1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. 'Darbe gecesi Başbakan'a ulaşamadık'... Telefon tünelde çekmedi mi?

'Darbe gecesi Başbakan'a ulaşamadık'... Telefon tünelde çekmedi mi?

Darbe girişimi sırasında F16 savaş uçaklarını indirmek için yetki almak amacıyla 24.00'da Başbakan’ı aradığını belirten Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Abidin Ünal, “Bir kaç kez çaldı, ancak hat kesildi. O gün Başbakana ulaşamadık” dedi.

A+A-

Darbe girişimi sırasında uçan F16’ları indirmek için yetki almak amacıyla saat 24:00 civarında Başbakan’ı aradığını belirten Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Abidin Ünal, “Bir kaç kez çaldı, ancak hat kesildi. O gün Başbakana ulaşamadık” dedi.

AKILLARA BAŞBAKANIN TÜNELDE SAKLANMA İDDİASI GELDİ

Bülent Tezcan, darbe gecesi Kılıçdaroğlu'nun Atatürk Havalimanı'ndan gittiği yönündeki eleştirilere de ''Binali Yıldırım, Çankırı Tüneli'nde ne yapıyordu?'' şeklinde yanıt vermişti.

"Bunun en önemli tanığı da Sayın Hayati Yazıcı’dır. 1A koltuğunda sayın genel başkan, 1B koltuğunda sayın Hayati Yazıcı vardır. Sayın Hayati Yazıcı’ya, 'hiç endişeniz olmasın darbeye karşıyız, birlikte mücadele edeceğiz' diyen odur" şeklinde açıklayan Tezcan, "Meclis'e ilk gelen 3 milletvekilinden biri benim. 'Milletin tankın üstüne çıkma zamanıdır' diyen benim. O gece, başını bombaların altına sokan biziz. Çankırı tüneline gitmedik, Meclise geldik" dedi.

Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Abidin Ünal’ın 15 Temmuz darbe girişimi sırasında alıkonulduğu ve olayların ardından Genelkurmay Karargahı Çatı Davası’nda müşteki sıfatıyla ifade biliniyor. 15 Temmuz'da Akın Öztürk’ü suçlayan Ünal, Akıncı’da darbede aktif rol alan üç komutanın Öztürk’ün ekibi olduğunu belirtti. Öztürk ise “Bahtın açık olsun Abidin Paşa” şeklinde bir karşılık verdi.

 

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sincan Cezaevi Kampüsü içerinde görülen 224 sanıklı Genelkurmay Çatı Davası’nda eski Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Abidin Ünal, müşteki sıfatıyla konuştu. İstanbul’dayken saat 19:06’da hava sahasının kapatıldığı bilgilerini aldığını, 19:26’da bütün birliklere gerekli talimatları ilettiklerini anlatan Ünal, bilgi vermek için aradığı Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a ulaşamadığını kaydetti. Saat 19:26’da Moda Deniz Kulübün’de general Mehmet Şanver’in kızının düğüne gittiğini söyleyen Ünal, “Bana gelen bilgide uçuş faaliyetlerinin durdurulması dışında herhangi bir bilgi verilmedi. Darbeyi ima eden tek bir emare yoktu” şeklinde açıkladı.

Saat 22:10 sıralarında Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda general Cevat Yazgılı ile görüşürken jet seslerini duyduğunu belirtti. Ünal, şunları anlattı:

Anormal bir faaliyetin olduğu, bir darbe girişimi olduğunu o anda anladım. Bunun üzerine Yazgılı’ya Hava Kuvvetleri Harekat Merkezi’ne gitmesini söyledim. Tümgeneral Şanver’e de anormal durum var, arkadaşları topla, galiba darbe oluyor dedim. Akıncı Üs komutanı Hakan Evrim’i aradım, üçüncüsünde çıktı. Bu uçaklar senin mi diye sordum. Görevi ben verdim, mecburdum dedi. Ben de böyle bir mecburiyet yok, derhal indirim dedim. İndiremem, durum bildiğiniz gibi değil, benim hayatım sizin hayatınız da tehlikede. Yanımdakiler telefonu kapatmamı istedi diyerek telefonu kapattı. Havuz başında 24 general olarak toplandık. Generallere, birliğinden, üssünden kalkan uçaklar divan-ı harpliktir. Derhal durumu kontrol altına alın. Bu arada 22:30 gibi Ümit Dündar aradı. Köprüden geçemedim, köprüyü kesmişler dedi. Ümit Paşa, bir darbe teşebbüsü olduğunu değerlendiriyoruz, emniyetli bir yere geçin, köprüye gitmeyin dedim. ”

