1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. Köylü aç yaşıyor

Köylü aç yaşıyor

Türkiye'de de durum iç açıcı değil. Tarımda çağdaşlaşmanın ve verimliliğin en iyi olduğu Ege Bölgesi'nde bile tarımsal üretim geriliyor, çiftçiler giderek yoksullaşıyor.

A+A-

Prof.Dr.Mustafa Kaymakçı/ ODATV -Kent emekçilerinin yanında çiftçilerde de açlık yaygınlaşıyor. Açlığı yaratan sistem, üçüncü dünya ülkelerinde daha acımasız davranıyor. Sistemin egemenleri, IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü gibi denetimlerindeki örgütler aracılığıyla, bu ülkelerin ürettikleri mal ve hizmetlerini en ucuz bir maliyetle kendilerine aktarıyor, bu yetmiyor topraklarına da el koyuyor. Üçüncü dünyanın egemen sınıfları da onlarla işbirliği içinde. İşin kötü yanı ise, zengin ülkelerin emekçi kesimlerinin de mazlum ülkelerden aktardığı kaynaklarından pay alıyor olması. Bu nedenden dolayı sisteme etkin tavır göstermiyorlar.

DÜNYADA 500 MİLYON ÇİFTÇİ AÇ

Geçtiğimiz 2010 yılında, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Bağımsız Gıda Hakkı uzmanı De Schutter, dünyada 500 milyon çiftçinin açlık çektiğini,  ayrıca aç olan insanların sayısının da bir milyara yaklaştığını açıkladı.

De Schutter açıklamasında şu konulara dikkati çekiyor;

•      Dünyada her yıl 40 milyon hektar tarım toprağı, spekülasyonlar, çevre tahribatı, sanayileşme ve kentleşme gibi nedenlerle kayboluyor.

•      Gıda şirketlerinin egemenliğindeki piyasalar, büyük ölçekli üretim yapan tarım işletmelerinden yana işliyor, bu durum ise kırsal gelişmeye, yoksullukla mücadeleye katkı yapan ve ekosistemi korumaya yardımcı olan küçük çiftçilerin zararına oluyor.

•      Önümüzdeki ay ve yıllarda, gıda fiyatlarında, özellikle pirinç, buğday ve mısırda yüksek derecede artış olacak.

AÇLIK NEDEN YAYGINLAŞIYOR?

Bilindiği üzere, dünyada iki tarım sistemi var. Bir yanda, aile işgücünün egemen olduğu küçük çiftçilik, bir yanda ise endüstriyel tarıma yönelmiş dev tarım işletmeciliği. Dev tarım işletmeciliğinin devreye sokulması ve küçük çiftçiliğin tasfiyesi, işsizlik ve açlık yaratıyor. Namuslu bilimciler ise ,kapitalizmin yarattığı dev kapitalist işletmelerin doğası gereği, köylü sorununu çözemeyeceğini ve ortaya koyduğu tek perspektifin, gecekondulaşmış ve işsiz bir dünya olacağını belirtiyorlar.

Diğer yandan üçüncü dünya ülkelerinde işbirlikçi hükümetler ve onları denetleyen yabancı yatırımcılar, çiftçilerin topraklarına zorla el koyuyorlar ve tek bir ürüne dayalı büyük işletmeler kuruyorlar. Zorla el koyma, Afrika'da yaygın. Aslında bu el koyma sömürgeleştirmenin bir aracı olan kullanılan Hıristiyanlaştırma ile başlatıldı. Kenya'nın Kurucu Devlet Başkanı Jomo Kenyatta bunu şöyle ifade etmişti; ''Avrupalılar geldiklerinde onların elinde İncil, bizim elimizde ise topraklarımız vardı. Bize gözlerimizi kapatıp dua etmeyi öğrettiler. Gözlerimizi açtığımızda baktık ki İncil bizim elimizdeydi. Topraklarımız ise beyazların olmuştu."

Kısaca, endüstriyel tarım, insanlığı doyurmaya ve istihdamı sağlamaya yetmiyor. Üçüncü dünya ülkelerinde gözlemlenen yoksullaşmayı ve büyük ölçüde dağılmakta olan köylü toplumlarının yaşadığı krizi, daha doğrusu trajik durumu endüstriyel tarım yaratıyor.

TÜRKİYE'DE DURUM NE?

Türkiye'de de durum iç açıcı değil. Tarımda çağdaşlaşmanın ve verimliliğin en iyi olduğu Ege Bölgesi'nde bile tarımsal üretim geriliyor, çiftçiler giderek yoksullaşıyor. İşte size birkaç tespit;

•Çiftçilerin büyük bir kesimini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmelerin çoğu icralık durumda.

•Borçlarını zamanında ödeyemeyen çiftçiler sırayla cezaevine girmeye başlamışlar.

•Tarım toprakları dolaylı yollarla yabancılaşıyor, özellikle dev süt sığırcılığı işletmeleri yaygınlaşıyor.

•Köylüler çay parası yerine yumurta veriyorlar.

•Köylüler, hal tüccarlarının ve fabrikaların topraklı kölesi olmuş.

•Köylüler, hastalarını doktora götüremiyorlar.

•Ve iflas eden, para kazanamayan köylüler çiftçiliği bırakıyor, şehirlere kaçıyorlar.

Bu haber toplam 398 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.