1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. İstanbul'u kazanan âdeta ülke yönetecek!

İstanbul'u kazanan âdeta ülke yönetecek!

YSK'nın kararı ile 23 Haziran'da yenilenecek olan İstanbul seçimlerinde kazanan aday Finlandiya, Mısır, Portekiz, Yunanistan, Katar gibi ülkelerden daha büyük bir ekonomiden sorumlu olacak.

A+A-

YSK'nın kararı ile 23 Haziran'da yenilenecek olan İstanbul seçimlerinde kazanan aday Finlandiya, Mısır, Portekiz, Yunanistan, Katar gibi ülkelerden daha büyük bir ekonomiden sorumlu olacak.Türkiye ekonomisinin son dönemde yavaşlaması, enflasyon ve işsizlik verilerinin yüksek seyretmesi, ülke çapında 31 Mart'ta düzenlenen yerel seçimlerde ekonominin birincil konu olmasına neden olmuştu.

Aynı zamanda seçimlerden önce ekonomik teşvik paketlerinin yoğunlaştığı görüldü.

Yapılan kimi akademik araştırmalar, yerel seçimlerde seçmenlerin ekonomik gidişata göre oy kullandığını gösterir nitelikte.

London School of Economics'ten (LSE) araştırma görevlisi ve ekonomist Dr. Orkun Saka ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) baş ekonomistlerinden Çağatay Bircan, "Kredi döngüleri ve ekonomik sonuçları: Politik konumun sonuçları" adlı makalelerinde Türkiye'de seçmenlerin özellikle yerel seçimlerde istihdam ve imalat verilerini göz önünde bulundurarak oy kullandığını ortaya koyuyor.

Konuyla ilgili BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Çağatay Bircan, ekonominin seçmenler üzerindeki etkisini şu şekilde özetlemişti:

"Araştırmamızda seçmenlerin Türkiye ekonomisindeki gidişata nasıl cevap verdiğine yönelik olarak iki şey söyleyebiliyoruz. Birincisi yerel istihdamın özellikle de imalat sektörü istihdamının büyük bir önemi var. Seçmenlerin davranışı gayrisafi yurt içi hasıladan (GSYİH) daha çok yerel imalat istihdamına göre değişiyor.

"İkinci olarak seçmenler yerel seçimlerden hemen bir önceki dönemde ne olduğuna dikkat ediyor. Son iki yılda imalat sektöründe görülen istihdam artışından ziyade, yerel seçimlerden önceki bir yıl içinde görülen imalat sektöründeki istihdam artışı, görevdeki belediye başkanının performansıyla çok daha fazla ilişkilendiriliyor."

31 Mart'ta yapılan yerel seçimlerde, CHP'nin İstanbul büyükşehir belediye başkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu, AKP'nin adayı Binali Yıldırım'dan 13 bin civarında daha fazla oy alarak yarışı önde bitirmişti.

Böylece 2004 yılındaki yerel seçimlerden beri AKP'nin yönettiği İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni ilk defa ana muhalefet partisi kazanmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, 1994 yılında Refah Partisi İstanbul İl Başkanı olduğu dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesini de saydığımızda bu süre 25 yıla kadar çıkıyor.

Bu yüzden ekonominin seçim sonuçlarında etkisinin olup olmayacağı tartışma yaratan konulardan biri.

23 Haziran'da düzenlenecek yerel seçimlerden önce İstanbul ekonomisinin genel bir resmini çizdik.

İSTANBUL EKONOMİSİNİN BÜYÜKLÜÜĞÜ

TÜİK'in (Türkiye İstatistik Kurumu) şehirlerin ekonomik büyüklülerine dair açıkladığı en son veri 2017 yılından.

Buna göre İstanbul, 970 milyar TL büyüklüğündeki gayri safi yurtiçi hasılası (GSYH) ile Türkiye ekonomisinin yüzde 31'ini oluşturuyor. Bu da o dönemin kuruyla 257 milyar dolar demek.

Bu da yine 2017 verilerine göre İstanbul ekonomisinin Finlandiya, Mısır, Portekiz, Yunanistan, Katar gibi ülkelerden daha büyük bir ekonomiye sahip olduğu anlamına geliyor.

Aynı verilere göre İstanbul'da kişi başına düşen GSYH 65 bin TL.

Türkiye genelinde ise kişi başına düşen GSYH 38,6 bin TL.

Bu kıyaslama da İstanbul ekonomisinin büyüklüğüne işaret ediyor.

