1. YAZARLAR

  2. Ahmet TAKAN

  3. Erdoğan'ın alkışladığı sözlere dikkat!
Ahmet TAKAN

Ahmet TAKAN

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Erdoğan'ın alkışladığı sözlere dikkat!

A+A-

Yavuz Bingöl'ün 'dönekliği', Alev Alatlı'nın dehşetengiz sözlerini gölgede bırakmamalı...

 

Yazının sonunda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim: AKP hem çürüyor, hem de çürütüyor... Paçasına tutunanları başka bir şekle sokuyor. Ne değer bırakıyor, ne ahlaki bir tutum... Paranın ve gücün saltanatına boyun eğenler, yozlaşmış iktidarın soytasırı haline geliyor...

Eeee, saray olacak da soytarısı olmayacak mı... Sarayın gönüllü soytarıları, kralın gözüne girmek için binbir takla atıyor... 
* * * *
Geride bıraktığımız haftayı, Yavuz Bingöl'ün dehşetengiz açıklamaları ve Alev Alatlı'nın üzerinde çok da durulmayan sözleri ve tavırlarıyla geçirdik. Oysa ki; Yavuz Bingöl'ün dönekliği kadar, Alev Alatlı'nın sözleri üzerinde de durmalıydık.

Neden mi?

Anlatayım:

Çarşamba ve cuma günü, başta Halk TV olmak üzere katıldığım radyo ve TV programlarında, Yavuz Bingöl'ün şahsında, AKP'nin ''sanatçılar''ı nasıl teslim aldığı ve ''yandaşlaştırdığı''nı somut örneklerle anlattım. Fethulah Gülen Cemaati'nin kendisinden kopması üzerine entelektüel söylem üretmekte ve propaganda yapmakta zorlanan AKP, Özal'ın ''devşirme modeli''ni devreye soktu. Alevi açılımı için kullanılacak en uygun malzeme ise Yavuz Bingöl'dü... Bingöl'ün paraya ve güce zaafını bilen AKP, Akil İnsanlar Heyeti'nin kurulduğu dönemden itibaren, Bingöl'ü de etki alanına aldı. Bingöl, Recep Tayyip Erdoğan'la yakınlaştırıldı. Bunun ilk etkisi ise Bingöl'ün annesiyle yaptığı bir sohbette ortaya çıktı. Bir akrabasının anlatımına göre, Yavuz Bingöl annesine“Sahneye çıktığında siyasi türkü söyleme'' uyarısında bulundu.

RTE'DEN YARDIM İSTİYOR

Gerisi ise çorap söküğü gibi geldi... Bingöl, RTE ile yakınlaşınca, ilk talebini dile getirdi: O dönem TMSF'nin el koyduğu Show TV ya da TRT'de 'Bir Nefes' adlı programını yapmak... 12 Temmuz 2014 tarihinde bu talebini birkaç sanatçının önünde yineledi. Erdoğan, “Yavuz, unutmadım... Seni arayacaklar'' dedi. Yavuz Bingöl'ün yanında, arkadaşı Klarnet Sanatçısı Serkan Çağrı da vardı.

Ancak o günden bugüne Yavuz'un isteği bir türlü gerçekleşmedi. Öyle ki; daha birkaç gün önce Kaçak Saray'daki ödül törenine katılan Yavuz Bingöl, durumu RTE'ye yeniden aktardı. RTE bir görevliyi çağırdı ve “Yavuz'un durumuyla ilgilenin'' dedi. Bingöl, beklentisinin karşılanmamış olmasının öfkesiyle,“Burada tamam diyor, sonra savsaklıyorsunuz'' tepkisini gösterdi.

Kuşkusuz; Yavuz'un bu denli ''özgüven'' sahibi olması sebepsiz değildi... Çünkü; o sabah Hürriyet'te röportajı yayınlanmış, Berkin Elvan'ın annesinin yuhalatılmasının meşru olduğunu söylemişti... Dolayısıyla; ödülünü beklemek hakkıydı...

YANDAŞ KANAL STAR'IN KAPILARI AÇILIYOR

TRT'deki programı için gün sayan Bingöl'ün AKP'yi öven açıklamaları, ödülsüz kalmıyordu... Bingöl, bir kamu bankası ile reklam anlaşması yapmış, AKP'de geliştirdiği ilişkiler sayesinde Ferit Şahenk'in kanalı Star'da  bölüm başına seksen bin TL alacağı yeni bir diziyle sözleşme imzalamak üzere anlaşmıştı.  Üstelik; FOX TV'de yayınlanan dizideki rolünü, kendisini öldürttürerek bitirtmişti. Çünkü; Star'da bölüm başına 40 bin TL daha fazla alacaktı...

İzmir'de bir milyon liraya aldığı villanın parasını ödeyen ve son aylarda emlak işine de girişen Bingöl, ''sol'' şeridin ''hızlı akmadığı''nı görünce, direksiyonu hep istediği yere kırmıştı: İktidarın güvenli kollarına...

