• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Gaziantep : 6 °C
  • Adana : 8 °C
  • Ankara : -5 °C
  • İstanbul : 2 °C
  • İzmir : 10 °C

Erdoğan’a Mursi’nin sonunu hatırlattı!

Erdoğan’a Mursi’nin sonunu hatırlattı!
Mısırlı aydın Samir Amin, Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan için şok bir tespitte bulundu. Samir Amin, Erdoğan'a Mursi'nin sonunu hatırlattı.

 

Mısır'lı marksist aydın Samir Amin, "Erdoğan Mursi gibi bir cumhurbaşkanlığı yapacak olursa, Mısır’dakine benzer patlamalar Türkiye’de de gündeme gelebilir" görüşünü ortaya attı.

Mısır'lı Samir Amin, Gezi Parkı protestolarından çok daha büyük kitlesel sosyal patlamaların olabileceğini iddia etti.

Türk Sosyal Bilimler Derneği ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi geçen hafta Ortadoğu Çalışmaları Dünya Kongresi’ne ev sahipliği yaptı.

Beş gün içinde 400 panele ev sahipliği yapan kongrenin onur konuğu, Üçüncü Dünya Forumu Direktörü, Mısır asıllı Marksist düşünür Samir Amin’di. Amin ile görüşen Cumhuriyet gazetesi yazarı Utku Çakırözer, Amin'in değerlendirmelerini köşesine taşıdı.

TÜRKİYE: LÜMPEN KALKINMASI

"Türkiye için “emerging market (gelişmekte olan piyasa)” deniyor. Türkiye ve Mısır aslında “gelişmekte olan batıklar (failure)”. Her iki ülkede de kayırmacı (crony) kapitalizm var. Devlette, hükümette tanıdıkları olanların özelleştirme ihalelerini kapattığı, köprüler, havaalanları inşa ettiği bir düzen. Ben buna “lümpen kakınması” diyorum. Bunlardan kurtuluş için siyasi devrimler lazım. Ulusal, halkçı ve demokratik hareketlerin yapacağı devrimler.

ERDOĞAN AYNI DÜZENİ SÜRDÜREMEZ

Türkiye’de AKP ve Erdoğan’ın talihi piyasaların büyüdüğü son 10 yıla denk gelmiş olmaları. Bir de tabii Türkiye’de çekim merkezinin kurucu devlet elitlerinden, Anadolu’nun muhafazakâr girişimcilerine kaydığı dönemden geçiliyor olması. Seçim başarılarını bunlar kolaylaştırdı. İslamcı partilerin toplumda güç bulmalarının nedeni aslında artan yoksuluk. Fakirleşme, halk kitlelerini yaşamaları için günlük bağımlılıklara itiyor. Bu bağımlılık sürdüğü müddetce seçimler de kazanılıyor. Ancak Müslüman Kardeşler gibi onların da sosyal ve ekonomik meselelerde daha geri bir duruşu var. İşçi hareketine, çiftçi direnişlerine karşılar. İlerici bir toplum hedefleri de yok. Bu yüzden de zaten İslamcılar hep emperyalizmin, ABD’nin en iyi müttefikleri oldular. Ancak bu neoliberal politikaları uzun vadede sürdürmeleri mümkün değil. Üç alternatif Krize girildiğinde Türkiye’nin yönü ne olacak orası çok önemli. Benzerini Mısır’da yaşadık.

ÜÇ ALTERNATİF VAR

1. Geçmişin nostaljisi Nasır’cılar. Türkiye’de Kemalistler aynı nostaljik beklenti içinde olabilir.

2. İslamcı hayalleri canlandırma heveslileri.

3. Ulusal, halkçı demokratik bir alternatif hareket. Bu hareket içinde ilerici güçlere, eğitimli orta sınıflara, işçilere, sosyalistlere, demokratik oluşumlara, çiftçi hareketine yer var.