Ancak İstanbul'da kişi başına düşen GSYH'nın yıllara göre dolar bazındaki dağılımında 2013 itibariyla düşüş yaşandığı görülüyor.

 

Türk Lirası'nın dolara karşı yıllar içinde yaşadığı değer kaybı ile ekonominin ithalata dayalı olması yüzünden ürünlerin fiyatları üzerinde baskı oluştu ve böylece enflasyon yükseldi; bu da İstanbul'da yaşayan bireylerin dolar cinsinden hesaplandığında gelirinin kayba uğramasına yol açtı.

Ticaret verilerine baktığımız zaman ise Türkiye'den gerçekleşen ihracatın yarısının İstanbul'dan gerekleştiği görülüyor.

İstanbul Sanayi Odası'nın açıkladığı en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde ilk 10 sırada yer alan şirketlerin yarısı İstanbul merkezli.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) verilerine göre İstanbul'da bu yılın ilk dört ayında 12.489 şirket kuruldu, 2.320 şirket tasfiye edildi ve 1.987 şirket kapandı.

2018 yılında ise İstanbul'da 34 bin şirket kurulurken 12 bin şirket ya tasfiye edildi ya da kapatıldı.

 

 

Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi ise son dönemde yavaşlama sürecinden geçiyor.

İstanbul Sanayi Odası'nın Nisan ayında açıkladığı İstanbul İmalat PMI (Satın Alma Yöneticileri Endeksi) raporuna göre İstanbul imalatçıları, zorlu piyasa koşullarının yansıması olarak yeni sipariş alımları konusunda güçlük yaşıyor.

Bunun sonucu olarak da üretim, istihdam ve satın alma faaliyetlerinde hız kaybı yaşanıyor.

Türk Lirası'ndaki (TL) zayıflamanın girdi maliyetlerini artırdığı ve buna bağlı olarak da nihai ürün fiyatları enflasyonunun hızlandığı vurgulanıyor.

Son 10 aydır yavaşlama sürecinde olan İstanbul İmalat PMI verisi Mayıs ayında 47,1 olarak kaydedildi.

İstanbul İmalat PMI, imalat sanayinin kaydettiği performansı göstermek amacıyla tasarlanan bir performans göstergesi.

Manşet gösterge; yeni siparişler, fabrika çıkışları, istihdam, tedarikçilerin teslim süresi ve satın alma stokları gibi göstergelerden elde ediliyor.

50 değerinin üzeri sektörde genel anlamda iyileşmeye işaret ediyor.

Mayıs ayında gelen veri, üretim ve yeni siparişlerdeki yavaşlamanın hız kesmesine bağlı olarak son 10 ayın en düşük ivme kaybı anlamına geliyor.

İSTANBUL'DA İSTİHDAM VE İŞSİZLİK

TÜİK'in Türkiye genelinde açıkladığı son verilere göre Şubat ayında işsizlik oranı yüzde 14,7 oldu.

TÜİK tarafından illere göre açıklanan istihdam verileri ise en son 2013'e ait.

Buna göre İstanbul'da 2013 yılında işsizlik oranı yüzde 11,2 idi.

Yine 2013 yılı verilerine göre işgücüne katılma oranı yüzde 52,2 olurken istihdam oranı yüzde 46,4 şeklinde gerçekleşti.

İSTANBUL'DA ENFLASYON

Türkiye ekonomisinin kronikleşmiş en çarpıcı sorunlarından biri enflasyon.

TÜİK'in son açıkladığı verilere göre Mayıs ayında İstanbul'da yıllık enflasyon yüzde 17,55 olarak gerçekleşti.

Nisan ayında İstanbul'da yıllık enflasyon yüzde 18,24 olmuştu.

 

İstanbul Ticaret Odası'nın hesapladığı ve perakende fiyatlardaki değişimin ne kadar olduğunu gösteren İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi ise Mayıs ayında yıllık olarak fiyatlarda yüzde 19,27'lik bir artışa işaret ediyor.

İTO'nun açıkladığı Mayıs ayı verisine göre fiyatların yukarı çekilmesinde, yaş, kuru sebze ve meyve, et, balık ve kümes hayvanları gruplarındaki fiyat hareketleri; tütün, alkollü ve alkolsüz içecekler grubunda yer alan bazı maddelerdeki resmi fiyat artışları; giyim harcamaları grubundaki mevsimsel fiyat hareketleri; ulaştırma harcamaları grubunda yer alan bazı ürünlerdeki resmi fiyat artışları etkili oldu.