Belli ki; AKP Yavuz Bingöl'e ''Yürü be Yavuz'' demişti. Ki; Yavuz Bingöl de bunun karşılığını vermek için çırpınıyordu. Öyle ki; Davutoğlu ile Tunceli'ye giden Bingöl, AKP'nin Alevi açılımı için herkesin gözünün içine baka baka yalan bile söylemişti: “Ailem, Alevi olduğumuzu saklamak için adımı Yavuz koydu.''

Neyse ki; babası Yılmaz Bingöl yaşıyordu ve Uğur Dündar'a konuşarak bu yalanı deşifre etmişti. Emekli Öğretmen Yılmaz Bingöl, “Ben doğumun olduğu gün hastaneye gidemidim. Doktoru benim adımın Yılmaz olduğunu öğrenince, Yılmaz ve Yavuz uyumlu olur diye adını öyle koymuş'' diyordu.

Yavuz Bingöl'ün diğer yalanını ise ağabeyi Oğuz Bingöl açığa çıkarıyordu: “Annem Şahsenem Bacı'nın Yavuz'a destek verdiği yalandır. Annem alzhamierhastasıdır...''

Erdoğan'ın ''büyük sanatçı'' diye tanımladığı Yavuz Bingöl için bunların hiçbir önemi yoktu. O, AKP'ye sırtını yaslamak, kapağı parlamentoya atmak için her şeyi göze almıştı. Bunu babasıyla yaptığı bir sohbette de dile getirmişti. Babası,Uğur Dündar'a verdiği röportajda, oğlunun AKP'den milletvekili olmak istediğini söylüyordu. Ki; Yavuz Bingöl babasına, “AKP'den vekil olsam, evlatlıktan red mi edeceksin?'' diye tepki göstermişti. (Sözcü - 6 Aralık 2014)

YAVUZ BİNGÖL 'DOMBRA'YI SÖYLESİN

AKP, tıpkı Yavuz Bingöl gibi, birçok meslektaşımızı da parayla – pulla teslim aldı, devşirdi... Yavuz Bingöl, bunların son örneğidir... AKP Yavuz'u ''yol düşkünü'' yaparak hem solu kirletmiş, hem de toplumun solculara olan güvenini boşa çıkarmak için iyi bir malzeme yaratmıştır. Bingöl, ''dönekler'' sınıfına katılarak, AKP'nin iktidarını mutlaklaştırma algısının oyuncağı olmuştur. Üstelik, 14 yaşındaki bir çocuğa küfredenleri meşrulaştırarak... Yavuz Bingöl, üç beş kuruş daha fazla kazanmak uğruna, zalimin kılıcı olmayı göze almıştır... Yavuz'un bu tavrı, o türküleri söyleme hakkını da elinden almıştır.. Yavuz, o türküleri bir daha söylerse, türküler kirlenecektir... Buna hakkı yoktur... Yavuz artık ''Dombra''dan uyarlanan ''Recep Tayyip Erdoğan'' marşını söylemelidir.. O'na en çok bu yakışır...

Yavuz Bingöl böyle de Alev Alatlı ondan farklı mı sanki?

AKP, bazılarını midesinden yakalamayı iyi biliyor...

ALEV ALATLI: HEP İKTİDARIN YANINDAYDI

Biliyorsunuz; Alev Alatlı uzun bir süre cemaatin gazetesi Zaman'da yazdı. Sonra birden bire Zaman'la köprüleri attı. Gerekçe ise türban üzerine kaleme aldığı bir yazıydı. Yazısı yayınlanmayınca, gazeteden ayrıldı. Ardı sıra Yeni Şafak'a geçti... AKP'ye yönelik övgülerine Yeni Şafak'ta devam etti.

Alev Alatlı, oldum olası sola, sosyal demokratlara, devrime, devrimcilere sıcak bakmaz.. Hatta onlara ''despot'' der... Kafası hep sağda ve iktidardadır.. Bir dönem Başbakan Mesut Yılmaz'ın en yakınlarındaydı. Yılmaz iktidardan düşünce, hemen AKP'li oldu.

Alatlı'nın iktidardaki en yakın ilişkisi kendisine ''Anacığım'' diyen Efkan Ala'dır. Ala, yazara TRT'deki prodüksiyonlarda yardımcı olmuş, Alatlı bu sayede ''Yol Ayrımı'' ve ''Kapadokya Düşleri'' adlı iki dizi çekmiştir. Yol Ayrımı 39, Kapadokya Düşleri 24 bölüm yayınlanmıştır. Dizi sektörünü bilenler, Alatlı'nın bu prodüksiyonlardan çok ciddi paralar kazandığını anlayacaktır.

