1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. Gül ve Arınç parti kurabilir
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Gül ve Arınç parti kurabilir

A+A-

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, gazetelerin Ankara temsilcilerine perşembe gecesi verdiği iftarda, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Arınç, AKP içinde süren ancak medyanın bildiği halde yazamadığı tartışmaları "diplomatik bir dille" ifade etti. Arınç'ın iftarda dile getirdiği en önemli cümlelerden biri ise "Belediye başkanı olmam"dı. 

ARINÇ NE İSTİYOR?

AKP Bursa Milletvekili Bülent Arınç, partisinin 2014 sonrası vizyonuna ilişkin yaptığı değerlendirmede Tayyip Erdoğan sonrası döneme ilişkin bakışını da ortaya koydu. Arınç, "Kişi kültüne göre hareket etmeyiz" dedi. Başbakan Yardımcısı Arınç'ın bu iki cümlesi, aynı zamanda Erdoğan'a bir uyarı anlamına da geliyor. Arınç, "Belediye başkanı olmam"diyerek, çıtayı yüksekte tuttuğunu gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı ya da Başbakanlık koltuğunu istediğini ima ediyor. 

KAVGA DAHA ÖNCE DE VARDI

Arınç'ın bu tavrı, kuşkusuz yeni değil... 2007 yılında AKP içinde kıran kırana bir Cumhurbaşkanlığı yarışı vardı. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı makamı için Nimet Çubukçu ya da Vecdi Gönül ismi üzerinde duruyor, Abdullah Gül'ün Dışişleri Bakanlığı görevini sürdürmesini istiyordu. Erdoğan, Gül'ün Cumhurbaşkanlığı'na hiç sıcak bakmıyordu. O dönemi hatırlarsanız, gazeteler hergün 'papatya falı' açıyor ve "Erdoğan kimi aday gösterecek?" diye soruyordu. 

TAYYİP ERDOĞAN'A İLK UYARI

Cumhurbaşkanlığı'na aday gösterilmek istenmediğini hisseden Gül, Arınç'ı da yanına alarak Erdoğan'la bir toplantı yaptı. Arınç o toplantıda "Yola dört kişi çıktık, üç kişi kaldık. Abdüllatif Şener Bey başka bir yolculuğa çıktı. Cumhurbaşkanlığı üçümüzden birinin hakkı. Ya ben, ya sen, ya da Abdullah Bey Köşk'e çıkmalı'' dedi. Arınç, Gül'ün aday gösterilmemesi halinde, Erdoğan'la yollarının ayrılacağı mesajını da verdi. Devreye Fethullah Gülen'in de girmesiyle birlikte, Tayyip Erdoğan, hiç istemediği halde Abdullah Gül'ü aday göstermek zorunda kaldı. 

GÜL'ÜN ÖNÜNÜ KESMEK İÇİN YASA ÇIKARDI

O süreç şimdi yeniden yaşanacak. 2014 yılında yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşırken, AKP kadrolarını yine telaş sardı. Gül, Köşk'te beş yıl daha kalmak istiyor. Recep Tayyip Erdoğan ise Gül'ün yeniden aday olabilmesinin önünü kesmek için çeşitli atraksiyonlar yapıyor. Bunlardan biri de''Cumhurbaşkanı'nın ikinci kez seçilmesini engelleyen yasa''ydı. AKP'nin Gül'ün önünü kesmek için çıkardığı bu yasa, CHP'nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nden döndü. Böylece, Erdoğan'ın Gül'ü tasfiye edip Çankaya'ya çıkma hayali zora girdi. 

MEDYA UTANMADAN YALAN YAZIYOR

Medya, herkesin gözü önünde yaşanan bu büyük çatışmaya rağmen, hala "Gül ile Erdoğan kardeş gibi..." yalanını söylemeye hiç sıkılmadan, utanmadan, arlanmadandevam ediyor. Beyler; Erdoğan, Gül'ün seçilememesi için kanun çıkarttırdı. Bunu saklamaya çalışıyor ve okurlarınıza ihanet ediyorsunuz. Gül ile Erdoğan'ın arasındaki çatışmayı yazabilmek için, başka hangi gelişmeyi bekliyorsunuz?

ARINÇ ISRARLI... ERDOĞAN MESAJI ALMAK İSTEMİYOR

Medyayı geçelim ve bu konu bağlamında yeniden Arınç'a dönelim... Arınç, 2007'deki çizgisine geri döndü. Arınç'ın yakın çevresine "Tayyip Bey Başbakan oldu, Abdullah Bey de Cumhurbaşkanı... Artık bu makamlardan biri benim de hakkım" dediği biliniyor... Kısacası, Arınç Cumhurbaşkanı ya da Başbakan olmak istiyor... Bir anlamda, kendisini Tayyip Erdoğan'a dayatıyor... "Ben belediye başkanı olmam, Manisa'da bir kere aday oldum kaybettim. Bir daha o işe girmem" sözü bu yüzden kritik önem taşıyor... 

Biliyorsunuz, Tayyip Erdoğan, masasındaki plana göre, siyaseti şöyle dizayn etmek istiyor: 

2013 yılında Belediye Başkanlığı seçimleri yapılacak...

2014 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimleri...

2015 yılında ise genel seçimler... 

Erdoğan, görev süresi 2015'te bitecek ve AKP tüzüğüne göre bir daha seçilemeyecek olan 77 milletvekilini, Türkiye'nin çeşitli kentlerinde belediye başkan adayı olarak değerlendirmek istiyor. Aralarında Arınç'ın da olduğu 77 milletvekilini, belediye başkanı yaparak "susturmak" isteyen Erdoğan, aynı zamanda bu kişilerin 2015'te Abdullah Gül'le birlikte hareket etmesinin önünü de kesmek istiyor. 

GÜL'DEN KURTULMA TAMAMEN KURTULMA PLANI 

Çünkü; kendi hesabına göre, 2013'te AKP belediye seçiminde yüksek bir oy alırsa, Cumhurbaşkanlığı seçimini de"garantilemiş" olacak. 2014'te Köşk'e çıkacak ve 2015 genel seçimlerini dizayn edecek. AKP'nin en önemli kadroları çeşitli belediyelerin başkanı olacağı için, Gül' ''insan kaynağı''bulmakta zorluk çekecek. Gül'ün siyasetten tasfiye edildiği bir ortamda, 2015 seçimlerini istediği gibi dizayn edecek. AKP'nin başına da Ömer Dinçer gibi bir ismi geçirerek, hem Başbakanlığı, hem de Cumhurbaşkanlığı makamını yönetecek.

Dediğim gibi; bunlar Erdoğan'ın hesapları... Erdoğan'ın masasında, kendisinden sonraki Başbakanlık için ne Arınç, ne de Gül var... Hatta Numan Kurtulmuş bile yok. Kurtulmuş, sırf Gül'le hareket etmesin diye partiye alınacak... 

ARINÇ VE GÜL'ÜN YOLU KESİŞECEK

Arınç, bu planı bildiği için, Erdoğan'ı şimdilik "ufak yollu"uyarıyor. "Kişi kültüyle hareket etmeyiz" diyerek,"Vazgeçilmez değilsin" mesajı veriyor. Tüzüğe göre, bir dahaki dönem milletvekili seçilemeyecek olan Arınç, "Sen Köşk'e çıkacaksan, Başbakanlığı da bana bırak, 2015 seçimlerine Başbakan olarak gireyim" diyor. 

GÜL DE BOŞ DURMUYOR

Arınç, bu isteği karşılanmadığı taktirde, Abdullah Gül'le birlikte hareket edecek ve yeni bir partinin ilk adımları atılacaktır. Gazeteler yazamıyor ama Ankara'da buna ilişkin çalışmaların başladığı biliniyor. Abdullah Gül, kendisine yakınlığıyla bilinen Ali Babacan ve Arınç'la geride bıraktığımız günlerde buluştu. Toplantıda 2014 - 2015 senaryoları masaya yatırıldı. Erdoğan'ın Çankaya'ya çıktığı taktirde, AKP yönetimini kendisine bırakmayacağını bilen Abdullah Gül, Arınç ve Babacan'la yaptığı temaslarda zemin yokladı. Gül, Cumhurbaşkanlığı seçimini kaybettiği taktirde, yeni bir parti için düğmeye basacak. 2015'te ilk seçimine girecek olan yeni partide, Babacan ve Arınç da yer alacak.

