1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. O sözleri duyan CHP'ye oy verir mi?
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

O sözleri duyan CHP'ye oy verir mi?

A+A-
CHP'nin bazı milletvekilleri partiyi eleştiriyor ama ''çıkış yolu'' göstermiyor. Söyledikleri sözler ise seçmenlerin partiden uzaklaşmasına sebep oluyor.

Cumartesi günü öğlen saatlerinde İstanbul'un Kadıköy İlçesi'nde ''Ulusal Uyanış'' adlı bir panel düzenlendi. Panele, CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler ile İstanbul Milletvekili Nur Serter de katıldı. Panelde dile getirilen sözleri okuyunca, "CHP'nin yüzde 28 bandında kalmasının sebeplerinden biri de işte bu zihniyet'' diye düşündüm...

Neden mi?

Partinin sosyal tabanını hiç tanımayan ve tıpkı Birgül Ayman Güler gibi ''paraşüt yöntemi''yle milletvekili yapılan Nur Serter, CHP'nin hangi sosyal sınıf ve katmanlardan oy aldığını dahi bilmiyor... Bunu bilmediği için de kelimenin tam anlamıyla saçmalıyor! Seçim üzerine ''bilimsel tahlil'' yapayım derken, CHP'ye oy veren ya da vermeyen binlerce kişiyi ''partisinden soğutuyor.'' Serter, CHP'nin Doğu ve Güneydoğu'daki oylarının düşmesine değerlendirirken, "AKP ve BDP'ye oy verenlerin çocuklarının sayısı artıyor. Bize oy verenlerin çocuk yapma tercihinde düşüş var. Bu yüzden oy alamıyoruz'' diyor.

BÖYLE ANALİZ Mİ OLUR?

Serter'in gerçek anlamıyla ''saçmaladığı'' sözlerin devamını buraya taşıyıp değerli vaktinizi çalmak istemiyorum. Serter zihniyeti, CHP'nin Doğu ve Güneydoğu'nun yanı sıra Batı bölgelerinde yaşayan Kürt seçmenle arasındaki makasın açılmasına sebep oluyor. Nur Serter, akademik kimliği olmasına rağmen, ortaya bilimsel bir tez koyamıyor! Kahvehane muhabbetini, "politik analiz'' sanıyor.

"Kürtlerin sayısı artıyor, Türklerin sayısı azalıyor'' üzerine kurul olan ''tez'', CHP'ye oy veren ve özellikle Adana, Mersin ve İzmir'de yoğunlaşan Kürt seçmeni yaralıyor. Demokratlar, Atatürkçüler, sosyalistler ''Bu nasıl bir söylem?'' diye sormaktan kendisini alamıyor...

EMEK HARCAMAK YERİNE...

Nur Serter, CHP'nin özellikle Batı'da Kürt seçmenden istenildiği kadar olmasa bile, önemli oranda oy aldığını bilseydi, sorunun ''nüfus artışı''ndan değil, başta sosyo - ekonomik ve politik koşullar olmak üzere, kültürel kimlik kaygısından kaynaklandığını da bilirdi. Serter, CHP'ye kimin hangi saikle oy verdiğini ya da vermediğini bilmediği için, Kürtlerin tamamının AKP ya da BDP yanlısı olduğunu düşünüyor... AKP ve BDP'ye oy veren Kürt seçmenin tercihini değiştirmeye yönelik çaba göstermek yerine, "CHP'ye oy verenler daha çok doğursun'' diyor...

"AKP'li belediyelerin başarılı olduğunu söylemek zorundayım'' diye konuşan ve yerel seçim sürecinde sahada hiç görünmeyen Serter, "Onlar insanları kucaklıyor'' diyor... AKP'li belediyelerin nasıl bir yolsuzluk batağına saplandığını anlatmak yerine, rakip olan partiye övgü dizmek de "ulusalcı'' vekil Serter'e düşüyor!

Doğrusu, Serter'in sözlerini duyunca, ne diyeceğimi bilemedim... Zira; neresinden tutsan elinde kalıyor...

Serter'inki öyle de panel arkadaşı Birgül Ayman Güler'inki çok mu farklı sanki?

CHP milletvekili olmasına rağmen, son yerel seçimde DSP'nin Konak Belediye Başkan Adayı olan Hakan Tartan için çalışan Güler, seçimlerde ortaya çıkan tablodaki payına bakmak yerine, başkalarını suçluyor... Yerel seçimlerde CHP için bir kez bile oy istemeyen, bırakın istemeyi CHP'yi hırpalamak için devreye sokulan DSP'ye çalışan Birgül Ayman Güler, kimden neyin hesabını soruyor? Bunu hangi hakla yapıyor? Tüzüğe göre, CHP'den ihraç edilmesi gerekirken, bir de panellere gidip AKP'nin dolaşıma soktuğu o yalanı kitlelere yayıyor... Yaklaşık üç aydır "CHP ile cemaat işbirliği yaptı'' diyen Güler, tam da AKP'nin istediği gibi konuşuyor...