Ala ile Alatlı'nın ''ana – oğul'' ilişkisinin seyri de ilginçtir... Efkan Ala, üniversiteyi bitirdikten sonra Alatlı'nın ''Viva le muerte'' adlı romanını okumuş ve köyüne dönmekten vazgeçmiştir... Ala, romanı okuduktan sonra Alev Alatlı ile tanışmış ve Ankara'da kalmaya karar vermiştir. Ala, bu yüzden yazara''Anacağım'' demekte ve Ankara'daki işlerini çözmesinde yardımcı olmaktadır. Öyle ki; Kapadokya Meslek Yüksek Okulu'nun ortaklarından olan Alatlı, ortaklarıyla yaşadıkları ihtilaflardan kısa sürede kurtulmayı başarmış ve okulun yönetimini eline geçirmiştir.

DAMAT DA FAYDALANIYOR

Aynı süre içinde, Alatlı'nın damadı da TT Net'te çok üst düzey bir göreve getirilmiştir. Ki; damat Mey İçki'nin de yönetimindedir. Mey İçki, değerinin çok üstünde satılmış, vergi borçları ise silinmiştir... Alatlı'nın Ala ile yakınlığı, her kapıyı açmıştır...

Bunları, tarihe geçmesi ve AKP'nin nasıl ''nepotik bir düzen'' yarattığını göstermek için yazıyorum...

Yavuz Bingöl ve Alev Alatlı şahsında ortaya çıkan ilişki ağı, AKP'nin ayakta kalmayı nasıl başardığının da göstergesidir. AKP, kamunun kaynaklarını dağıtarak, kendisine taban yaratıyor ve aydınları devşirerek toplumun önüne ''rol model'' koyuyor. Yavuz'u gören sanatçılar iktidara yanaştığı takdirde zengin olacağını, Alatlı'yı gören yazarlar ise kendi gemilerinin de yürüyebileceğini düşünmeye başlıyor.

İLAHİ OKUYUP 500 BİN TL ALACAK

Yavuz Bingöl ile Alev Alatlı'nın iktidarla olan ilişkileri üzerine çok şey söylenebilir. Ki; Yavuz Bingöl, bu bağlamda Alev Alatlı'yı bir adım daha geride bırakacak gibi görünüyor. Zira; Kültür Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Star ve Akşam Gazetesi'nin sponsorluğunda düzenlenen Şeb-i Arus Konseri'ne çıkartılarak ödüllendirilen Bingöl'ün, bu konserden 500 bin TL alacağı söyleniyor... TRT'deki program için aylardan bu yana uğraşan Bingöl'e, verdiği hizmete karşılık, şimdilik bu meblağ ödeniyor... Star'daki dizi başladığında, Yavuz Kıbrıs'taki casinolarda daha rahat dolaşacağa benziyor...

Toplumun  gözönünde olan sanatçı ve aydınların iktidara yanaşması ve onların birer propaganda aracı olması, tehlikelidir... Zira; halkın yanında durması gerekenler, aydın misyonunu unutup iktidarın kılıcı haline gelince, Alev Alatlı gibi kendisini kaybediyor ve bakın neleri meşrulaştırıyor?

Bildiğiniz üzere, Yavuz Bingöl'ün de katıldığı Kaçak Saray'daki ödül töreninde konuştu Alev Alatlı... Emine Erdoğan'ın gözyaşları, RTE'nin ise alkışlayarak izlediği toplantıda yaptığı konuşma, içinde onlarca saçmalık barındırıyordu. Orwell'ın 1984 adlı romanına atıf yapan Alatlı, zihnindeki karmaşıklıığı sözlerine de döküyordu...

YENİ TARTIŞMANIN İPUÇLARI

Ancak, asıl dikkat çekmesi gereken, bize dayatılacak olan yaşam biçiminin ilk işaretleriydi. Alatlı, 'Yasaların tanıdığı haklardan insanlık veya Allah adına feragat etmenin garipsenmediği bir yeni düzen getirmek  zorundayız'diyordu.

Yazar Alatlı, hızını alamıyor ve şöyle devam ediyordu:

'Helal olsun olmasın haklı olma durumu yasalarla tevsik edilen bir durumdur. Gelin görün yasaların insafına bırakamayacağınız bir durumdur, aslolan hakkın helal edilmesi olmalıdır...
Her yasa  helal değildir ve olamaz...'

Bu sözler fazla yoruma gerek bırakmayacak denli açık ve net...

RTE bu sözlerden o denli memnun oldu ki; bugüne dek bir kitabını bile okumadığı Alatlı'yı dakikalarca alkışladı. “Her yasa helal değildir'' deme noktasına gelen Alev Alatlı, Türkiye'nin hangi yöne sürüklenmek istendiğini bu sözleriyle işaret etti; üstelik bu çağdışı düşünceyi onaylayarak...
Dedik ya; AKP hem çürüyor, hem de çürütüyor...

Yavuzlar, Alevler ve diğerleri, AKP'ye üç beş kuruş uğruna teslim olurken, bir ülkenin geleceği karartılıyor... Türkiye, büyük bir  aydın ihaneti yaşıyor...

Bu yazı toplam 1007 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.