ERDOĞAN'IN KAFASINDAKİ ANKARA SENARYOSU

Erdoğan'ın 2013'teki yerel seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak düşündüğü Babacan, ise şu aşamada henüz bir karar verebilmiş değil... Gül'e yakınlığıyla bilinen Babacan, Ankara'dan aday olduğu taktirde, bu kez deMelih Gökçek faktörü devreye girecek. Para ve medya gücü olan Gökçek, Babacan aday gösterildiği taktirde, ilişkileri çok iyi olan Gül'ün saflarına geçecek... Fethullah Gülen Hareketi de bu bağlamda safını seçmek zorunda kalacak. "Şike Yasası''nı jet hızıyla onayladığı için biraz kırgın oldukları Gül'le mi yoksa Erdoğan'la mı hareket edeceklerine onlar da karar verecek... Gülen'in tercihi, AKP içindeki dengeleri etkileyecek.

GÖKÇEK NE YAPACAK?

Anlayacağınız, Tayyip Erdoğan'ın planları istediği gibi işlemeyecek. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yapmak istediği Arınç ile Ankara Adayı Babacan'ın Gül'le hareket etme ve parti kurma ihtimali, Erdoğan'ı yine Gökçek'e mahkum bırakabilir... Erdoğan, Gökçek'i 2009'daki gibi yine istemeye istemeye aday göstermek zorunda kalabilir... 

DİN İSTİSMARI DAHA DA ARTACAK

Tayyip Erdoğan, bu yüzden 2013 seçimlerine giderken, AKP'nin yüzde ellinin üstünde oy almasına gayret edecek. Bu yüzden; din istismarı görülmedik biçimde yoğunlaşacak.Halkın dini inançlarının sömürülmesinde ve AKP'ye yönelik oya tahvil edilebilmesinde hiçbir sınır tanınmayacak. Bunun için AKP'nin emrindeki gazete ve TV'ler sonuna dek kulanılacak. 

Öyle ki; başbakan bu medya operasyonuyla bire bir ilgilenmeye başladı bile... Toplumun "muhafazakarlaştırılması" ve"muhafazakar değerlerin temsilcisinin AKP olduğu"yönündeki propagandaya hız verilecek. Muhafazakarlaştırılan kitleler, AKP'ye yönlendirilecek. 4+4+4 adlı eğitim ucubesinetoplumsal destek sağlanabilmesi ve yaşı çok küçük kızlarınzorla kapatılmasının "normal olarak algılanması" içinATV, Sabah Gazetesi ve Takvim kullanılacak.

ERDOĞAN'IN ÇEKİLMESİNİ İSTEDİĞİ DİZİ

Buna yönelik ilk adım, bizzat Başbakan Erdoğan'ın talimatıyla atıldı... Devlet bankası kredisiyle Çalık'a hediye edilen ATV için yeni bir dizi çekimine başlandı. "Şulebaş" olarak adlandırılan örtünme biçiminin mimarı, Ali Babacan'ın halası Şule Yüksel Şenler'in "Huzur Sokağı" adlı romanı tv dizisi haline getirildi. Dizi, bir genç kızın örtünmesi ve çevresinin bundan etkilenmesini anlatacak. Dizinin ilk bölümünde "türban" takan kadın sayısı bir iken, son bölümlere doğru tüm kadınlar kapanacak. 

Başbakan Erdoğan'ın bu dizinin çekimine çok önem verdiği biliniyor. Böylece, ana akım medyada Kanal 7 ve STV'den sonra ilk kez bir TV kanalında, "türbanlı kadınlar" da yer alacak. Bunun hangi tartışmaları yaratacağı ve dizinin alacağı reyting, ayrı bir tartışma konusu...

DEVLET PARASIYLA PARTİ PROPAGANDASI

Görüyorsunuz; AKP iktidarı, mevcudiyetini sürdürebilmek için, hiçbir kural ve hiçbir sınır tanımıyor. Laikliği tamamen ortadan kaldırabilmek ve Türkiye'yi Afganistan'a çevirebilmek için psikolojik harbin tüm teknikleri deneniyor. Devlet kredisiyle alınan sözde liberal ATV ve Sabah Gazetesi, AKP'nin maniplasyon ve operasyon aracı haline getiriliyor. Toplumun dönüştürülebilmesi için, 1970'te yazılmış ve hiçbir edebi - sanatsal değeri bulunmayankitaplardan medet umuluyor. 

Türkiye, ne yazık ki; bu süreci yaşayacak... Ancak gün gelecek ve ABD'nin 'Ilımlı - Uyumlu İslam' projesi çerçevesinde zoraki yaptırılan dönüşüm sert bir kayaya çarpacak. 

Bundan emin olun ve ensenizi sakın karartmayın...
Türkiye, bunu da aşacak... 

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 696 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.