1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. HDP'lilerin ipini bu sözlerle çekti

HDP'lilerin ipini bu sözlerle çekti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yıldız Sarayı Silahhane'de TRT ekranlarından canlı yayınlanan "Cumhurbaşkanı Erdoğan Gençlerle Buluşuyor Özel Yayını"na katılarak Türkiye ve dünyada yaşanan gelişmelerle ilgili gençlerin sorularını yanıtladı.

A+A-

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT'de gençlerin sorularını yanıtladı. AB'nin üyelik sürecinde Türkiye'ye 'sürekli çalım attığını' söyleyen Erdoğan, "Hiçbir zaman samimi davranmadılar. Şu anda da samimi davranmıyorlar" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yıldız Sarayı Silahhane'de TRT ekranlarından canlı yayınlanan "Cumhurbaşkanı Erdoğan Gençlerle Buluşuyor Özel Yayını"na katılarak Türkiye ve dünyada yaşanan gelişmelerle ilgili gençlerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, AB ile Türkiye arasında mülteci krizini sonlandırmak için varılan mutabakatı değerlendirdi, vizelerin kaldırılması maddesiyle ilgili olarak, "Schengen konusu bizim aslında çoktan hakkımız. Bizim Avrupa Birliği'ne fiili müracaatımız 1959'dur, resmi 1963'tür ve bu süreç içerisinde bize her zaman çalım attılar. Hiçbir zaman samimi davranmadılar. Şu anda da samimi davranmıyorlar." dedi.

"Niye almıyorsunuz?"

"Türkiye Batı'nın insan hakları kriterlerinde sınıfta kalıyor, siz ne diyorsunuz?" buna sorusuna da "Bunların insan haklarından anladığı nedir? Şu an 3 milyon insan bizde. Şu anda Avrupa 3 milyonu bırakın, yüzleri binleri sayıyor. Almanya'yı ele alalım. Şu kadar alabilirim diyor. Almanya'nın ekonomik gücü bizden çok ilerde değil mi? Niye almıyorsunuz?" sorusuyla yanıt verdi.  "Bizim halkımız ne diyor, bizim için bu önemli... Halkım yüzde 52 ile Erdoğan'ı cumhurbaşkanı seçiyor. Mesele bitmiştir." diye devam etti.

Erdoğan, Çözüm Süreci ile ilgili bir soruya da "Bu iyi niyet, ne yazık ki ciddi manada istismar edildi ve o süreç içerisinde ülkemize ciddi manada bir silah girişi oldu" dedi. Türkiye'nin Irak ve Suriye ile sınırlarının uzunluğuna dikkat çeken Erdoğan şöyle devam etti:

"Çünkü bizim sınırlar biliyorsunuz, çok çok uzun. Sadece Suriye sınırı 911 kilometre. Irak sınırına bakıyorsunuz, Irak sınırı hakeza 350 kilometre, İran sınırı var, bütün buralardan girme şansı var. Bunu da bunlar bu şekilde değerlendirdiler. İşte şimdi bu bütün operasyonlar yapılırken, evlerin bodrumlarından olsun, rögarların altından nasıl silahlar çıktığı, hepsi şu anda ortaya çıkıyor. O bakımdan bu operasyonların faydası çok fazla oldu."

"Parlamentodan ciddi bir kararın çıkacağını zannediyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili süreç hakkındaki fikri de soruldu.  Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Diyorlar ki, 'ne duruyorsunuz? Niye gereğini yapmıyorsunuz? Bu kadar şehitlerimiz var. Bütün bu şehitlerimiz geliyor, siz bunların karşısında hala sessiz duruyorsunuz? Birileri onların taziye çadırı kurmuşlar da taziye çadırına gidiyormuş.' Ne demek ya? Bölücü terör örgütü mensubunun taziye çadırı diye bir çadır olabilir mi veya böyle bir çadıra bir milletvekili gidebilir mi? Nasıl gidersin sen ya? Sen bu milletin vekili olacaksın, bölücü terör örgütünün bir teröristi ölecek, sen onun, hazırlanan bilmem ne çadırına gideceksin. Böyle saçmalık mı olur? Bütün bunlarla ilgili bu ülkede siyaset bariyer olmaktan çıkmalı ve oraya yargı elini koymalıdır. Atılması gereken adım da budur diye ben inanıyorum, böyle düşünüyorum. Bu konuda da öyle zannediyorum ki şu anda Sayın Başbakan'ın açmış olduğu bu yolda, atmış olduğu bu adımla herhalde ana muhalefet partisi de kararını verecektir. Öbür tarafta inanıyorum ki MHP de sayın genel başkanları, birkaç bu konuda olumlu açıklamaları da oldu. Onlar da bu kararı verecekler. Böylece buradan, parlamentodan ben ciddi bir kararın çıkacağını zannediyorum. Çünkü bu işin önünün açılması lazım."

