1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. Öcalan, Milliyet ve gazetecilik
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Öcalan, Milliyet ve gazetecilik

A+A-

Milliyet Gazetesi Muhabiri Namık Durukan'ın imzasıyla yayınlanan "İmralı Tutanakları" başlıklı haber 2013'e şimdiden damga vurdu. Bir süre önce PKK'nın yayın organları tarafından hedef gösterilen ve yaptığı bir haberden dolayı sert sözlerle eleştirilen Namık Durukan, Öcalan ile Erdoğan'ın yol arkadaşlığını ortaya koyan belgeyi yayınlayarak Türkiye'nin hangi dönemece sokulduğunu da göstermiş oldu. Tutanaklar, AKP'nin iktidarını kimi dönemlerde Öcalan ile paylaştığını ve PKK'nın bir nevi koalisyon ortağı haline geldiğini gösteriyor.

Başbakan Erdoğan, bu gizli koalisyon ortaklığının deşifre edilmesinden o denli rahatsız oldu ki; Balıkesir'deki bir mitingde Milliyet'i hedef alarak "Batsın sizin gazeteciliğiniz'' demek zorunda kaldı.

Erdoğan'ı uzun süredir hiç bu denli zayıf, özgüvensiz ve ne yapacağını bilemez bir halde görmemiştim...

ZARF'A DEĞİL, MAZRUFA BAK!

Belli ki; Öcalan'la ''al takke ver küllah'' olduklarının ortaya çıkması, Erdoğan'ı çok zor durumda bıraktı. Bu yüzden, haberin içeriğinde yazılanlar yerine, tartışmayı başka bir alana ve "Kim sızdırdı?" düzlemine çekmeye çalışıyor. Oysa ki; kimin sızdırdığının hiç önemi yok... Önemli olan, Öcalan'ın sözleridir..

Bu bağlamda, Milliyet Gazetesi'nin tavrına ilişkin birkaç söz söylemek gerekiyor:

Milliyet, tutanakları yayınlayarak ciddi bir gazetecilik başarısı gösterdi. Patronu Demirören, iktidarla iç içe olmasına rağmen AKP'yi zor duruma düşürecek bir belgeyi yayınlayarak gazeteciliğin nasıl yapılması gerektiğini ortaya koydu. Ancak; gazetenin Ankara Temsilcisi, meslek büyüğümüz sevgili Fikret Bila, hiç gereği yokken, haber kaynağını açıkladı. Bila, CNN Türk'te katıldığı bir programda, "Belgeleri BDP'den aldık'' dedi.

Gazetelerine yöneltilen eleştiriler karşısında kaynağını açıklamak zorunda kalan Bila, böylece büyük bir yanlışa da imza attı. Hem muhabirini, hem de kaynağını zor durumda bıraktı.

MİLLİYET HATA YAPTI!

Dünyanın hiçbir yerinde, ''yalanlan(a)mayan'' haberlerin kaynağı açıklanmaz. Meslek kuralı şudur: Gazeteci, yayınladığı bir haberin yalan çıkması karşısında "kaynağını açıklar." Böylece, hem kamuoyunu kimin yanılttığını gösterir, hem de aynı kişi ya da grupların gazetecileri bir kez daha yanıltmasını engeller.

Milliyet ise tam tersini yaptı: Haberi ''yalanlanamadığı'' halde, kaynağını açıklayarak tarihe geçti! Gazete, umarım bir daha bu hatayı yapmaz ve muhabirinin kaynağını da zor durumda bırakmaz. Bunu yapmadığı taktirde, muhabir de gazete de ''güvenilmez'' hale gelir...

HABER KAYNAĞI YASALARLA GÜVENCE ALTINA ALINMIŞTIR

Evet, Milliyet Gazetesi'nin kaynağını açıklamak zorunda kalmasını anlıyorum. Gazete o haberi yayınladıktan sonra öyle bir ''medya terörü''ne maruz bırakıldı ki; kendisini savunmak zorunda kaldı. Oysa ki; bir deklarasyon yayınlayarak "Gazeteci haber kaynağını açıklamak zorunda bırakılamaz, bu yasalarla güvence altına alınmıştır'' deyip tartışmayı biterebilirdi.

