1. HABERLER

  2. MEDYA

  3. Sözcü'den altı maddelik açıklama!

Sözcü'den altı maddelik açıklama!

Sözcü Gazetesi, bütün muhalif medyaya baskı yapmak ve gözdağı vermek anlamına gelen operasyona altı maddelik bir açıklama ile yanıt verdi.

A+A-

Sözcü Gazetesi, imtiyaz sahibi Burak Akbay, ve 3 çalışanı hakkında yapılan yapılan algı operasyonuna yönelik 6 iddiaya 6 maddelik bir açıklama ile yanıt verdi. Sözcü'nün iddialara karşı yaptığı yazılı açıklama şöyle:

1. İDDİA BU: SÖZCÜ'nün sahibi Burak Akbay, öğrencilik yıllarını cemaat evlerinde geçirmiştir…

Bu iddianın sahibi FETÖ'nün yayın organı olan Zaman Gazetesi'nin kuruluşunda görev almış, yazarlık hayatının önemli bölümünü de bu gazetede geçirmiş Fehmi Koru'dur. Fehmi Koru, bu iddiasını Zaman'dan sonra transfer olduğu Yeniş Şafak Gazetesi'nde 4 Nisan 2010 tarihinde “Taha Kıvanç” takma ismiyle yazdığı köşede kaleme almıştır. Sonra da 20 Mart 2012'de, Yeni Şafak'tan sonra transfer olduğu Star Gazetesi'nde tekrarlamıştır. Bu iki yazıda, SÖZCÜ için, “Öğrenciliği cemaat evlerinde geçmiş, sahibi görünen delikanlıya şapka çıkarıyorum. Yurtdışındaki cemaat evlerinde yetişmiş genç Akbay, en kıyıcı kalemleri topladığı gazeteleriyle iktidara göz açtırmaz gibi görünseler de, Sözcü'nün işlevi bence en samimi iktidar yanlısı gazeteler kadar önemli” diye yazmıştır.

DOĞRUSU BU: SÖZCÜ'nün sahibi Burak Akbay'ın cemaatle hiçbir teması olmamıştır

BURAK Akbay, 1971 yılında İstanbul'da doğmuştur. Türk basınına uzun yıllarını vermiş duayen gazeteci Ertuğrul Akbay'ın oğludur. İlk öğretimini Maçka İlkokulu'nda tamamlamıştır. Ardından Sarıyer'deki Özel Dost Lisesi'nden mezun olmuştur. Üniversite eğitimini ise İsviçre'de almıştır. İngilizce ve Fransızca dillerinde pazarlama ve idari işletme okumuştur. Bu eğitimi aldığı okulun adı American College of Switzerland'dır. Eğitimini tamamladıktan sonra Türkiye'ye dönüp iş hayatına atılmış, İstanbul'da kurduğu matbaada Türk ve yabancı uyruklu farklı gazeteleri basmaya başlamıştır. 2007 yılında SÖZCÜ Gazetesi'ni kurmuş. Halen SÖZCÜ başta olmak üzere aralarında Korkusuz ve AMK gazeteleri ile sözcü.com.tr'nin de bulunduğu grubun sahibidir. Alman Bild ile İngiliz Daily Mirror, The Sun ve Sunday Times gibi yabancı gazeteleri basmaya da devam etmektedir.

SÖZCÜ'DE EDİTORYAL ÖZGÜRLÜK VAR…

 

ÖZCÜ Gazetesi kurulduğu günden bu yana editoryal bağımsızlığa büyük önem vermiş ve basın camiasında bu konuda taviz vermemesiyle tanınmış bir gazetedir. Genel Yayın Yönetmenliğini kurulduğu günden bu yana deneyimli gazeteci Metin Yılmaz yapmaktadır. Yazarlarının -ki şahitlikleri kayda geçmiştir- en özgür şekilde fikirlerini kaleme aldığı gazetedir. Kurulduğu günden bu yana Fetullah Gülen cemaatinin, devlet içindeki sinsi örgütlenmesine dikkat çekmeye çalışmış, herkesten önce -tamı tamına 10 yıl önce- bu sinsi örgüte “FETÖ” adını veren tek yayın organıdır. Ergenekon, Balyoz, Odatv, Poyrazköy ve Askeri Casusluk gibi bugün FETÖ'nün kurguladığı ortaya çıkan kumpas davalarında, mağdurları savunan, kurgulara dikkat çeken, İstanbul'da Silivri, Hasdal ve Maltepe, Ankara'da Mamak ve Sincan zindanlarına kapatılan yurtsever asker, akademisyen, yazar ve gazeteci gibi yüzlerce aydının sesi olmuştur. SÖZCÜ'nün tarihi ve arşivi buna tanıktır. Burak Akbay, bu yayınlara asla müdahale etmemiş, hatta sonuna kadar üzerine gidilmesi için teşvik etmiştir. Bunun tanığı da, SÖZCÜ'nün editoryal kadrosudur…

