1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. Medya, ABD elçisine özür diletti!
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Medya, ABD elçisine özür diletti!

A+A-

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone, geride bıraktığımız günlerde gazetelerin Ankara temsilcileriyle bir araya geldi. Milletvekillerinin, komutanların, profesörlerin ve öğrencilerin uzun tutukluluk sürelerine dikkat çeken Ricciardone, "Sanıklar neyle suçlandıklarını bilmiyor" dedi. Peşinden de ekledi: "Avrupa Mahkemeleri, bunlara anlam veremez."

ABD'li elçinin sözleri, AKP'yi can hıraş bir şekilde destekleyen Yeni Şafak, Zaman ve Bugün gibi iktidar yanlısı gazetelerde ''tek satır'' dahi yer bulmadı. AKP'yi destekleyen TV ve internet siteleri de bu sözleri görmezden geldi.

Ta ki; ABD elçisi Dışişleri Bakanlığı'na çağrılana dek...

Bu gazetelerin internet siteleri, Büyükelçinin, Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmasını ''son dakika'' haberi olarak verdi. Sadece bu gazeteleri okuyan kişiler ise, Bakanlık yetkilileri ile Büyükelçi arasındaki görüşmenin sebebini o an öğrendi. Büyükelçinin sözlerine önceki gün sansür uygulayan AKP'ci gazeteler, Ricciardione'nin uzun tutukluluk sürelerini eleştirdiğini yazmak zorunda kaldı.

Yine aynı gazete ve TV'ler, görüşmenin hemen ardından "ABD elçisi özür diledi'' başlıklarını attı. Zevahiri kurtarmaya çalıştıkları anlaşılan yandaş medya, "Sözlerim yanlış anlaşılmış, üzgünüm'' sözünden "özür diledi" anlamını nasıl çıkardı, doğrusu bilmiyorum... Büyükelçi, bırakın özür dilemeyi, aksine sözlerinin arkasında durduğunu gösterdi. Zira; bu sözler zaten ABD'nin en yetkili ağızlarınca son zamanlarda sık sık dile getiriliyor. Getirilmeye devam da edilecek.

Öte yandan, ABD Büyükelçisi Ricciardone, ''uzun tutukluluk''a ilişkin sözde eleştirileriyle, ABD'ye yönelik ''alerji''yi yok etmeyi ve ''ulusalcı dalga''nın eleştiri oklarından kurtulmayı hedefliyor.

ABD elçisi, tutukluluklar ve orduyu tasfiye harekatı sanki kendi iradeleri dışında gelişmiş gibi bir algı yaratmaya çalışıyor. Oysa; Wikileaks belgeleri de ortaya koydu ki; bugün adına "Ergenekon'' , ''Balyoz" denilen tüm operasyonlar ABD'de adım adım planlandı. Ordunun tasfiye edilmesi ve Soros'un deyimiyle "En nitelikli ihraç malı'' haline getirilmesi süreci ABD'de tasarlandı. Hatta ve hatta; bu operasyonlara kitle desteği sağlayabilmek için gerekli olan medya kuruluşlarının oluşturulması da bu sürecin bir parçası olarak hayata geçirildi.

Büyükelçi, bunların hiç biri olmamış gibi, aklımız ve zekamızla alay edercesine "Uzun tutukluluk sürelerini anlayamıyoruz'' diyor.

Büyükelçi, belli ki; kamuoyunda uzun tutukluluk sürelerine ilişkin oluşan hassasiyeti iyi okuyor ve ülkesini bu sürecin sorumluluğundan sıyırmaya çalışıyor.

Tabii en önemli yan ise şu:

ABD'li elçinin derdinin uzun tutukluluk süresi ya da ''hukuk olmadığı'' aşikar... ABD'li elçi, aslında AKP iktidarına bir anlamda aba altından sopa gösteriyor. Büyükelçi, AKP iktidarından kim bilir ne istedi? Ve belki de uzun tutukluluk süresini de bu isteğin karşılanması için bir tehdit aracı olarak kullandı... Sanırım bu da yakında ortaya çıkar...

Bir diğer ihtimal ise şu olabilir:

ABD, Türk Ordusu'nun tasfiye sürecini uygularken, bir hesap hatası yaptı. AKP'liler, "Biz orduyu sizin tam istediğiniz kıvama getiririz" sözü verdi. Ancak AKP'nin bu süreci götüremediği ve Türk Ordusu'nun her geçen gün kan kaybettiği ortada... Öyle ki; ABD artık mevcut orduyla hiçbir sınır ötesi operasyon yapamayacağını gördü...

Zira; bugün Hava ve Deniz Kuvvetleri'ni yönetecek komutan yok. Pilotlar, "Uçuş güvenliğimiz kalmadı" diyerek istifa ediyor. "Filo"yu yönetecek komutan kalmadığı için, kimse havalanmak istemiyor.

Aynı durum Deniz Kuvvetleri için de geçerli. ABD, ordunun çöktüğünü, doğan boşluğun ise savaşma kapasitesi olmayan kişilerce doldurulmaya çalışıldığını görüyor. Belki de bu yüzden, tutuklu subay ve generallerin yeniden işlerinin başına dönmesi isteniyor. Malum; kapıda Suriye ve İran krizleri bekliyor. Irak'ın yeniden dizayn edilmesi, Suriye'nin Türk askeri aracılığıyla dağıtılması gibi planların hayata geçebilmesi, "savaş kapasitesi yüksek" bir ordudan geçiyor.

ABD, ordunun içine düşürüldüğü durumu gördüğü için kendi eliyle cezaevine attırdığı generallerin yeniden işbaşı yapmasını istiyor. Böylece, bir taşla birkaç kuş vurmayı planlıyor. AKP ise medya önünde "onurlu dış politika" mavalı okuyor. Basına kapalı yapılan görüşmede, "Lütfen eleştirilerinizi bize söyleyin, basınla paylaşmayın'' denildiğini herkes biliyor. Bu ricanın adı, yandaş medyada "ABD'ye ayar verildi''ye dönüyor.

Komiklik ve acizlik, kendisini dış politikada daha iyi belli ediyor. Daha dün, Obama'nın gösterdiği sopaya sesini çıkaramayanlar ve o sopayi yutunlar, halkı medyanın yalanlarıyla kandırmaya çalışıyor.

ABD'nin isteği üzerine Patriotları vatan toprağına diken ve İsrail'i korumaya alanlar bundan rahatsız olmuyor da büyükelçinin sözlerinden mi rahatsızlık duyuyor? AKP, ABD'nin talimatı üzerine hazırlanan "Terörün Finansmanı" yasasının geçtiği gün yeni bir ''danışıklı dövüş'' sahneye koyuyor. Bu oyunun nasıl biteceği ise merakla bekleniyor.

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 360 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.