• BIST 73.391
  • Altın 133,104
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Gaziantep : 4 °C
  • Adana : 10 °C
  • Ankara : -7 °C
  • İstanbul : 2 °C
  • İzmir : 9 °C

Düşünce ve Hayallerin İlk Engeli; ATALET

Metin ÖZER

Yarım söndürdüğüm sigaramın odayı kaplayan ağır havasında nefes almaya çalışırken bir yanda da pencereden izliyorum okul çıkışı evlerine koşarak giden cesur meleklerin koruduğu çocukları…

Gözlerim tabiatın güneşi gizleyen griliğindeki boşluğunda geziniyor. Çöllerdeki kum tepelerinin yukardan çekilmiş resmilerinde görünen ince çizgi gibi ufuk çizgisinin ardında biliyorum şimdi özlemlerim, hasretlerim ve hayallerim.

Tespihinin ipi kırılmış dervişin parmak boğumlarını kullandığı gibi sayıyorum adımlarımı rüzgâra karşı yürüyen yaprak misali. İlk defa ve bu defa yalnız yürümediğimi anladım bu yokuşlarda. Birilerin ensemde nefesinin ılıklığı, belki duasıydı. Bu durumun bir betimlemesi bir öyküsü hatta bilimsel bir açıklaması olmalıydı dedim. Görünürde bir kişi olan ancak yalnız olmayan bir hafi(ayağı yalın)nin ufkun ufkuna doğru yolculuğu nasıl anlatılır ki! Yalnızlığımı çok seviyorum hiç kimsenin sevmediği kadar çok. Ama dilsiz, sağır bir yalnızlık. Başının çaresine bak gibi bakıyor boynu biraz bükük çaresizliğin büktüğü kadarı ile.    

Neyse kelimesinin içinde gizli kalan basit çaresizlik ile kaleme elimi uzattım. İlk aklıma gelen ruhumun ecel için açık bıraktığı kapısını çalmak oldu. Can alıcı başlığını en son bulduğum güzel bir şeyler yazmanın heyecanı yine yerimde durdurmuyor ama ruhum da yine derin bir uykuda…

Müzik dinliyorum hatta sesini sonuna kadar açarak…

Dinlediğim müziğin sözlerinden ve melodisinden hangi alemlerde(üzüntü, sevinç, hasret vb) olduğumu anlayıp çoğu zaman uyanan ruhum yine uyanmadı, nafile… Sanırım yine günü birlik veya haftalar hatta uzun zaman alan sürgün gibi küsmelerinde…  Gerçi son bir kozum daha var. Bu kozu kullanmak gerçekten çok acı veriyor ruhuma ve aklıma. Biliyorum ama!

Aklımı bulandıran; içimdeki yarı yolda bırakılmışlığın nefretleri ve keşkelerin öfkeleri, kabullenemediğim haksızlıkları, hizmetinin kolaylaştırılması için verilen gücünü, zulmetmekten yana tercih edenleri, günü birlik çıkarı için kişilik kredisini bitirenleri anlatmaya tam niyetlendiğimde bir anda ayağa fırlıyor ruhum…

-Dur diyerek!

Müziğin sesini kısıyorum… Derin bir uykudan kalkan ruhum gözlerini ovuşturuyor… Dar gelen bedenimden sıyrılmış olmanın rehavetiyle oturduğu geniş koltuğunda güzelce geriliyor…

Ve hemen dinlediğim müziğe kulak veriyor. Her dinlediğim müzikten benim psikolojik durumumu kolaylıkla analiz edebiliyordu ruhum…

İlk kullandığı ifadeler ne kadar iç açıcı olmasa da analiz sonuçlarını dinlemek büyük bir keyif veriyor bana. Çünkü hem kendimden bahsediliyordu hem de ruhumun kullandığı ifadelerden kendisinin parapsikolojisini daha rahat algılayabiliyorum…  

 Ve ilk cümle;

-“Düşüncelerinin ve hayallerinin üzerindeki ataleti(eylemsizlik) kaldır; Korkma! Cesaretin, güneşin olsun kalbinde…”

Allah Allah!

-Benim iç dünyam karanlık mı? Sindirilmiş miydim ki? Neden korkuyorum sorularının cevabını beynim de yankılanıyor..!

Kısa bir süre gözlerimi kapayıp küçük bir penceren bakıyorum iç dünyama.

Hayır hayır! Karanlıkta da değildim ne de sindirilmiş…

Ama korktuğum doğruydu bu bir itiraf.

Doğru duydunuz korkuyorum hatta bağırarak da söyleyebilirim K O R K U Y O R U M…

Ancak! Korkularımın kaynağı, başıma geleceklerinden değil cesaretimle ilgili…

Cesaretime dair emin olduğum tek şey var. Güneş gibi yakıcı olan cesaretim bir cellât, Azrail’ i bile küstürebilir.

Kendime dair düşüncelerimi hayata geçirmek için yapmam gerekenin ilk iş; cesaretimi toplamakmış.

Hayallere gelince; yürüyen düşüncenin gölgesi hayaldir. Siz yeter ki düşüncenizi hayata geçirme cesaretinde bulunun bakın hayaller nasıl gerçek oluyor.  

 

 

Günün Sözü;

Hayaller, insanın ayağına gelmesini beklermiş; insanlar ise hayallerin ayağına gelmesini

Oysa; kazanan hep mazeretler olurmuş…

Bu yazı toplam 652 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Haber 27 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : Türkiye Reklam Ajansı Telefonu:0 553 586 14 77 | Faks : Mail Adresi: ucarhaber@yahoo.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim