1. YAZARLAR

  2. Metin ÖZER

  3. İHLAS FİNANS’IN FETHULLAHÇILARI
Metin ÖZER

Metin ÖZER

Gazeteci
Yazarın Tüm Yazıları >

İHLAS FİNANS’IN FETHULLAHÇILARI

A+A-

Bir dönem Fethullah Gülen’in ikinci adamı olan Latif Erdoğan geçenlerde tarihi bir itirafta bulundu;
- İhlas Finans’ı FETÖ batırdı.
Dışarıdan bakanlar için bu bilgi çok şaşırtıcı olabilir ama İhlas’ın içindekiler için bu itiraf ‘Malumun ilanı’ oldu.
Yazılarımı takip edenler bilirler.
2013 yılının başında İhlas Finans’ın nasıl batırıldığını belgeleriyle tüm çıplaklığıyla anlattım.
O yazımda İhlas Finans’ın batmasında Fethullahçıların rolünü ilk kez açık ve net şekilde ortaya koydum.
Yazıyı yazdığım tarihdeki şartlar bugünkü gibi de değildi.
O tarihte AK Parti ile FETÖ yasak aşk yaşıyordu.
FETÖ AK Parti’yi aldatıyor ama kara sevdaya tutulan AK Parti bunları görmüyordu.
Bu aşk AK Parti’nin gözünü kör etmişti.
İşte o günlerde ortaya çıkıp, “Kral çıplak” dedim.
Demekle kalmadım, İhlas Finans’ın batırılmasından AK Parti’nin yasak aşkını sorumlu gösterdim.
Kudurmuş gibi saldırdılar.
Telefon bombardımanına tutuldum.
Mail kutum dolup taştı.
Eeee… Sonunda ne oldu?
Dediğime geldiler.
Ben o yazımda İhlas Finans’a Fethullahçıların harici etkisini kaleme almıştım.
O tarihlerde Fethullahçılar devlete yeni yeni sızıyorlardı.
Küçük sızmalar ANAP ve DYP üzerinden, büyük sızma DSP üzerinden yapıldı.
Fethullahçılar devlete ilk büyük sızma operasyonunu Ecevit eliyle yaptı.
Bu konuyu ayrıca uzun uzun yazacağım İnşallah.
Cemaat; bir yandan Ecevit ile iş pişirirken diğer yandan Mesut Yılmaz’ı , “Cemaatimizin oyları sana” şekeriyle uyutuyorlardı.
Herkes FETÖ’nun AK Parti iktidarı döneminde devleti ele geçirdiğini sanıyor ama çok yanılıyor.
FETÖ; Ecevit ve Mesut Yılmaz dönemlerinde devletin en hassas birimlerine zaten sızmıştı.
O tarihte bu işleri sinsi sinsi yaptıkları için dikkat çekmediler.
AK Parti iktidarında hainliklerini aleniyete vurdukları için göze battılar.
Neyse bu ayrı bir konu.
Dönelim İhlas Finans meselesine..
Latif Erdoğan’ın sözündeki bir ifade çok ama çok önemli.
Erdoğan, “İhlas Finans’ı içeriye sızan Fethullahçılar batırdı” dedi.
İşte bu çok önemli.
Bu adamlar şeytan gibi.
Sızmadık yer bırakmamışlar.

Devlete sızmışlar.
Orduya sızmışlar.
Partilere sızmışlar.
Yargıya sızmışlar.
Emniyete sızmışlar.
MİT’e sızmışlar.
Medyaya sızmışlar.
Din ve diyanete sızmışlar.
İş alemine sızmışlar.
Spor dünyasına sızmışlar.
Eğitime sızmışlar.
Milletin yatak odasına bile sızmışlar.
Bırakın yatak odasını, yorganın altına kadar sızmışlar.
Ne bulaşık bir cemaat bunlar yav.
Sızma zeytinyağı gibi.
Nereye döksen üste çıkıyor.

Bütün bunlardan anlaşılıyor ki Fethullahçılar maalesef İhlas’a da sızmış.
Hatta İhlas Finans’ın yönetimine bile sızmış durumdaydı.
Fethullah Gülen de Enver Abi’ye karşı bir hayranlık ve hayranlık nedeniyle de korkunç bir kıskançlık vardı.
Gülen; Enver Abi ne yapsa onun yaptığını taklit ediyordu.

İhlas hangi alana girse, o da o alana giriyordu.
Zaman Gazetesi, Türkiye Gazetesi’ni taklit etmek için kuruldu.
Tıpkı Samanyolu TV’nin TGRT takliti olması gibi.
Fethullah Gülen Asya Finans’ı da İhlas Finans’a taklit olarak kurup, piyasaya sürdü.

İhlas’ın her şeyini taklit eden Fethullahçılar, iki şeyini taklit edemedi.
Birincisi Enver Abi’nin ilmini, ikincisi ise İhlas’ın ehl-i sünnet vel cemaat yolunu.
İhlas’ın helalinden ve hakkıyla sahip olduğu başarıları yakalayamayan FETÖ, her zaman yaptığı şeye yani hainliğe döndü.

