1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Duman'lı Baransu'ya destek verdi

Duman'lı Baransu'ya destek verdi

'Vesayetin her türlüsüne lanet' diyen Ekrem Dumanlı köşesine Mehmet Baransu'yu taşıdı.

A+A-

Zaman Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı bugünkü köşesine AKP - Cemaat gerginliğini ve Mehmet Baransu'yu taşıdı. Dumanlı'nın yazısının ilgili bölümü şu şekilde:

"RAPORLAR, FİŞLEMELER, ENDİŞELER

Dershane tartışmaları sürerken Taraf'ta 2004 MGK belgesi neşredildi. Zaman Gazetesi olarak bu tabloya üzüldüğümüzü ekranlarda söyledik; zira çok doğru bir şeklide sürdürülen hak arama mücadelesine gölge düşürebilirdi bu gelişme. Üstelik şu yorumu da kamuoyuyla paylaştık, "Keşke böyle imzalar atılmasaydı; çünkü söz uçar, yazı kalır. Buna rağmen o yıllardaki şartların ne kadar ağır olduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla bu belgeye çok büyük mana yüklemek ve insanları birbirine düşürmek yanlış olur."

Tam orada durduk; yani 'keşke olmasaydı' ile 'o günkü zor şartların dayatması' arasında. Ne var ki dershane kapatma konusundaki aşırı ısrar, 2004 MGK'sındaki kararların uygulamada olup olmadığına dair şüphe oluşturmaya başladı. Nitekim Fethullah Gülen Hocaefendi de, "Hüsnüzanda zorlanıyorum..." diyerek, bu tereddütleri dile getirdi.

Ne yazık ki 2013 yılına dair bazı fişleme dokümanları ortaya çıktı. Bu, gerçekten de açıklanması gereken yeni bir durumdu. Şahsen öyle dua ettim ki yetkili birileri çıkar, yüreklere su serpecek mahiyette bir açıklama yapar ve gönül dolusu bir 'oh' çekeriz. Hatta konu ile ilgili bir yetkili telefonda, "Açıklama yapacağız." deyince çok sevindim ve arkadaşlara, "Bir açıklama yapılacakmış, güzel görelim, bu fitne fesat işler yatışsın..." dedim. Öyle bir açıklama maalesef, onca zaman geçmesine rağmen, gelmedi. Bu arada Hüseyin Çelik Bey'in ilkesel yaklaşım içindeki açıklaması güzel, hoş oldu; ancak bazı teknik detayları izah edemiyor. Buna rağmen Çelik'in açıklamalarını yan manşet yaptık ki, ilke babında bile olsa fişlemelerin kabul edilemez olduğu gerçeği hükümetimiz aracılığıyla da beyan edilmiş olsun...

Sonra hava bir daha değişti ve belgeleri yayımlayan Taraf Gazetesi ve gazeteci Mehmet Baransu hakkında ağır ithamlar yapılmaya başlandı. Devletin üç kurumu birden mahkemeye başvurdu, Başbakan Erdoğan mahkemeleri harekete geçmeye davet etti ve 'vatan hainliği' suçlamasında bulundu. Oysa bahsi geçen gazete ve gazeteci, ilk defa belge yayımlamıyordu. Benzer yayınlar askerî vesayet konusunda onlarca kez yapıldığında tek bir satırla Taraf'ı hedef tahtasına koymayan hatta bunu çok büyük bir gazetecilik başarısı olarak gören meslektaşlarımızın bir kısmının da 'ihanet' söylemine sahip çıkması, düşündürücü ve üzücü bir gerçeği ortaya çıkarıyor.

Vesayetin her türlüsüne lanet! Askerî vesayet de siyaset dışı vesayet de, hükümetler eliyle oluşturulan vesayet de demokrasinin belini kırar, aklını başından alır. Peki neyin vesayet olduğu nasıl belirlenecek? Gayet açık aslında: Hiç kimse hukuk dışına çıkmayacak, hiç kimse hukuku keyfî yorumlarla istediği gibi kullanmayacak. Katılımcı ve şeffaf demokrasilerde siyasî partilerin yeri nasıl belliyse, sivil toplumun, medyanın ve yönetişimin diğer unsurlarının yeri de bellidir.

Demokrasimiz yine zor bir sınavdan geçiyor. Sabırla, metanetle, hukukla aşabiliriz ancak bu badireleri. Kirli merkezler birtakım işler yapıp birilerinin üzerine yıkmak için olağanüstü bir gayret sarf ediyor. Belli ki bir tuzak var yine. Birileri 'olağan şüpheliler' meydana getirerek yeni bir operasyon yapma gayretinde. Her meseleye ilkeler çerçevesinde yaklaşmaya mecburuz: İnsanların özel hayatlarını serrişte eden ve onu herkese ilan eden şeref yoksunu her kimse bulunmalı ve mutlaka cezaya çarptırılmalı. Deniz Baykal ve bazı MHP'lilerle ilgili kurulan tuzağın ortaya çıkarılamaması büyük bir hata. Bu kirli işler hukuk yoluyla ortaya çıkarılmadıkça konuyla ilgisi olmayan kitleler hep zan altında tutulacak.

Görünen o ki, seçimler yaklaştıkça, her defasında olduğu gibi, atmosfer daha da zehirli hale gelecek. Türkiye'nin şeffaf, katılımcı, hesap verebilen bir demokrasiye ihtiyacı daha da artmıştır. Çözüm, bu ihtiyacı görmezden gelmek, milletle kavga etmek değil; katılımcı demokrasiye topyekûn sahip çıkmaktan geçiyor..."

Bu haber toplam 296 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.