1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. CHP yüzde 44 oy alabilir mi?
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP yüzde 44 oy alabilir mi?

A+A-
Sencer Ayata'nın ''Yüzde 44 oy potansiyelimiz var'' teorisinin gerçeğe dönüşebilmesi, Kılıçdaroğlu'nun işaret ettiği sözü hayata geçirmekle mümkün...

CHP milletvekilleri için Grup Başkanvekilliği tarafından düzenlenen iki günlük kamp birbirinden ilginç analiz - diyalog, tespit ve temenniye sahne oldu.Antalya'da bir otelde süren kampa hiç kuşkusuz ki; Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt'ün sözleri damga vurdu. Öğüt, AKP'nin hayvancılık politikasını eleştiren konuşmasını bitirirken, çözüm yolu da gösterdi. CHP'li vekil, "Merada özgür dolaşan inekler yetiştirelim. Onun sağlıklı etini yedirelim, sağlıklı nesiller yetişsin. Burada yetişen ineklerde Omega 3 yağı olur. Bu etten beslenen insanlar zeki olur. Zeki insan CHP'ye oy verir'' dedi. Kılıçdaroğlu bunun üzerine, hafif bir tebessümle "Söz, bundan sonra Omega 3'lü et yiyeceğim'' ifadesini kullandı.

CHP'nin renkli simalarından Öğüt'ün, CHP'nin çiçeği burnunda Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke için ''Bizim Tansu Çillerimiz'' benzetmesini yapması da hayli bürokratik bir havada geçen konuşmaların üzerindeki sisi kaldırdı. Vekiller, biraz olsun gülümsedi...

ÖZÇELİK DE KONUŞTU

Kampın en çok ilgi çeken iki konuşması ve sunumunu ise Sencer Ayata ileSelin Sayek Böke yaptı. CHP PM Üyesi Murat Özçelik de basına kapalı toplantıda Ortadoğu politikasına yönelik brifing verdi. CHP'li vekiller, Özçelik'in brifingini "Teknik detayları çok fazla olan bir sunum'' olarak değerlendirdi.

TEORİ GÜZEL AMA YA PRATİK...

Selin Sayek Böke, bu köşede ısrarla vurguladığımız bir gerçeğe işaret ettiği konuşmasında "Belediyelerimiz mutlaka kreş açmalı ve kadınları üretime katmanın yollarını bulmalıyız'' dedi. Böke, "Kadınlar üretime katıldıkça, üretim oranı dört kat artıyor'' tespitini de paylaştı.

Sencer Ayata'nın, CHP'li Böke'nin tespitini doğrulayan konuşmasına geçmeden önce, küçük bir parantez açalım:

Böke, CHP'li belediyelere çok iş düştüğünü söylüyor ama CHP'nin mevcut belediyelerinin bir çoğunun bu misyonu yeterince kavramadığı görülüyor. Örneğin; küçük ve lokal bir sorun gibi görünüyor ama emin olun ki; AKP'nin Türkiye'yi muhafazakarlaştırma / asosyalleştirme projesinin önemli bir adımı CHP'li belediye eliyle destekleniyor.

Gerçek Gündem'in ofisinin de bulunduğu Kadıköy'de esnaflar CHP'li belediyeden adeta yaka silkiyor. Zira; belediye yönetimi, özellikle içki satışı yapan büfe, kafe ve barlara sudan sebeplerle ceza yağdırıyor. Deyim yerindeyse, Kadıköy'de içki satmak da içmek de eziyet haline dönüşüyor. (Bu satırları içki ve sigara içmeyen biri olarak yazıyorum.)

ESNAF CHP İÇİN NİYE OY İSTESİN?

Allah aşkına; Kadıköy'deki belediyenin uygulamasından bezen esnaf,  komşusuna ya da yakınında bulunan eşine dostuna ve arkadaşına neden"CHP'ye oy verin'' desin ki... Selami Öztürk'ün başlattığı, Recep Tayyip Erdoğan'ın canlı yayında övdüğü, yeni başkan Aykurt Nuhoğlu'nun da devam ettirdiği "22.00'den sonra içki  satışı yasaktır'' kuralı, Kadıköy'ün komşusu AKP'li Üsküdar ve Ümraniye belediyesinin sınırlarında bile uygulanmazken, CHP'li belediye tepki çeken çağdışı uygulamayı genel seçim öncesi ısrarla sürdürüyor.

