Anadolu Ajansı'nın geçtiği haberlerin bir kısmı basmakalıp cinstendir. Kendisini başkasının yerine koyarak yapılan dolandırıcılık olaylarında, "kendine ..... süsü veren şahıs" diye devam eder.
Nokta nokta olan yerde kimi zaman "polis süsü veren" ifadesi vardır, kimi zaman "müfettiş süsü". Bu tür haberleri her okuduğumda bu "... süsü veme" ifadesine hep takılırım.
Bazen kendi kendimi gülerken bulduğum bile olur. Belki "kendini polis olarak tanıtan" gibi bir ifade olabilir mi?
Her ne ise.
AA Denizli muhabirinin geçtiği dolandırıcılık haberinin bu kez boyutları çok farklı.
Lafı uzatmadan okumayanlar için olayı özetleyeyim.
Antalya'da oto kiralama şirketi sahibi olan M.E.G isimli adamın biri, kendini AK Parti Grup Başkanvekilinin danışmanı olarak tanıtmış.
Öyle danışmanım diye tanıtmış da ne olmuş?
İşte burası vahim.
Polisevinde konaklıyor, İzmir'den başladığı yolculuğu boyunca Aydın, Denizli, Burdur ve Antalya'ya kadar eskortla gidiyor.
Bu tür olayların bir çoğunda olduğu gibi, adam bir şekilde deşifre oluyor ve hakkında Denizli polisi, M.E.G. hakkında unvan gasbı, yalan beyanda bulunmak ve resmi kurumları oyalamak suçundan soruşturma başlatıyor.
İşin özü bu.
Burada vahim olan dolandırıcılık olayı değil.
İşin ondan çok daha vahim olan bir yönü var. Kimlere eskortluk hizmetinin verildiği. Adam kendini "AK Parti Grup Başkan Vekili" olarak tanıtmıyor. Kendini polise, onun danışmanı olarak tanıtıyor ve daha kötüsü de 5 ili eskort eşliğinde geçip gidiyor.
Başlatılan soruşturma adamın "kendine danışman süsü" vermesinden dolayı başlatılıyor.
Demek ki gerçek danışmanlar, polis eskortu eşliğinde bir yerden bir şehre gidiyor.
Bu tür ayrıcalıklar, toplumu iktidardan soğutur.
Kimse şunu unutmasın.
İnsanoğlu zorluğa dayanır,
İnsanoğlu, yokluğa dayanır,
İnsonğlu fukaralığa dayanır.
Dayanamayacağı tek şey adaletsizlik.
Yapılan her iyi şeyin üzerini bir kalemde sildirecek tek bir şey varsa o da adaletsizlik ve haksızlıktır.
Ünal TANIK / Rotahaber
Bu yazı toplam 195 defa okunmuştur.