1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. Hizmet: Fethullah Gülen sonrasına hazırlık...
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Hizmet: Fethullah Gülen sonrasına hazırlık...

A+A-

Laik kesimlerin 'Fethullah Gülen Cemaati' olarak adlandırdığı oluşum, şu sıralar epey bir zamanını kendisini anlatmaya ve imajını yenileme çalışmalarına harcıyor. Cemaatin kendisini 'çok güçlü' gördüğü bir dönemde 'savunma' ihtiyacı hissetmesinin temel nedeni kuşkusuz ki ODA TV Davası'yla birlikte oluşan siyasi atmosfer... Bilindiği üzere, ODA TV Davası'nda tutuklanan meslektaşlarımız, Gülen Cemaati'ne yönelik siyasal eleştirileriyle tanınıyor ve kamuoyunca da ilgiyle takip ediliyorlardı. Başta Ahmet Şık ile Nedim Şener olmak üzere aralarında Soner Yalçın'ın da olduğu gazetecilerin peş peşe tutuklanması, cemaati zan altında bıraktı. Kamuoyunun önemli bir kesimi, "Gülen aleyhine yazanlar, konuşanlar cezalandırılıyor" şeklinde düşünmeye başladı.

Kuşkusuz, böyle düşünenler sadece ''laik kesimler'' içinde değil, AKP'de de mevcut... Bülent Arınç da bu isimlerden biri. Arınç, 2011 yılı genel seçimleri öncesi Şık ile Şener'in tutuklanmasının ardından, ABD'ye giderek Fethullah Gülen'le görüştü. Arınç, "Tutuklamalar AK Parti'ye zarar veriyor" dedi. Gülen'in cevabı ise sert oldu: "Benim adıma birilerinin bu işleri yaptığına inanıyorsanız bulun çıkarın." Gülen'in yanıtı bununla da sınırlı kalmadı! Gülen, Bülent Arınç'a "Keşke buraya hiç gelmeseydiniz" de dedi.

Cemaat ve AKP çevrelerinde bu konuşmanın tamamı bilinmesine rağmen, ''kol kırılır yen içinde kalır'' mantığı dolayısıyla hiçbir "gazeteci" bu konuda tek satır dahi yazmadı, yazamadı... Çünkü; onların derdi gazetecilik değil, ''her türlü iktidar odağı''nın propagandisti olmaktı... Bu yüzden, manşete taşınması gereken bu diyaloğu, okurlarından ve izleyicilerinden sakladılar. Sözde gazeteciler, bu bilgiyi saklayarak misyonlarını yerine getirdiler.

AKP ile Gülen Cemaati arasındaki gerilimin tırmanması ise Türk medyasında ilk kez bu köşede dile getirildi. 5 Aralık 2011 tarihli köşe yazıma, "AKP'de bir şeyler oluyor" başlığını koydum. Aynı yazıda, "2012 yılının başlarında AKP iktidarı, kamu kurumlarında cemaate yönelik bir tasfiyeye başlayacak" dedim. Bu sözlerimi, Ayşenur Arslan'ın CNN Türk'teki Medya Mahallesi programında daha da ayrıntılı bir şekilde anlattım.

Biz o günlerde bu çatışmayı yazar ve anlatırken, iktidarın medyadaki kalemşorleri, köşelerinde ismimi de vererek beni "meczup" dahi ilan ettiler. Hatta AKP'nin bir kalemşörü, "Burası CHP değil, burası karışmaz, karıştıramazsın" dedi. Aynı kalem, bir süre sonra "Bu cemaat de çok olmaya başladı" minvalinde yazılar kaleme aldı.

AKP ile Cemaat arasındaki "iktidarı paylaşamama" gerilimi sürerken, Gülen'e yakın bir isim olan Zaman Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, tartışmayı farklı bir yöne çekmeye çalıştı. Dumanlı, 40 yılık cemaate artık "Camia" dememiz gerektiğini yazdı. Tayyip Erdoğan'ı desteklediği için cemaat içinde sık sık eleştirilere de maruz kalan Dumanlı, "Cemaat" ile "Camia" arasındaki farkları da uzun uzun anlattı. Ancak, Dumanlı'nın çağrısı karşılıksız kaldı. Kamuoyu, Gülen Hareketi olarak da adlandırılan oluşuma, ''Cemaat'' demekte ısrar etti.

"Cemaat" şu sıralar, kendisini anlatma ve bozulan imajını yenileme çalışmalarına hız verirken, toplumun geniş kesimlerinin önüne farklı bir kavramla çıktı: "Hizmet..."

"Hizmet" bilinmeyen bir kavram değil... Cemaat, bizim ''Fethullahçılar" dediğimiz oluşuma kendi arasında çok uzun bir süredir "Hizmet" diyor. İşadamlarının Cemaat / Camia / Gönüllüler ya da Gülen Hareketi olarak da anılan oluşuma yapacakları yardımlar, "Hizmet'' adına alınıyor.

"Hizmet" son olarak, AKP - Gülen Cemaati çatışmasına ilişkin haberlerin arttığı bir dönemde ilk kez yazılı bir açıklamayla kamuoyunun geniş kesimlerinin önüne çıktı. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın yaptığı açıklamada Gülen Cemaati'nden "Hizmet" şeklinde söz edildi.

"Hizmet"i önümüzdeki günlerde daha çok duyacak, daha çok işiteceğiz. Tabii sadece Hizmet'i değil, Hizmet Movement'ı da... Yani; Hizmet Hareketi'ni de...

