1. YAZARLAR

  2. Barış Yarkadaş

  3. Tayyip Erdoğan'ı öfkelendiren anket
Barış Yarkadaş

Barış Yarkadaş

Gazeteci/Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Tayyip Erdoğan'ı öfkelendiren anket

A+A-

AYM barajı kaldırdığı takdirde, siyasi tablo tamamen değişiyor. Arınç bunun farkında olduğu için, dümeni yavaş yavaş SP'ye kırıyor.

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şu sıralar çok gergin... Gerginliğinin temel sebebi ise Anayasa Mahkemesi'nde görülen ''seçim barajı'' davası... AYM'nin bir süre önce yapılan başvuruyu değerlendirmeye alması ve kararı kısa bir süre sonra açıklayacak olması, iktidar çevrelerini fazlasıyla rahatsız ediyor. Zira; yüzde on seçim barajının yarattığı adaletsizliğin ortadan kalkacak olmasının, iktidarlarının sonunu hazırlayacağını görüyor ve hissediyorlar...

Korku ve kaygıları yersiz değil kuşkusuz... Çünkü; Recep Tayyip Erdoğan'ın önüne giden anketler, AYM'nin barajı kaldırması halinde, AKP'nin hiçbir koşulda iktidar olamayacağını gösteriyor.

Bilindiği üzere, yüzde on seçim barajı, 12 Eylül faşist darbecilerininprojesiydi. Kenan Evren ve suç ortakları, seçim sistemine yüzde on barajını koyarak, Kürtlerin parlamentoya girmesini engellemeye çalışmıştı. Bu yöntem bir süre etkili oldu.

Ancak geride kalan yıllar içinde Kürt siyasal hareketi daha da kitleselleşti ve barajı anlamsız hale getirdi. 12 yıldır iktidarda olan AKP ise barajın kendisine sağladığı imkanları sonuna dek kullandı. Parlamentoda haketmediği sandalyeleri işgal etti. Bu tavrını, 2015'te de sürdürmek ve 12 Eylül yasalarının sağladığı imkanlardan sonuna dek faydalanmak istiyor. Bu yüzden, 12 Eylül'ün anti-demokratik yasasına sahip çıkıyor. AKP'nin bu tavrı, iktidar partisinin, 12 Eylül ürünü olduğunun en net kanıtlarından biridir.

AKP, temsilcisi olduğu 12 Eylül yasalarını sahiplenmeye devam ederken, Anayasa Mahkemesi ise ''seçim barajının hak ihlali olup olmadığı''na ilişkin kararını vermeye hazırlanıyor. Bilindiği üzere, AYM'nin barajı indirme yetkisi yok... Baraj, ancak ve ancak parlamentoda yapılacak olan bir yasa değişikliğiyle inebiliyor. AYM ise, baraj hakkında ''hak ihlali'' kararı verdiği takdirde, Türkiye bu ayıptan kurtuluyor. Baraj, AYM'nin verdiği karar doğrultusunda kalkıyor ve siyaset yapan herkes, parlamentoya girebiliyor.

AKP'nin en büyük korkusu, barajın inmesinin yanı sıra, tamamen kalkması...

Recep Tayyip Erdoğan'ın önündeki son anket, baraj kalktığı taktirde, BBP'nin yüzde sekiz, Saadet Partisi'nin ise yüzde altı oy oranına ulaşacağını gösteriyor. DSP, oylarını iki puana yükseltirken, CHP de barajın kalkmasından  faydalanıyor. CHP'nin oyları iki puan daha artıyor. Üstelik, CHP'ye bir puanlık destek, AKP seçmeninden geliyor. AKP'lilerin yüzde 39'u, ''baraj tamamen kalkarsa, siyasi tercihim değişir'' diyor.

Burada en dikkat çeken parti kuşkusuz ki BBP... AKP iktidarı, uzun süreden beri, medyasını BBP'nin üstüne salıyor. BBP'nin Fethullah Gülen ile hareket ettiği, Muhsin Yazıcıoğlu'nun kemiklerini sızlattığı yönünde propaganda yapıyor. Böylece, aslında BBP'nin potansiyeli olan ancak konjonktürden dolayı AKP'de konumlanan yüzde sekizlik dilim, AKP çatısı altında tutuluyor. Baraj kalktığı takdirde, gönlü BBP'de olan yüzde sekizlik dilimin gerçek partilerine dönecekleri biliniyor.

Keza; barajın kalkması halinde, şu an AKP'ye oy veren seçmenlerin bir kısmı da eski partisine dönüyor. Saadet Partisi, barajın olmadığı bir seçim sistemindeyüzde 6 oy oranına kavuşuyor.

AKP ve medyası, işte bu yüzden AYM üyelerini baskı altına almayı ve aleyhlerine çıkması muhtemel bir kararı önlemeye çalışıyor. Öyle ki; daha düne kadar işbirliği içinde oldukları üyelerin tehdit edildikleri bile söyleniyor.

