1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. ''Keşke evlenmeden yemek yapmayı öğrenseymişim''

''Keşke evlenmeden yemek yapmayı öğrenseymişim''

Milliyet gazetesinden "Umutsuz İş Kadını" yazdı...

A+A-

Yok anam, benden ev hanımı falan olmaz, olmuyor, ol(a)mıyor işte. Zira bence "ev hanımı” titrinin anlamını en önemli kılan meziyet yemek yapabilmek. Boşuna demiyorlar "ev yemeği” diye. Eh ev yemeğini kim yapar? Ev Hanımı. Ama hayır, yok benim öyle bir kabiliyetim. Annem hep söyler pek bir matah yapmış gibi "Ben Güldem'e hiç yemek falan yaptırmadım. 'Evlenince öğrenirsin' dedim,” diye. Çok pardon ama annecim, keşke öğretseymişsin. Öyle olmuyormuş o işler. İnsan evlenince öğrenene kadar kocasını bayağı bir kobay gibi kullanıyormuş ve hatta iş o dereceye gelebiliyormuş ki adamcağız neden evlendiğini sorguluyormuş. Hayır yani, benimki kesin sorguluyordur. Ben olsam yaparım yani, sorgularım.

Neyse, gelelim sadede. Benim normalde haftada üç gün, ev işlerimi yapan, yemekleri pişiren bir yardımcım var. Bir yakınını kaybettiği için birkaç gündür gelemiyor ve tabii minik ikizlerle ve daha doğrusu benim gibi ev hanımı olmayı bir türlü becerememiş bir hatunla evin halini varın siz düşünün artık.

 

Neyse efendim, kızlarla oynamak için ablamız gelince ben de kendisini kurtarıcı bilip hemen dalmak istedim ev işlerine. İstedim diyorum, çünkü girişimim yarım kaldı. Önce dedim ki öğle yemeğini kurtarayım. Yemek dedimse, atıştırmalık. Milföy böreği yapayım. Dünden kıyma çıkarttığım için önce böreği de kıymalı yapmaya falan özendim ama, sonradan vazgeçtim çok uzun sürer diye. İyi ki de vazgeçmişim. Çünkü ben milföyleri çıkartınca hemen yapamadım o börekleri. Milföyler öylece yatakaldı tezgahta. Zira kızlar dışarı çıkmak için feryat figan ağlamaya başlanca attık kendimizi parka. Bu arada evi şey götürüyor, afedersiniz şey yani… Ot! Manzara şu: Kahvaltı sonrası yığıntı masada. Sabahtan beri oynanılan her oyuncak yerde. Kitaplar oraya buraya saçılmış. Kızlar desen her şeyi yere dökmüşler kahvaltı ederken. Bu arada çamaşır-bulaşık yıkamam, kızlara köfte ve börek haricinde de dolma yapmam (ona karar verdim) lazım! Tabii bütün bunları yapmaya çalışırken benim iki bıcırığın ikide bir oyun ablalarının yanından kaçıp bacaklarıma dolanmalarını saymıyorum bile! Ama beni sorsan çok vaktim varmış, yapılacak da hiç işim yokmuş gibi milföyleri tezgaha çıkarıp kızlarla parkta oyun oynuyorum.

Parktan eve döner dönmez bu kez giriştim işlere. Bir yandan kahvaltılıkları topluyorum, bir yandan bulaşık makinasını boşaltıyorum. Bunları yaparken aynı anda milföyleri yapmaya, dolmanın içini hazırlamaya, kızlara da akşam için köfte yapmaya uğraşıyorum. Bir baktım ki, milföyler feci durumda. Bu sıcak havada nerdeyse erimişler. Ortaları erirken ise kenarları sepsert daha doğrusu takır takır kalmış, feci bir durum almış. Neyse, pes etmedim. Onları o yamuk yumuk halleriyle içine kaşar peynirlerini tıkıştırmak suretiyle bir güzel fırın tepsisine dizdim, verdim fırına. Bir müddet geçince de pek (aslında hiç) kabarmamış bunlar ama olsun, pişmişlerdir diye çıkarttım fırından. Salak ben! Hadi altını kontrol etmedim, hani gözüm de mi görmüyor çiğ çiğ bana bakan yerlerini... Yemeye kalkışınca anladım tabii dünyanın kaç bucak olduğunu. Altı da pişmemiş meretlerin. Hatta hiç pişmemiş ki! Tekrar attım fırına bir ümit… Mümkün olmadı tabii, mındar oldu börekler!

 

İkizler uyanmadan her şeyi yetiştirmeye çalışırken sinir stresten acayip elim ayağıma dolaştı. Yemek konusunda da gerçekten hiç iyi olmadığım, hatta ciddi kötü olduğum için evdeki oyun ablamızın karnının aç kalmasından sorumlu olacak olmak da çok stres oluşturdu bende. Zaten hatun sonuçta tost yiyerek paçayı kurtardı. O oldu yani! O oldu yani!

Bunca laftan sonra dolma fiyaskomu ise sadece şu kadarla geçmek istiyorum: Kabakların kabuklarını soymamışım, salçalı suyu soğuk olarak sonradan, tencere bir müddet kaynayınca ilave ettim! Ve itiraf ediyorum kabak çok yoktu, iki tane de büyükçe yeşil köy biberi ve bir paprika dolma ekledim. Budur.

Şimdi sen söyle bakalım annecim... Evlenince yemek pişirmek öğreniliyor muymuuuş, öğrenilmiyor muymuş.

https://twitter.com/#!/UmutsuzIsKadini

Bu haber toplam 282 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.