1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. MİT'i ve Genelkurmay'ı suçladı

MİT'i ve Genelkurmay'ı suçladı

15 Temmuz döneminde Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıklarında adli müşavir, hakim ve savcı olarak görev yapan eski askerlerin yargılanmasına devam edildi.

A+A-

15 Temmuz döneminde Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Genelkurmay Başkanlığı ile Kuvvet Komutanlıklarında adli müşavir, hakim ve savcı olarak görev yapan eski askerlerin yargılanmasına devam edildi.

Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü 13'üncü celsesinin başlangıcında Başkan, yazılan müzekkerelere gelen cevapları okudu. Ardından da sanıkların gelen belgelere karşı beyanları alındı. İlk söz verilen, davanın 1 numaralı sanığı Genelkurmay eski adli müşaviri Muharrem Köse, operasyonel hatlarla birden fazla mahrem imamla irtibatı varmış gibi gösterildiğini belirterek, MİT ve Genelkurmay'ı şöyle suçladı:

"Benimle ilgili tek delil MİT'in 'Mustafa Gülsoy'la irtibatı var' şeklindeki bir üst yazıdır. Ekinde operasyonel hattı kimin adına, hangi tarihlerde kullandığıma dair hiçbir şey yok. Ne tesadüf ki, MİT'in bulduğu bu kişi firari biri. 30 Temmuz'dan 15 gün sonra beni bu kişiye yapıştırmışlar. O günlerin ortamını düşünün, MİT'in o dönemde böyle bir imkanı, kapasitesi yok. 

Zaten hedef yapılmışım, MİT size 2 yıl hiçbir evrak göndermemiş, ne tesadüf bizi atan, her süreci manipüle eden Mehmet Yüzbaşıoğlu, '60 klasör var, göndereceğim' dedi, ama 7 ay geçti hala göndermedi, birden Kasım-Aralık'ta devreye girip, 2 sene önceki evrakı yeni bir evrakmış gibi gönderiyor. Genelkurmay da bunu bilgi notuna çevirip, 'Elimde bu belge var' diye yine size gönderiyor. MİT ve Genelkurmay'ın yaptığı mahkemeyi sanıklar aleyhine yönlendirmedir."

"30 KİŞİNİN ARASINA KOYUN BENİ, TANIMAZ..."

Bu beyanın ardından sunumlu savunma yapan Köse, "Bize kurulan kumpasın izlerini sanıklar değil, kumpası kuranların kendi ifadeleriyle ispat etmeye çalışacağım" diyerek, "İzmir ekibi, emekli ekibi ve yüksek yargı ekibi" şeklinde üç grup listeci olduğunu öne sürdükten sonra "İzmir ekibi" hakkında şunları anlattı:

"Burada İzmir casusluk davasında adları geçen Taner Güçlü, Mehmet Yüzbaşıoğlu, Doğan Uysal ve Eren Şen var. Bunların sivil bağlantısı ise Mustafa Şentop (Şimdiki TBMM Başkanı) Eren Şen'le irtibatlı olarak fişleme, istihbarat tarzında çalışma yapmışlardır. Bunların jandarma irtibatları da Güven Şağban ve Nurettin Alkan'dır. Güven Şağban, Mustafa Önsel, gizli tanık Abdullah, o da MİT ve Cumhurbaşkanlığı ile irtibatlı."

"Emekli ekip" olarak Zeki Üçok, Mehmet Çelik ile Muzaffer Yasin Aslan'ın isimlerini veren Köse, bunları sivil irtibatlarının ise, "Yandaş Sözcü ve Odatv",ayrıca MİT ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri olduğunu iddia etti. Zeki Üçok hakkında, "Hiç beraber çalışmadık. Yıllar önce emekli olmuş. 30 kişinin arasına koyun beni tanımaz, ama kanal kanal gezip, aleyhime konuşuyor" diyen Köse, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte bu üç listeci grubun listelerinde yer alan isimlerin tamamı şüpheli yapılmıştır. İzmir ekibi genelde sol görüşlü. Mantıkları, 'Bizden olmayan herkes FETÖ'cüdür'. Emekli ekibi, 'Bizim hakkımızda yargılama yapan, aleyhimizde oy kullananların hepsi FETÖ'cü' diyor. Yüksek yargı ekibi de, 'Şunları şunları yaptık, ama biz değil, şunlar FETÖ'cü mantığıyla kendilerini kurtarmaya çalışanlardır. Sanıklardan Oğuz  Akkus duruşmada listeleri Güven Şağban veya Mehmet Yüzbaşıoğlu'nun yaptığını düşünüyorum' dedi. Bunun muhatabı olan kişi ne yapar, itiraz eder. Yüzbaşıoğlu ne yaptı, sukut etti. Güven Şağban, Jandarma'da bir albay. 15 Temmuz'da Genelkurmay 2. Başkanı ile ne görüştü? Böyle bir kritik günde doğrudan bağlı olmadıgı 2. Başkanla görüşüyor ve sorulduğunda'Hatırlamıyorum' diyor. Görüşmediyse neden, 'Görüşmedim' demiyor. Çünkü turnike kayıtları ve görüntülerin çıkma ihtimali var."

Gizli tanık kod Abdullah'ın TSK'daki FETÖ'cülerin ismini 2014'ten itibaren MİT, İzmir Cumhuriyet Savcılığı ve Cumhurbaşkanlığına vermesine rağmen tedbir alınmadığı gibi, bu kişilerin 2016'da kritik görevlere atandığını vurgulayan Köse, "TSK 15 Temmuz'a bir şekilde hazırlandı. 15 Temmuz'da kritik yerlerde görevli kişilerin, haklarında cemaatçi olduklarına dair ihbar, duyum, bilgi bulunan kişiler olması mı amaçlandı" diye sordu.

"LİSTENİN EN BAŞINA KONMUŞUM..."

Duruşmanın saat 14.00'te başlayan öğleden sonraki bölümünde Köse, sözde sıkıyönetim görevlendirme listesindeki şu çelişkilere dikkat çekti:

"Üç askeri hakim general var. Bunlardan Abdullah Arslan hiçbir listede yok. Ahmet Zeki Liman iki listede var, nereye koyacaklarını şaşırmışlar. Hayrettin Kaldırımcı'nın bir listede adı yok, diğerinde Adalet Bakanlığı Müsteşarı gözüküyor. Diğer üst düzey generallerde çelişki yokken, askeri hakim generallerde böyle bir çelişki var. Listecilerin askeri hakimlerde anlaşamadıkları anlaşılıyor. FETÖ'cülerin hazırladiğı iddia edilen bilgi, belge ve listeler bu listeci gruplar veya onlarla bağlantısı olanlarca hazırlanmıştır.

15 Temmuz gecesi sıkıyönetim komutanları ve kritik yerlere yapılan atama listeleri dururken, en önce 'Darbeyi planlayanlar' diye askeri hakimler listesi Anadolu Ajansı kanalıyla yayınlandı. TSK'daki teamül, askeri hakimlerle ilgili bir listede önce AYİM ve Yargıtay üyeleri olur, kıdeme göre gider. Ben albayım, ama listenin en başına konmuşum. Tabii altlarda olsam, darbe planlayıcısı algısı nasıl oluşturulacaktı? Gözaltılar da görevlendirme listelerine göre değil, 15 Temmuz'dan önce hazırlanan o listeler esas alınarak yapıldı."

Odatv.com

Bu haber toplam 1363 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.