1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. Ekmel Bey, askerlik yapmamış...
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Ekmel Bey, askerlik yapmamış...

A+A-

İzmir'de Ekmel Bey'e yönelik kaygılar biraz daha azalmış... Birkaç mesaj, tabanı motive edebilir... Tabii bu arada güçlü bir ''yalan rüzgarı''na da hazırlıklı olun...

CHP ve MHP'nin ''çatı adayı'' Ekmel Bey'e ilişkin tartışmaların uzun bir süre daha devam edeceği görülüyor. Zira; kamuoyunun yakından tanımadığı Ekmel Bey'e ilişkin her gün yeni bir tevatür ortaya atılıyor. Öyle ki; sosyal medyada hayli yaygınlaşan bir söylentiye göre, Ekmel Bey'in askerlik görevini yapmadığı bile söyleniyor...

Buna ilişkin dedikodular artınca, yıllardan bu yana Ekmel Bey'le birlikte çalışan ve Başdanışmanlık görevini sürdüren meslektaşım CHP Beşiktaş Üyesi Gazanfer Gür'ü aradım. Gür'e "Nedir bu meselenin aslı?'' diye sordum. Gür,"Bu tür saldırılara karşı hazırlıklıyız. Ekmel Bey, askerlik görevini 1974 - 76 yılları arasında İzmir'de yaptı'' dedi.

Bu bilgiyi, CHP Konak İlçe Başkanlığı'nın pazartesi günü düzenlediği panelde de paylaştım. İzmir Milletvekili Erdal Aksünger'in de düzenleyicileri arasında olduğu panelde verdiğim bu bilgi, salonda gülüşmelere yol açtı. Bazı dinleyiciler, panel sonrası yaptığımız sohbette, "Çamur atacak başka bir şey bulamamışlar mı?'' diye sormaktan kendini alamadı...

Doğrusu, İzmir'deki panele giderken, nasıl bir tabloyla karşılaşacağımı ben de çok merak ediyordum. Sevgili dostum Gürkan Hacır'la birlikte yaptığımız yolculuk boyunca, CHP ve MHP'nin tabanının nasıl bir tutum izleyeceğini de konuştuk. Panelde ise bu merakımız biraz olsun giderildi... Panele katılan yaklaşık 220 kişinin 200'ü, Ekmel Bey'e destek vereceklerini alkışlarla ifade etti. 20 kişinin 10'u ise "hiçbir koşulda oy vermeyeceği''ni söyledi. 10 kişi ise"Süreci izleyip karar vereceği''ni dile getirdi. Panel sonrası yaptığımız sohbet, bir nevi kamuoyu yoklamasıydı...

İzmir'deki panelde de gördüğümüz üzere, CHP tabanının Ekmel Bey'e yönelik temel kaygısı, "laiklik''e bakış açısı... Bunun yanına, Atatürk ve Cumhuriyet'e ilişkin ne düşündüğünü merak edenleri de ekleyin...

Panelde, dilim döndüğünce Ekmel Bey'in anlatılanların aksine "Siyasal İslamcı'' değil, ''merkez sağcı'' olduğunu anlattım. Zira; Ekmel Bey'in düşüncelerinin öğrenilmesi için ''Yeni Yüzyılda İslam Dünyası'' adlı kitabının önemli bir referans olduğunu belirttim. O kitapta, Ekmel Bey'in uçuk kaçık fikirlerinin de olduğunu, Osmanlıcılık'a yönelik övgülerinin ve beklentilerinin ise  "hayal''den ibaret olduğunu ifade ettim.

Laiklik konusunda ise Ekmel Bey'in görüşlerinin CHP tabanına aykırı olmadığını gösterdim. Zira Ekmel Bey, kitabında şöyle diyor: "Dinin sosyal hayatta yerini alması ve siyasetle ilişkisinin birbirine karışmama esasına bağlanmasıyla kurulacak bir denge İslam dünyasında ve onun dışındaki her yerde barışı ve düzeni sağlamaya katkıda bulunabilir."

Bu cümlede en önemli nokta, kuşkusuz ki; dinin siyasetle ilişkisinin karışmaması...

Ekmel Bey, aynı kitapta şöyle devam ediyor: "Din alanının siyaset üzerindeki ve siyasetin din üzerindeki kontrolü kaldırılmalı. Bu ikisini birbirinden ayıran çizgi net ve açık olarak çizilmeli.''

Kitabın birçok yerinde, ''siyasal islamcılar''ın reddettiği temel kavramlar da''olumlu'' şekilde yer alıyor. ''Çoğulcu Demokrasi, siyasi çoğulculuk, hukukun üstünlüğü, güvenilirlik, şeffaflık, iyi yönetişim, sosyal hareketlilik, sürdürülebilir kalkınma...'' gibi kavramlar, kitabın temel tezini oluşturuyor.