Milliyet, dün Başbakan'ın kendilerini hedef alan sözlerini de görmezden gelerek, ilk günkü çizgisinde duramayacağını göstermiş oldu. Bu iki tavır, Milliyet'in yaptığı doğru gazeteciliğin etkisini azalttı.

ÖCALAN'I KİM KONUŞTURUYOR?

Milliyet'in yayınladığı tutanaklar, ego-santrik karakteriyle tanınan Öcalan'ın ''kendisini aştığı''nı göstermesi açısından ilginç veriler sunuyor. ''Dünyayı ben yarattım'' havasındaki Öcalan, tıpkı dışarıdaki günlerinde olduğu gibi, tarihi kendisiyle başlatıp kendisiyle bitiriyor. Cezaevinde olmasına rağmen, MİT'e yönelik darbeyi önlüyor, Fethullah Gülen'in kontr-gerillanın yeni merkezi olduğunu söylüyor, Mısır'ın İngilizler'in denetimine geçtiğini söylüyor.

Bu arada, bizim tatlı su solcularının çok sevdiği ve hemen "ırkçılık" diye niteleyecekleri sözler de ediyor. Said-i Nursi'yi Ermeni ilan ederek, Yalçın Küçük'ün alanına girdiğini de gösteriyor. Öcalan'ın bu sözleri, tatlı su solcularınca hiçbir eleştiriye uğramıyor... Bu sözü acaba Birgül Ayman Güler dile getirse, kim bilir neler olurdu?

Öcalan'ın Fethullah Gülen Hareketi'ni ''kontr-gerillanın yeni merkezi'' olarak nitelemesi önümüzdeki süreçte AKP ile Hareket arasındaki gerilimin süreceğini gösteriyor. İktidar, söyleyemediklerini Öcalan'a söyletiyor. Gazeteci Mehmet Baransu ile Emre Uslu'nun açıkça hedef gösterilmesi, Hareket'e yakın bu iki ismin AKP'nin hedefinde olduğunu gösteriyor. MİT'çi Hakan Fidan'a toz kondurmayan Öcalan, Fethullah Gülen'i açıktan hedef alarak AKP ile aynı çizgide duracağını gösteriyor. Öcalan'ın sözleri, Gülenciler açısından zor günlerin kapıda olduğunu işaret ediyor. Hatırlanacağı üzere, üç - dört ay önce de Murat Karayılan Fethullah Gülen'i hedef almış ve hareketi için "Yeşil Ergenekoncular'' demişti.

HELE BİR BAŞKANLIK OLSUN DA...

Öcalan'ın sözlerindeki en önemli yan kuşkusuz ki Yeni Anayasa ve Başkanlık sistemi üzerine ifade ettikleri... Öcalan, başkanlık sistemini destekliyor ve Erdoğan'a karşı olmadığını söylüyor. Öcalan, başkanlık sisteminin son tahlilde, "eyalet"lere dönüşmek zorunda kalacağını biliyor. Bu sistemin kendisine bir ''iktidar alanı'' açacağını düşünüyor.

Türkiye'nin federasyonlara ya da eyaletlere bölünmesinin ancak ve ancak ''Yeni Anayasa'' ile mümkün olduğunu bilen Öcalan, Tayyip Erdoğan'a "Bensiz olmaz'' mesajını da gönderiyor.

Erdoğan'ın Başkanlık hayali ile birleşen ABD ve İsrail'in desteğiyle sürdürülen ''Çözüm Süreci'' yeni sorunların kapısını aralıyor.

ÇÖZÜM DEĞİL, ÇÖZÜLME SÜRECİ!

"Milliyetçiliği ayaklar altına alırım'' diyen bir Başbakan'dan özü ''milliyetçilik'' olan bir sorunu çözmesini beklemek ise safdillik oluyor.

Türkiye, nereye gittiği bilinmeyen ve adına ''Çözüm Süreci'' denilen politikalarla aslında ''çözülme''ye doğru hızla yol alıyor...

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 287 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.