1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. "Katar anlaşmaları Türkiye’yi sıkıntıya sokacak"

"Katar anlaşmaları Türkiye’yi sıkıntıya sokacak"

Katar ile ilgili askeri anlaşmaların AKP milletvekillerinin oylarıyla TBMM’de görüşülüp kabul edilmesine muhalefetten tepki geldi.

A+A-

TBMM Genel Kurulu'nda AKP'nin isteği ile Katar ile daha önce imzalanan iki anlaşmaya ilişkin tasarı gündemin ilk sıralarına çekilerek görüşüldü ve kabul edildi. Anlaşmaya ilişkin yasanın görüşmelerinde ise muhalefet partileri hükümetin izlediği politikayı eleştirdi.

CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Katar'la ilgili anlaşmaların TBMM gündemine bugün getirilmesini eleştirerek, "Tüm dünyada Katar'la ilgili bir kıyamet koparken bugün getirilmiş olması, bu anlaşmaların Türkiye Cumhuriyeti Meclisinde bugün kabul edilecek olması, dünyaya ‘Türkiye Katar'ın yanında duruyor. Türkiye askerî üs anlaşmasını bugün geçirdi, dolayısıyla kararı budur.' mesajını verecektir. Bu, Cumhurbaşkanının, Dışişleri Bakanının ve diğer devlet görevlilerinin ağzından çıkan tarafsızlık politikasına ya da diyalog ya da soğukkanlılık politikasına aykırı bir tutumdur. Yanlış yoldasınız, bunun bugün, bu ortamda geçiyor olmasının tüm dünyaya vereceği mesaj bu olacak ve hiçbir şekilde geri dönülür bir nokta olmayacaktır" diye konuştu.

Bunun üzerine AKP Grup Başkanvekili Naci Bostancı söz alarak, "Biz bu anlaşmayı Katar'la bugün yapmadık, daha önce yapılmış bir anlaşma, Meclisin onaylaması gerekiyor, sırada yeri gerideydi, biz sadece ön tarafa aldık. Çünkü muhtemelen Meclis 1 Temmuz tarihi itibarıyla tatile girecek. Bu bizim daha öncede çok çeşitli biçimlerde yapmış olduğumuz bir uygulamadır. Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikası bellidir, o da yetkililer tarafından açıklanmaktadır" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de, muhalefetin oy birliğiyle ve katılmasıyla geçen sayısız uluslararası anlaşma olduğunu vurgulayarak, "Ama birkaç gündür dünyada kopan fırtınaya baktığınız zaman bir an önce Katar'la ilgili bu anlaşmaların öne çekilmesini anlamak mümkün değildir. Yanlış yapmayalım. Türkiye'nin çıkarları gerektiğinde biz her türlü konuyu Türkiye'nin çıkarları doğrultusunda çözmeye hazırız ama acaba bu Katar'la ilgili anlaşmaları öne çekmek Türkiye'nin yararına mı? Dünyada Katar'ın yalnızlaştığı ve diplomatik ilişkilerin kesildiği bir atmosferde acaba Türkiye farklı bir tutum takınamaz mı?" diye konuştu. Anlaşmaların TBMM'de onaylanmasının bütün dünyada "Türkiye Katar'ın yanında yer aldı, Katar'la ilgili bir ittifaka girdi" şeklinde algılanacağını kaydeden Gök, iktidardan anlaşmaları geri çekmesini istedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz da, Türkiye'nin balıklama bir krizin içerisine atladığını ifade ederek, "Peki, Katar'a destek olalım da, Suudi Arabistan ne olacak, Bahreyn ne olacak, Birleşik Arap Emirlikleri'yle ilişkiler ne olacak? Bugün bu anlaşmaları onayladıktan sonra Türkiye'nin bu ülkelerle ilişkileri ne olacak yani Türkiye hangi kanatta yer alacak? Dünyanın, özellikle Körfez'deki ülkelerin terör örgütüne destek vermekle suçladığı Katar'ın yanında yer alacak. Peki, Suudi Arabistan, terör örgütü olarak gördüğü İhvan'a ve Müslüman Kardeşler'e destek verdiği için Katar'a karşı gelirken, İhvan'ı ve Müslüman Kardeşler'i destekleyen Türkiye'ye alkış mı tutacak? Elbette eleştirecek. Bunu çok derin bir şekilde hesaplamamız lazım. Bu anlaşmaların zamanı değildi. Bu duygusal bir konu değildir, bu önemli bir konu, Türkiye'nin Orta Doğu'da özellikle kırılma yaşayabileceği bir konu" diye konuştu. Anlaşmaların TBMM gündemine getirilmesinin zamanının şimdi olmadığını ifade eden Yılmaz, şunları söyledi:

