1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. İstihbarat yakalıyor yargı hemen bırakıyor

İstihbarat yakalıyor yargı hemen bırakıyor

İstihbarat birimlerinin titiz çalışması sonucu enselenen hain casuslar, yargı eliyle teker teker serbest bırakılıyor

A+A-

Kamuoyunda büyük tepkiyle karşılanan kararları Akit’e değerlendiren hukukçular, yargının eski alışkanlıklarını sürdürdüğünü ve hainlere gereken cezaları veremediğini ifade ettiler.

Türkiye’nin bekasına yönelik tehdit içeren eylemlerde bulundukları tespitiyle istihbarat birimlerinin titiz çalışması sonucu enselenen hain casuslar, yargı eliyle teker teker serbest bırakılıyor.

Alman casus Deniz Yücel, gizli MİT görüntülerinin ifşacısı Can Dündar ve suçüstü yakalanan 11 Büyükada ajanının ardından, iddianamede 35 yıl hapsi istenen ABD’li papaz Andrew Brunson da yargı kararıyla serbest bırakılmasının ardından yurt dışına kaçtı. Kamuoyunda büyük tepkiyle karşılanan kararları Akit’e değerlendiren hukukçular, yargının eski alışkanlıklarını sürdürdüğünü ve hainlere gereken cezaları veremediğini ifade ettiler.

Vicdanlar sızladı

Tüm Hukukçular Birliği Genel Başkanı Av. Mustafa Kuran, casuslukla suçlanan kişiler hakkında mahkemelerin verdiği kararların vicdanları sızlattığını söyledi. Diğer davalarda olduğu gibi Papaz Brunson davasında da dosyanın içeriğinde ne yer alıyorsa o cezanın verilmesi gerektiğini söyleyen hukukçu Mustafa Kuran, “Bir orta yol bulunmak için bu karara imza attılar. Bir bölücü örgüte yardım ve yataklık suçundan 10 sene ceza alabiliyor, 5 sene veriyorlar, o 5 sene de iyi hal gibi gerekçelerle 3 sene 1 aya indiriliyor” dedi. “Şahitlerin ifade değiştirmeleri kuşkulara neden oluyor” diyen Kuran, “ABD baskısı mı neden olmuştur o ifadelerin değişmesine, bunun üzerine gidilmelidir. İki şahidin ifade değişiminin Brunson’un 2-3 suçtan hüküm giymesinin önüne geçtiği de unutulmamalıdır. Maalesef Türkiye’de casusluk yaptıkları tespit edilenlerin hiçbirisi kalmadı. Bu kararlar vicdanları sızlatmıştır. Hem mahkum edilip hem serbest bırakma kararı her ne kadar orta yolu bulmak olarak yorumlanabilecekse de yargı bu hususta beklentileri karşılayamamıştır” diye konuştu.

Yargının eski alışkanlığı devam ediyor

Avukat Cüneyt Toraman, casusluk suçlamalarında verilen kararların yargının güvenilirliğini zedelediğine vurgu yaptı. Cüneyt Toraman, “Bu dosyaların içeriğini net olarak bilebilmemiz mümkün değil ama yargı olarak eski alışkanlıkları bırakmak zorunda olduğumuz sonucu ortaya çıkıyor. İddianamelerin daha somut, daha ciddi kanıtlar üzerine düzenlenmesi lazım. Casusluk suçlaması terör örgütü üyeliğinden bile ağır bir ithamdır. O zaman bunun çok sağlam delillerle ortaya konulması lazımdır. Hangi suçlar gizli suçlardır, bunları nerede, nereye, kime vermiş? İddianamelere baktığımızda bu sorulara net cevaplar verilemediğini görüyoruz, muğlak ifadeler kullanılıyordu. Bunlar yargımızın geleneksel alışkanlıklarının devamıdır” ifadelerini kullandı. Toraman, “Maalesef iddianamelerimiz ayakları üstüne basmıyor. İki gizli tanığın ifadesine çatılandıran bir suç isnadının sonucu olarak daha net ve keskin ifadelerden yoksun bir iddianame ve yargılama sonucu Brunson 3 yıl ceza ve tahliye ile serbest kalmıştır.”

Yargı imtihanlarda başarısız kalıyor

Gazetemize konuşan Avukat Yahya Turan, casuslara sınır dışı yaptırımının uygulanmamasının sorunlar doğurduğunu, yargının ise verilen imtihanlarda başarısız kaldığını söyledi. Av. Yahya Turan şöyle konuştu: “Bu tür davalar siyasi yönü ağır basan davalardır. Siyasi etkisinden dolayı uluslararası bir mesele haline dönüşüyor. Brunson’un daha fazla cezaya hükmedilmesi bekleniyordu. Casusluk konuları dolayısıyla farklı ülkeleri de direkt olarak davaya dahil etmiş oluyor. Bu da baskı ve şantajların da devreye girmesini sağlıyor. Casusluk yapanları sınırdışı etmek yerine yargı önüne çıkarınca ister istemez bu sıkıntılar yaşanıyor. Brunson’a da diğer casuslukla suçlanan kişilere verilen cezalar da semboliktir. Yargı, bu kişilere beklenen cezaları veremiyor ve imtihanlarda başarısız kalıyor.”

“Verilen karar hukuki değil siyasidir”

Türkiye Adalet Platformu Başkanı Avukat Bülent Demir ise verilen kararın doğru olmadığını belirterek, “Ajan Brunson’un yargılandığı davanın bu şekilde sonuçlanması Kamu vicdanını derinden yaralamıştır. Brunson bir rahip değil, bir ajandır. Savcı tarafından hazırlanan iddianamede Brunson’un ajan olduğu açıkça ortaya konmuştur. Hem FETÖ hem PKK konusunda faaliyet gösterdiği apaçık delillerle belli olmasına rağmen davanın bu şekilde sonuçlanması Türk kamuoyunda tepki ile karşılanmıştır. Türkiye aleyhine faaliyet gösterdiği delillerle tespit edilen ve 35 yıl ceza istenen bu ajana 3 yıl ceza verilmesi Türk toplumunda infiale sebep olmuştur. Verilen karar hukuki değil siyasidir. Amerika’nın tehdit ve baskılarına boyun eğilmesi yanlıştır”  görüşünü dile getirdi.

 FARUK ARSLAN/YENİ AKİT

Bu haber toplam 895 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.