1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. İktidar Boğaz'da kentsel rant peşinde mi?

İktidar Boğaz'da kentsel rant peşinde mi?

Sözcü Gazetesinde yayınlanan Erdoğan Süzer'in haberine göre İstanbul Boğazı'nın imar mevzuatı değişiyor. Hazırlanan ve görüşe açılan taslak metne göre Büyükşehir Belediyesi'nin yetkileri elinden alınıyor.

A+A-

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Boğaziçi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören 28 maddelik sürpriz bir kanun teklifi taslağı hazırladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Boğaz'daki 4 ilçe belediyesine ait tüm yetkilere son veren taslak düzenlemeye göre imarda yetkili olan Boğaziçi İmar Yüksek Koordinasyon Kurulu, Boğaziçi İmar İdare Heyeti ve İBB'nin denetiminde olan Boğaziçi İmar Müdürlüğü kaldırılacak. Kaldırılan kurumların yerine Boğaziçi Başkanlığı ile Boğaziçi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma ve Düzenleme Kurulları gelecek

Boğaziçi Başkanlığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı, merkezi İstanbul'da, kamu tüzel kişiliğine sahip özel bütçeli bir kurum olacak.

Tasarı yasalaşırsa Boğaz'da artık Boğaziçi Başkanlığı ile iki yeni kurul söz sahibi olacak. Başkanlık ve kurul üyelerini Cumhurbaşkanı atayacak. Yeni yönetim, boğazlarda imar ve cins değişiklikleri dahil her türlü yetkiyi kullanabilecek.

Taslağa göre olağanüstü yetkiler ile donatılacak olan Boğaziçi Başkanlığı Boğaz'da parselasyon planı, arazi düzenlemesi trampa, kamulaştırma, ihdas, alan düzeltme, cins değişikliği, taksim, terk gibi kritik yetkilerle donatılacak. Boğaziçi Başkanlığı, yapılaşma, imar düzenlemeleri, yıkım, kentsel dönüşüm ve denetim gibi her konuda yetki kullanıp uygulatacak.

Taslağı yorumlayan mevcut yetkili kurumlar, yapılan değişikliklerle İstanbul Boğazı'nın imara açılmasının hedeflendiğini ifade etti. Boğazlardaki yapıların yüzde 60'a yakınının kaçak olduğuna işaret eden yetkililer, "Mevcut düzenlemeye göre Boğaz'daki kaçak yapılar yıkılırsa yerine yeşil alan yapılmak zorunda. Yeni düzenleme ise kaçak yapıların yıkılması halinde yerine yeni binaların yapılmasına izin veriyor ve o binaları yasal hale getiriyor." diye görüş belirtiyor.

Peki bu tasarı yasalaştıktan sonra bazı ünlü inşaatçıların Boğaz'daki bu tür yerleri önceden satın almış olduklarını duyarsak şaşırır mıyız?

Elbette hayır, AKP iktidarının belediye kaynaklarından ve kent rantından beslenen bir tabana oturduğunu, kamu kaynaklarının iktidara yakın iş insanı ve müteahhitlere bol bulamaç kullandırıldığını hepimiz biliyoruz zaten.

Bu ülkede zenginliğe giden kestirme yolun kent rantından geçtiğini bilmeyen var mı?

Sözcü Gazetesinde yayınlanan bu haberin benim için tek şaşırtıcı yanı "biz bu kente ihanet ettik" diyerek geçmişte yaptıkları ve adeta kente karşı işlenmiş bir suç sayılan imar uygulamalarını itiraf eden bir iktidarın benzer hataları yapmaktaki ısrarı.

Hepimiz biliyoruz ki kentsel rantı yandaş müteahhitlere yönlendirmek bu ülkede uzun yıllardır iktidarların iktidara gelebilmek ve iktidarda kalabilmek için kullandığı en önemli politik ve finansal araçtır.

Boğaziçi, kentsel planlama ve estetik açısından epeyce hasar görmüş olsa dahi bugün için İstanbul'un nispeten korunabilmiş ender coğrafyalarındandır. Elbette bu korunmada esas olan 1983 yılında çıkarılmış olan ve 1. Maddesinde amacı; "İstanbul Boğaziçi Alanının kültürel ve tarihi değerlerini ve doğal güzelliklerini kamu yararı gözetilerek korumak ve geliştirmek ve bu alandaki nüfus yoğunluğunu artıracak yapılanmayı sınırlamak için uygulanacak imar mevzuatını belirlemek ve düzenlemektir" olan 2960 saylı Boğaziçi Kanunu'dur.

İstanbul seçimlerinde ve üstelik sadece İstanbul seçimlerinde de değil başkent Ankara dahil olmak üzere nerede ise bütün Büyükşehir seçimlerinde çok ağır bir yenilgi alan AKP iktidarı muhalif belediye başkanlarının yetkilerini kısıtlamak, hareket alanlarını daraltmak ve bu seçimler sonucunda kaybettiği kentsel rant dağıtma imkânını tekrar ele geçirmek üzere harekete geçmiş görünüyor.

Belki de dünyanın en kıymetli kentsel rantı, eşsiz bir doğa harikası ve tarih hazinesi olan İstanbul Boğazı'ndadır. Yandaş müteahhitlere dağıtacak yeni ve taze kaynak peşinde koşan AKP iktidarının Boğaz'a göz dikmesi de bu yüzden beklenen ve korkulan bir sonuçtur.

İstanbul kenti ve Türk kamuoyu direnmez ve İstanbul Boğazı'nın kentsel rant uğruna talan edilmesi engellenemez ise eminim çok kısa bir süre sonra İstanbul Boğazı'ndaki son yeşillikler ve son korular da yerini betondan canavarlara bırakacak ve gene eminim ki iktidar mahfillerinden birileri çıkıp timsah gözyaşları dökerken "bu kente ihanet ettik, Allah affetsin" diye mazeret beyan edecek, yandaş müteahhitler ise üzerine oturdukları kent rantının keyfini sürmeye devam edeceklerdir.

Bu haber toplam 622 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.