HERGÜN BİR MİLYON KİŞİ TANIK OLUYOR

Bakın; lokal bir sorunmuş gibi görünüyor ama değil... Kadıköy'ün nüfusu saat 22.00 sularında yaklaşık bir milyon kişiye ulaşıyor. Ve bu bir milyon kişi; belediyenin inadı yüzünden ''kibrit'' alacak büfe - TEKEL bayisi dahi bulamıyor...

HALK GÖRDÜĞÜNE İNANIR...

Siz istediğiniz kadar Antalya'da toplanın, kafa patlatın, emek verin ve iktidar olmanın yollarını arayın... Tek bir belediyenizin yaptığı uygulama, kaşıkla topladığınızın kepçeyle boşaltılmasına sebep oluyor... Kadıköy'de hergün bir milyon kişi, saat 22.00'de içki satılan büfelerin zabıta marifetiyle kapatıldığını gördükçe, "CHP ile AKP'nin arasında ne fark var?'' sorusunu soruyor...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sencer Ayata, Antalya'daki toplantıda CHP'nin oy potansiyelinin yüzde 44 olduğunu, özellikle gençlerin yeni dönemde AKP'den çok, CHP'ye yöneldiğini söylüyor. Ayata, Kadıköy'de yaşayan ve büyük çoğunluğu üniversite öğrencisi olan gençlerle konuşma imkanı bulsa, tespitini muhtemelen gözden geçirmek zorunda kalırdı...

YÜZDE 44 ALMANIN YOLU...

Ayata'nın hedeflediği yüzde 44'lük oy potansiyeline ulaşmanın yolu, kuşkusuz kiKemal Kılıçdaroğlu'nun işaret ettiği hedeften geçiyor. Kılıçdaroğlu, vekillere yaptığı son konuşmada "Halka umut ve güven vermeliyiz'' diyor. Ardından da siyasi tuzaklara karşı uyarıyor:

"AKP bize, kendi söyleyemediklerini söyletmeye ve bizi belli bir seçmen kesimiyle karşı karşıya getirmeye çalışıyor. İktidar onlar; ne yapacaklarını onlar söylesin, biz de düşüncelerimizi ondan sonra dile getirelim...''

Kılıçdaroğlu adını koymuyor ama belli ki; AKP'nin Çözüm Süreci'ne ilişkin bir makas değişikliğine geçeceği ve sürecin daha karmaşık bir hale geleceği uyarısını yapıyor. Umarım vekiller, bu uyarının gereğini yerine getirir ve yol kazalarına sebebiyet vermezler...

UMUDA YOLCULUK

CHP'nin genel seçime ilişkin izleyeceği yol haritası Antalya'da belli olmaya başladı gibi görünüyor. CHP Afyon Milletvekili Ahmet Toptaş, yeni sürecin"Umuda Yolculuk'' adı altında kavramsallaştırılması gerektiğini söylüyor basına kapalı toplantıda.. Bu öneri, tüm vekillerce destek buluyor.... Zira; halkın gerçekten de umuda ihtiyacı var...

Umutsuz olmamızı gerektirecek birçok gelişme yaşanırken, umudumuzu artıran olaylar da yok değil... Salı ve perşembe günü, Bakırköy ile Beylikdüzü Belediyesi'nin düzenlediği iki panelde konuştum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlenen panellere, sevgili dostum Gürkan Hacır'la birlikte katıldık. Hacır'ın çektiği ''Çoban Ateşi'' belgeselini de yurttaşlarla birlikte izledik.

ONLAR BAŞARDI...

O panellerde, şunu açıkça söyledim: "CHP'yi destekleyen bir gazeteciyim. Kızıyor, eleştiriyoruz ama yine de CHP'ye oy vermeye devam ediyoruz. Bundan sonra da böyle olacak. Çünkü; Türkiye'yi aydınlığa çıkaracak tek güç CHP'dir. CHP'ye yönelik desteğimizi artıralım ve dünyadaki gelişmelere yakından bakalım. Örneğin; AKP medyası üstünde çok durmadı, es geçti amaTunus'ta çok önemli bir gelişme yaşandı.''

