1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. CHP'liler bunları okuyunca üzülecek
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP'liler bunları okuyunca üzülecek

A+A-

CHP Gençlik Kolları 1. Olağanüstü Kurultayı pazar günü yapıldı. Ben de kurultayı izlemek üzere Ankara'ya gittim ve hafta sonunu başkentte geçirdim. Bu süre zarfında CHP'li gençlerle sohbet etme imkanı buldum. Hem kurultay öncesi, hem de kurultay sürerken konuştuğum gençleri dinlerken üzüldüm... Gençlerin geride kalan on beş günde yaşadıkları, CHP'nin neden büyümediğinin ve halka neden güven veremediğinin en açık kanıtıydı!

Nasıl mı?

Anlatayım:

Biliyorsunuz, CHP Gençlik Kolları MYK üyelerinin 14'ü, "İşler yolunda gitmiyor. Emre Doğan'a güvendik ama yeterli performansı gösteremiyor. Önümüzde iki seçim var, Doğan liderliğindeki gençlik, siyaset sahnesinde başarılı olamayacak'' diyerek partiyi kurultaya götürme kararı aldı.

MYK'da görev yapan 14 genç ve onları destekleyen 60 il başkanı, bazı genel başkan yardımcıları ile milletvekillerinin tüm baskılarına rağmen geri adım atmadı. Adnan Keskin'in liderliğini yaptığı bu ekip ''kurultay isteyen gençler''e hayatı adeta zehir etti. Keskin, örgütte var olduğuna inandığı gücünü sonuna dek kullandı. Ana kademe il başkanlarının neredeyse tamamı ile gençlik kolları başkanlarının bir çoğu genel merkez tarafından baskı altına alındı. Türkiye ateş alıp yanarken, CHP'nin 2 numaralı koltuğunun sahibinin tek derdi, kurultayı engellemek, bunu yapamasa bile, Fethullah Gülen medyasının maniplasyonu sonucu görevden aldırtılan İrfan İnanç Yıldız'ın kazanmasını engellemekti!

Mevcut Başkan Emre Doğan'ı açıkça destekleyen Adnan Keskin ve ekibi, muhalif gruba yönelik akıl almaz uygulamalar yaptı. Örneğin, tüzüğe göre ''hazirun listesi''nin tüm adaylara gösterilmesi gerekiyordu. Keskin, listenin gösterilmesini engelledi. Gerçek Gündem konuyu kamuoyuyla paylaşınca, liste diğer genel başkan adaylarına da gösterilmek zorunda kalındı. Böylece, delegelikten düşürülmesi planlanan 50 kişi, yerini korudu. Aksi taktirde, Emre Doğan ve PM Üyesi Umut Akdoğan, İrfan İnanç Yıldız'a oy vereceklerini düşündükleri 50 kişiyi delegelikten düşürecekti!

Tabii rezalet bununla bitmedi! Gürsel Erol'un açık destek verdiği Emre Doğan, genç yaşına rağmen "erken büyüdüğü''nü gösterdi! Düne kadar birlikte olduğu arkadaşlarının kongreye katılmasını engellemek için, sadece kendisine oy vereceğini düşündüğü delegelere otelde yer ayırttı. Doğan, parti bütçesinden yaptığı harcama ile yandaşlarını Barcelo ve Sürmeli Otel'e yerleştirtti. Bu adaletsizliğe CHP MYK'sı da göz yumdu! (Anlamayanlar için: Gürsel Tekin de dahil)

İrfan İnanç Yıldız'ı destekleyecek olan delegelere ise otelde yer ayırtılmadı, ulaşım ücretleri dahi ödenmedi. Gençler, bu ayrımcılık yüzünden, Ankara'nın en kötü otellerinde kıt kanaat yarattıkları olanaklarla kaldı.

Antalya'dan gelen ve İrfan İnanç Yıldız'ı destekleyen bir delege, genel merkezin bahçesinde bu durumu şöyle anlattı:

"Barış Abi, o kadar kötü bir otelde kaldık ki; gece hiçbir delege arkadaşımızın dışarı çıkmasına izin vermedik. Etraf jiletçiler ve sarhoşlarla doluydu. Emre'yi destekleyenler ise iki ayrı lüks otelde partinin parasıyla kaldı. Bu adalet mi şimdi?''

Yazının girişinde CHP'nin halka neden güven veremediğini söylerken, gençlerden dinlediklerimden çok etkilendiğimi söylemiştim. Siz şimdi kendinizi o gencin yerine koyun ve düşünün: Kendisini Ankara'nın en kötü otellerinde yatmaya mahkum ettiren ve partinin olanakları varken bunu çifte standartlı bir şekilde kullandırtan bir yönetime nasıl güvenecek ve nasıl mücadele edeceksiniz?