AKP'NİN SEÇİM PROPAGANDASINI YAPTI

Zira; AKP bütün seçim kampanyasını bu yalan üzerine kurdu ve geniş kitleleri ''bloke'' etti. Kendi seçmeninin önemli bir bölümünde bulunan "CHP alerjisi''ni bu yalan üzerinden kaşıyan AKP'ye, ne yazık ki Güler gibi isimler de sürekli destek verdi. Güler ve aynı zihniyetteki bazı CHP'liler, AKP'nin "CHP - cemaat işbirliği içinde" propagandasını yaptı ve iktidar partisinin işini kolaylaştırdı.

Birgül Ayman Güler, ya siyaset bilmiyor ya da tüm bunları bilinçli bir şekilde yapıyor... İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yapılmadığı için CHP yönetimine kızgın olduğu bilinen Güler'in sözleri, bu yüzden hiçbir değer taşımıyor... Güler acaba İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı yapılmış olsaydı, yine aynı sözleri söyleyecek miydi? Güler herhangi bir ilçeye belediye başkan adayı aday yapılsaydı, "CHP ile cemaat işbirliği''nden yine de söz edecek miydi?

Edeceğini sanmıyorum...

Adaylık koltuğuna oturduğu gün, hiçbir eleştiride bulunmayacaktı... Tıpkı, Parti Meclisi'nde olduğu gibi... Güler eğer gidişattan rahatsızsa, bunu Parti Meclisi'nde dile getirebilir, adaylara ve politikalara itiraz ederdi. O adayların ve politikaların tamamı, Güler'in de üyesi olduğu PM'nin onayından geçti... PM'de susup her şeye onay vermek, dışarıdaki ''mutsuz'' seçmene şov yapmak, siyasi etikle bağdaşmıyor...

CHP NASIL BİR PARTİ OLMALI?

Birgül Ayman Güler ve birkaç milletvekili, CHP üzerine dile getirdikleri eleştirileri, hiçbir bilimsel zemine oturtamıyor. Onlar istiyor ki; CHP tıpkı İP gibi yüzde bir bile oy alamayan bir parti haline gelsin... Kendisinin çalıp kendisinin dinlediği bir parti olsun... Güler'in o çok öykündüğü siyasal anlayışın, yerel seçimde gösterdiği performansı ortada... Kürtleri dışlayan, islamcılarla kavga eden, kendisi dışındaki hiçbir siyasal anlayışa tahammül edemeyen partiler, yüzde bire mahkumdur...

Peki; CHP yüzde bir oy alan bir parti mi olacaktır, yoksa "kucaklayıcı irade''nin temsilcisi mi?

KUCAKLAYICI İRADE

CHP, bu ülkede "kurucu irade''nin somutlaşmış halidir... Önemli olan, kurucu iradeyi, kucaklayıcı iradeye çevirmek ve geniş kitlelerden oy alarak iktidara talip olmaktır. Bu bağlamda, cemaatçilerin CHP'ye kendiğilinden oy verecek olmaları da yadırganacak bir durum değildir.

Siyasetteki tercihler, sonuçta "çatışmalar'' , ''karşıtlıklar'' ve "grup ya da birey çıkarlarını korumak'' ekseninde şekillenir. Ki; cemaatin CHP'ye oy verip vermediği de bir muammadır... Cemaat tabanının bu seçimde MHP'yi daha çok tercih ettiği görülmektedir. Kars seçimi buna en güzel örnektir... Cemaat, son on gün tercihini MHP'den yana kullanmış ve Kars seçimlerini CHP'ye kaybettirmiştir.

Birgül Ayman Güler ve Nur Serter zihniyetindeki bazı vekiller, ceylan derili koltuklara ''hiç emek harcamadan'' oturdukları için, özellikle yerel seçimlerdeki ittifakların nasıl şekillendiğini de bilmiyor. Bu yüzden, ''kazanmayı'' tercih etmek yerine, "kaybetsek de önemli değil'' anlayışıyla hareket ediyor. ''Kazanalım ve dönüştürelim'' demek yerine, "Aman aman bizden uzak dursunlar'' deniliyor.

KAYBETTİĞİNİ YENİDEN KAZANMAK ZORLAŞIYOR

Bakın, CHP Tuzla'yı 2009'da 250 oyla kaybetti... AKP geride kalan beş yıl içinde CHP'ye oy veren kitlenin bir bölümünü de ''dönüştürdü.'' Böylece, CHP ile AKP arasındaki fark büyük oranda açıldı... Aynı örnek, Çekmeköy'de de yaşandı... Bir bölgeyi kaybettin mi, onu geriye almak git gide zorlaşıyor... Serter ve Güler, kazanmak ya da kaybetmek nedir bilmiyor...