AKP içinden edindiğim bilgilere göre, iktidar partisi gözünü kulağını AYM'ye dikmiş durumda... AKP'li bir kaynağım, "AYM'de üç üye kararsız durumda... Yani ortada... Onların vereceği karar herşeyi belli edecek'' diyor. RTE'nin de süreçle yakından ilgilendiği biliniyor. Bazı kaynaklar ise cemaate yönelik operasyonun, aynı zamanda AYM'ye gözdağı olduğunu ve AYM üyelerini baskı altına alma girişiminin bir parçası olduğunu belirtiyor.

Yazının girişinde, AYM'nin barajı indirme değil, tamamen kaldırma yetkisinin olduğunu söylemiştik. AKP, bunu önlemek için, işbirliği içinde olduğu HDP ile yeni bir taktik geliştirebilir. Yüzde onluk baraj, HDP'nin de desteğiyle yüzde yediye çekilebilir. AKP böylece, AYM'yi etkilemeye ve ''hak ihlali'' kararını engellemeye çalışabilir. Zaten, Öcalan'ın AKP'ye yolladığı pakette, ''yüzde beşlik baraj önerisi''nin olduğu gerçeği de göz önüne alındığında, yapılması muhtemel değişikliğin sürpriz olmayacağını söylemek gerekiyor.

Bunlar, meselenin bir boyutu...

Peki; baraj kalkar ya da parlamento eliyle indirilirse ne olur?

Barajın tamamen kalkması, Türkiye'nin hayrına olur.. Türkiye, bir demokrasi ayıbından kurtulur. Toplumun tüm kesimleri kendisini parlamentoda ifade etme şansı bulur...

Barajın kalkması ya da inmesi, siyasi dalgalanmaları da beraberinde getirir. Örneğin, üç dönem şartına takılan ve AKP'den bir daha milletvekili seçilemeyecek isimlerden biri olan Bülent Arınç, Saadet Partisi'ne geçer. SP'nin liderliğini ele alır ve 20 milletvekili arkadaşıyla bu partide siyasete devam eder.

Ankara kulislerinde, Bülent Arınç ile SP arasındaki yakınlaşmanın arttığı ve Arınç'ın başta RTE olmak üzere AKP'nin ''yeni yetmeleri'' ile köprüleri atmaya başladığı konuşuluyor. Arınç, birkaç gün önce SP'yi bu bağlamda ziyaret etti ve eski dostlarıyla fikir alışverişinde de bulundu. O ziyaretin ardından ise Ekrem Dumanlı ile Hidayet Karaca'nın ''tutuksuz yargılanmaları gerektiği''ni söyledi.

Keza, bu sabah ise RTE ve Davutoğlu'nun aksine, "Mısır'la ilişkilerimizi düzeltmemiz gerekir'' dedi. Dün ise, "Bizde Tayyipler çoktur'' diyerek ilginç bir çıkış yaptı.

Arınç'ın çok yakın akrabalarının bir çoğu halen Fethullah Gülen Cemaati'ne mensup... Aile çevresindeki bu kişiler, AKP'nin cemaate yönelik tutumunu doğru bulmuyor ve Arınç'ın tavrını onaylamıyor. Arınç, bir nevi aile baskısını üzerinde hissediyor. Bu da Arınç'ı siyaseten yalpalayan bir konuma sürüklüyor... Arınç'ın bu görüntüden kurtulmaya çalıştığı biliniyor.

Arınç'ın ne yapıp yapmayacağını, Sadet'in liderliğine oturup oturamayacağını hep birlikte göreceğiz...

Ancak kuşkusuz, bundan daha önemli olan bir başka gelişme var:

AYM, baraj sistemini ''hak ihlali'' olarak görür ve ortadan kaldırırsa, iktidar hangi tavrı koyacak?

Ankara kulislerinde ve AYM çevrelerinde yaygın olan görüş, AKP'nin bu kararı tanımayacağı yönünde...

Eski AKP'li bir kaynağım, "Cemaat operasyonuna dikkat edin. ABD'nin Türkiye içindeki en etkili grubuna yapıldı operasyon. Ve ABD'ye (Giderken herkesi yakarım) mesajı verildi'' tespitini yaptı. Kaynağıma göre, AYM'nin barajı kaldırması halinde, iktidar hiçbir koşulda bu karara uymayacak ve seçimleri yaptırmayacak. Buna itiraz eden herkes, cemaat torbasının içine doldurulacak.

Hukukçular, iktidarın AYM'nin kararlarına uymaması halinde, bunun ''tam hukuksuzluk hali'' olduğunu söylüyor ve AYM'nin de bazı yetkilere sahip olduğunu belirtiyor. Tabii; polisi ve askeri elinde bulunduran AKP, AYM'nin yetkilerini kullanmasını da engelleyecektir. Böylece, AKP'nin uyguladığı ''sivil darbe''nin niteliği değişecek, sivil darbe, AKP'nin asker destekli darbesine dönüşecektir...

AKP'nin ve yöneticilerinin iktidar tutkusu ve yargılanma korkusu, Türkiye'ye huzur vermiyor... Türkiye, AKP yüzünden korku ve kaygı ikliminde yaşamaya mahkum ediliyor...

Bu yazı toplam 330 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.