1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. 'Eve dönmek istiyorlar...'
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

'Eve dönmek istiyorlar...'

A+A-

Kürt / PKK / Terör / Güneydoğu ya da etnik sorunun, "sıcak patates" olduğu ve tutanı yaktığı bir kez daha görüldü. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün serbest bırakıldıktan sonra dile getirdiği sözler, neredeyse kaçırılmasından daha çok etki/tepki yarattı. AKP'ci medyanın TV'lerde gün boyu sadece bir kısmını öne çıkardığı sözler, iktidara yakın medyanın da tıpkı PKK gibi CHP'nin Kürt Sorunu'nunda inisiyatif alacak olmasından kaygı duyduğunu gösterdi. Terör örgütü PKK, Hüseyin Aygün'ü kaçırarak bölgede siyaset yapanları ciddi bir biçimde uyarmayı amaçlamıştı. AKP'ci medya da Aygün'ün dağa çıkan Kürtlerden"Gençler" diye bahsetmesini öne çıkararak, CHP'yi Batı'da marjinalize etmeyi hedefledi. Buna ne yazık ki; bazı CHP'liler de bilmeden alet oldu. 

Oysa ki; bugüne kadar kendisini çok sert şekilde eleştirdiğim Hüseyin Aygün, kendi deyimiyle "iki günlük dağ macerası" sonrası "çok ama çok önemli" bir gerçeği koydu hepimizin gözlerinin önüne...

Dün canlı yayınına katıldığım Samanyolu TV'de, Aygün henüz serbest bırakılmadan önce kaçırma eylemini yorumlamış ve"İktidar bölgede hem inisiyatifini hem de kontrolü kaybetti" demiştim. Buna örnek olarak da Şemdinli'de 19 gün süren ve artık adına "çatışma" denilerek geçiştirilemeyecek"muharebe"yi örnek göstermiştim. PKK kuşkusuz hem Şendinli'de, hem de Aygün'ü kaçırarak Tunceli'de iktidara ve devlete meydan okudu. "Bölge benim kontrolümde" diyerek siyasetçilere sınır çizdi, topluma ise "Güçlüyüm" mesajı verdi. Mesaj, dünya kamuoyuna da istedikleri gibi ulaştı. 

Aygün'ün serbest bırakıldıktan sonra anlattıkları, terör örgütüPKK'nın bölgeyi istediği gibi kontrol ettiğini gösteriyor. Aygün kaçırıldıktan hemen sonra Bahoz Erdal "bölgedeki birim"i arıyor ve gelişmeleri soruyor. Aygün'ü kaçıranların PKK'lı oldukları netleşince, "Güvenliğini artırın, kılına dahi zarar gelmesin" diyor. Ve Bahoz Erdal'ın söyledikleri eksiksiz bir şekilde gerçekleşiyor. Bu sırada, PKK'nın yayın organları, Tunceli'de rehin tutulan Aygün hakkındaki gelişmeleri dakika dakika duyuruyor. 

Tüm bunlar, AKP'nin PKK'nın bölgedeki hakimiyetine ilişkin gerçekleri seçmenlerden sakladığını gösteriyor. Kontrolü kaybeden ve artık yolları bile denetleyemeyen AKP iktidarı, Oslo sonrası şımarttığı PKK'ya kaptırdığı inisiyatifi geri alamıyor. AKP bu çaresizliği örtebilmek ve tartışmanın seyrini değiştirebilmek için Şamil Tayyar gibi magazin figürlerinidevreye sokuyor. Tayyar, iktidarının acziyetini örtebilmek adına Hüseyin Aygün'e saldırıyor. Gündemi değiştirebilmek için debelenip duruyor...

Neyse ki; Hüseyin Aygün 48 saat sonra serbest bırakıldığında dile getirdiği sözlerle, Tayyar ve benzerlerinin örtmeye çalıştığı gerçeği sakin ve soğukkanlı bir dille su yüzüne çıkarıyor.Hüseyin Aygün, yaşadıklarını anlatırken, bölgenin tamamen terör örgütünün inisiyatifine bırakıldığı gerçeğini gösteriyor. 

Ancak belki de bunlardan daha önemli olan bir ifade kullanıyor CHP'li Aygün: "Gençler bu savaşın anlamsızlığını dile getirdiler. Ve eve dönmek istediklerini söylediler."

İşte bu sözler, Aygün'ün anlattıklarının en önemlisi... Dağa çıkan, çıkmak zorunda kalan ya da çıkarılan bu ülkenin gençleri,"kimseyi öldürmek istemediklerini" ifade ediyor Aygün'e... Hayatlarının baharında dağa çıkan gençler, "Biz de yaşamak istiyoruz" diyor. 

15 kişilik PKK'lı grubunun dile getirdiği bu sözler, akan kanın durması için bir irade beyanı olarak algılanmalıdır. Ve CHP, bu sözlerin ardından kanın durması, kimsenin ölmememesi ve gözyaşlarının dinmesi için güçlü bir adım atmalıdır.Çünkü; PKK Türkiye'nin enerjisini bitiren, ekonomisini çökerten, ruh sağlığını bozan bir sorun haline gelmiştir. Kürt Sorunu'nu çözebilecek tek gücün de CHP olduğu bir kez daha görülmüştür. CHP'siz çözüm mümkün değildir...

Bu yüzden, Hüseyin Aygün'ün dağdaki gençlere "Arkadaşlar"demesi üzerinden spekülasyon yapmak yerine, "Bu sorunu nasıl çözeriz?"in cevabının aranması gerekir... "Arkadaş"bölgede herkesin sıklıkla kullandığı "siyasi"leşmiş bir jargondur. Kelimelere takılmak ve zaman kaybetmek yerine,"eve dönmek isteyen"ler için ne yapılabileceği konuşulmalıdır. 

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 423 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.