İrfan İnanç Yıldız ve arkadaşları, işte bu koşullarda, baskıya, engellemeye, tehditlere rağmen seçimi kazandılar. Fethulah Gülen medyasının CHP içindeki uzantılarının yaptığı medya operasyonları yüzünden görevden alınan İnanç ve arkadaşları, dün sandıkta itibarlarını yeniden kazanmış oldular!

Bu kurultay, Adnan Keskin, Gürsel Erol ve Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik ciddi bir uyarıdır. Sadece bu kurultay mı! Tabii ki hayır!

Dün Karabük ve Denizli örgütünde de kongreler yapıldı. Adnan Keskin'in açıktan desteklediği her iki aday da fark yiyerek seçimi kaybetti. CHP Örgüt ve Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Adnan Keskin'in desteklediği aday, Keskin'in memleketinde 135 farkla seçimi kaybetti. Karabük'te de benzer bir sonuç ortaya çıktı. Örgüt, "Yetkinizi kullanıp baskı yapmayın, irademize karışmayın'' mesajı verdi. Dün yapılan iki kongre ve bir kurultayın en açık mesajı budur. Kılıçdaroğlu'nun bu sonucu doğru okuması gerektiğini düşünüyorum.

Demek ki; baskıyla, zorla, partiden alınan yetkiyle siyaseti dizayn etmenin devri kapandı. Adnan Keskin'in örgüt üzerinde hiçbir gücü ve etkisinin olmadığı görüldü. Bu durum, Kılıçdaroğlu için de geçerlidir. Zira; Adnan Keskin, açıktan desteklediği üç aday için oy isterken, "Kemal Bey böyle istiyor'' diyordu. Hatta bir il başkanına şöyle diyordu Keskin: "Eğer sandıktan İrfan İnanç çıkarsa, bunun bedelini ödersiniz.''

Sandıktan İrfan İnanç çıktı, bakalım bunun bedelini kim ödeyecek? Acaba Adnan Keskin, genel başkan adına savurduğu tehditlerin bedelini ödemeyi göze alabilecek mi? Yoksa, ''etkisiz yetkili'' olarak o makamı işgal mi edecek?

Evet Adnan Keskin'e sitem ediyorum: O gençleri, Ankara'nın en kötü otel odalarında kendi ceplerinden harcadıkları paralarla yatırmaya mahkum ettiği için... Adaletsiz davrandığı için...

Keza aynı tepkim Gürsel Erol için de geçerli... Siyasette taraf olmasını anlarım... Ama taraf olsanız bile ''adil'' davranmak zorundasınız! Sonuçta bu gençler, iktidarın tüm nimetlerini ellerinin tersiyle iterek CHP çatısı altına gelmişler. Ya hepsi aynı otellerde kalacak, ya da kimseye otel rezervasyonu yapılmayacaktı!

Emre Doğan'a parti kasasından otel rezervasyonu yaptırmak, seçimi kazanmayı garanti altına almaya yetmiyormuş demek ki!

Dün yapılan gençlik kurultayı, Adnan Keskin ve seçimde taraf olanlar için büyük bir derstir! CHP'nin onurlu gençliği, baskıya ve tehdide rağmen, onuruna sahip çıkarak, herkese ders vermiştir.

Tabii gençlerin bu onurlu mücadelesi, bazı aklı evveller tarafından itibarsızlaştırılmaya ve küçümsenmeye çalışılıyor. Efendim neymiş; bu mücadele Gürsel Tekin ile Adnan Keskin'in mücadelesiymiş! Bu mücadele, yerel seçimde kim nereyi belirleyecek, onun kavgasıymış!

Burada bir kez yazdım, anlamayanlar için tekrar ediyorum:

Gürsel Tekin, İrfan İnanç Yıldız ve arkadaşları kendisine gelip "Biz kurultay yapmak istiyoruz'' dediğinde, açık ve net bir biçimde "Yapmayın, Emre'yle devam edin. Hataları varsa düzeltin'' dedi. Ardından da ekledi: "Parti sürekli kurultay-kongre yapan bir havadan çıkmalı. Emre'nin görev süresini tamamlamasına fırsat verin.''

Gençler Tekin'den ışık alamayınca, bildiğini yaptı. Gürsel Tekin'e rağmen kurultay kararı alındı ve zafer elde edildi. Tekin, bu süreçte gençlerin sitemi üzerine bir kaç küçük lojistik destekte bulundu. ''Taraf'' olmamak için süreçten uzak durdu. Ancak; bir genç, Tekin'e "Bize kimse sahip çıkmıyor. Arkadaşlarımız yemek yiyemediler, hiç paramız yok'' diye mesaj atana kadar... Tekin bu noktada devreye girdi ve küçük bir katkı sağladı.

Tekin, "ilk kez Genel Başkan Yardımcısı olduğu günden beri'' en baştan beri, MYK üyelerinin bu tür seçimlerde ''taraf olmaması'' gerektiğini söylüyor. Son seçimde de ''taraf olmadı.'' Gençler, iradeleri ve inançlarıyla kazandı.