İŞTE BURAK AKBAY'IN LİSE MEZUNİYET BELGESİ

1-255.jpg

 

HAZİRAN 1989'DA MEZUN OLDU

Burak Akbay, ortaokul ve liseyi İstanbul Özel Dost Koleji'nde okudu. Okuldan 9 Haziran 1989'da, 465 diploma numarasıyla mezun oldu.

OKULU BAŞARIYLA BİTİRDİ, DİPLOMASINI BÖYLE ALDI

Burak Akbay, birçok ünlü kişiyi de mezun eden İsviçre'deki American Collage of Switzerland'dan 1994 yılında büyük bir başarıyla mezun oldu. Akbay, okulun kampüsünde düzenlenen törende diplomasını okul yetkililerinden böyle almıştı.

[Burak Akbay, İsviçre'deki American College of Switzerland'dan da 1994 yılında mezun oldu. Okulun Leysin'ndeki kampüsünde diploma sevincini arkadaşlarıyla böyle paylaştı. Amerikalı bir asker olan Dr. Fred Ott'un, 1963 yılında kurduğu okul halen faaliyettedir. Amerikalı ünlü aktör Sylvester Stallone bu okuldan mezun olmuştur.]

Burak Akbay, İsviçre'deki American College of Switzerland'dan 1994 yılında mezun oldu. Okulun Leysin'ndeki kampüsünde diploma sevincini arkadaşlarıyla böyle paylaştı. Amerikalı bir asker olan Dr. Fred Ott'un, 1963 yılında kurduğu okul halen faaliyettedir. Amerikalı ünlü aktör Sylvester Stallone bu okuldan mezun olmuştur.

ÜNLÜLERİN ÇOCUKLARIYLA BİRLİKTE EĞİTİM GÖRDÜ

Burak Akbay'ın mezun olduğu Özel Dost Koleji, 80'li yılların başında eğitime başladı. Ünlü sanatçı Mustafa Sandal, Yeşilçam'ın yıldızı Cüneyt Arkın'ın oğlu Kaan Cüreklibatur, ünlü sanatçı Ahmet Kaya'nın kızı Melis Kaya da bu okulda öğrenim gördü. Okulu 1992 yılında işadamı Süha Cent satın aldı ve adını Özel Cent Lisesi olarak değiştirdi. Halen bu isimle hizmet veriyor…

3-143.jpg

Özel Dost Koleji

2. İDDİA BU: Zaman Gazetesi'ne kayyum atandıktan sonra çıkarılan  Meydan, Yarına Bakış ve Yeni Hayat gazeteleri SÖZCÜ grubunun matbaasında basıldı…

DOĞRUSU BU: Bu ticari işlemdir. Baskı darbe günü durduruldu

Mevzuatımızda gazeteler ‘süreli yayın' olarak tanımlanmıştır. Basın Kanunu'na göre, bir süreli yayının çıkarılabilmesi için bir yayın sahibinin, bir sorumlu yazı işleri müdürünün bulunması ve mevzuata uygun bir şekilde yayımlandığı yerin Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirimde bulunması gerekir. Bu bildirimle birlikte süreli yayın çıkarılabilir duruma gelir. Her basılmış eserde, basıldığı yer ve tarih, basımcının ve yayımcının adları, ticari unvanları ve işyeri adresleri gösterilir.  Meydan, Yarına Bakış ve Yeni Hayat gazeteleri İstanbul merkezli yayımlardır. Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdikleri bildirim ve Başsavcılığın gözetiminde yayına başlamışlardır. O dönemde kanuni zorunluluklarını yerine getirmişlerdir.