Önceki gece, Kanal 24'te konuşan Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç,"Ekmeleddin Bey, siyasal islamcı değildir. Merkez sağcıdır'' dedi. Kekeç'i dinleyince, "CHP keşke Ahmet Kekeç'i panele davet etseydi'' diye düşündüm...

Zira; yakından tanıyanların tümünün aktardığına göre, Ekmel Bey ''dindar''ama "dinci'' ya da ''din istirmarcısı'' değil... Çocukları ve eşi yakın çevrelerinde"Atatürkçü'' olarak tanınıyor... Ve yine tanıyanlar, Ekmel Bey'in "merkez sağcı'' olduğunu söylüyor.

Öyle ki; Refah Partisi eski Milletvekili Ömer Vehbi Hatipoğlu, TGRT'de katıldığımız programda "Ekmel Bey bırakın siyasal islamcı olmayı, laiktir... Mısır'da laik uygulamalara imza atmıştır'' ifadesini kullandı. Programın sunucusu Ziya Osman Açıkel de "Buna en çok CHP'liler sevinecek'' dedi.

Ortaya çıkan tablo şu:

Ulusalcılar Ekmel Bey için "Siyasal İslamcı'', AKP'liler ise "Laik'' diyor. Yakından tanıyanlar ise "Merkez sağcıdır, Adalet Partisi - Demokrat Parti çizgisindedir'' diyor. Zaten Milli Merkez Başkanı Hüsamettin Cindoruk da benzer şeyleri söylüyor... DSP Genel Başkanı Masum Türker de Ekmel Bey'le görüştükten sonra "Laiklik, Cumhuriyet ve Atatürkçülüğe ilişkin kaygılarımızı giderdik'' diyor.

Türker, Ekmel Bey'in "Laik, sosyal ve hukuk devletinden yana olduğu''nu söylediğini belirtiyor. Ekmel Bey, o görüşmede  "Aday olduktan sonra ilk ziyareti Anıtkabir'e yapacağım, ardından ise Hacı Bektaş-ı Veli'nin türbesini ziyaret edeceğim'' açıklamasını yapıyor.

Gelelim başka bir meseleye:

Ekmel Bey'in içinde yetiştiği siyasal iklimin, görüşlerini etkilemediğini söylemek doğru olmaz... İnsan, sonuçta sosyal bir varlıktır ve çevresinden etkilenerek yaşar... Kuşkusuz Ekmel Bey de ailesinin yaşadığı ortamın izlerini taşıyor. Ancak; önemli olan bu izlerin siyasal hayatımıza ne kadar yansıyıp yansımayacağıdır...

İzmir'deki panelde de anlattım: "Hiç kimse, babasının, annesinin, ailesinin ya da yakınlarının düşüncelerinden dolayı yargılanamaz.. Hukukumuzda bile suçun şahsiliği ilkesi vardır... Cumhuriyet, bize bunu kazandırmıştır. Biz Ekmel Bey'in düşüncelerini öğrenelim ve ona göre karar verelim.. Önyargı ile hareket etmek yerine, birbirimizi tanımaya, anlamaya çalışalım... AKP'nin yarattığı iklimi yok edelim ve (demokrasinin olmazsa olmalarından olan uzlaşma)yı hakim kılalım...

Bakın; geçen hafta TGRT'de de anlattım:

Hemen yanıbaşımızda; yani Irak'ta insanlar ''mezhep savaşları'' yüzünden birbirini boğazlıyor.. Alevi Sünni'den, Sünni Alevi'den korkuyor... Cumhuriyet ise kendine yakışan bir kültürle hareket ediyor... Alevi bir genel başkan, Sünni kimliği öne çıkmış bir diplomata devleti yönetmesi için teklif götürüyor..."Siyasal İslamcı'' olarak tanıtılmaya çalışılan diplomat ise bu teklifi ''Onur'' olarak görüyor...

Evet, bizler 2000 yıl öncesinin kavramlarıyla konuşmamalıyız.. Siyaset dilimiz mezhep ya da etnik kimlik üzerine kurulmamalı... Ancak ne yazık ki; hem dünya konjonktürü hem de AKP'nin yarattığı siyasal iklim, bizi bu dili kullanmaya mecbur bırakıyor... AKP iktidarda kaldığı sürece, bu dil hayatımızın baş köşesini işgal edecek. Ekmel Bey de bu konuda benimle aynı düşünüyor. Bir röportajında, "Etnik ya da dinsel kimlik siyaset alanının dışında kalmalı'' diyor.

Bu bakış açısı, sanırım bizim için en çok önümüzdeki süreçte önem kazanacak.