AKINCI’DAN AKIN ÖZTÜRK’Ü ARADIM AMA YANIT VERMEDİ

Akıncı’da bulunan Akın Öztürk’ü aradığını, ancak telefona yanıt verilmediğini kaydeden Ünal, bunun üzerine General Şanver’in Öztürk’e ulaştığını anlattı. Ünal, “Saat 23:57’de Akın Öztürk’e neredesin dedim. Torunlarımla beraberim dedi. Uçakları söyleyince, gece uçuşu var diye düşünüyorum dedi. Hangi cuma günü gece uçuşu olmuş dedim. Darbe mi yapıyor bunlar git onlarla konuş bana da bilgi ver dedim” ifadesini kullandı.

Bütün Hava Kuvvetleri yetkisini Eskişehir’deki BHHM’ne verdiğini anlatan Ünal, tüm Hava Kuvvetleri’ne 00:08’de yayımlanan hiçbir uçağın kalkmayacağı yönündeki emri anımsattı ve bunun darbeye karşı ilk ve tek direktifin olduğunu kaydetti. Başbakan Binali Yıldırım’ı arama girişimini de anlatan Ünal, normal şartlarda terörist uçakların düşürülmesi için Hava Kuvvetleri Komutanı olarak Başbakan’dan yetki alması gerektiğini anlattı. Ünal, “Daha önce bana verilen bir numara var. Onu denedim. Belki bir iki kez çaldı ve kesildi. Biz o akşam başbakana ulaşamadık” dedi.

BOZULMUŞ AYARLARI DÜZELTİYORUZ

00.13 sıralarında gelen MAK ekibi tarafından silah zoruyla götürüldüğü süreci anlatan Ünal, 01.40 civarında Akıncı’ya indiklerini kaydetti. Akıncı Üssü Harekat Başkanı, sanık Albay Ahmet Özçetin’in kendisini karşıladığını ve “bozulmuş ayarları düzeltiyoruz” dediğini aktardı. Kendisinin de buna karşılık, “Sizin ayarınız bozulmuş. Allah, akıl fikir versin” dediğini anlatan Ünal, ertesi günü saat 14:00 sıralarında sanık Akın Öztürk’ün geldiğini ve “Aa sen burada mısın” dediğini söyledi. Abidin Ünal’a, darbe girişiminin bastırılmasından sonra Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıklamadaki, “Hava Kuvvetleri Komutanı’nın talimatıyla Akın Öztürk’ün Akıncı Üssü’ne gönderildiği” yönündeki ifade soruldu. Bu açıklamanın taslağını kendisinin hazırladığını, ancak taslakta Akın Öztürk bölümünün olmadığını belirten Ünal, kuvvet komutanları ve Genelkurmay Başkanı ile yapılan toplantıda eklendiğini kaydetti. Mahkeme Başkanı Oğuz Dik ise bu tartışmaya ilişkin, “O bildirinin bir önemi yok. Bizim için ifadeniz daha önemli” dedi.

Abidin Ünal, darbe girişiminden sonra görüştüğü Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Akın Öztürk, bu darbe girişimi başarılı olsaydı darbenin Cemal Gürsel’i olurdu” dediğini, duruşmada da doğruladı. Ünal, 16 Temmuz günü yanına gelen Akın Öztürk’ün “Zaten adamı da kaçırmışlar” dediğini, bununla Genelkurmay Başkanını mı, Cumhurbaşkanını mı kastettiğini bilmediğini kaydetti.

İHMAL VARSA ONA SONRA BAKAR DAVA AÇARIZ

Evrim, Cumhurbaşkanı, Başbakan, MİT Müsteşarı, Genelkurmay Başkanı’nın darbeye ilişkin emareleri bilmesine karşın birbirlerini aramamasının soru işareti yarattığını belirtmesi üzerine araya giren Mahkeme Başkanı Dik, “İhmal diye bir şey varsa, ona sonra bakarız. Önce yapanları bir halledelim de. O ayrı dava konusu. Ayrı bir dava açılır...” dedi

Bu haber toplam 1873 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.