1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. CHP'den AKP'ye 'hayat öpücüğü'
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP'den AKP'ye 'hayat öpücüğü'

A+A-

CHP Merkez Yürütme Kurulu üyeleri (MYK) enerjilerini parti içinde iktidar olmaya harcadıkları ve ''kendilerine yakın delege oluşturma'' kavgasına girdikleri için, Türkiye'de olup bitenleri algılayamıyor. CHP MYK hızlı bir şekilde"apolitikleşme" süreci yaşıyor. 

Bunun son örneği, geride bıraktığımız haftalarda yaşandı. CHP Grup Başkanvekilleri Akif Hamzaçebi ile Muharrem İnce, TBMM'ye bir kanun teklifi sundu. CHP'nin diğer Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan'ın imza atmayı reddettiğikanun teklifi, başta Kürtçe olmak üzere Türkçe dışındaki diğer dillerde de ''seçim kampanyası yapılabilmesi''ni öngörüyordu. Kılıçdaroğlu, bu kanun teklifini rakibi Muharrem İnce'ye verdirtti ve İnce'yi "ulusalcı çevreler"in gözünde bitirdi. İnce'nin liderlik hayali de bu teklifle birlikte suya düştü. Keza; yine kendisini potansiyel CHP Genel Başkan Adayı veİstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak görenAkif Hamzaçebi de imza attığı kanun teklifi yüzünden zor duruma düştü. "Ulusalcı" Emine Ülker Tarhan, teklife imza atmayarak lider adaylığındaki iddiasını koruduğunugösterdi. 

Medyanın "gündem yoğunluğu" yüzünden üzerinde çok fazla durmadığı bu gelişmeler, CHP'nin yeni bir hamlesiyle devam etti. CHP Genel Başkan Yardımcıları Sezgin Tanrıkulu ileFaruk Loğoğlu, Kürt sorununun çözümü için altı maddelik bir öneri paketi hazırladıklarını ve bunun hayata geçmesi için Meclis'te grubu bulunan partilerle görüşeceklerini açıkladı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise altı maddelik önerinin arkasında olduğunu göstermek için TBMM Başkanı Cemil Çiçek'le görüşeceğini duyurdu. Kılıçdaroğlu hemen ardından parti liderleriyle görüşeceklerini de söyledi. 

Yukarıda da dedim ya; "CHP MYK apolitikleşiyor, gelişmeleri kavrayamıyor" diye... 

Neden mi?

AKP, 10 yıllık iktidarı boyunca Kürt seçmenle belki de ilk kez bu denli bir "duygusal kırılma" yaşıyor. Uludere'de 34 kişinin ölümüne sebep olan ve "Açılım Politikası" iflas eden AKP iktidarı, yaptığı açıklamalarla Kürt seçmenin kalbini kırıyor.Çoğu AKP'ye oy veren Kürt seçmenler, Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerini Uludere üzerinden her günaşağılaması ve tehdit etmesi karşısında AKP'yi ciddi bir şekilde sorguluyor. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in söylediği sözleri Demirel - Çiller - Yılmaz hükümetlerinde dahi duymayan Kürtler, AKP'den uzaklaşmaya başlıyor. 

CHP ise sanki bunların hiçbiri yaşanmıyormuş gibi, Kürt seçmene sorunun çözüm adresi olarak hala AKP'yi gösteriyor. Attığı adımlarla, AKP'nin Kürt Sorunu'nu çözeceği ya da çözmek isteyeceği yönünde bir algı oluşmasına sebep oluyor. Kürt seçmene "Çözümün tek adresi biziz" demek yerine, AKP'den kopmaya başlayan Kürtleri, iktidar partisinden umut bekleyecek bir hale getirmeye çalışıyor. 

CHP yönetimi kusura bakmasın; siyasette buna "iktidar partisine hayat öpücüğü" denir! CHP bugün yaptıklarıyla, AKP'ye adeta ''hayat öpücüğü'' hediye ediyor. AKP'ninçözümden uzak politikalarını teşhir etmek ve Kürt seçmeni iktidar partisinden uzaklaştıracak politikalar üretmek yerine, içi boş, ne dediği belli olmayan "altı maddelik öneri" kamuoyuna duyuruluyor. Böylece, AKP'nin Uludere ile yıpranan ve Kürt seçmenin gözünde yerlerde sürünen imajının tamir edilmesi süreci CHP tarafından başlatılıyor. 

Bir partinin yönetimi ülkesinde yaşanan siyasal gelişmelerin toplumda hangi değişimleri yarattığını ve toplumu hangi ruh haline soktuğunu algılayamazsa, CHP'nin durumuna düşer... ''Zamanlama'' hatası yaptığı için, sorunun bizahiti kendisi haline gelen AKP'nin sorunu çözebileceği yanılgısının gelişmesine sebep olur... 

Gelelim meseleninin diğer bir boyutuna: 

CHP kurmayları, Parti Meclisi'nde hiç bir şekilde gündeme getirilmeyen ve üzerinde mutabakat sağlanmayan; akla hayale gelmeyecek sözde çözüm önerilerini kamuoyuna duyuruyor, bunları parti politikası haline getiriyor. Parti Meclisi adeta yok sayılıyor. Üstelik; "politika üretmek'' adına ortaya atılan önerilerin hiçbiri toplumda karşılık dahi bulmuyor. Kürt seçmene ''şirin gözükmek'' adına TBMM'ye sunulan kanun teklifi, İnce ile Hamzaçebi'nin liderlik hayalini engellemekten başka hiçbir işe yaramıyor. Zira; biliniyor ki;Kürt seçmen, "kendi dilinde konuşma" sorununu 1990'lı yılların başında aştı. Bu bağlamda, CHP'nin teklifi solcuların deyimiyle, "geri bir tartışma" olarak nitelendiriliyor. 

CHP eğer gerçekten Kürt seçmenin oyunu almak ve Kürtlerin AKP ile bağlarını koparmak istiyorsa, yapacağı tek şey; Uludere Katliamı'nın peşini bırakmamak, sorumlularının yargılanması ve ceza almasını sağlamaktır. Kürt seçmenin de Türk demokratların da beklentisi budur. Diğeri laf-ı güzaftır; AKP'nin değirmenine su taşımaktır!

NOT: Bugün aslında CHP yönetiminin neden apolitikleştiğini ve Türkiye'yi neden kavrayamadığını somut örneklerle anlatacaktım. Hatay ve Bursa İl Başkanlığı seçimlerinin bir türlü yapılamıyor olması, bunun en somut örneği... Bir sonraki yazımda, CHP yönetiminin neden apolitikleştiğini Konya Gençlik Kolları seçimine yapılan müdahaleyi de anlatarak somut örneklerle ortaya koyacağım. Sonraki yazımda ise İzmir İl Kongresi'ne ilişkin izlenimlerimi sizinle paylaşacağım.

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 610 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.