"Dikkat edin ülkemizde de dünyada da işte 'Erdoğan gitmeden Türkiye'ye istikrar gelmez' diyorlar." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı "Ya tamam da şimdi Erdoğan'ın gitmesi veya gitmemesi... Peki 2002'nin sonunda veya 2003'ün başında Türkiye'de Erdoğan'ın başında olduğu bir iktidar mı vardı? Yoktu. Peki Türkiye neredeydi? Veren el miydi, alan el miydi? Alan eldi. Öyle mi? Delikli paraları arıyorduk, acaba bize birileri borç verir mi? Bunu arıyorduk ama vermiyorlardı. Böyle bir durumdaydık." diye devam etti.

Cumhurbaşkanı, 'başkanlık sistemine geçilebilir mi' sorusuna "Bu bir sistem arayışı. Yoksa bu benim şahsımla alakalı değil. Şu 13-14 yıllık deneyim bize bazı şeyler gösterdi. Siz cumhurbaşkanı olarak bir şey söylersiniz, başbakan başka bir şey söyler. Hedef aynı olunca bunu aşarsınız, ama burada da zaman kaybı yaşarsınız. Bizim zaman kaybına tahammülümüz yok" yanıtını verdi.

"Terörün gündemine teslim olmayacağız"

Erdoğan, gençlerle buluşması öncesinde de Haliç Kongre Merkezi'nde, Uluslararası Erken Çocukluk Eğitim Kongresi kapanış oturumunda bir konuşma yaptı.  "Yaşanan her ölüm bizi derinden yaralıyor." diyen Erdoğan, "Terörün gündemine asla teslim olmayacağız. Ülke olarak vizyonumuzu asla kaybetmeyeceğiz" diye konuştu.

İstanbul İstiklal Caddesi'ndeki saldırıya değinen Cumhurbaşkanı, "Halka açık mekanlarda gerçekleştirilen bu saldırıların amacının insanları korku ve yılgınlığa sürüklemek olduğunu gayet iyi biliyoruz. Esasen dünyada bu tarz saldırı yöntemleriyle netice almış hedefine ulaşmış hiçbir terör örgütü yoktur. Öyleyse niçin PKK, DAİŞ gibi terör örgütleri, ülkemizi bu şekilde hedef almaktadır diye düşündüğümüzde karşımıza başka güçler ve onların Türkiye'yle ilgili niyetleri çıkıyor" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı, "Milletçe birliğimize, beraberliğimize sahip çıkarak terör üzerinden Türkiye'yi terbiye etmeye çalışanların oyunlarını bozacağız. Gerekirse bu mücadeleyi ülke olarak tek başımıza yürütecek ama mutlaka başarıya ulaştıracağız." diye devam etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu menfur eylemleri organize edenlerin mutlaka birer birer tespit edileceğini ve adalete hesap vereceklerini belirterek, "Millet olarak, acılarımızı yüreğimize gömüp kayıplarımızın aziz hatıralarını ömür boyu hatırlayarak, yolumuzda kararlı bir şekilde yürümeyi sürdüreceğiz" dedi.

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Kaderin ötesinde bir şey olabilir mi? Öyleyse biz kadere teslim olmuşuz, mesele o yolda yürümektir ve yürüyeceğiz. Bu zor zamanlarda bizimle birlikte olan dostlarımızı hiçbir zaman unutmayacağız. Aynı şekilde bize çekilen silahları ve onları destekleyenleri de unutmayacağız."

"Güvenlik kuvvetlerimiz daha çok çalışarak terör örgütünün eylemlerine engel oluyorlar, olacaklar" ifadelerini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Milletçe birliğimize, beraberliğimize sahip çıkarak terör üzerinden Türkiye'yi terbiye etmeye çalışanların oyunlarını bozacağız. Gerekirse bu mücadeleyi ülke olarak tek başımıza yürütecek ama mutlaka başarıya ulaştıracağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu menfur eylemleri organize edenlerin mutlaka birer birer tespit edileceğini ve adalete hesap vereceklerini belirterek, "Millet olarak, acılarımızı yüreğimize gömüp kayıplarımızın aziz hatıralarını ömür boyu hatırlayarak, yolumuzda kararlı bir şekilde yürümeyi sürdüreceğiz" dedi.

Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Kaderin ötesinde bir şey olabilir mi? Öyleyse biz kadere teslim olmuşuz, mesele o yolda yürümektir ve yürüyeceğiz. Bu zor zamanlarda bizimle birlikte olan dostlarımızı hiçbir zaman unutmayacağız. Aynı şekilde bize çekilen silahları ve onları destekleyenleri de unutmayacağız."

"O paçavraları oralarda sallandırdığınız sürece bu ifadeleri duyacaksınız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu AB ile müzakereler için Brüksel'e gittiğinde toplantının yapılacağı salonun arkasında kurulan çadırda PKK afişlerinin asıldığını anımsatarak, şunları söyledi:

"Ne deseler beğenirsiniz? 'Düşünce özgürlüğü'. Bu nasıl bir düşünce özgürlüğü ki Paris'te olduğu zaman kıyamet koparıyorsunuz. Peki Ankara veya İstanbul'da olduğu zaman niye rahatsız olmuyorsunuz? Hatta daha ileri gidip Sayın Başbakana 'Cumhurbaşkanınız da böyle konuştu, bize oradan böyle böyle dedi'. Ne diyecektim? Alkışlayacak mıydım sizi? Güzel yapıyorsunuz, bunu mu diyecektim. O paçavraları oralarda sallandırdığınız sürece, bizden bu ifadeleri duyacaksınız, duyurmaya da devam edeceğiz"

'Düşmanlarımızı azaltmaya niyetliyiz ama'

Başbakan Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:

"Sayın Başbakan oradayken indirdiler paçavrayı, bu konuşmalardan sonra. Brüksel'den ayrılınca tekrar paçavrayı astılar, o teröristlerin resimlerini tekrar koydular. Bunlar nasıl dost ya, böyle dost olur mu? Bugün de Sayın Başbakan'a söyledim, dışişleri vs. bunlarla hemen yoğun bir şeye girsinler diye, nitekim girdiler. Niye? Arkadaşlar, dost, dostluğunun gereğini yapacaktır. Biz dostları çoğaltmaya niyetliyiz. Düşmanı da azaltmaya niyetliyiz. Ama bunları bilmeyenlere de haddini bildirmek bizim hakkımızdır diye düşünüyorum."

Davutoğlu ile görüştü

Cumhurbaşkanı, Uluslararası Erken Çocukluk Eğitim Kongresi'nden sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Görüşme yarım saat sürdü.

Cumhurbaşkanlığı kaynakları, görüşmede İstanbul'da dün meydana gelen patlama da dahil olmak üzere terörle mücadele konusunun, ayrıca AB-Türkiye ilişkilerinin ele alındığı bilgisini verdi.

G.Saray-F.Bahçe maçının ertelenmesi

Kabir diye açtıkları yerden silah depoları çıktı. Operasyonlar başladı. 300'ü aşkın şehidimiz var. 1'e 10 onlardan etkisiz hale getirilenler oldu. Süreç kararlılıkla devam edecek. Yani buradan asla taviz vermemiz mümkün değil. 
Ankara'da yaşananlar var. İstanbul'da yaşananlar var. İşte en son şu anda Galatasaray-Fenerbahçe maçıyla alakalı da aldığımız bazı ciddi istihbarat bilgileri üzerine, önce bir seyircisiz oynatmayı düşündük ama daha sonra yeni bazı istihbaratlar gelince, bu istihbaratla ön alınan bilgilerle örtüştüğünü görünce, bunu her iki kulübün başkanlarıyla da arkadaşlarımız görüşmek suretiyle, 'bunu ileri bir tarihe erteleyelim' dediler ve böylece bu maçı da ileri bir tarihe ertelemiş olduk.
Türkiye genelinde 2 milyon 700 bin Suriyeli, 300 bin Iraklı var.  

Operasyonların çok faydası oldu
(Çözüm Süreci) Bu iyi niyet, ne yazık ki ciddi manada istismar edildi ve o süreç içerisinde ülkemize ciddi manada bir silah girişi oldu. Çünkü bizim sınırlar biliyorsunuz, çok çok uzun. Sadece Suriye sınırı 911 kilometre. Irak sınırına bakıyorsunuz, Irak sınırı hakeza 350 kilometre, İran sınırı var, bütün buralardan girme şansı var. Bunu da bunlar bu şekilde değerlendirdiler. İşte şimdi bu bütün operasyonlar yapılırken, evlerin bodrumlarından olsun, rögarların altından nasıl silahlar çıktığı, hepsi şu anda ortaya çıkıyor. O bakımdan bu operasyonların faydası çok fazla oldu. 

