bekaroğlu'nun, hem 1996 hem de 2000 yılında yapılan cezaevlerine yönelik operasyonlarda beğendiğim ve desteklediğim bir çizgide durduğunu söyledim. ''Bekaroğlu, nerede bir insan hakkı ihlali varsa, bunun karşısında olmuştur'' dedim.

Bekaroğlu'na yönelik temel itiraz noktam; Atatürk'e ilişkin söylediği iddia edilen sözlerdi. Bekaroğlu, buna ilişkin olarak bana bir mektup yolladı. Gerçek Gündem'de tamamını yayınladığım mektupta, "Atatürk'e kesinlikle hakaret etmedim.  Atatürk'e hakaret ettiğime yönelik iddia üzerinden açılan dava 28 Şubat sürecindeydi. Haksız bir davaydı ve beraat ettim'' ifadesi vardı. 

Bu mektubu, Radyo Viva, Halk TV ve TGRT'de de ayrıntılarıyla anlattım. Bekaroğlu, CHP tabanının hassasiyetini kolaylıkla anlayabilecek bir kişidir. Zira; hayatı insanları anlamak ve onlarla iletişim kurmak üzerine kuruludur. Bekaroğlu, birçok itiraza rağmen, CHP MYK'da görev yapacak ve eminim ki; zamanla bu yanlış anlaşılmayı da ortadan kaldıracaktır...

KILIÇDAROĞLU, ERDOĞAN TOPRAK'I ARADI VE... 

O geceki programda, sadece PM'ye seçilenleri değil, seçilemeyenleri de konuştuk. Bu isimlerden biri de Erdoğan Toprak'tı... Toprak'a ilişkin değerlendirmemi bir önceki yazıda da ifade etmiştim. Bu bağlamda yeni olan; Kılıçdaroğlu'nun tavrıdır... Kılıçdaroğlu, kurultay salonunda kurulan ''siyasi kumpas'' sonucu PM dışı bırakılan Toprak'a sahip çıkarak siyasi liderlik örneği sergilemiştir...

Bunu TGRT'de ayrıntılarıyla anlattım... Kılıçdaroğlu, Erdoğan Toprak'ın PM dışında nasıl bırakıldığını en iyi bilen isimdir... CHP lideri, yakın çalışma arkadaşı Toprak'ı listeler netleştikten hemen sonra aramış ve "Siyasette bu tür şeyler olur. Canını sıkma, birlikte çalışmaya devam edeceğiz'' demiştir. Ve hemen ardından, Erdoğan Toprak'ı ''Başdanışman'' yaparak partinin 11. katına yerleştirmiştir. 

"Güven'' işte böyle tesis edilir... Kılıçdaroğlu, geçmiş yıllarda bu tavrı yeterince gösteremiyor ve parti içinde eleştirilere maruz kalıyordu. CHP liderinin bu tavrı, kendisine yönelik ''güven algısı''nı da pekiştirecektir. Kılıçdaroğlu'nun tavrı, delege ile ''inatlaşma değil'', belli odaklara yönelik sert bir mesajdır... Mesaj, sahiplerine ulaşmıştır... Kılıçdaroğlu'nun bu tavrı sürdürmesi ve taviz vermemesi şarttır...

ÖRGÜTLER VE BELEDİYELER

Kılıçdaroğlu ve CHP MYK'yı bekleyen iki önemli görevin başında ''örgütlerin yeniden dizayn edilmesi''  ve belediyelere çeki düzen verilmesidir.

Zira; hep söylediğim üzere, ''Belediyeler, CHP'nin halka açılan ilk kapısıdır.'' Ve ne yazık ki; CHP'li belediyelerin bir çoğu, geride kalan altı aylık süreçte hiç de iyi bir performans sergileyememiştir. Konserden konsere koşan belediyeler, halka dokunacak icraatlere imza atamamıştır. Başkanların halktan kopuk yaşamları ve aşırı lüks içinde yaşamalarına ilişkin hikayeleri, mahalle kahvehanelerinin temel dedikodu malzemesi haline gelmiştir. Beşiktaş Belediyesi'nde yaşanan işten çıkarma skandalı ise CHP'ye yönelik algıyı olumsuz etkilemiştir. CHP'nin özellikle genel seçimler öncesi belediyelere çeki düzen vermesi ve gerekirse ''disiplin mekanizması''nı işletmesi şarttır. Unutulmasın ki; partileri iktidara -istisnalar dışında- belediyeleri taşır...

YORULANLARIN DİNLENMESİ ŞART

Örgütlerin yeniden dizayn edilmesi de zorunluluk haline geldi kuşkusuz... Önce yerel seçim, ardından Cumhurbaşkanlığı seçimi ve nihayet kurultay sürecini peş peşe yaşayan örgütlerin bir çoğu hem yoruldu, hem de tempoya ayak uydurmakta zorlanmaya başladı. Genel merkezin, genel politikaların yoğunluğundan ötürü bir süredir gerçek anlamda ilgilenemediği örgütlerin ''yeni dönem''in ihtiyaçlarına göre organize edilmesi, yorulanların yerine enerjisi olanların gelmesi şart..

