1. YAZARLAR

  2. Metin ÖZER

  3. Erdoğan'ın 28 Şubat'ı!..
Metin ÖZER

Metin ÖZER

Gazeteci
Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan'ın 28 Şubat'ı!..

A+A-
Gazeteci Metin Özer, bugün yaşananlarla 28 Şubat sürecinde yaşananlar arasında ilginç bir bağ kurdu. İşte 28 Şubat'ta olanların günümüzdeki benzerlikleri..

TAYYİP ERDOĞAN’IN 28 ŞUBAT’I

Son yazımı başlığı, ‘Tayyip Erdoğan dostunu düşmanını iyi tanımalı” şeklindeydi.
Aslında o yazının özeti bir Hadis-i Şerif’e dayanıyordu.
Onu da Enver Abi’den öğrendik.
Özal’ın Cumhurbaşkanı olduğu günlerdi. Özal beklenmedik bir şekilde partinin başına Mesut Yılmaz’ı getirmişti. Özal sayesinde Başbakan olan Mesut Yılmaz’ın ilk işi de, Özal’la selamı sabahı kesmek olmuştu.
O günlerde Özal Köşk’te bir yemek verdi.
Yemeğe Enver Abi’de davetliydi.
Özal ve Enver Abi aynı masada oturuyordu.
Özal’ın keyifsiz ve canını sıkkın gören Enver Abi kendisine dönüp, “Boş yere üzülme senin durumunun dinimizde yeri var” dedi.
Özal bu söze çok şaşırdı.
Nerede yazıyor?” diye sordu.
Enver Abi, “Senin halini anlatan bir Hadis-i Şerif var. Hadis-i Şerifte buyruluyor ki: BİR KİŞİ HAK ETMEYEN BİR KİŞİYE İYİLİK YAPARSA, KARŞILIĞINDA MUTLAK KÖTÜLÜK GÖRÜR” dedi.
Özal bu Hadis-i Şerif’i çok beğendi.
Buradaki ‘Mutlak’ vurgusuna özellikle dikkatinizi çekerim. ‘Kötülük görür’ denilmiyor. “Mutlak kötülük görür” deniliyor. Yani kaçınılmaz bir sonuç.
Özal’ı, Erdoğan’ı bir kenara bırakırsak zaten bu Hadis-i Şerif, bizlerinde yaşamlarımızda başımıza gelen pek çok şeyi anlatıyor.
Hadis’in bir de devamı var :
KÖTÜYE YAPILAN İYİLİK, İYİYE YAPILAN KÖTÜLÜKTÜR

Bu açıklamadan sonra gelelim bugünkü meselemize.
Bugün çıkan olayların ağaç meselesi yüzünden çıktığını söyleyenlere sadece gülerim.
Olayların nedeni ağaç falan değildir.
Olayların nedeni; Tayyip Erdoğan’ı devirmek ve AK Parti’yi iktidardan düşürmektir.
Bu niyetinizi gizlemek için boş yere ağaçların arkasına saklanmayın.
Oynadığınız saklambaç oyununda sobelendiniz.


Ben bugün yaşanan olaylarla, 28 Şubat sürecinde yaşananlar ile müthiş bir benzerlik görüyorum.
O günleri hatırlayın.
28 Şubat’ta hiç var olmayan, hayali bir tehdit olan ‘irtica’ üretildi, şimdi de aynı şekilde ‘ağaç’ çıkartıldı.
28 Şubat’da irtica tehlikesinin etrafında toplananlar, şimdi ağaç altında toplandı.
28 Şubat’ta oynanan tiyatronun aktörlerinin büyük kısmı, bugünün aktörleri.
Ekonomik çıkar grupları, kartel medyası, mason lobileri, sivil toplam örgütleri, hukukçular, aydınlar ve sanatçılar 28 Şubat’ın aktörleriydi.
O dönemin figüranları, bugün oynanan tiyatroda rol aldı.
O günlerde; Yahudi lobisi, ABD, İngiltere ve Avrupa iktidarın düşmesini istiyordu.
Bugün de aynı ülkeler AK Parti’nin düşmesini istiyor.
28 Şubat’da Yahudi lobisinin kontrolündeki dış basın Erbakan’ın düşmesini istiyordu.
Şimdi de aynı basın Erdoğan’ın düşmesini istiyor.
28 Şubat’ta CHP’de sahnedeydi, şimdi de CHP sahnede.
28 Şubat’ta; solcular, devrimciler, aleviler, enteller ve örgütler sokaklara dökülmüştü, şimdi de aynı örgütler sokaklarda.
28 Şubat’ta DİSK ve KESK gibi solcu sendikalar genel greve gitmişti.
Şimdi de aynı sendikalar genel greve gitti.