Rekabeti bırakıp İhlas’ı türlü şeytanlıklarla yıkma çabasına girdiler.
Hainlikleri için İhlas’ı yollarına düşmüş kaya gördüler.
Onlara göre İhlas Holding’i yıkmanın yolu, para kaynağını kesmekten geçiyordu.
Bunun için de gözlerini İhlas Finans’a diktiler.
1996 yılında başlattıkları operasyonu, 2011 yılında tamamladılar.
Plana göre hem dışarıdan çalışacaklardı hem de içeriden.
Ben o yazımda dışarıdan yapılanları uzun uzun anlattım.
Latif Erdoğan’da içeriden yapılan hainliği itiraf etti.
İçeriden çalışma şu; İhlas’a ve İhlas Finans’a adam yerleştirip atılan her adımdan haberdar olmak.
Bunun için önce bazı yurtlara sızmaya çalıştılar.

Bu uzun vadeli bir çalışmaydı.
Oysa İhlas Finans için kısa vadeli ama ölümcül bir darbe gerekiyordu.
Bunun da formülünü buldular.
İktidarı kullanarak adamlarını İhlas Finans’ın yönetimine getirtmek.
Bunun için Genel Müdür'ün altına sinsice yerleştiler.
Buradan her bilgiyi FETO'ya ilettiler.
Batık krediler jet hızıyla onaylandı.
İhlas Finans'ın yapması gereken yatırımlar yapılmadı.

Kısa süre sonra harici operasyon başladı.
Fethullahçılar önce fısıltı gazetesiyle il il dolaşarak İhlas Finans’ın batacağı söylentisini çıkardı.

Arkasından şubelerin önüne gidip olay çıkardılar.
Onun arkasından devletteki bürokratları devreye girdi.
Enver Abi’ye “Durum çok iyi” raporu verilen İhlas Finans, bu rapordan 2.5 ay sonra battı.
FETÖ’cular bu tezgah ve şeytanlıklarla hem İhlas Finans’ı hem de pırıl pırıl o güzelim mudileri yaktı.
On binlerce Ehl-i Sünnet Müslümanın kul hakkını yedi.
Ocaklar söndürüp, insanları perişan etti.
Bunların yaptığı zulümü Firavun bile yapmadı.
Bu zalimler şimdi kalkmış başkalarını Firavunlukla suçluyor.
Hadis-i Şerif’te buyruluyor ki; Bir kimse şu 3 şeyi yaşamadan can vermez..
1- Bir zâlime yardım edene, Allahü teâlâ o zâlimi musallat eder. Zalimin zulmüne uğramadan ölmez.
2- Bir evlat babasına ne yaparsa onun aynısını yaşamadan ölmez.
3-Kim bir kardeşini, bir günah sebebi ile ayıplarsa, o günahı işlemedikçe o kimse ölmez.
FETÖ zalimine yardım edenlerin bugün hapishanelerde sürünmesinin nedeni de budur.

Allahü teala’nın adaletinden kimse bir yere kaçamaz.
O adelet Amerika’da gelip seni bulur, Fizan’a kaçsan da gelip seni bulur.
2013 yılındaki yazımda Fethullahçılara şöyle demiştim;
Bu arada İhlas Finans’a el konulmasını kadeh tokuşturur gibi kafa tokuşturarak kutlayan o cemaatin bir kısım üyelerine bir Arap sözünü hatırlatmak isterim:-Men Dakka, dukka. Yani, kim çalarsa çalınır veya atasözü olarak ÇALMA KAPIMI ÇALARLAR KAPINI.
Bu yazımdan 3 sene sonra Kayyumlar Asya Finans’ın kapısını çaldı.
Asya Finans için İhlas Finans’ı yakanlar hem işlerinden hem de yurtlarından oldu.
Bu kaçınılmaz bir sonuçtu.
Peki bunu nasıl bildim ?
Haşa, bir şey bildiğim yok.
Bildiğim tek şey; Allahü teala’nın şaşmaz adaletidir.
Bir gün Enver Abi bana şunu söylemişti; “Bir işte haksızlığa uğradığında sakın o haksızlığın faturasını kendin kesmeye kalkma. Meseleyi Allahü teala’ya havale et kurtul. Eğer haklı isen Allahü teala o hesabı senden sonsuz kere daha ağır bir şekilde görür.
İşte böyle Fethullahçılar.
Ettiniz ve buldunuz!..
Şimdi hesabınız görülüp, defteriniz dürülüyor.

Peki bitti mi ?
Korkarım bitmedi..
Bir de bunun ahiret hesabı var.
Bu arada unutmadan 3 yıl önceki sözümü yine tekrarlayayım.
Men dakka dukka.
Çaldınız kapımızı şimdi polisler çalıyor kapınızı.
Haydi iyi firarlar..

Bu yazı toplam 313 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.