Bize her zaman çalım attılar
Schengen konusu bizim aslında çoktan hakkımız. Bizim Avrupa Birliği'ne fiili müracaatımız 1959'dur, resmi 1963'tür ve bu süreç içerisinde bize her zaman çalım attılar. Hiçbir zaman samimi davranmadılar. Şu anda da samimi davranmıyorlar. 

Güney Kıbrıs'ı aldı Kuzeyi üye yapmadı
Kofi Annan'a 'Gelin Kıbrıs meselesini aşalım' dedim. Önce kabul etmedi, ardından kabul edince adımlar atıldı. Yunanistan ve Güney Kıbrıs tarafı bizim gösterdiğimiz samimiyeti göstermediler. AB, Güney Kıbrıs'ı AB'ye üye yaptı, Kuzey'i yapmadı. Samimi değiller. AB bize nüfus bahanesi gösteriyor. 

Delikli paraları arıyorduk

Dikkat edin ülkemizde de dünyada da işte 'Erdoğan gitmeden Türkiye'ye istikrar gelmez' diyorlar. Ya tamam da şimdi Erdoğan'ın gitmesi veya gitmemesi... Peki 2002'nin sonunda veya 2003'ün başında Türkiye'de Erdoğan'ın başında olduğu bir iktidar mı vardı  Yoktu. Peki Türkiye neredeydi  Veren el miydi, alan el miydi  Alan eldi. Öyle mi  Delikli paraları arıyorduk, acaba bize birileri borç verir mi. Bunu arıyorduk ama vermiyorlardı. Böyle bir durumdaydık.  

Göreceksiniz dengeler değişecek 
Amerika'ya baktığımız zaman nedir onlarda faiz oranı  0,50 o da yeni, 0,25'ti, 0,50'ye çıkardılar. Japonya'ya bakıyorsunuz, eksi. Avrupa'ya bakıyorsunuz, işte 1, 2, buralarda. Şimdi buralarda bu denli faiz düşükse, bizde faiz, komisyonlarını da ilave ederseniz, yüzde 15 yüzde 16'lara çıkıyor. Bu ne demektir  Siz bu ülkede yatırımın önünü kesiyorsunuz, yatırım yaptırmayacaksınız, yatırım yaptırmazsınız. Çünkü girişimci yatırım yapabilmesi için parayı ucuza mal etmesi lazım. Eğer parayı ucuza mal edemezse yatırım yapması mümkün mü  Değil.
Biz güçlü olmaya mecburuz. Çok çalışacağız, çok gayret edeceğiz. Şu anda kişi başına milli gelirimiz 10 bin dolarsa bu rakam, bizim bir defa hedefimiz neydi  İlk etapta 15 bin dolar, ardından 2023 bunu 25 bin dolara çıkarmamız lazım. 25 bin dolara çıkaracağız göreceksiniz dengeler o zaman çok daha farklı olacak.  

Enteresan bir değişiklik var
Reel sektörle finans sektörünün arasındaki dengelere baktığımız zaman, dikkat edin, burada enteresan bir değişiklik var. Parayı asıl kazanan neresidir  Finans sektörüdür. En çok parayı finans sektörü kazanır, reel sektör değil. Ben de böyle konuştuğum zaman tabi finans sektörü bundan rahatsız oluyor, 'sen bize düşman mısın ' diye. Hayır ben size düşman değilim. Ben ülkemde reel sektör için finans sektörünün bir kaldıraç görevi görmesini istiyorum. 

İktidar ve MHP el ele verirse...
Sadece iktidar partisi ile MHP el ele verse, 367'yi bulamayabilirler o ayrı bir konu ama hiç olmazsa millete gitmenin yolu açılabilir. Ben inanıyorum ki millete gitmenin yolu açılsa, millet böyle bir yeni anayasaya 'evet' diyecektir. Ben milletimize bu noktada güveniyorum. İktidar partisi ile MHP arasında asgari müştereklerin değil, azami müştereklerin olduğuna inanıyorum.
Azami müştereklerin olduğu iki görüş, iki yapı eğer bir araya gelir de böyle bir milli ve yerli anayasayı eğer oluşturursa, bu millet de kendisi için, kendi dokusunu yansıtan milli ve yerli bir anayasaya 'evet' diyecektir diye düşünüyorum. Temenni ederim ki bu adım da kararlı bir şekilde atılır. 
Futbol bana kollektif düşünmeyi kazandırdı. Kollektif oynamayı ve kollektif hareket etmeyi bana kazandırdı. Siyasette de bireysellik netice getirmez. 
Hepinizin Nevruzu'nu kutluyorum. İnşallah bu bahar şenliklerine kan bulaşmaz.
Kaynak: l Jazeera

Bu haber toplam 211 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.