Güler ve birkaç arkadaşı, olmayan bir ''ittifak'' üzerinden kendi partisini hırpalıyor ve seçmenle CHP arasındaki duvarı kalınlaştırıyor... ''Küçük olsun benim olsun'' mantığı, CHP'ye "Atatürkçülük maskesi'' altında dayatılıyor...

Atılan her adımı, söylenen her sözü "Eyvah Atatürkçülük elden gidiyor'' diye CHP seçmenine şikayet eden Güler ve arkadaşlarını, hayatın pratiği boşa çıkarıyor... Güler'in ve Metin Feyzioğlu'nun açıktan desteklediği DSP'liler, belediye başkanlığı seçimlerinde -hem de İzmir'de- yüzde bir oy dahi alamıyor... Neyse ki; CHP bu zihniyete teslim olmuyor...

CHP BU YÜZDEN BÜYÜMÜYOR

Ancak; Güler ve arkadaşlarının zihniyeti, AKP medyası tarafından, sanki "CHP'yi temsil ediyormuş'' gibi sunuluyor ve ana muhalefet partisine ilişkin ''olumsuz algı'' güçlendiriliyor.

Nasıl mı?

Güler'in ve Serter'in panelde söyledikleri sözler, AKP medyasınca "Kendi partilerini yerden yere vurdular'' başlıklarıyla veriliyor. Seçmen, bu haberleri okuyunca, "CHP'de yine kavga var'' diyor. İşte bu duygu, CHP'nin temel sorunu olan güvensizliği pekiştiriyor. Seçmen, "kavga'' değil çözüm istiyor. AKP bu görüntüyü verdiği için 43 bandında duruyor. AKP seçmende "güven'' CHP ise ''kuşku ve belirsizlik'' duygusu uyandırıyor. Böylece, AKP seçmeni "buzdağı''na dönüşürken, CHP seçmeninin sayısı ise istenildiği oranda artmıyor.

Tabii Nur Serter'e göre, bunların hiçbir bilimsel değeri yok... Serter, CHP'nin oy alamamasının sebebinin, "doğurganlıktaki azalma''dan kaynaklandığını sanıyor...

CHP PM POLİTİKA ÜRETMELİ

CHP Parti Meclisi 18 Nisan'da toplanacak... Umarım PM'de seçim sonuçları "bilimsel'' bir tarzda ele alınır ve ileriye dönük gerçekçi projeler ortaya konulur. Türkiye'nin önünde iki önemli seçim var; CHP PM bu iki seçime ilişkin gerçekçi bir yol haritası ortaya koymak zorundadır.

CHP'nin yerel seçimlerde uygulamaya koyduğu "en geniş kitleden oy almaya çalışmak'' fikir olarak doğrudur ama pratikteki karşılığını yeterince bulamamıştır. CHP'nin ''herkesten oy alma'' kaygısı, beraberinde farklı sorunları da getirmiştir.

CHP'nin sosyal tabanı, sağa açılma, sağdan oy alma politikasını onaylamış, ancak ''sol''un ihmal edildiğini düşünmeye başlamıştır. Bu da beraberinde önemli oranda bir ''yabancılaşma'' yaratmıştır. Örgütlerdeki motivasyon eksikliğinin sebeplerinden biri de budur...

Önemli olan, sağdan oy almaya çalışırken, kendi sosyal tabanını da memnun edecek adımlar atmaktır. CHP yönetimi, bu hassasiyeti yeterince algılayamamıştır. Yoksa; kimsenin "sağdan oy alma''ya çalışmaya itirazı yoktur.

CHP, önümüzdeki süreçte, bu hatasını telafi etmeli ve örgütleri motive edici yeni adımlar atmalıdır.

SEÇMEN CHP'YE KULAĞINI AÇTI

CHP'nin temel sorunu ideolojisi değil, topluma güven verememesidir. CHP, Türkiye'yi yönetebileceği algısını yarattığı taktirde, iktidarın kapıları da açılacaktır. Yerel seçim sonuçları bunu göstermiştir. Seçmen kulağını CHP'ye yöneltmiş, söylediklerini dinlemiş ancak şimdilik tatmin edici bulmamıştır. Fakat; kulağının bir kenarına da not etmiştir... 2.5 milyon gencin çok önemli bir bölümünün bu seçimde CHP'ye oy vermesi, 2.5 milyon seçmenin de AKP'den uzaklaşması bunun göstergesidir. CHP bunu bile yeterince anlatamamıştır... 

Bu yazı toplam 418 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.