1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. Tam bir 'akil' tutulması!
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Tam bir 'akil' tutulması!

A+A-

AKP'ye gerçekten bravo!

10 yıllık iktidarları süresince, her şeyin olduğu gibi Kürt sorununun içini de boşaltmayı başardılar! 40 bin insanın hayatına, onbinlerce insanın acı yaşamasına, binlerce köyün terk edilmek zorunda kalınmasına yol açan Türkiye'nin en önemli sorunu, tam bir magazin malzemesi haline getirildi.

''Bir sorun nasıl çözülmez?'' diye sorulsa, buna en iyi cevap, sanırım Başbakan Erdoğan'ın kendi eliyle hazırladığı "Akil İnsanlar'' listesinin gösterilmesi olurdu. Allah aşkına, güya Kürt sorunu ve PKK terörünü sona erdirmesi için ''görev verilen'' Akil İnsanlar listesine bir bakar mısınız?

Bu listede yer alanların neredeyse yüzde sekseni, Suriye'nin meşru rejimine ve Devlet Başkanı Esad'a yönelik komplonun destekçisi! İçlerinde, Özgür Suriye Ordusu denilen emperyalist destekli ''çakma'' milis güçlerinin katliamlarını destekleyenler de var, Kürtlere hakaret eden de!

Dedik ya; AKP bir sorunun nasıl çözülmeyeceğini ve nasıl daha karmaşık hale getirileceğini, Başbakan Erdoğan'ın kendi eliyle hazırladığı listeyle bir kez daha gösterdi.

Kimin kaç çocuk yapacağından, ekmeğin gramajının ne kadar olacağına dek hayatın tüm alanlarına müdahale eden Erdoğan, sonunda "akil insanlar'' gibi önemli bir oluşumun suyunu çıkarmayı da başardı.

Dünyanın hiçbir ülkesinde, bizzat başbakan ya da devlet başkanı eliyle hazırlanan bir akil insanlar listesi olmaz. Dünyanın hiçbir ülkesinde, böyle bir liste hazırlansa dahi, hiç bir aydın, yazar, gazeteci o listeye girmez. Girmeyi kabul etmez!

Çünkü; Akil İnsanlar Komisyonu, çatışma ve sorun yaşanan bölgelerde her iki tarafa da ''eşit uzaklık''ta olan kişi ya da kurumlardan seçilir. Bu kişi ya da gruplar, çatışma yaşanan bölgelerde, taraflar arasında "köprü'' vazifesi görür ve çatışmaların sonlandırılması için adımlar atar; çalışmalar yapar... Bu çalışmalar bir süre sonra rapor haline getirilir. Akil İnsanlar, hükümetlerden de diğer güç odaklarından da bağımsız olarak görev yapar.

AKP, dünyadaki onca deneyimi bir kenara bıraktı ve sorunun daha da karmaşık hale gelmesi için, neredeyse yüzde 80'i hükümet yandaşı olan isimleri "Akil İnsanlar'' ilan etti.

Üstelik, bu insanların iradelerine inanılmaz bir saygısızlık yaparak...

Düşünebiliyor musunuz? Başbakan Erdoğan, eline kalemi aldı ve aklına gelen isimleri bir kağıda yazdı. Bu liste daha sonra Beşir Atalay'a verildi. Atalay da listede olan kişileri tek tek arayarak, "Akil İnsanlar Komisyonu'nda görevlendirildiniz'' dedi. ''Aydın'' olduğu varsayılan kişiler de "hükümet görevlisi'' olmayı kabul ederek, dünyada bir ilk'e imza attı.

''Aşağılama'' bununla da bitmedi. Her şeyi bilen Erdoğan, kimin hangi görevi yapacağını ve kimin hangi bölgede çalışacağını da belirledi. Bari, en azından, bu kişilerin bir araya gelmesine ve kendi sekretaryalarını oluşturmasına izin verilseydi!

Ne arar!

Başbakan Erdoğan, komisyonların nerede çalışacağını belirledikten sonra, kimin başkan, kimin sekreter olacağına da karar verdi. Artık bir ''hükümet görevlisi'' haline gelen sözde aydınlar, Başbakan'ın talimatı üzerine perşembe günü Dolmabahçe'ye çağırıldı. Hiç biri "İşim var, o gün gelemem, toplantı başka bir mekanda olsun'' bile diyemedi.

İradeleri hükümet tarafından teslim alınan 62 kişi, şimdi Başbakan'dan alacakları yeni ''talimat''ları bekliyor. Hükümet görevlisi haline getirilen ve ''Aydın'' olarak adlandırılan bu hükümet yandaşları, bir yandan da kamu parasıyla gezip tozacakları günlerin hayalini kuruyor!