Adnan Keskin ise bu feraseti gösteremedi. Arkadaşım - dostum Gürsel Erol'la birlikte hata üstüne hata yaptı. Oysa ki; Gerçek Gündem'de yayınlanan ankete baksalar, kendilerini bu denli yormalarına da gerek yoktu. Bizim kurultaya ilişkin anketimiz, sahte oyları ayırdıktan sonra gerçek sonucu gösteriyordu. Anket, İrfan İnanç Yıldız'ın 43 oyla seçimi kazanacağını gösteriyordu. Ankete elektronik müdahale yapılınca sayfadan kaldırttık. Yıldız, 43 değil, 37 oy farkla kazandı.

Evet ben bu süreçte İrfan İnanç Yıldız'ı destekledim. Diğer adayların haberlerinin tümünü ise ''ayrım gözetmeden'' verdim. Zira; Yıldız bir haksızlığa uğramıştı. Haksızlığın kurultay sürecinde de devam ettiğini görünce, tercihimi açıkça ortaya koydum. Haksızlıkları yazdım, kamuoyuna duyurdum. CHP tabanı, bu haksızlıklara isyan etti ve Yıldız seçimi kazandı.

Sanırım CHP yönetimi, buradan da gerekli dersi çıkaracaktır. Gerçek Gündem, aynı tavrı Hilal Dokuzcan için de almıştı. Kadın Kolları seçiminde, Hilal Dokuzcan'ı destekledik. Dokuzcan, anketimizde birinci çıkmıştı. Dokuzcan da seçimi kazandı. Demek ki; Gerçek Gündem'e alternatif siteler kurdurtmak, onlara "Size reklam da aldırtacağız'' demek, yetmiyor. Siyaseti anlamak ve etkilemek için sadece para ve reklam vaadi değil, ''ruh'' gerekiyor. Gerçek Gündem'i işte bu ''ruh'' ayakta tutuyor. Taban bu yüzden Gerçek Gündem'de yazılan çizilenlere itibar ediyor. Sitenin samimi olduğunu görüyor, onu hissediyor.

Bu seçim, genel başkan yardımcılarının, danışmanlarının ve milletvekillerinin alacağı derslerle dolu. Sadece bu seçim değil tabi; Karabük ve Denizli kongreleri de...

Denizli'de Keskin'in istemediği aday, tam üç gün boyunca Ankara'da randevu bekledi Kılıçdaroğlu'ndan. Keskin bu görüşmeyi, Kılıçdaroğlu'nun Özel Kalem Müdürü Tuncay Ceylan'a talimat vererek engelletti. Adayın Kılıçdaroğlu'yla görüşmesini engelletmenin faturası ise, 135 oy fark yemek oldu! Tuncay Bey, bir milletvekilinin kardeşi için trafikten ayrıcalık istemekle meşgul olmak yerine işini yapsaydı, Kılıçdaroğlu da Denizli'de yıpranmamış olacaktı.

Demek ki; CHP'de artık ''kasatura siyaseti'' devri sona eriyor. ''Ben elime geçirdiğim yetkiyle, şöyle böler, şöyle yönlendiririm'' demek yetmiyor. Dün seçimi kazanan Karabük İl Başkanı Bayram Karadağ akşam saatlerinde aradı ve "Haksızlığa uğramıştım, hep yanımda oldunuz. Sizin sayenizde sesimi duyarabildim ve seçimi kazandım'' dedi.

CHP yönetimi, artık 1970'lerde değil, 2010'lu yıllarda siyaset yaptığını kavramalı. Ellerine geçirdikleri yetkileri, istedikleri gibi kullanamayacaklarını; kimsenin kendilerinin kölesi olmadığını görmeli...

Bu üç kongreden çıkan sonuçtan anladığım budur...

CHP tabanı, onuruna sahip çıkmış, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile halktan kopuk MYK'sına ciddi bir uyarıda bulunmuştur. 28 yaşındaki Emir Cömert'i arayıp ''Siyasi hayatın biter, Emre Doğan'a destek vereceğini açıkla ve adaylıktan çekil'' denmesi, CHP tabanının vicdanını yaralamıştır.

CHP tabanı onurlu olduğunu ve onuru için her türlü bedeli ödeyeceğini, Ankara, Karabük ve Denizli'de göstermiştir. Taban bu tavrıyla umut vermiş, MYK ise umutlarımızı köreltmiştir.

www.twitter.com/barisyarkadas

NOT: Gençlik Kolları Kurultayı'nın görünmeyen kahramanı Deniz Demir'dir. 2 numaralı koltuğunu, seçimi kazanacağını bildiği halde bırakmış ve "Anadolu'daki arkadaşlarımızın önünü açalım'' diyerek, herkese ders vermiştir.

Bu yazı toplam 281 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.