"Yeni dönem'' kavramını, ''rastgele'' kullanmadığımı bilmenizi isterim...

Bakın; AKP iktidarı, yazının girişinde de ifade ettiğim üzere, Türkiye'nin başına büyük bir bela açtı. O bela ve o belanın yayacağı ateş, hepimizi etkileyecek.Bundan kaçış yolu görünmüyor...

BASKILAR DAHA DA ARTACAK

AKP, yeni dönemde, neler olup bittiğini bilmememiz için, baskıyı ve iktidar terörünü daha çok kullanacak. TİB'e ''internet sitelerini mahkeme kararı olmaksızın'' kapatma yetkisi verilmesi bunun sadece bir örneği...

Kapıda, yeni baskı yasaları var... İktidar, IŞİD'in elinde rehin tutulan 49 yurttaşımızı unutturmaya çalışıyor. Aynı politika medya üzerinden yine devam edecek. Buna benzer haberleri unutturmamaya çalışan medyadaki ''ayrık otları'' ise yeni baskı yasalarıyla etkisiz hale getirilmek istenecek.

MEDYAYA 'BANKACILIK' MODELİ

İktidar bu bağlamda, medyayı tam anlamıyla kontrolü altına almak için yeni bir düzenlemeye gidiyor. EPDK - BDDK gibi kurumların benzerlerinin kurulması ve bunların gazete, TV ve internet sitelerini denetim altında tutması öngörülüyor. Bu yasa çıkarılabildiği takdirde, medyayı denetleyecek olan kuruma, yayın organlarına ''el koyma'' da dahil olmak üzere, yaptırımlar uygulama yetkisi verilmek isteniyor. Yani; iktidarın şimşeğini üzerine çeken kuruma, tıpkıbankacılık sektöründeki gibi el konulması tasarlanıyor. El konulmayacak kurumlara ise, ''denetçi atanması'' planlanıyor.

Bir düşünün; bu kurum faaliyete geçmiş ve sudan sebeplerle Halk TV ya daUlusal Kanal'ın yönetimine ''denetçi'' atamış...

MEDYAYA BASKI

Tüm bunlar sebepsiz değil kuşkusuz... AKP, IŞİD'in başımıza açtığı belanın nereye uzanabileceğini görüyor... Genel seçim öncesi başlaması muhtemel bu krizin etkisini hissettirmemek için, önce medyaya çeki düzen verilmek isteniyor. RTE'nin gazetecilerle cumartesi günü yaptığı toplantıda ''yandaşlar''dan yeni sürece ilişkin destek istediği biliniyor. Hitler'in akıl hocası Goebbels,"Gazeteler, piyano gibi olmalıdır, iktidar üzerine bastığında istenilen sesi çıkarmalıdır'' demişti. AKP, tüm gazeteleri Goebbels'in dediği gibi, "iktidarın piyanosu'' haline getirmek istiyor.

Bakın; kulislerde dolaşan bilgilere göre, ABD, AKP'ye "49 rehineyi istediğiniz an getiririz ama sürece katkı vermeniz gerekiyor'' demesine rağmen, AKP buna yanaşmıyor. 49 yurttaşımızın akıbeti bilinmiyor. Davutoğlu ise metronun, Marmaray'ın inşaatlarını turluyor...

CHP ''YENİ OLAN BENİM'' DİYEBİLMELİ

CHP MYK, Türkiye'ye işte böyle bir dönemde her anlamıyla alternatif sunmak ve güven vermek zorunda... Biliyoruz; CHP'nin işi hiç kolay değil... Zira; ateşin ortasına bırakılan bir Türkiye var... Ekonomisi çökmüş, dış politikada izole edilmiş, saygınlığı ayaklar altına alınmış bir Türkiye tablosu var önümüzde...

Ama şu unutulmasın ki; iktidarlar zaten bu tür kriz ortamlarında değişir...Lenin'in deyimiyle, ''kitleler eskisi gibi yönetilmek istemediği''nde iktidarın yerine, yenisi gelir. CHP şimdi ''yeni'' olduğunu göstermek ve bunu kanıtlamak zorunda...

Pazartesi günü CHP için yeni bir sayfa açılacak... Bu sayfanın, zafer ve başarı hikayeleriyle dolması gerekiyor... Politik ortam ve şartlar hayli uygun... CHP yeter ki; iktidar olmayı istesin ve adımlarını buna göre atsın... Gerisi çorap söküğü gibi gelir...

Bu yazı toplam 638 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.