Çünkü; cemaat çok kısa bir süre önce "Hizmet Movement" markasını uluslararası alanda tescil ettirdi. Kendilerini uluslararası arenada 'Cemaat' yerine "Hizmet Hareketi" olarak lanse eden Gülenciler, böylece dini bir oluşumdan çok, "sivil" yanı ön planda olan bir "Gönüllüler Topluluğu"na vurgu yapacaklar. Hizmet Movement'ın lanse edilmesi esnasında ise dün olduğu gibi, yarın da okullar ve eğitim kurumları ön plana çıkarılacak. "Klasik İslami Hareket" görüntüsünden ısrarla kaçınmaya çalışan Gülenciler, Türkiye kamuoyunun önemli bir kesiminde oluşan olumsuz algıyı da bu şekilde kırmaya çalışacaklar.

Tabii bu bağlamda ''Hizmet Movement'' isminin tescil edilmesi ve kamunun karşısına bu kavramla çıkılması, sadece bugüne değil, yarına da bir hazırlık olarak görülmeli... Zira; Hizmet Hareketi, bu oluşumun lideri Fethullah Gülen'in yaşama veda etmesinin ardından varlığını sürdürmek ve yola devam etmek istiyor. Bunun yolunun ise bir bakıma "kurumsallaşmak"tan geçtiği görülüyor. İnsanları bir arada tutabilecek sihirli sözcüğün "Hizmet" olduğunda karar kılan cemaatin önde gelen isimleri, bu yüzden kamunun karşısına 'Hizmet'le çıkıyor. Hizmet, cemaati tarif eden bir kavram olarak kullanılıyor. Böylece, cemaatin Fethullah Gülen sonrası nasıl tanımlanacağı da Gülen henüz hayattayken ilan ediliyor. Dumanlı'nın 'Camia' kavramı ise şimdilik kenara itiliyor.

'Hizmet' gibi sihirli ve ikna edici bir sözcüğün üzerinde mutabık kalınması, cemaatin önümüzdeki dönemde faaliyetlerini artıracağının ve kendisini var edeceğinin de işareti... Zira; bugün 25 milyar dolarlık bir ticari etkinliği olduğu söylenen cemaatin Fethullah Gülen sonrası "kapıya kilit vurmayacağı" aşikar... Gazeteler, TV'ler, holdingler, okullar, eğitim kurumları ve dershaneleri olan, bir çok alanda faaliyet gösteren cemaat, onbinlerce insanı bir arada tutmaya çalışacaktır. Yakından bakıldığında "homojen olmadığı" ve kendi içinde de ciddi ayrışmaların yaşandığı görülen cemaat, işte bu yüzden, "Hizmet"i daha çok ön plana çıkaracaktır. Hizmet, cemaat için bir nevi "şemsiye" olacaktır.

Hizmet'in siyasi alandaki etkisi de önümüzdeki günlerde daha çok tartışılacaktır. 'Hizmet' kavramıyla, siyasal kimliğini fundamentalist özünden arındıran cemaat, iktidarı paylaşabilmek için yeni adımlar da atacaktır. Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı'nın yayımladığı bildiride bunun işaretleri açıkça verilmiştir. "Hiçbir partinin ajandasının takipçisi değiliz" , "Hükümetin yetkilerini paylaşma peşinde değiliz" denilmesine rağmen, gerçek bu değildir. Cemaat, AKP'nin önüne öncelikle "Yeni Anayasa" şartını koymuştur. Kendisini henüz güvencede hissetmeyen ve "Ergenekon''un yeniden dirileceğinden korkan cemaat, Yeni Anayasa ile mevcudiyetini korumayı garanti altına almaya çalışmaktadır.

AKP'ye ''aba altından sopa gösteren" Hizmet / Cemaat / Camia / Gönüllüler ya da Gülen Hareketi, siyasetin tam da göbeğinde olduğunu saklayamaz hale gelmiştir. Vakfın bildirisinde dile getirilen şu cümleler, cemaatin siyaseti dizayn etme isteğinin en somut göstergesidir:

"Dolayısıyla, siyasi partiler demokratikleşme gibi konularda daha geri duruma düşerlerse Hizmet’e itibar eden insanların ilgili partilere yönelik tavırlarında değişim kaçınılmazdır."

Bu sözler, cemaatin güçlü ve yeni bir alternatif olduğu taktirde, AKP'yi hemen terk edeceğinin itirafıdır. Bu sözler, aynı zamanda, AKP'ye "Vazgeçilmez değilsin" mesajıdır.

Lafı uzatmayalım: Gülen Cemaati ile AKP'nin uzun vadede ayrışması kaçınılmazdır. Cemaat ittifakını sürdürmek için "Yeni Anayasa"yı temel şart haline getirmiştir. AKP ise "Yeni Anayasa" konusunda ağırdan almaktadır.

Başbakan Erdoğan, anayasa değişikliğini istememekte, cemaat ise bunu dayatmaktadır. Ayrışmanın yaşanacağı bir nokta da Cumhurbaşkanlığı seçimleridir. Cemaat, Abdullah Gül'ün bir kez daha seçilmesini istiyor. Erdoğan ise Gül'ün artık kenara çekilmesi gerektiğini düşünüyor. Cemaat ile AKP bu konuda da gerilim yaşayacaktır.

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 735 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.