5-041.jpg

SÖZCÜ Gazetesi'nin de içinde olduğu gruba ait matbaada, bu gazeteler ücreti karşılığında basılmıştır. Sadece basılmıştır. Yayının içeriğiyle hiçbir ilgisi yoktur. FETÖ'cü hain kalkışmanın yaşandığı 15 Temmuz gecesi baskıları anında durdurulmuştur. Kaldı ki bu gazeteleri Doğan Grubu da basmış ve bu gruba ait Yay-Sat dağıtımını yapmış bakkal, büfe, market ve işyeri gibi Yay-Sat'ın on binlerce uç bayisi tarafından da satılmıştır. Bu tamamen ticari bir iş ve işlemdir. Suç değildir. Karşılığında elde edilen gelirin vergisi de, kuruşuna kadar ödenmiştir.

3. İDDİA BU: SÖZCÜ Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk'ün kuzeni Hamdullah Öztürk, FETÖ'nün Brezilya İmamı'dır…

DOĞRUSU BU: Öztürk: Bu kişi amcasının oğlu dediler. Amcam yok!

Ankara Temsilcimiz Saygı Öztürk, Türkiye'nin yakından tanıdığı bir gazeteci yazardır. Yaptığı haberler, yazdığı kitaplar gözönünde olan, gazetecilik mesleğini sayısız ödülle taçlandırmış, birçok muhabirin örnek aldığı bir isimdir…

Bu iddiayı kendisine sorduk. İşte kelimesine dokunmadan cevabı: “Bu kişi için daha önce amcamın oğlu olduğunu yazdılar, söylediler. Benim amcam yok. Dolayısıyla amcamın oğlu da yok. Hem anne, hem de baba tarafından bu isimde bir kuzenim yok. Bu kişi benim köylüm. Dedemin üvey kardeşinin oğlunun torunu olduğunu biliyorum. Son 50 yılda kendisini ya 2 ya da 3 kez aile büyüklerimin cenazelerinde gördüm. Hiçbir temasım yoktur. Kendisiyle hayatım boyunca bir tek telefon konuşmam bile olmamıştır. Ortaya koyan varsa, buyursun. Bu kişinin ne olduğundan bana ne…”

4. İDDİA BU: 1 Ocak 2016 yayınlanan bulmacada Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret edilmiştir

DOĞRUSU BU: Bu suçlama yargıya intikal etti, dava süreci bitmedi…

SÖZCÜ, 1 Ocak 2016 tarihinde o bulmacayı Bobiler.Org adlı siteden alıp, kaynağını da yazarak yeni yıla tebessüm ettirecek bir “hiciv” olarak birinci sayfasında yayımlamıştır. Bobiler.Org sitesindeki orjinal metne hiçbir ekleme ve çıkarma yapmamıştır. Türk basınında herkes bilir ki, 31 Aralık günü yapılan yeni yıl gazetesi çok erken basılır. Gazeteler sadece Milli Piyango ekini bekler. Gazete hazırlanırken yaşanan telaş yüzünden en alt satırdaki “ö ve l harflerinin r,e,c,e,p harfleri ile yan yana geldiği” fark edilmemiştir. Tamamen sehven yapılmış bir hatadır ve fark edildiği anda da gazete adına özür dilenmiştir.

Bu hatayla ilgili ayrıca İstanbul Küçükçekmece Başsavcılığı, gazetemiz hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret, ölümle tehdit ve halkı galeyena getirmek” gibi ağır suçlamalarla soruşturma başlatmış ve bu soruşturma sonucunda “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan dava açmıştır. Bu davada gazetemizin o dönemdeki sorumlu müdürü yargılanmış ve mahkum olmuştur. SÖZCÜ, kararı temyiz etmiştir. Dava dosyası halen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf incelemesi aşamasında bulunmaktadır. Bobiler.Org sitesinde bu bulmacayı hazırlayan kişi için de dava açılmıştır.

5. İDDİA BU: Burak Akbay, 15 Temmuz gecesi yabancı gazetelerin baskısını durdurdu

GÜNEŞ Gazetesi'ne sızdırılan dava dosyasına göre M.K, adlı gizli tanık şu ifadeyi vermiş: “15 Temmuz günü gazetenin İzmir matbaasında bulunuyordum. Sözcü'nün buradaki matbaasında yabancı gazeteler de basılıyordu. Örneğin Yunanistan'da yayınlanan birçok gazete burada basılıyor. Gece saatlerinde İzmir Havalimanı'nda uçağa konularak Atina'ya gönderiliyor. Akşam üzeri taşra baskısını bastık. Ancak yabancı baskı durduruldu. Burak Akbay, 19.00-20.00 arası bir saatte İzmir matbaa sorumlusu M.S'yi aradı. “Bugün havalimanları kapalı olacak. Baskı için acele etmeyin, baskıyı durdurun” talimatını verdi. Ben bu duruma bir anlam veremedim, çünkü ortalıkta hiçbir şey yoktu. Birkaç saat sonra darbe girişiminin başladığını duyunca, neden baskının durdurulduğunu anladım…” GÜNEŞ Gazetesi'nin iddiasına göre, Burak Akbay'ın aradığı matbaa sorumlusu M.S'nin yurtdışında olduğu da öğrenilmiş…