"Memlekete barış getiriyoruz'' teranesiyle hazineden yemlenecek olan bu 62 kişi, aslında AKİL değil ''AK partili insanlar'' olarak adlandırılmalılar. Zira, yapacakları tek şey, Başbakan'dan aldıkları talimat üzerine, bölgelere giderek "Başbakanımız terörü bitirmek istiyor, ona destek verin'' demekten öteye geçmeyecek.

Şu AKP gerçekten ''kurnaz'' bir parti!
Memleketin en tanınmış yazar - çizer - gazetecilerini, yerel ve genel seçim öncesi, hem de kamunun parasıyla kendi propagandisti haline getirdi ya helal olsun!

Düşünsenize, 62 kişi "Barış getiriyoruz'' adı altında, Türkiye'nin yedi bölgesinde, AKP'nin kimi zaman açık, kimi zaman da ''örtülü'' propagandasını yapacak. Otel paraları, masrafları, kişisel harcamaları kamunun bütçesinden çıkacak. AKP, ''Akil İnsanlar''ın gazetelerdeki köşeleri ile TV ve radyo programlarından da sonuna dek faydalanacak.

"Barış getiriyoruz'' adı altında kamu parasıyla yapılan geziler, paneller, oturumlar, Akil İnsanlar'ın köşelerinde ve TV programlarında AKP'nin birer propaganda malzemesi haline gelecek. AKP, yerel seçim öncesi istediği gibi propaganda yapacak.

Tabii meselenin bir diğer boyutu da şu:

Akil İnsanlar Komisyonu'na alınan isimlerden biri de Arzuhan Doğan Yalçındağ... Arzuhan Hanım, şu an Doğan Grubu'nun tepe yöneticisi... Hürriyet, Radikal, Posta, Kanal D, CNN Türk gibi birçok yayın kuruluşu, Arzuhan Hanım'a bağlı...

Şimdi söyler misiniz? Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın da içinde olduğu Akil İnsanlar Komisyonu'nu Hürriyet ya da Radikal'de çalışan hangi gazeteci eleştirebilir? Hangi gazeteci, "AKP'nin politikaları yanlış Türkiye bir yanlışa sürükleniyor?'' diyebilir?

Doğan'ın komisyona alınması, ''kamuoyunun özgürce oluşması'' ilkesini yok eder. Bu da halkın haber alma özgürlüğünü engellemek anlamına gelir!

Sakatlık sadece bununla sınırlı kalsa iyi:

Taraf'ın Yayın Yönetmeni Oral Çalışlar'ı düşünün... Çalışlar, bugün itibariyle, hükümetin bir görevlisi haline geldi. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan düzenlemeyle birlikte, Akil İnsanlar Komisyonu'nda yapacağı masraflar için, kendisine kamu bütçesinden para ödenecek. Çalışlar bir bakıma, hükümetin ''gayri resmi bürokratı'' olacak. Hükümet görevlisi haline gelen Çalışlar, Taraf'ta AKP'yi kızdıracak bir tek haber yayınlayabilir mi? Yayınladığı an hemen komisyondan atılır ve "akılsız insan'' haline gelir!

"Akil'' sözü aslında yukarıda özetlemeye çalıştığım kesim için bire bir oturuyor. Zira ''akil''in Osmanlıca'daki anlamının "Yiyici'' olduğu biliniyor. Bu kişiler, kamu parasını yemeyi ve AKP'nin gönüllü birer propagandisti olmayı kabul ettiğine göre, bize de yapacağı çalışmaları izlemek düşüyor.

Bakalım, AKP'nin Akil İnsanlar Komisyonu, Damat Ferit döneminin Heyet-i Nasiha'sına mı dönüşecek, yani Mondros Mütarekesi'ni ''benimsetmek'' için bölgelere gönderilen nasihat heyetlerine mi benzeyecek? Yoksa, Kürt sorunun çözümü için içten ve samimi bir çaba içinde mi olacak?

Ben hükümetin emrine girmiş sözde aydınların, Kürt sorununu daha da karmaşıklaştıracağı ve içinden çıkılmaz bir hale getireceğini düşünüyorum. Çünkü; AKP'nin Kürt sorununu çözme diye bir derdinin olmadığını, AKP'nin krizlerden ve çatışmalardan beslenen bir parti olduğunu biliyorum... O yüzden, çarşamba günü oluşturulan Akil İnsanlar Komisyonu'nun yasal dayanağının olmadığının altını çizdikten sonra, yaşananlar tam bir ''akil tutulması''dır diyorum.

www.twitter.com/barisyarkadas

Bu yazı toplam 341 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.