Anlatılanlardan ve okuduklarımdan Erdoğan’da da Mısır’daki Müslüman Kardeşler ve Mursi döneminin işaretlerinin gözlendiğini anlıyorum. Erdoğan Mursi gibi bir cumhurbaşkanlığı yapacak olursa, Mısır’dakine benzer patlamalar Türkiye’de de gündeme gelebilir. Gezi Parkı protestoları gibi ama onlardan çok daha kitlesel sosyal patlamalar gündeme gelebilir.

GEZİ'NİN İHTİYACI: DEVRİMCİ ÇEKİRDEK

Gezi Parkı’ndaki gençler sadece protesto olarak kaldı. Bir şeyi reddediyorsunuz. İnsanlar “alternatifiniz ne” diye sorar. Söyleyecek alternatifiniz yoksa protestoya devam edersiniz. Ama olayları değiştirme kapasitesine sahip olamazsınız. Bir çekirdeğe (nucleus) ihtiyaç var. Bir patlama ya da hareket var. Bunun farklı bileşenleri var. İşsizlik ve fakirliğe isyan edenler; işçi sendikaları gibi çalışma koşullarına karşı mücadele edenler; özelleştirme politikalarına direnen çiftçiler, memurlar; polise direnen, hak ve özgürlük isteyen orta sınıflar. Antiemperyalist, bağımsız bir rejim isteyen milliyetçiler de var. Ama tüm bu unsurlar bir program etrafında, alternatif sunarak, ortak bir stratejik amaçla bir ortak cephe oluşturabilmiş değiller. Onları bir araya getirecek bir çekirdeğe ihtiyaç var. İşte söyledğiim ulusal, halkçı ve demokratik hareket tam da bu.

DARBELER YÜZÜNDEN FIRSAT KAÇTI

Türkiye’de sosyalist devrim için ilk fırsat 20’ler ve 30’lardı. Ancak Atatürk’ün kurduğu yeni Cumhuriyet o yönü tercih etmedi. İkinci en uygun dönem Demokrat Parti’nin kapitalizme geçişiydi. Bir sol muhalefetin canlanma olasılığı çok yüksekti. Onu da üst üste gelen askeri darbeler engelledi. Erdoğan’ı iktidara taşıyan 80 sonrası liberalleşme politikalarıydı. O yol da sürdürülebilir gözükmemekte. Krizler yaşanacak, patlamalar olacak. Zaten bu nedenle patlama diyoruz. Önümüzdeki günlerde Gezi benzeri olayların çok daha fazlasını beklemeliyiz. Belki bu sosyal patlamalar sonrasında sistematik, eleştirel, solcu düşünce yeniden ortaya çıkabilir Türkiye’de.

Kaynak: Haber Kaynağı
Bu haber toplam 474 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Eğlence çıkışı vahşet!29 Kasım 2016 Salı 13:46
  • Bütün şehir sular altında kaldı29 Kasım 2016 Salı 13:43
  • FETÖ Nijerya'yı bakın nasıl dolandırdı29 Kasım 2016 Salı 13:42
  • Sibirya kışı dünyayı vuracak29 Kasım 2016 Salı 13:39
  • 3940 hakim ve savcının ataması yapıldı29 Kasım 2016 Salı 13:39
  • Kalleşliğin şifresi29 Kasım 2016 Salı 13:38
  • Tüm Türkiye'yi kar kaplıyor28 Kasım 2016 Pazartesi 14:49
  • Kılıçdaroğlu'na kızıp CHP binasını kundaklamış28 Kasım 2016 Pazartesi 14:48
  • Haini mezarından çıkartıp götürdüler28 Kasım 2016 Pazartesi 14:45
  • KCK'nın Türkiye sorumlusu yakalandı28 Kasım 2016 Pazartesi 14:44
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2004 Haber 27 | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : Türkiye Reklam Ajansı Telefonu:0 553 586 14 77 | Faks : Mail Adresi: ucarhaber@yahoo.com | Haber Yazılımı: CM Bilişim