DOĞRUSU BU: İzmir matbaasında yabancı gazetelerin baskısı saat 18.50'de başladı. Gece yarısından sonra 01.14'te bitti. Baskı durmadı. Tamamı basıldı ve Adnan Menderes Havalimanı'na götürüldü

 

Gizli tanık ifadesini yayımlayan GÜNEŞ Gazetesi'nin M.S. diye kodladığı İzmir Matbaa Sorumlumuz'un açık adı Metin Sarıkınacı'dır. Metin Sarıkınacı, yandaş gazetenin iddia ettiği gibi yurtdışına çıkmamıştır. Matbaa sorumlumuzun pasaportu bile yoktur. Halen matbaadaki görevinin başındadır. İzmir'de yaşamakta ve çalışmaktadır. Burak Akbay, kendisini arayıp “Baskıyı durdurun” talimatı vermemiştir. SÖZCÜ, Yunan gazetesi basmamaktadır.

İzmir matbaamızda aralarında Alman Bild, İngiliz Daily Mirror, The Sun, Daily Mail ve Sunday Times gazetelerinin de olduğu Avrupa gazeteleri basılmakta, kiraladığımız özel uçakla Atina'ya gönderilip dağıtımı yapılmaktadır. Bu gazeteler 15 Temmuz gecesi, her gün olduğu gibi normal baskı planına göre basılmıştır. Alman Bild Gazetesi'nin baskısı saat 21.32'de başlamış, 7 bin 290 adet baskı yapılmış ve basım işi 21.50'de tamamlanmıştır.

GAZETELERİN HEPSİ BASILDI

İngiliz Mirror Gazetesi'nin baskısı saat 01.05'te başlamış, 2 bin 80 adetlik baskıdan sonra saat 01.14'te bitmiştir. Avusturya gazetesi Kronen'in baskısı saat 18.50'de başlamış, 2 bin 660 adet basılmış ve saat 19.02'de tamamlanmıştır. Hollanda gazetesi HLN'nin baskısı 00.25'te başlamış, 2 bin 150 adet basılmış ve baskı saat 00.38'de bitmiştir. Norveç gazetesi VG'nin baskısı 01.02'de başlamış, bin 440 adet basılmış ve baskı saat 01.10'da tamamlanmıştır. Baskı raporları yandadır. Bu gazeteler, baskıları tamamlandıktan sonra saat 01.30'da İzmir Adnan Menderes Havalimanı'na götürülmüştür. Gazeteler her zaman olduğu gibi kiraladığımız uçağın gelmesini beklemiştir. Ancak FETÖ'cü darbeci hainlerin, Türk hava sahasında o saatte yaşattığı olağanüstü durum ve kargaşa yüzünden kiraladığımız uçak Atina'dan kalkış yapamamış ve İzmir'e gelmemiştir. Herkesin bildiği gibi 15 Temmuz akşamı saadece Türk Hava Yolları'nın 900'e yakın seferi iptal olmuştur. Bu uçağın gelmemesi yüzünden bastığımız gazeteler, ertesi gün havalimanından alınarak hurdaya verilmiştir.

6. İDDİA BU: SÖZCÜ'nün internet sitesinde tatil yaptığı otel açıklanarak Erdoğan hedef gösterildi…

DOĞRUSU BU: Muhabirimiz Gökmen Ulu, gazetecilik yaptı. Hatta Erdoğan'ın o gece, halka yaptığı “FETÖ'cü hainlere karşı meydanlara çıkın” çağrısını duyuran ilk gazeteci oldu…

 

5 TEMMUZ AKŞAMI O ÇAĞRIYI, GÖZALTINA ALINAN MUHABİRİMİZ GÖKMEN ULU BÖYLE DUYURDU

Muhabirimiz Gökmen Ulu, 15 Temmuz'da Marmaris'teydi. Erdoğan'ın tatilini geçirdiği otele gitti. Açıklama için davet edilen gazeteciler arasında yer aldı. Cumhurbaşkanı'nın halka yaptığı çağrı Gökmen Ulu'nun imzasıyla sozcu.com.tr'de böyle yayımlandı. Bu çağrıyı yayımlayan ilk medya kuruluşu da sozcu.com.tr oldu.

