1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. ‘Her gün bir tank-palet fabrikası kadar faiz ödüyoruz’

‘Her gün bir tank-palet fabrikası kadar faiz ödüyoruz’

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, nakit harcamaların 2019 yılının Ocak-Ağustos döneminde yaklaşık yüzde 25 seviyesinde artarak 679,7 milyar TL olduğunu belirterek, “Bunun 611 milyar TL’si faiz dışı harcama ve 68 milyar TL’si faiz ödemesinden oluş

A+A-

CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, nakit harcamaların 2019 yılının Ocak-Ağustos döneminde yaklaşık yüzde 25 seviyesinde artarak 679,7 milyar TL olduğunu belirterek, “Bunun 611 milyar TL’si faiz dışı harcama ve 68 milyar TL’si faiz ödemesinden oluşuyor. Yani Türkiye bu yılın ilk sekiz ayı, her gün 50 milyon dolar faiz ödemesi yapmış. Bu, Sakarya’daki Tank-Palet Fabrikası’nın özelleştirme bedeline denk geliyor” dedi.

CHP’li Aykut Erdoğdu, Hazine nakit dengesi üzerine yaptığı değerlendirmede iç ve dış net borçlanma tutarının geçen yıla göre yaklaşık yüzde 182 oranında arttığını, geçen yıl yaklaşık 37 milyar olan net borçlanma tutarın 104 milyar TL'ye çıktığını belirterek şunları söyledi:

GÜNLÜK 50 MİLYON DOLAR

“Hazine tarafından yapılan nakit harcamalar, 2019 yılının Ocak-Ağustos döneminde yaklaşık yüzde 25 seviyesinde artarak 679 milyar TL oldu. Bunun 611 milyar TL'si faiz dışı harcama ve 68 milyar TL'si faiz ödemesinden oluşuyor. 2019 yılı Ocak-Ağustos döneminde faiz harcamaları, toplam nakit harcama tutarının yüzde 10 oldu. Bu oran, geçen yılın aynı döneminde yüzde 8,6 idi. Bu demektir ki, hükümetin faiz ödemelerinin yılın ilk 8 ayı esas alındığında, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1,4 puan kadar artmış. Dolar ile ifade etmek gerekirse, 5,66'lık kurdan yılın ilk sekiz ayı 12 milyar dolar faiz ödemişiz. Bu günlük olarak 50 milyon dolara denk geliyor. Yani bu yılın ilk sekiz ayında Hazine, her gün bir Tank-Palet Fabrikası özelleştirmesi bedeli kadar faiz ödemesi yapmış.”

Faiz harcamalarında görülen bu artışta 2018 yılında yaşanan kur şokundan sonra yükselen faiz oranlarının etkisinin bulunduğuna dikkat çeken Erdoğdu, “Fakat bu artış sadece iki dönem arasındaki faiz gelişmeleri ile sınırlı değil. Zira, veriler bize Hazine'nin bu iki dönem arasında borçlanma tutarlarını da artırdığını gösteriyor. Nitekim 2018 yılının ilk 8 aylık döneminde net dış borçlanma eksi 3,9 milyar TL olurken 2019 yılının aynı döneminde 25,5 milyar TL oldu” diye konuştu.

BORÇLANMA 104 MİLYAR TL'YE ÇIKTI

İç Borçlanma durumuna bakıldığında 2018 yılında yurtiçinden bulunan 40,8 milyar TL'lik net borca karşılık 2019 yılının aynı döneminde 78,5 milyar TL içeriden net borçlanma yapıldığına dikkat çeken Erdoğdu şöyle devam etti:

“Bu şekilde iç-dış net borçlanma tutarı, söz konusu iki dönem arasında yüzde 181,8 artarak 36,9 milyar TL'den 104,0 milyar TL'ye çıktı. Borçlanma konusunda limitlerini aşan Hazine, 2019 yılında bir de daha önceden yapılmamış bir yöntemi uyguladı ve Merkez Bankası'nın 40,7 milyar TL'lik ihtiyat akçesini tahsil ederek kendisine yeni bir kaynak yarattı. Bu ek kaynağa rağmen borçlanma limitlerini aşan Hazine, nakit gelirlerini sadece yüzde 22,2 oranında artırabildi. Ocak-Ağustos 2018 döneminde 498 milyar TL tahsil eden Hazine, 2019 yılının aynı döneminde 608,7 milyar TL tahsil edebildi. Bu gelirden ihtiyat akçesi çıkartıldığında ise artış oranı sadece yüzde 14'te kalıyor.”

Erdoğdu, Hazine'nin, 2018 yılının ilk 8 ayında yüzde 8,3 olan “Nakit Açığı/Gelirler” oranını 2019 yılında yenilenen seçimler için yapılan hesapsız harcamaların sonucu olarak yüzde 11,2 seviyesine çıkarttığını vurgulayarak şu görüşleri dile getirdi:

“Hazine Nakit Dengesindeki gelişmeler bize, maliye politikasının hesapsız bir biçimde açılmakta olduğunu gösteriyor. Sarayın baskısıyla para politikası da benzer biçimde gevşemekte olduğundan, ekonomideki dengelerin önümüzdeki dönemde daha da bozulması bekleniyor. Dünyanın içinden geçmekte olduğu süreç, global likiditenin güvenli yatırım araçları ve kredibilitesi yüksek ekonomilere doğru yöneleceğini gösteriyor. Bu ise, temelleri gittikçe bozulan ve jeo-stratejik riskleri artan bir Türkiye'nin dışarıdan orta ve uzun vadeli kaynak çekemeyeceği anlamına geliyor.

Gelen kısa vadeli yatırımlarda da bu şartlarda gerileme devam edecek. Bu şartlar altında sermaye birikimi yetersiz olan ülkemiz, iç kaynağa talim etme seçeneğiyle karşı karşıya. Güvenilir bir ekonomik programın ve mahir ekonomi yöneticilerinin olmadığı bir ortamda hükümetin günü kurtarma adına harcamalarını kısma olasılığı düşüktür. Bu nedenle, var olan kısıtlı iç kaynakların da zaten kamu kesiminin borçlanması için kullanılacağı ve yatırımlar için yeterli imkan sağlanamayacağı çok açık.”

Bu haber toplam 2917 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.