Konuşmamda, Tunus'ta Gannuşi'nin partisinin, Tunus'un Sesi adlı laik partinin karşısında ikinciliğe düştüğünü, bunun hepimiz açısından umut veren bir gelişme olarak yorumlanması gerektiğini söyledim.

Bu örnek, salondakilerin gözlerini ışıldattı...

Gerçekten de umuda her zamankinden daha çok ihtiyacımızın olduğu günlerden geçiyoruz... Tunus'un Sesi Partisi'nin aldığı yüzde 39'luk oy oranı, "Biz neden başarmayalım ki?'' sorusunu daha anlamlı bir hale getiriyor.

Şu son günlerde ard arda yaşananlara bir bakar mısınız!

Madencilerin adeta ölüm çemberine alınması, işçilerin ölüme yollanması, iş cinayetlerinin artması, peşmergenin Türkiye'yi adeta bir üs haline getirmesi veUTANÇ VERİCİ  birçok gelişme, normal bir ülkede, iktidarı alaşağı eder... Bugün eğer AKP hala yüzde 39-40 bandında ise bu AKP'nin başarısı değil, bizim başarısızlığımız yüzündendir...

ÖZÜ SÖZÜ BİR OLMAK GEREKİYOR...

CHP'nin bu yüzden, Antalya kampı sonrası toparlanması ve "Umuda Yolculuk''u ete kemiğe büründürmesi gerekiyor. Yüzde 44 oy oranına ulaşmanın yolu ise "özü sözü bir, yaptığı ile söylediği arasında çelişki olmayan bir parti''den geçiyor. Bu da belediyesinden ilçe örgütüne dek, uyumlu ve sinerjiyle çalışan bir örgütlenme anlayışının yaratılmasını şart koşuyor.

CHP'YE YENİ TUZAK

Tabii ülkeye ilişkin genel politikalar üretilirken ve AKP karşısında iktidar olma arayışları sürerken, bir kısım çevreler ise CHP'nin enerjisini içe harcatacak formüller üzerinde çalışıyor. Örneğin; CHP içinden ''yeni bir parti'' çıkarma hevesi içinde olanlar, gazete ve TV'lerinde ana muhalefet partisine AKP ağzıyla saldırıyor. Bunların kime hizmet ettiği ve AKP'nin dümen suyuna girdikleri daha net görülüyor.

AKP yerine CHP tabanından oy alma hesabı yapanlar, yüzde bir oranına ulaşamasa bile, tabanın kafasını karıştırmaya ve AKP'nin elini rahatlatmaya çalışıyor. Bu çirkin plan ise ''ulusalcılık'' kılıfına gizleniyor... CHP yönetiminin, AKP'nin uzantısı haline gelmiş bu unsurları tasfiye etmesi ve etkisizleştirmesi gerekiyor.

KILIÇDAROĞLU TUZAĞA DÜŞMEDİ

CHP'nin enerjisini son dört yıldır ''iç tartışmalar''a harcatan bu unsurların, uzun bir süredir Kılıçdaroğlu'nun sabrını sınadığı ve "disipline verilme'' hesabı yaptıkları biliniyordu. Plana göre, Kılıçdaroğlu bu unsurları disipline verecek, onlar da ''Susturuluyoruz, tasfiye ediliyoruz'' diyerek yeni bir partinin adımlarını atacaktı. Kılıçdaroğlu sabırlı davrandı ve bu oyuna gelmedi. Şimdi yeni süreç, ''Atatürkçülük tasfiye ediliyor'' sözü üzerinden yürütülmeye çalışılacak. Böylece,  kendilerine siyasi kariyer planlaması yapanlar, ulvi bir amacın sözcüleri misyonunu üstlenecek!! 

CHP yönetiminin bu planı ciddiye dahi almadığını biliyorum...

CHP bu süreci de en geç bir ay içinde atlatacak ve önüne bakacaktır... Türkiye'nin bir iktidar değişimi istediği ortadadır. İktidar olmanın yolu ise, halka güven vermekten geçmektedir.

CHP'nin yapması gereken halkın umudunu diri tutmak; umut yaratmak,  umudu ise güvene dönüştürmektir. Bunun için kapı kapı dolaşmak, çok çalışmak ve halkı kazanmak gerekiyor... 

Bu yazı toplam 442 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.