İzmir'de görev yapan muhabirimiz Gökmen Ulu, doğma büyüme Marmarisli'dir. Cumhurbaşkanı'nın tatile çıkmadan önce Gökova'daki Turgut Özal zamanında yapılan Cumhurbaşkanlığı Konukevi'nin bulunduğu Okluk Koyu'ndaki teknelerin çekildiğine ilişkin haberleri araştırmakla görevlendirilmiştir. Araştırması sonucunda Cumhurbaşkanı'nın, Okluk Koyu'na gitmediğini tespit etmiş, Marmaris'teki tanıdıklarıyla konuşurken, ilçede olağanüstü tedbirler alındığını, esnafın işlerinin kesilmesinden şikayetçi olduğunu öğrenmiş, bunu sosyal medyada yapılan paylaşımlarla da teyit etmiştir. Bunun üzerine Marmaris'e gitmiş ve kısa bir soruşturmadan sonra Cumhurbaşkanı'nın ilçede dinlendiğini öğrenip haberleştirmiştir. Bu haber SÖZCÜ Gazetesi'nde değil internet sitesinde, 15 Temmuz günü saat 16.15 sularında yayınlanmıştır. Cumhurbaşkanının tatil yaptığı yeri bulmak haberdir. Türkiye'de de haberdir, dünyada da haberdir. Tamamen habercilik saikiyle hareket edilmiştir.

SÖZCÜ' ye yasak o akşam kalktı

Kaldı ki, muhabirimiz Gökmen Ulu, o gün Marmaris'te kalmış, FETÖ'cü hain darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı'nın kaldığı otele gitmiş, oraya gelen tüm muhabirlerle birlikte içeri alınmış, Cumhurbaşkanı'nın yaptığı ilk açıklamayı kaydetmiş, haberleştirmiştir. Basın çalışanları çok iyi bilmektedir ki, Sayın Cumhurbaşkanı, başbakanlığı döneminden bu yana SÖZCÜ'ye akreditasyon uygulamakta ve hiçbir toplantısına almamaktadır. Devlet zirvesinde yıllardır aksatılmadan uygulanan bu kural o akşam bozulmuş ve SÖZCÜ muhabiri de yapılan açıklamayı aktarması için otele alınmıştır.

Muhabirimiz Gökmen Ulu, Cumhurbaşkanı'nın o akşam yaptığı açıklamayı haberleştiren ilk kişidir. sozcu.com.tr'deki ilgili editörü arayıp haberini yazdırmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, FETÖ'cü darbecilere karşı direnme çağrısı yaptığı bu haber sozcu.com.tr'de, açıklamayı yaptığı anda çekilmiş fotoğrafıyla birlikte yayımlanmıştır.

TRT VE AA'DAN BİLE HIZLIYDIK…

Bu haber, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın CNNTürk canlı yayınında Hande Fırat ve Abdülkadir Selvi'ye yaptığı açıklamadan bile önce sozcu.com.tr'de yer almıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, o akşam yaptığı Gökmen Ulu'nun da herkesten önce haberleştirdiği 5 dakikalık açıklamayı TRT yayınlamamış, Anadolu Ajansı da, Gökmen Ulu'dan çok çok sonra haberleştirmiştir. SÖZCÜ, darbeye direnişin fitilini ateşleyen basın kurumudur. Kim hangi iftirayı atarsa atsın sozcu.com.tr'nin o günkü arşivi bunun tanığıdır. Tarih; SÖZCÜ'nün demokrasiye olan bağlılığını ve cesaretini, yandaşların ise attıkları iftiraları ve korkaklıklarını yazacaktır. Kaldıki FETÖ'cü darbeciler, Cumhurbaşkanı'nın kaldığı yeri nasıl öğrendiklerini itiraf ettiler. İşte bunun belgesi de aşağıdaki haber oldu.