"Bunu bir ay sonra getirseydiniz veya bir ay önce getirseydiniz. Bizim bu anlaşmanın içeriğine herhangi bir itirazımız yok, anlaşmanın içeriğiyle bir sorunumuz yok ama şu anda gelinen konjonktür buna uygun değil. Kim istemez kendi ülkesinin uluslararası alanda üs sahibi olmasını, bölgeye hâkim olmasını kim istemez? Kim istemez Türk askeri ilk defa böyle bir üs elde ediyor, uzak diyarlarda, stratejik bir noktada konumlanmasını kim istemez? Ama siz hiç konjonktüre uymayan bir ortamda bunu getirdiniz ve Türkiye'yi kilitliyorsunuz tekrar. Yarınki uluslararası toplumun size bakışı bu noktada değişecek. Katar, 2,2 milyon nüfusa sahip bir ülke, bugün eti ne budu ne, uluslararası sistemi ne kadar etkileyebilir? Siz bütün dış politikadaki, Orta Doğu'daki yumurtaları Katar'ın sepetine koyduğunuz için zaten o sepet Suriye'de kırıldı. Peki, bundan sonra aynı hatayı yapmanın ne gereği var?"

CHP'li Yılmaz, "Araplar arasındaki ilişkilere çok fazla müdahale ettiğimiz zaman zarar görüyoruz. Çünkü bunlar kavga ediyorlar, bir süre sonra barışıyorlar, ondan sonra dışarıdan hangi ülke bunlara karşı bir şey yaptıysa ona ortak bir düşman oluyorlar" dedi. Yılmaz, Cumhurbaşkanı'nın Katar krizine çare bulmak için diplomatik görüşmeler yaptığını hatırlatarak, "Bütün bu çabalar bugünkü bu anlaşmayla suya düşmüştür çünkü siz tarafsınız, siz Katar'ın tarafındasınız. Sizin vereceğiniz mesajı dinlemezler ki. Niye dinlesinler? Siz bu kararla Katar'ın yanında yer alıyorsunuz" diye konuştu. Yılmaz, ara buluculuk konusunda ciddiye alınabilmek için Türkiye'nin herhangi bir tarafla hareket etmemesi gerektiğini de vurguladı.

HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, Katar ile ilgili iki anlaşmanın apar topar Meclis gündemine getirildiğini ifade ederek, "Bunun acaba sebebi nedir? diye sordu. "Türkiye'nin Suriye'de birlikte hareket ettiği 2 müttefik şimdi düşman kesildiler" diyen Sancar, şöyle konuştu:

"Beklenen Şii-Sünni çatışmasının patlamasıydı ama Sünni blok içinde gerçekleşti bu patlama hem de çok şiddetli bir patlama. Ne istiyorlar Katar'dan, Katar'ı niye bu şekilde boğmaya çalışıyorlar? İleri sürdükleri sebepler şunlar: Katar, terör destekçisi bir ülkedir, teröre desteğini kessin. Peki, terör örgütü dedikleri zaman kimleri kastediyorlar? IŞİD'i, El Kaide unsurlarını ve Müslüman Kardeşler'i. Şimdi, bir zamanlar birlikte her şeyi yaptığınız bu ülkeler, bu Hükûmetin her alanda sıkı ilişki kurduğu bu ülkeler, şimdi Müslüman Kardeşler'in de terörist olduğunu zaten söylüyorlardı, açık ilan ediyorlar. Müslüman Kardeşler'e destek verdiği için de Katar'ı cezalandırmaya kalkıyorlar. Peki, siz burada nasıl ara buluculuk yapacaksınız? Sayın Cumhurbaşkanı ‘Ara buluculuk yapacağım.' diyor. Hamas'ı, diğer Müslüman Kardeşler örgütlerini terörist ilan edecek misiniz? Etmezseniz Suudi Arabistan'ı nasıl ikna edeceksiniz? Önünüze gelene ‘terörist' derken yarın öbür gün şu hesabı hiç yapmadınız mı? Biz bu ülkelerle ya da bu örgütlerle ilişki kurduğumuz için bize de ‘terörist' denebilir mi? Bu hesabı hiç yapmadınız mı? Herkesi teröristlikle suçlamak bu kadar kolay sizin için ama şimdi kapıya dayanmış durumda. Terörle iş birliği yapan bir devlet olarak itham edilme konusuna neredeyse birkaç adım kalmıştır bu noktaya varılması için. Bu tür kirli ilişkilere, ekonomik alanda karanlık alışverişlere, bütün bu haram ve yıkım iş birliğine girerken faturanın bir gün çıkacağını düşünmediniz mi? Düşünmeniz gerekiyordu ama pek çok konuda düşünmediğiniz gibi bu konuda da sonuçları düşünmediniz."

HDP'li Sancar, Katar'a askerî üst zaten kurulduğunu ve asker olduğunu da vurgulayarak iktidara, "Şu soruyu cevaplandırın arkadaşlar: Yarın öbür gün Katar'a askerî müdahale yaparsa bu Suudi etrafındaki koalisyon, Türkiye'nin politikası ne olacak? Türkiye böyle bir savaşta nerede duracak? Bütün bu adımları hazırlayan, bütün bu tehlikeli durumu yaratan kötü, yıkıcı dış politikadır. Bundan derhâl vazgeçilmelidir. Katar krizi bizi yeniden düşünmeye sevk etmeli, serinkanlı, demokratik ve barışçıl bir yola girmemize vesile olmalıdır" diye seslendi.

TBMM tutanaklarına göre; MHP İstanbul Milletvekili Ekmeleddin İhsanoğlu, bölgede Türkiye'siz bir çözümün başarısız olacağına inandığını vurgulayarak, Türkiye'nin bu bölgede oynayacağı rolün başarılı olması için göz önünde bulundurulması gereken 3 önemli faktör olduğunu söyledi. Bunlardan birincisini ‘dış politikada prensipli olmak' şeklinde ifade eden İhsanoğlu, "Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk dış politika temel fikirlerini bakanlığın müsteşarına verdiği şu talimatla ifade etmiştir. Bir, Arap dünyasına karışmayacaksınız. İki, Emperyalist ve kolonyalist devletlerin ardında görünmeyeceksiniz. Üç, Rusları tahrik etmeyeceksiniz. Bu prensibe riayet etmek lazım ve Arap ülkeleri arasındaki kavgalara girmemek lazım" diye konuştu.

Körfez'deki kavgayla ilgili "taraf tutmak değil bitaraf olmak, tarafgir olmak değil taraflar arasında arabuluculuk yapmak" değerlendirmesini yapan İhsanoğlu, Türkiye'nin buna muktedir olduğunu söyledi. İhsanoğlu, "Türkiye hâlen İslam İşbirliği Teşkilatı Zirve Başkanıdır. Üç senelik bir dönem, Türkiye bu zirvenin Başkanı olacaktır; o bakımdan Türkiye'nin elinde çok önemli bir koz vardır, önemli bir araç vardır" dedi.

Bu haber toplam 413 defa okunmuştur
Etiketler : ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.