O dönemi bu dönem sanan “Ağaç tiyatrosunun” senaristleri ve yapımcıları, bu kez çok fena çuvalladı.
28 Şubat’da iktidarın benzer yöntemlerle indirildiğini hesaplayan senaristler, bu kez çok büyük bir hata yaptı.
Çünkü 28 Şubat’ın ‘esas oğlanları’ şimdi sahnede yok.
Peki kimler yok?
Öncelikle Türk Silahlı Kuvvetleri yok.
28 Şubat’ta cuntacı generaller, REFAH-YOL iktidarının düşürülmesinde başrol üstlenmişti.
Cunta, o dönemki operasyonun en önemli vurucu gücüydü.
İktidarı devirme hareketinde tek silahlı güçtü.
O güç sayesinde iktidar fazla dayanamadı.
Asker, bugün oynanan tiyatroda rol almadı.
Rol almadığı gibi, sokaklara inenlerden rahatsız oldukları yönünde haberler geliyor.

Yukarıda irtica tiyatrosunda rol alanların, şimdi ağaç tiyatrosunda rol aldığını yazdım.
Bir de rol almayanlar var.
28 Şubat’ta askerler vardı, şimdi askerler yok.
28 Şubat’ta Cumhurbaşkanı vardı, şimdi cumhurbaşkanı yok.
28 Şubat’ta üniversiteler vardı, şimdi üniversiteler yok.
28 Şubat’ta bürokrasi vardı, şimdi bürokrasi yok.
28 Şubat’ta top yekun yargı vardı, şimdi sadece Barolar Birliği var.
28 Şubat’ta bütün medya vardı, şimdi bir kısım medya var.
28 Şubat’da tüm işadamları vardı, şimdi sadece Yahudi kökenli iş adamları var.
Sonuç olarak bu kadar baş rol oyuncusunun olmadığı bir tiyatro tutmaz.
Bu millet, sadece figüranların rol aldığı ağaç tiyatrosunu izlemez.

28 Şubat ile günümüz olayları arasında fark sadece bunlardan ibaret değil.
28 Şubat’da yüzde 21.38’lik oy oranıyla iktidarda olan bir REFAH PARTİSİ vardı.
Şimdi ise ardında kapı gibi yüzde 50’lik halk desteği olan bir AK Parti var.
28 Şubat’da; eli bıçaklı kasabın çıkıp gelmesini bekleyen uysal koyun gibi bir sağ seçmen vardı.
Şimdi ‘Tayyip Erdoğan’ı yedirtmeyiz” diye haykıran tepkili seçmen var.
28 Şubat’ta; ılımlı, mülayim ve sakin bir Erbakan vardı.
Şimdi; “Bana sertsin diyorlar, Menderes çok kibardı yine ipe götürdünüz” diyen dik duran birErdoğan var.

Bütün bu farkları görmeden, ‘Halk ihtilali’ oldu sananlar hatalarının bedelini ağır ödeyecek.
Polisin gazıyla gaza gelip Taksim’e koşanlar, yakında çok fena gaz kaçıracak.

METİN ÖZER

 

Bu yazı toplam 736 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.