DARBECİLER ERDOĞAN'IN KALDIĞI YERİ NASIL ÖĞRENDİ:

O YERİ BAŞYAVER SÖYLEDİ

MUĞLA Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik Marmaris'teki suikast girişimiyle ilgili iddianamede, bu bilgiyi FETÖ'cü hainlere, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başyaveri Ali Yazıcı'nın verdiği belirtildi. İddianamede, Başyaver Yazıcı'nın 15 Temmuz gecesi Çiğli 2. Ana Jet Üssü'ne geldiği ve burada, suikast timinin başındaki cuntacı general Gökhan Şahin Sönmezateş ile görüştüğü belirtildi. İddianamede bu görüşme şöyle aktarıldı:

İŞTE ALBAYIN O İTİRAFI:

‘Cumhurbaşkanlığı başyaveri olan şüpheli Ali Yazıcı'nın saat 24:05'de 06 FY 8355 plakalı otomobil ile Çiğli 2. Ana Jet Üssü'ne geldiği, gün içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Marmaris'te nerede tatil yaptığını öğrenmeye çalıştığı ve Marmaris Grand Yazıcı Turban Otel'de kaldığı bilgisine ulaştığı, Yazıcı'nın burada şüpheli Gökhan Şahin Sönmezateş ile görüşerek Erdoğan'ın kaldığı otelin bilgisini paylaştığı, bu bilginin alınmasından önce şüphelilerin Marmaris  Okluk Körfezi'ndeki Cumhurbaşkanlığı'na ait tesisle ilgili planlamalar yaptığı, fakat bu bilgi sonrası şüpheli Sönmezateş'in, Erdoğan'ın Marmaris ilçesinde kalmakta olduğunu öğrendiği… Sönmezateş'in Cumhurbaşkanının kaldığı yeri teyit amacıyla askerî hat üzerinden Akıncı Üssü'nde bulunan Hava Kuvvetleri Plan Harekat Şube Müdürlüğü'nde görevli şüpheli Hüseyin Yılmaz ile görüştüğü ve bu kişiden aldığı bilgilerle, Erdoğan'ın Marmaris İçmeler mevkiinde bulunan Grand Yazıcı Club Turban isimli otelde bulunduğuna kanaat getirdiği ve ifadesinde de “Olay günü İzmir'e gidince saat 22.00 civarında Cumhurbaşkanının Marmaris'te iki ayrı yerde olabileceğine ilişkin bilgiyi Akıncı Üssü'nde görev yapan Hüseyin Yarbay'dan aldım. Saat 01.00 civarında yine askeri hattan Akıncı Üssü'ne bağlanarak aynı kişiden Cumhurbaşkanının Turban Otelinde olduğu bilgisini aldım “ dediği, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bulunduğu otelin koordinatlarının tespit edildiği, Sönmezateş'in pilotlara otelin koordinatlarını verdiği ve helikopter başında da Türk Silâhlı Kuvvetlerinin emir komuta zinciri altında ülke çapında yönetime el koyduğu bilgisini verdiği, pilotların koordinatlar üzerine çalışmaya başladıkları, Ankara Güvercinlik'deki Kara Havacılık Okulu'nda olan şüpheliler Özcan Karacan ve Ünsal Coşkun'un da, şüpheli pilotlar Davut Uçum, Ali Aktürk ve Murat Dağlı ile telefon irtibatı kurarak, görevleri yerine getirmeleri yönünde talimat verdikleri… Helikopterin Çiğli ilçesinden havalanmasından evvel Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Dalaman Havaalanı aracılığı ile İstanbul iline taşıyacak olan TC-ATA uçağının THY-8451 koduyla İzmir Adnan Menderes Havaalanı'ndan kalkarak saat 00:40'ta Dalaman Havaalanı'na iniş yaptığı, Erdoğan ve beraberindekileri Marmaris'te kalmakta olduğu otelden alarak Dalaman Havaalanı'na getiren helikopterin de buraya iniş yapıp, Erdoğan ve beraberindekilerin TC-ATA uçağına nakledilmesini takiben uçağın THY-8456 koduyla saat 01:43'te Dalaman'dan havalandığı, naklin güvenli ve planlı şekilde yapılıp, engellemeye ilişkin herhangi bir eylem-şüpheli durumun gerçekleşmediği…''

SÖZCÜ O İFADEYİ BÖYLE DUYURMUŞTU

10-010.jpg

Başyaver Ali Yazıcı, Marmaris'teki Suikast Davası'nın en önemli sanığı oldu. İfadesinde tüm bağlantılarını itiraf etti. SÖZCÜ de o itirafı, 22 Temmuz'da tam sayfa haber yaptı.

Bu haber toplam 474 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.