TGRT'de de söyledim: AKP'nin yanlış politikaları, Ortadoğu'daki ateşi harlandırdı. Başbakan Erdoğan, bugün kendi yarattığı ortam yüzünden, Suriye,Mısır, Irak, Libya ve İran'la sağlıklı bir ilişki yürütemiyor. Türkiye, yanlış politikalar yüzünden, komşularıyla irtibat dahi kuramıyor. Zira; AKP bu ülkelerde''mezhep savaşları''nın sorumluları arasında görülüyor.

İşte tam da bu bağlamda, o coğrafyayı yakından tanıyan Ekmel Bey'in izleyeceği ve ''devlet politikası'' haline getireceği politik tutum önem kazanıyor. Suriye, Mısır, Libya, İran ve Irak'la yeniden kurulacak "barış temelli'' ilişkiler, hepimizi rahatlatacak bir siyasal değişime yol açabilir... AKP'nin Çankaya'yı yönetmeye devam etmesi halinde, ''mezhep savaşı''nın acıları Türkiye'de daha çok hissedilir...

Ben bu yüzden, böyle derin ve karmaşık bir sorunun, ancak ve ancak Ekmel Bey gibi bölgede ağırlığı olan, tanınan ve güven duyulan bir isim tarafından çözülebileceğini düşünüyorum... Zira; 2005 yılında yaptığı atak, Irak'taki mezhep savaşından kaynaklanan cinayetleri uzun süre durdurmuştu..

Unutulmasın ki; bu sürece ancak ve ancak "Sünni'' kimliği öne çıkan bir devlet yöneticisi müdahale edebilir.. Devletin İslami kılıflı terör örgütlerine verdiği destek, ancak böyle bir irade tarafından engellenebilir.. Uluslararası konsepti yakından bilen ve değişimi kavrayan bir isim Türkiye'nin terör örgütleri ile arasına mesafe koyabilir... BM'ye eşdeğer bir kurumun başında uzun yıllar  görev yapan İhsanoğlu, Atatürk'ün ''Yurtta Barış, Dünyada Barış'' ilkesini yeniden hayata geçirebilir...

Bu bağlamda, adı geçen örgütlere "Frenkeştayn'' diyen Ekmel Bey'in nasıl bir yol izleyeceği, yakında başlayacak olan kampanya sonrası daha iyi anlaşılacaktır. Bu arada, Ekmel Bey, önümüzdeki süreçte muhtemelen Ahmet Davutoğlu'na karşı yarışacak gibi görünüyor... Zira; Başbakan Erdoğan Köşk'e aday olmadığı takdirde, Ahmet Davutoğlu'nu aday yapabilir.. Abdullah Gül'ündarbeci Sisi'yi kutlamasını satır aralarında eleştiren Erdoğan, böylece Gül'le mesafeyi yeniden açtı. Davutoğlu ise grup toplantısına girerken, AKP'liler tarafından ayakta alkışlandı. Belli ki; RTE'nin Davutoğlu'na yönelik bir tasarrufu söz konusu... Tabii Binali Yıldırım ismini de yabana atmamak gerek.. RTE, düşük bir ihtimal olsa da Binali Yıldırım'ı Köşk adayı olarak toplumun karşısına çıkarabilir...

RTE'nin Çankaya adayı olmak istememesindeki temel faktör şu:

HDP güçlü bir adayla yarışa katılırsa, ilk turda yüzde elli biri alamayacağını düşünüyor... 12 yıldır hiç seçim kaybetmeyen Erdoğan, böyle bir riske girmek istemiyor... Ayrıca, Çankaya'ya çıktığı takdirde, AKP'yi bir arada tutamayacağını görüyor... AKP şu an zaten fiilen dörde bölünmüş durumda... RTE'nin Köşk'e çıkması, bu bölünmeyi hızlandırır... İktidar erken seçime gitmek zorunda kalır. Erken seçim ise AKP'nin sonu demektir... RTE tüm bunları hesaplıyor ve Çankaya adayı olup olmamayı derin derin düşünüyor...

Sözün özü:

Cumhurbaşkanlığı seçim süreci, en başta da söylediğim üzere, Ortadoğu'nun daha çok konuşulacağı bir şekilde geçecek. Sandığa giden seçmen ise Türkiye'nin gelecek on yıldaki seyrini belirleyecek. Türkiye, AKP'ye oy verildiği takdirde yüzünü Ortadoğu'ya, CHP'nin adayına oy verildiği takdirde ise Batı'ya dönecek...

Ekmel Bey, Batı'nın ''Modern İslam'' konseptinin içeriğini en iyi kavrayan isimlerden biri... Bu kavram, siyasal islamı yönetimin tamamen dışında tutuyor ve "laik, çoğulcu, demokratik yönetim''i kapsıyor...

 Karar sizin...

Bu yazı toplam 528 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.