Yine İTO'nun açıkladığı Toptan Eşya Fiyatları Endeksi'ne göre bir önceki yılın Mayıs ayına göre toptan eşya fiyatları bu yıl yüzde 23,56 yükseldi.

Bu endekse göre yıllık ortalama bazda madenler grubunda % 36,08; gıda maddelerinde % 29,77; yakacak ve enerjide % 27,44; kimyevi maddelerde % 20,34; işlenmemiş maddelerde % 11,18; mensucatta % 11,08; inşaat malzemelerinde % 10,60'lık artış gerçekleşmişti.

İSTANBUL'DA KONUT SEKTÖRÜ

TÜİK'in en son açıkladığı 2019 yılı ilk çeyrek büyüme verilerine göre inşaat sektörü yıllık olarak yüzde 10,9 daraldı.

Buna bağlı olarak Türkiye genelinde konut satışlarında Nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,1'lik bir azalış yaşandı.

Türkiye'deki konut satışlarında yüzde 18,3 ile en büyük payı alan İstanbul'da Nisan ayında satılan konut sayısı ise 7.519 oldu.

Merkez Bankası'nın konut fiyatlarındaki değişimi incelemek için yaptığı ölçümlere göre ise Mart ayında İstanbul'da düşüş yaşandığı görülebiliyor.

TCMB'nin hesapladığı Konut Fiyat Endeksi (KFE), İstanbul için Mart ayında yüzde 0,29'luk bir düşüş yaşandığını gösteriyor.

Konut Fiyat Endeksi (KFE), Türkiye'deki konutların gözlemlenebilen özelliklerinin zaman içinde kontrol edilerek kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan bir endeks.

 

TURİZM

Yapılan akademik araştırmalar, turizm sektöründen sağlanan gelirin ekonomik büyüme ve milli gelir için önemli olduğunu ortaya koyuyor.

Ekonomik faaliyet olarak turizmin içinde yer aldığı hizmetler sektörü, Türkiye'nin GSYH'sının neredeyse dörtte birini oluşturuyor.

Aynı zamanda ödemeler bilançosunun cari işlemler hesabındaki uluslararası hizmetler kısmında yer alan turizm, bir ihracat kalemi olarak milli gelir artışına ve kalkınmaya katkı sağlıyor.

Bir finans şirketi olan Mastercard'ın Küresel Destinasyon Şehirleri Endeksi'nin 2018 verisine göre İstanbul, yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği şehirler arasında dünyada sekizinci sırada yer aldı.

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın açıkladığı son verilere göre İstanbul'u ziyaret eden turist sayısı, 2019'un ilk dört ayına tekabül eden Ocak-Nisan döneminde son beş yıl içindeki en yüksek yabancı ziyaretçi sayısına ulaştı.

Buna göre ilk dört ayda İstanbul'u 4,3 milyon yabancı ziyaret etti. Bir önceki yıla göre yabancı turist sayısındaki artış yüzde 13.

Aynı dönemde Türkiye'yi ziyaret eden yabancı turist sayısı ise 8,7 milyon oldu.

Böylece İstanbul'a gelen yabancı turist sayısı, ülke genelini ziyaret eden yabancı turistlerin yarısını oluşturuyor.

TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde turizm geliri ise Ocak, Şubat ve Mart aylarından oluşan I. çeyrekte bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4,6 artarak 4 milyar 629 milyon dolar oldu. Turizm gelirinin %80,3'ü yabancı ziyaretçilerden, %19,7'si ise yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarından elde edildi.

Özellikle 2016 yılında İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde yabancı turist sayısında büyük bir düşüş yaşanmıştı.

2015 yılının Kasım ayında Rus jetinin düşürülmesinden sonra Türkiye ile Rusya arasında ortaya çıkan gerilim, Rus turist sayısında özellikle 2016 yılının yaz aylarında büyük azalış yaşanmasına neden olmuştu.

Ayrıca Suriye iç savaşının bölgede yarattığı jeopolitik riskler ile Türkiye'de yaşanan saldırıların ardından güvenlik endişelerinin artması, yabancı turist sayında azalma görülmesine yol açmıştı.

Ancak Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkilerin daha sonra iyileşmesi, yabancı turist nezdinde Türkiye'nin tekrar güvenli ülke algısının canlanması ve Türk Lirası'nın diğer para birimleri karşısında değer kaybı yaşamasıyla, yabancı ziyaretçi sayısında yükseliş kaydedildi.

Bu haber toplam 604 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.